Özgür Satranç Forum

Orjinalini görmek için tıklayınız: ADAY OLMAK CİDDİYETİ VE TSF NİN YAKLAŞIMI
Şu anda (Arşiv) modunu görüntülemektesiniz. Orjinal Sürümü Görüntüle internal link
ADAY OLMAK CİDDİYETİ VE TSF'NİN YAKLAŞIMI

Satranççılığından asla şüphe duymadığımız saygın FM A. Feridun ÖNEY tarafından TSF ye yönelik bir KINAMA mesajı yayınlanmıştır.


TÜRKİYE KUPASI maçları devam ederken adaylıkla ilgili broşürlerin otelde asılmak istenmesi ve TSF nin buna karşı çıkışı anlatılarak TSF Yönetimi antidemokratikokratik uygulamasıyla kınanmaktadır.

Olay gerçekten de antidemokratikse ben de çekinmeden buradan açıkça şiddetle kınarım!
...

Ancak,
Ortada gerçekten de bir hukuksuzluk var mı acaba?
Başkan adayı olmak elbette bir haktır. Ama bunun da bir hukuksal süreci ve çerçevesi vardır.

Öncelikle :
1- Başkan adayları için 'resmi aday olma süreci başlamış mıdır? Bu süreç, genel kurul tarihinden en az on gün önce, üyelerin en az yüzde 15’inin yazılı teklifini içeren adaylık başvurularını Federasyona iletmesiyle başlıyor.
Bu hukuki süreç ve şartlar bu şekilde olmuş mudur?

2- Yönetim kurulu, genel kurul tarihinden en az otuz gün önce başkan adayları tarafından yatırılması gereken adaylık başvuru ücretini belirler. Adaylık başvuru ücreti, 40.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan meblağı geçemez.
Bu süreç de başlamış ya da işletilmiş midir?

3- Başkan adayları başvuru sırasında aşağıdaki belgeleri teslim etmiş midir?
a) T.C. kimlik numarası beyanı,
b) Öğrenim belgesinin kurumca tasdikli örneği,
c) Tahkim Kurulu, Genel Müdürlük ceza kurulları veya spor federasyonlarının ceza
veya disiplin kurullarınca son beş yıl içerisinde bir defada üç ay veya toplam altı ay hak mahrumiyeti cezası almadığına dair beyanı,
ç) Adli sicil kaydı yazılı beyanı,
d) Başvuru tarihi itibariyle kesinleşmiş vergi ve sigorta borcu olmadığına dair belge,
e) Adaylık başvuru ücret makbuzu,
f) Üyelerin en az yüzde 15’inin yazılı teklifi.

Şimdi soruyorum gerçek hukuksuzluk kim tarafından ve ne şekilde yapılmıştır?

TSF YETKİLİSİNİN BU YAKLAŞIM TARZINI DA ASLA TASVİP ETMİYORUM!

Şimdi bir turnuva salonu ya da otelinde herkesin bu tip broşür asma hakkı var mıdır? Belediye ve muhtarlık seçimlerinde de bir hukuki seçim seçim süreci vardır, Federasyon başkanlık seçimlerinde de...

Zaten otel yönetiminin bu şartlarda Federasyon yetkililerinin söylemine bakmadan bu broşürleri toplaması da normaldi. Orada herkes böyle bir broşür asabilir mi?
Düşünsenize neye dayanarak bir broşür asacaksınız ki? Hakikaten hangi sıfat ve hukuki sürece dayanarak?

O zaman ne olduğu belirsiz herkes ve topluluk gayri-resmi olarak bu süreci kaosa sürüklemez mi?

Bazı işlerin bir resmi süreci ve ciddiyeti vardır.

Sn. ÖNEY VE EKİBİ ADAY OLACAKSA BUNU ÖNCELİKLE RESMEN BAŞLATMALIDIR!

Ve aynı hukuki maddeler çerçevesinde diğer adaylar ile eşit şartlarda seçime girecektir.

BEN SÜREKLİ OLARAK GÜVEN KAYBINA UĞRAYAN BU TİP YAKLAŞIMLAR SAYESİNDE UMUTLARIMI DA KAYBEDİYORUM.

Muhalefetin bu yaklaşımı sadece ve sadece şimdiki yönetime yarar. Bu sebeple bile şimdiki yönetimin bence aday olmasına gerek yok.

