Özgür Satranç Forum
Zor Bulmacaların Büyük Ustası Sayın Şiar YALÇIN vefat etti. - Baskı Önizleme

+- Özgür Satranç Forum (http://forum.satranc.biz)
+-- Forum: Satranç Genel (http://forum.satranc.biz/forumdisplay.php?fid=3)
+--- Forum: Hayata Dair (http://forum.satranc.biz/forumdisplay.php?fid=15)
+--- Konu Başlığı: Zor Bulmacaların Büyük Ustası Sayın Şiar YALÇIN vefat etti. (/showthread.php?tid=1947)



Zor Bulmacaların Büyük Ustası Sayın Şiar YALÇIN vefat etti. - Atilla Alpaslan - 19-10-2010

.

Sayın Şiar Yalçın'ın vefat haberini internet sayfalarında okuduğumda aklıma gelen ilk şey gençlik yıllarımda çözmeye çalıştığım zor bulmacaları oldu.

Üniversiteye başladığım ilk yıllarda sabah yolculuğunda gazetenin ilk sayfasına baktıktan sonra, hemen bulmaca sayfasını açıp heyecanla önce, önceki günkü çözümlere bakıp daha sonra da yeni bulmaca ile uğraşmaya başladığımı hatırlarım. Ve pek çok kez arkadaşlarıma 'zor bulmaca hazırlamak kolay ben daha da zorunu hazırlarım' dediğimi de unutamıyorum.

Özellikle Sayın Yalçın'ın Cumhuriyet Dergi'de pazar günleri yayımladığı, gönderilen çözümlere kitap hediye edilen büyük bulmacasını çözmeye çalışırken yaptığım araştırmaların ( O yıllarda internet de yoktu..) daha sonraki yıllarda bilgi birikimime yaptığı katkıları hissettikçe kendisini anarak önceki söylemlerimdeki hatamı dile getirmekten de kaçınmadım. Gönderdiğim çözümlerin fotokopisini dergide yayınlanan çözümler ile karşılaştırırken hatalarımı görünce çok üzüldüğümü de belirtmeliyim. Zor bulmaca hazırlamak ve çözmeye çalışan okur bulmak için önce sağlam, güncel bir genel kültür alt yapısına sahip olmak gerekliydi. Yayıncısı olduğum ve yayın kurulunda bulunduğum dergilerde bulmaca sayfasına ayrı bir önem vermeme de Sayın Yalçın'a olan saygım sebep olmuştur.

Briç konusunda 80'li yıllarda yayınlanan çeviri briç kitaplarının ve özgün yazıların önemli bir bölümü de Sayın Yalçın tarafından yapılmıştır. (Satranç ile ilgili ilk kitapların Sayın Kahraman Olgaç tarafından hazırlanmış olması gibi.) Bulmacalarına olan ilgim dolayısı ile briç kitaplarını da almıştım. Hala kitaplarımın arasında yer alan bu kitapları, satranca olan büyük ilgim nedeniyle hafif bir göz atmanın haricinde hiç okumadığımı da itiraf etmeliyim. Kendisini briç konusundaki katkıları ile tanıyanların, bu bilgilerini Özgür Satranç Forum'da yayınlamalarını dilerim. Bu arada Briç Federasyonu'nun resmi web sayfasında kendisi ile ilgili, arşivler dahil hiç bir bilgi yok. Briççiler en azından, kadir kıymet bilmenin medyatik ustası olan, Tsf'yi bari örnek alsalar. İnsan bazen 'Özde değil ama sözde' söylemleri bile arayabiliyor!!

Yaptığım internet taramasında en sağlıklı bilgileri http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=183380 adresinde buldum. Okumanızı tavsiye ederim.

Sayın Şiar Yalçın'ın yakınlarının ve sevenlerinin kendisini kaybetmiş olmaktan kaynaklanan üzüntüsünü paylaşır, saygılarımı sunarım.

Atilla Alpaslan

İZMİR


- Hüseyin AKTAŞ - 19-10-2010

Öyle unuttuk ki kendimizi
Elimizi tutanların bile farkına varmıyoruz, yok olup gittiklerinin...

Şiar Yalçın ustanın kaybın da buradan öğrendim...
Atilla beyin dediği gibi, bulmacaların yanısıra "Beşli Majör" sistemini tanıtan bir çevirisiyle anımsarım kendisini. O zamana değin "Goren Deklaresini" oynuyorduk. Beşli Majör sistemini okuyunca Goren'i "tutucu" bulmuştum... Nerede bir Şiar Yalçın imzası görsem hemen okurdum üstünü...

Işıklar içinde yatsın...


- Harun Taner - 23-10-2010

medya.php?mn=59228

Alıntı:Şiar Yalçın'ı kaybetik

Cumhuriyet gazetesinde bir dönem briç ve bulmaca köşeleri hazırlayan, gazeteci-yazar Şiar Yalçın, 86 yaşında başkentte hayatını kaybetti. Yalçın, çarşamba günü toprağa verilecek.