SÜREÇ ZATEN KENDİLERİNE YARAMAKTADIR.
Başkanlığa soyunan bir kişi kendini ifade etmek için son 30 günü bekleyecek öyle mi?
Aşkın kardeşim seçim sürecinin resmi takvimi başka adaylığa niyeti olanın kendini tanıtması başka. Değil 2020 biri çıkıp 2024’de aday olacağım ve şunları şunları yapacağım diye broşür bastırıp dağıtabilir. Kendini tanıtır, sonra vaz da geçebilir. Bu bile normaldir. Üstelik şu an bir başkan adayı var. Ne kaosu! Esas hukuksuzluk insanların kendisini ifade etmesini önlemektir. Bir başkan adayı broşür basıp bunu otelde, derneklerde, yolda ya da başka bir yerde dağıtabilir. Buna ifade özgürlüğü deniyor. Ancak içeriğinde suç unsuru varsa yasaklarsın.

Sevgili Koçak elbette son 30 günü beklemeyecek. Böyle bir ifadem yok!
 -BEN DİKKAT EDERSEN RESMİ SÜREÇTEN BAHSETTİM.-

 Resmi süreç farklıdır onu es geçemeyiz değil mi? Benim düüşünceme göre bunun yolu bu değil.

Broşürü her zaman basar ve verirsin. Hatta her 'uygun' yerde. Ama bunun bir yolu vardır.
Kendisini tanıtması elbette en doğal hakkdır. Engel mi var? Sayfası mı engelleniyor, sesi mi kısılmaya çalışılıyor, dava  mı açılmış? 
Ama otelin de kendi kuralları ve uygulaması var. Bu uygulama otellerin politikasına göre de değişir. Bu tip propagandalara izin vermiyorsa, hizmet politikalarına aykırıysa ne diyebilirsiniz ki? Geçmişte bu tip olaylar karşısında şikayet edilen ve turizm prestiji kaybeden oteller oldu. Otellerin etkinlik alanları sınırlıdır. Ama el altından, otel yönetiminden habersiz ve tesis politikasına aykırı etkinlikler elbette kabul görmez.
Ama açık yüreklilikle şunu da ifade etmem gerekir.

Sn. A.Feridun ÖNEY yerinde olsam ben de aynı şeyi yapardım. Ama yöntemim biraz farklı olurdu. Hatta daha da takdir toplayabilirdi.

Beni vurgulamak istediğim bir konu da şuydu:
 Buna çok üzülüyorum. Umarım yanılıyorum dediğim anlarda yaşanmış yeni örnekler sunulması daha da olayı karşık hale getiriyor. Duyumlardan değil, yaşanmış olayların kahramanları anlatıyor işte. Üstelik bir kişi de değil. Sn. ÖNEY in haberi bile olmadığı söyleniyor. Kendi ifadesine göre broşürü masa üstünde görünce beğenip hatıra amaçlı da alıyor. 
 Kendi adıyla bile bir takım kişilere davet yapılıyor. Bunu ben birinci elden yaşadım. Kendisine ilettiğimde haberini bile olmadığını belirtti.

Sevgili KOÇAK,
İstersen ifade özgürlüğüne hiç girmeyelim.

Öyle bir sayfada reklamı yapılıp kendisi bir takım satranç tacirleri tarafından kullanılıyor ki...

O sayfadan nice üye habersizce önce üye olarak kaydedilip sonra da tartışma konularına muhalefet edince anında şutlandı. Bahsettiğin ifade özgürlüğü elbet bu olamaz her halde değil mi?
Bu insan mı ifade özgürlüğünden bahsedecek? (sn. ÖNEY'DEN bahsetmiyorum)
 Güldürmeyin beni.

Söz konusu örneklerle ilgili sayfalarca ekran görüntüsü veririm size. İfade özgürlüğünü kullanmak isteyen üyelerce önce ne aşağılayıcı ifadeler ve karikatürler yapıldı, onur ve şerefleriyle oynandı bu sayfalarda. Sonra da anti demokratik bir biçimde şutlandılar. Bu mu saygı? Bunun için o sayfa sabıkalı. Daha onlarca örnek var kanıtlayabileceğim.
Ülkenin unvanlı oyuncuları yine görüşlerini yazdığın o sayfada toplum önünde aşağılandı değersizleştirilmeye çalışıldı. Örnekleri anında yayınlar ve gönderirim sana. İçlerinde hukuki süreç yaşayanlar da var.
Ne olur bana o sayfada bile olmayan ifade özgürlüğünden bahsetme!
Ama ne yazık ki her ne hikmetse başka sayfa yokmuş ve açılamazmış gibi ille de o sayfa.
O zaman bu ekibin elbette güven sorunu var ve kalıcı olacak. Bunu sadece ben düşünmüyorum üstelik.

O SAYFA YENİ DEĞİL VE GEÇMİŞİ SABIKALARLA DOLU.
KEŞKE BEMBEYAZ BİR SAYFA AÇILMIŞ OLSAYDI. ÜÇ KİŞİYLE BAŞLAR İÇİ GERÇEK SATRANÇÇILAR İLE DOLARDI. SATRANCI KULLANARAK KENDİ GÜNAHINI ÇIKARMA SEVDALILARIYLA DEĞİL!

Bak daha yeni "çok toptancı" bir yaklaşım diye tanımladığın levha yazısı bile anında kıvırılmaya çalışıldı ve hayali hedeflere yönelerek kendisini savunmaya çalıştı.

Keşke sn. A. Feridun ÖNEY kendi unvanı, sanatçı ve akademik kimliği ve ÖZ SAYFASINDA aday OLSA VE KENDİSİNİ BU KADAR KULLANDIRMASAYDI BU SATRANÇ SİMSARLARINA...
Buna inan çok üzülüyorum. O sayfa asla has satranççılara ait bir sayfa olarak kalamaz.
O bir 'ilk şans' idi.
Bu şans da kaçıyor ne yazık ki...
Aday sn. Öney BENCE HİÇ BU KADAR TARTIŞILACAK BİR PLATFORMDA BULMAMIŞTIR KENDİSİNİ...
Bence vakit varken daha doğru ve tartışılmaz bir konumda ve ekiple bu işe devam etmelidir. 
O zaman çok şey değişecek, ekibindeki gerçek satranççılar da bunun farkındalar. Konuştuk tabi.

ADAYLIĞINI GERÇEKTEN DE ÖNEMSİYORUM. İLK KEZ BİR UNVANLI OYUNCU, BİR ŞAMPİYON, BİR AKADEMİSYEN VE BİR İSTANBUL BEYEFENDİSİ ADAY OLDU. Bu özelliklerin kendisine yüklediği bir misyon ve vizyon var.Ama çok çabuk örseleniyor bu vizyonu ve misyonu.
Aşkın kardeşim,
Ne resmi süreci! Resmi süreç kişinin kendisini tanıtmasıyla fikirlerini açıklamasıyla ilgili değildir. Ne seçimi olursa olsun adaylar önceden kamuoyuna adaylığını ilan edebilir ve propaganda çalışmalarına başlayabilir. Daha önce söylediğim gibi isteyen 2024 için bile propaganda yapabilir. Zaten int sitesi varmış da oraya yazsaymış… Kendisini neyle ifade edeceğini sana mı soracak? Onu int sayfasına mı hapsedeceksin? Şunla olur bunla olmaz mı diyeceksin?
Diğer yandan birisi bir medya ortamında yanlış bir şeyler yazıyor çiziyor birilerinin kişilik haklarını ihlal ediyor diye başka birine herhangi bir medya ortamını yasaklayamazsın hatalı davranışları başkalarına gerekçe yapamazsın.
Otelin uygulamasından bahseden yok! TSF’den biri hele bir yönetim kurulu üyesi onları masadan toplayamaz veya toplatamaz diyoruz.
Bu tartışmaların ışığında Feridun Öney de aşağıdaki soruları ki kınama başlığı ile verilen spotun altında kendi adı var, acil yanıtlaması gerekiyor.
1- Broşür kendisinin haberi olmadan mı dağıtılmıştır?
2- Broşürün içeriğini başkaları ondan habersiz mi hazırlamıştır?
3- Dağıtılan broşürün içinde dağıtmadan önce ne yazıyor görmemiş midir? Hal böyle ise tepkisi ne olmuştur?
4- Broşür dağıtmak için otelden izin almışlarmıdır (ki bana göre bu satraççılar gurubu içerisinde bir şeydir içinde karalama, hakaret vs olmadıkça otel yönetimini de ilgilendirmez ama tabii ki tam demokratik bir toplum düzeni içinde yaşıyor olsaydık)?
5- Broşürü kim toplatmıştır?
6- Bu bağlamda eğer birileri broşür meselesinde olduğu gibi internet sitelerinde de Öney’in izni ve onayı olmaksızın yazıp çiziyorsa ve Öney bunu onaylıyorsa kimlerle birlikte olduğunu da açıklamalıdır ya da reddediyorsa biraz geç kalmakla birlikte açık isimler vererek kimlerin onunla ilgisi olmadığını yazmalıdır.
Sevgili Sabri Koçak,