Cumhuriyet

Ankara- Şiar Yalçın, 5 Eylül’den bu yana akçiğer ve böbrek rahatsızlığı nedeniyle Başkent Hastanesi’nde tedavi görüyordu. Yalçın için Çarşamba günü öğlen namazının ardından Kocatepe Camii’nde cenaze töreni düzenlenecek. Yalçın’ın cenazesi, törenin ardından Cebeci Asri Mezarlığı’nda toprağa verilecek.



Şiar Yalçın

25 Ekim 1924, İstanbul doğumlu olan Şiar Yalçın, ilkokulu yine bu kentte English High School’da, lise öğrenimini Robert Koleji’nde tamamladı. 1949 yılında İstanbul Hukuk Fakültesi’nden mezun alan Yalçın, bir süre Pınarhisar ilçesinde hâkimlik yaptı. Doktora öğrenimi için Paris’e giden ve beş yıl Fransa’da kalan Yalçın, yurda dönüşünde sekiz yıl süreyle İstanbul, Finike, Koyulhisar ve Kemah’ta savcılık yaptı.

1970 yılında, Akşam Gazetesi’nde yayımlanan yazılarından dolayı politika ile uğraştığı gerekçesiyle Yüksek Savcılar Kurulu kararıyla meslekten çıkarılan Yalçın, bir süre TRT’de çevirmen olarak çalıştı. 12 Mart döneminde tutuklanmasının ardından da bu görevine son verildi. Yalçın’ın yayınlanmış 50 kadar çevirisi bulunuyor. İngilizce, Fransızca, İspanyolca ile biraz da İtalyanca, Almanca, Latince ve Farsça bilen Yalçın; satranç, briç ve bulmacaya olan ilgisiyle tanınıyordu. Yalçın, briç konusunda Türkiye’nin önde gelen isimler arasında gösteriliyor.

Şiar Yalçın, bir dönem Cumhuriyet Gazetesi’nin pazar ekinde briç köşesi de hazırladı. Yalçın’ın briçle ilgili “A’ dan Z’ye Briç”, “Briçinizi Sınayın”, “Süper Beşli Majör”, “Şlem (Bütün Briççiler İçin)” ve “Yeni Beşli Majör” adlı kitapları bulunuyor. Türkçeye verdiği önem ve bu konudaki yazılarıyla da dikkat çeken Yalçın, “Doğru Türkçe” isimli bir de kitap kaleme aldı.

Cavit Bey’in oğluydu

Şiar Yalçın, Osmanlı döneminin Maliye Nazırı Cavit Bey’in oğlu olarak biliniyordu. Cavit Bey, 1926’ta Atatürk’e İzmir’de süikast girişimi olayıyla ilgili İstiklal Mahkemesi tarafından idam edilen kişiler arasında yer aldı. Cavit Bey hakkında idam kararını veren Kılıç Ali ise, gazeteci-yazar Altemur Kılıç’ın babasıydı. Şiar Yalçın, Altemur Kılıç’la 1930’da başladığı ilkokulda aynı sırayı paylaştı. Her iki ismin bu tarihte başlayan dosluğu, 80 yıldır sürüyordu.

Şiar Yalçın’ın annesi Aliye Nazlı Hanım ise, Osmanlı Şehzadelerinden Burhanettin Efendi ile evliydi. Aliye Hanım, Burhanettin Efendi’den boşandıktan sonra Cavit Bey ile hayatını birleştirdi. Cavit Bey’in idam edilmesinin ardından Şiar Yalçın ve annesine gazeteci-yazar Hüseyin Cahit Yalçın sahip çıktı. Şiar Yalçın soyadını da, Hüseyin Cahit Yalçın’dan aldı.

18 Ekim 2010



- Harun Taner - 23-10-2010

http://www.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=59228

medya.php?mn=59228[/img]


- Harun Taner - 23-10-2010

C. Savcısı, Şehzade Abisi ve Atatürk

Ali Sirmen, Cumhuriyet

20.10.2010 08:58:15

Şiar Yalçın’ı üç gün önce yitirdik.

Çok renkli bir insandı.