Ne resmi süreci dediğin şey şu anda gayri resmi olan süreçtir.
Sevgili Sabri Koçak,

Ne resmi süreci dediğin şey şu anda gayri resmi olan süreçtir. 

Ben de sen de adaylığını açıklar vaadlerini sıralarsın. Başkaları da bunu yapabilir. Otelde aynı anda sadece sn. ÖNEY'in değil onlarca adayın broşürleri, uçuk vaadleri ortalarda dolaşır. Öyle ya bu restoranda broşür olayı nasıl olsa sadece bir adaya hak değil elbette. 

Diğerleri de bunu yapabilir demek ki...Otel yönetimi de bunu izleyecek öyle mi?
Bak kahvede bile önce ocak sahibinden izin alınır değil mi? 
Turistik bir mekanda...
Aslında öyle de olmalıdır.
...
Kişinin kendisini tanıtmasıyla, fikirlerini açıklamasıyla ilgili kısıtlayıcı bir şey söylemedim ki...
Ama şekli ve zemini yanlış dedim. Otel yönetimine bir sorulması gerekliydi dedim. Geçmişte otellerde yaşanan benzer olaylar varken otel yönetimi buna izin mi verecek? 
Yapma!
...

Ki zaten sen de dört numaralı maddede bunu soruyorsun.
Kendisini neyle nasıl ifade edeceğini neden bana sorsun ki, neden böyle yazdın şimdi?

Ben onun yerinde olsam bunu çok farklı yapardım dedim ve kendi fikrimi ortaya koydum.
Eğer sn. ÖNEY bir ekiple bunu yapıyorsa ki görünen öyle, neden bir önceki hafta yüzlerce sporcunun yarıştığı diğer otel de asıl kitleye ulaşmadılar?
Neden bir toplantı planlayıp düzenlemediler?
Neden bu konuda aylar öncesinden hazırlık yapmadılar da otelde böyle habersiz ve izinsiz el altından emrivaki yapıldı? 
Bunların cevapları önemsiz değildir.

Ben olsam bu konuda hazırlık içinde olur ve planlama yapardım. Otele altı yedi gün boyunca 7.000 civarında konaklama varken, kaçar mı böyle bir fırsat?

Madem aday olacağım, ben o zaman gerçek kitleye yüz yüze ulaşmanın yollarını arar, el altından broşür işine girmezdim. Üstelik geri tepeceğini bildiğim halde. Güven sarsıcı ve plansız  hiç bir kampanyanın içinde olmam. Danışırdım. 
Bu mu yanlış olan?

DOĞRU HEDEFE GİDERKEN YAPILAN YANLIŞTIR!
Bundan bahsediyorum.
Şimdi yapılanın yanlış olduğunu bile bile bunu savunmanın bir anlamı yok. Olamaz da!

 Önceki sene de benzer bir olay kahvaltı sırasında yaşandı ve planlı sabote olduğu ortaya çıktı. Otel yönetiminin beyanı ve görüntüleri var. Otel böyle şeylere izin vermez.

Asla sn. Feridun ÖNEY'e akıl vermiyorum. Benim ne haddime, önerilerime ihtiyacı yok ki... 
Kendisini kullananlara kiralamış süreci zaten. O sabık sayfada yer alması bile güven örselenmesi için yeterlidir.
...

" Birisi bir medya ortamında yanlış bir şeyler yazıyor çiziyor birilerinin kişilik haklarını ihlal ediyor diye başka birine herhangi bir medya ortamını yasaklayamazsın hatalı davranışları başkalarına gerekçe yapamazsın." diyorsun.

Gerçek tespitin bu ise diyecek sözüm olmaz.

Ama sayfasında yazdığın bahsettiğin kişi üye değil, o sayfanın kurucusudur. Geçmişini araştırdığında gerçeği görebilirsin. O sayfa yeni kurulmadı asla da yeni kalamaz. Grup 24 Mart 2015 tarihinde kuruldu adı da en son 5 Kasım 2019 tarihinde değiştirildi. 
Yiyen yesin, ben bunu yemem.

Değişim tarihinden önceki tüm paylaşımlar, hakaretler, alaylar ve aşağılamalar sn. ÖNEY ile mi anılacaktır? Bunu mu savunuyorsunuz? Şimdiden ne kozlar veriliyor farkında mısınız?
İnsanların dava açma hakları saklıyken...
Unvanlı oyuncular ve TSF çalışanları aşağılanırken...
Şahsım ve diğer antrenörler hakkında iftira ve şerefimize yönelik suçlar işlenmişken o sayfada...
Bembeyaz sayfa böyle mi olacak yani?
Komik değil biliyorum. Trajik aslında.

Oysa sn. ÖNEY yepyeni bir süreç açmak istiyor. Asıl çelişki budur. Bunu görmemek ve sıradanlaştırmak geçmişe sünger çekmek yapılanları bir anlamda meşru görmektir bu. Onaylamak destek çıkmak kol kanat germektir.
Bir çok satranççının o sayfadan uzak durmasının sebeplerindendir. Sayfanın iyi hal kağıdı yok bir kere...

Bu çelişkiyi göremezsen üstelemem sevgili Koçak.
...

Otelin uygulamasından bahseden yok!  Neden bahsetsinler ki?

Tüm restorant personeli şahit. Aralarında yönetimden fırça yiyenler de olmuş. Garsonlar kendi işlerini yapar, masalara servis açarken broşürler var. Önce iyi niyetle toplamamışlar bile. Ama yönetimin talimatı giriyor devreye. Sorabilirsin. Garsonlar talimatla da o broşürleri koyabilirlerdi masalara. KENDİ İNİSİYATİFLERİ OLARAK Ama neden böyle bir şey yapılmadı? Sebebi çok açık.   Ortada talep edilen izin de yok.

TSF’den biri hele bir yönetim kurulu üyesi onları masadan toplayamaz veya toplatamaz!
Bu doğrudur!
Bence hiç şık değil. Bunda şüphe yok!

Sorduğun soruların bir kısmı sn. ÖNEY'in ifadesi olduğunu sanmıyorum. Bence haberi bile yok.

Tıpkı yayınlanan manifestoda olduğu gibi.
Tıpkı haberi bile olmadan benim de içinde bulunduğum üyelere defalarca ve halen üyelik daveti geldiği gibi. Kendisinin bunlardan da haberi yok, yazıştık. Oysa davet kendi adı kullanılarak yapılıyor.
Tıpkı senin de eleştirerek toptancı yaklaşım olarak bulduğun (sayfadan silinmiş herhalde)diğer adayların işgüzar ilan edilmesi gibi.
Tabela yazılarını artık genel çerçeveden değil isim vererek yapacakmış. Sayfasına mor tabela ile yazmış. Neden acaba? Birisinin adına yalan yanlış yazdığı ve içeriden tepki geldiği için olabilir mi?
Tıpkı 1973 de Avrupa Gençler 3. sü ilan edilmesi gibi...
Sonradan silmiş yazısını galiba...
Öncesinde Mojo Jojo yu da başkasının aklıyla gammazladığını sanmıştı. Onları da silmişti ve pıpsını pırtısını toplayıp sıvıştı ÖSF dan.

Sence bunların anlamı nedir?
Nereye kadar güvenebilirim ki buna?
Sn. A. Feridun ÖNEY adı tüm bu kokuşmuşlukları, haksızlıkları, alaya almaları hak ediyor mu sence ?
...

Sevgili Koçak,

Eğer ki adaylığın söz konusu olsa (resmi ve gayrı resmi fark etmez) ve kendin öz bir sayfa ile kampanyana başlasan güven  konusunda asla ve asla şüphem olmadan destek sunardım.
Ama burada en başından vereceğin ilk intiba önemliydi. 
Sabri Koçak adı satranç ve onun geleceği için yeterlidir. 
Tıpkı sn. PEKÜN, sn. HAMARAT, sn. GÜNER, sn. KILIÇARSLAN,sn. ATAKİŞİ ve diğer tüm gerçek satranççılar gibi...