İlkokuldan başlayarak, İngilizce eğitim gördü (İngiliz Okulu ve Robert College) ama tanıyan herkesin üzerinde ittifak ettikleri husus, Türkçeyi onun kadar iyi konuşanın az olduğuydu. Parlak bir hukukçuydu, savcıydı ama büyük şöhretini, gazetelerde, özellikle o sırada solda diye bilinen Akşam’da yazdığı yazılarda savunduğu sosyalist fikirlerden dolayı edinmiş, bu yüzden savcılıktan çıkarılmış, mahkemeye ve hapse düşmüş, bir ara, Emil Galip Sandalcı’nın ekibiyle birlikte TRT’de çevirmen olarak çalışmıştı. Şiar Yalçın, ünlü babasının soyadını taşımayan ender kişilerden biriydi. Yalçın soyadı, ona babasından değil, manevi babası olan gazeteci Hüseyin Cahit Yalçın’dan geliyordu. Şiar Yalçın babasının soyadını taşımıyordu çünkü babası eski İttihatçı Maliyeci Cavit Bey soyadı kanunu çıkmadan önce, 1926’da İzmir suikastına karıştığı gerekçesiyle idam edilmişti. Cavit Bey’in eşi Aliye Hanım ve oğlu Şiar’a ise daha sonra eski İttihatçılar sahip çıkıp bakmışlardı.

***

Şiar Yalçın da hapisliği babası gibi siyasi nedenlerle tanıdı. O İttihatçılıktan değil, solculuktan yattı. Askeri darbe dönemi, sıkıyönetim mahkemeleri önünde, solculuğunu reddetmedi. Duruşmasının en dramatik anı, askeri savcının kendisine Atatürk hakkında düşüncelerini sorduğu zaman yaşandı.
- Atatürk, dedi cevabında Şiar Yalçın, babamı astırdı. Onun İzmir suikastında dahli olmadığını, masum olduğunu düşünüyorum. O sırada salonda çıt çıkmıyordu; sinek uçsa duyulurdu. Şiar Yalçın devam etti:
- Ama Atatürk bana göre, yine de Türk tarihinin en büyüğüdür, kendisine hayranım!
Aliye Hanım ise acısını hiç unutmayacak ve olayın faillerini affetmeyecekti.
Çerkez kökenli Aliye Hanım, bebekken saraya getirilmişti. Abdülhamid kendisine “cici bebek” dermiş. Aliye Hanım büyüyünce, Şehzade Burhanettin Efendi ile evlendirildi. Burhanettin Efendi, tahta çıkamadan saltanat yıkıldı, hanedan yurtdışına gitmek zorunda kaldı. Burhanettin Efendi de onlar arasındaydı. Burhanettin Efendi ile boşanmış olan Aliye Hanım 1921’de İttihatçı Cavit Bey ile evlendi ve 1924’te Şiar’ı doğurdu. Aliye Hanım’ın Şehzade Burhanettin Efendi’den de bir çocuğu olmuştu: Sarayda doğan son şehzade Ertuğrul Osman. Yani son Osmanlı şehzadesi Cumhuriyetin solcu savcısı Şiar Yalçın’ın ağabeyiydi.

***

Aliye Hanım’ın, ilk kocasını tahtından, ikinci kocasını canından eden Mustafa Kemal ile yıldızı hiç barışmadı. Birinin babasını tahtından, öbürününkini ise canından eden Atatürk için oğulları hep hayranlıklarını dile getirdi. Şiar Yalçın’ın mahkeme önünde neler söylediğini yukarıda anlattım. Ertuğrul Osman Bey de ölümünden birkaç yıl önce Milliyet’te yayımlanan bir söyleşisinde şunları söylüyordu:
- Saltanat, hilafet… bütün bunlar geçmişte kalmıştır, Cumhuriyete dört elle sarılmak gerek… Atatürk olmasaydı, ne olurdu, düşünmek bile istemiyorum…
İşte solcu Cumhuriyet Savcısı Cavit Bey’in oğlu Şiar Yalçın’ın ve Şehzade ağabeyinin Atatürk hakkındaki sözleri…

***

Şiar Yalçın deyince hep aklıma gelen öykü de şudur:
Sıkıyönetimin kararıyla Cumhuriyetin sık sık kapandığı 12 Eylül dönemi, bir sabah erken saatte, Ankara bürosunun kapısı çalınır, dahili elbiseli bir yüzbaşı, ardında astsubaylar gelir, yüzbaşı hışımla elindeki gazeteyi masaya çarpar ve haykırır:
- Bu ne rezalet, ben böyle bir şey görmedim!
- Eyvah, derler arkadaşlar yine kapandık.
Yüzbaşı sürdürür:
- Bütün gece uğraştım, ansiklopedileri getirtim, sabaha kadar çabaladım, şu bulmacayı çözemedim. Böyle rezalet olur mu kardeşim?
Yüzbaşının öfkesi, Ş. Yalçın’ın hazırladığı bulmacalaradır. Sonunda iş tatlıya bağlanır. Bulmaca ve briç üstadı olan Şiar Yalçın, olaya biraz mizah ve zekâ katmıştır. Örneğin şöyle sorular vardır: “Patron kullanan işçi” (yanıtı terzi) ya da “Birinciden sonra doğru üçüncüsü gelir.” (Yanıtı Napolyon.)

Çok hoş, ilkeli, eskilerin deyimiyle nevi şahsına münhasır bir kişiydi Şiar Yalçın. Kendisini de şehzade ağabeyini de hep saygıyla anacağız.