Ama bu sayfanın bir kısım kişilerinin güven sorunu çok açık.
O YÜZDEN GÜVENİLİR DEĞİL!

O sayfada yolculuk edenlerin saygın kişiliğinin kullanılma amacı, sayfa sahibinin toplum içinde alaycı ve değersizleştirici geçmiş yayınlarının günahını çıkarma telaşının ve isimlerim etiketinden bireysel nemalanma fırsatçılığından başka bir şey değil.

Tartışılmaz satranççı olmak bambaşkadır. Bence ÖNEY'İN kaçırdığı en önemli varyantlardan olabilir.

Sorulara gelince kendisinin haberi olmadığını söylediğini duyan yönetici, personel ve başka satranççılar da var.
Gerçi haberi olsa da dağıtılması yine yanlış.

Burada şunu da kaçırmamak gerek. Olsaydı okurduk KINAMA da...
İzin alınmamış ki, ne TSF den, ne de otel yönetiminden...

Bir İSTANBUL BEYEFENDİSİ YÖNTEMİ DEĞİL BU!
Onun için sn. ÖNEY değil bu 'beyefendi'

Saygı ve selamlarımla
Sevgili Koçak,
Aslında yapılan yanlış ve yanlışlar zincirinin sebebi ve kaynağını artık görün.

TSF Yöneticisinin tutumu çok yanlış. Ona verilen cevabı ayakta alkışlıyorum.

Ancak,
 Hukuku bir kenara koyamayız değil mi?

El İlanı (Broşür Dağıtım) için istenen belgeler;
· Dilekçe
· El ilanı örneği
· İkametgah
· Nüfus cüzdan sureti
· El ilanının bastırıldığı matbaadan fatura
Bu yapılanlar tam bir  saçmalık. "Bir şey olmaz sen rahat ol" anlayışı acaba en çok kime zarar verir, kimin işine yarar?
Bakın otel yönetimi ya da bir müşteri dilekçe verip şikayetçi olsa İzinsiz broşür dağıtmak hanutçuluğa girer. 80 TL gibi bir cezası vardır. Lakin zabıta amirliğine gidip broşürlere mühür bastırıp dağıtabilirsin. Bunun içinde mühür başına bir ücret ödersin.
Broşürler mühürlü müydü acaba?
Zabıtaya gidilse izinsiz olarak dağıtılan ilan ve reklam materyalleri zabıtaca toplatılıp 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu'nun 42 Maddesi'ne göre işlem yapılacaktır.
Otel yönetiminden gelen cevaptır.
Lütfen yanlışları görün ve alet olmayın.
BEN YEPYENİ BİR SAYFA AÇILMASINDAN YANAYIM. AMA BU FIRSAT EN BAŞINDAN KAÇMAKTADIR.
Buna üzülüyorum.
Sevgiler ve saygılar
Arkadaş yanlışta niye bu kadar ısrar ediyorsun anlamadım. Seninle tartışabilmek için yüz yüze olmak lazım. Çünkü laf kalabalağı yapıyorsun. Yazdıklarına yanıtım zaten yukarıda var. Tekrar etmeyeyim. Resmi süreç, resmi bilmem ne, izin diye tahakkümcü yapıya sığınma, insanları da korkutmaya çalışma. Demokrasilerde ifade özgürlüğü vardır ister bunu kağıtla yaparsın ister elektronik ortamda izin almak gerekmez. Yok biz monokrasiyiz diylorsan ona söyleyecek sözüm yok.
Ancak sorularıma cevap vermemesi benim de güvenimi sarsmıştır. Onu belirteyim.
Az önce broşürlerin kendi talimatı doğrultusunta hazırlandığını ve Hür Yasin tarafından masalara konulduğunu, TSF'nin toplattığını Facebook'ta yazdı. Babası rahatsız olduğu için yazmaya vakit bulamıyormuş. Bu tartışmayı kendisi gelene kadar erteleyelim. Geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Sn.ÖNEY' e geçmiş olsun. Babasına acil şifalar dilerim.