Satranç Sinir ve Stres yaratır mı?
#1
Arkadaşlar satrancın iyi yanlarının yanında bir de satrancın sinir ve stres yarattığı insanın sinir sistemini zorladığı ve bozabildiğine dair yazılar okumuştum.

Bu konuda bilgisi olan arkadaşların yorumlarını rica edeceğim. Acaba satrancın yan etkileri de varmıdır? Varsa bunlar nasıl ortadan kaldırılır?
Ara
Cevapla
#2
Satrancın bireyde sinir ve stres yaratması gibi bir durum söz konusu olamaz. Bu konuda bilimsel deney yapılırdı bundan şüphelenilse. Bu durum bireyin kişiliğine ve ruhsal durumuna bağlı olabilir. Eğer ki kişi hiperaktif ve agresif ise satrançta yaşadığı her olumsuz sonuçtan sonra, kafasında kurguladığı kombinezonu gerçekleştiremeyince veya buna benzer olumsuzluklar yaşadığında doğal olarak bir sinir ve stres yaşar. Ancak ben sakin ve oturaklı kişiliğe sahip satranç oynayan hiç kimsenin stresli veya agresif olduğunu görmedim. Ayrıca böyle birşeyin olacağı ihtimali aklıma bile gelmezdi bu konuya girene kadar.

Ayrıca şunuda belirtmek istiyorum, çok fazla beklentiye sokulan oyuncular da gördüğüm bir sorundur bu. Aileleri ve antrenörleri tarafından beklentiye sokulan oyuncuların başarısız oldukları için agresifleştiklerine şahit oldum. Ancak bunun dışında herhangi bir duruma şahit olmadım. Az önce belirttiğim gibi bana saçma geliyor satrancın normal bir kişide sinir ve stres yaratması.

Saygılarımla. İyi forumlar....
Her başarının altında sistemli bir çalışma yatar...
Ara
Cevapla
#3
bende yenilince yapıyor stres )
Ara
Cevapla
#4
Zevkli konu.

Genel olarak tüm sporların varlık nedeni fiziksel efor üzerinden sağlık ve güç kazanmaktır. Bunun ucunda bir skor veya kriter varsa (derece, rekor, performans ölçümü) manevi tatmin de yaratmaktır.

Sağlık için yapılan sporlar elbette stres yapmaz, azaltır. Çok bilinen şey, vücut mutluluk hormonu salgılar, terleme (toksin atışı), dolaşım hızlanması ve yağ yakma ile zindelik gelir.

Satranç bir beyin sporu olduğundan o da bunu sağlar, evde yapılan hazırlıklar, maç analizleri veya bir sosyal ortamda oynanan oyunlarla beyin kasları çalışır, vücut ayrı bir konsantrasyona girer, günlük gerginlik dağılır.

Özel olarak ve işin profesyonel tarafında bu tam olarak böyle değildir, her sportif mücadeleden önce adrenalin artar, dolaşım hızlanır, maçın önemine göre vücut ve beyin kendini odaklar. Üşüme, çok fazla üre atma (tuvalete gitme), sinirlerin gerilmesi gibi.

Aslında bu vücudun doğal refleksidir. Hava soğukken vücut nasıl titreyip ısısını regüle ediyorsa, ciddi bir satranç maçında da maça odaklanmayı sağlarken vücut içeride dengeleme yapar. O sebeple nabız, dolaşım değişir, genellikle su ihtiyacı doğar. Bazı oyuncuların tuvalete gitmemek için su içmemesi mesela yanlıştır, bu durumda vücut bu ihtiyacı içeriden kullanacaktır.

Bu, bir yarışmada tramplenin tepesindeki atlayıcı için de aynıdır, yüz metre deparına kalkacak koşucu için de. İçinde yarışma, skor ve performans olan her türlü mücadelede, mücadele sürerken vücut baskı altına girer. Ama bu stres o anlıktır, sporcunun hayatının kalanına yansımaz. Yaşamında çok sinirli ve gergin olan bir sporcu, kaybettiği veya kazandığı için gergin değildir, kişisel özelliği öyle olduğu için öyledir.

Genel olarak bakıldığında, spor ve satranç vücudu terbiye eden, mutlu eden ve hayata bağlayan olgulardır.

Ama satrancın temel zorluğu, az para kazanılan bir oyun olmasıdır. O sebeple ödüllerin arttırılması gerekmektedir Big Grin
Ara
Cevapla
#5
merhabalar,

ödüllerin artmaması sebebiyle sinir yapan bir spordur satranç .
:lol:

şaka bir yana insan hayatta uygulamak isteyip de uygulayamadığı veya başaramadığı her konuda hayalkırıklığından doğan bir stres ve üzüntü yaşar ...

Saygılarımla,
Ara
Cevapla
#6
Kolay cevap verilebilecek bir konu değil, oldukça kapsamlı.
Mümkün olduğunca kısaca açıklamaya çalışacağım:

1. Düşük seviyede bir oyuncu için satranç sinir ve stres yaratmaz. Aksine, sinirlerine hakim olmayı öğretir. Rakibin hamlesini beklemek, tuzaklara düşmek, başarılı ya da başarısız sonuçlansın bir tuzak hazırlamak, kişiye sabrı öğreten şeylerdir. ELO skalası vermeyeyim, kimsecikler alınmasın. Ya da vereyim, alınan alınsın: 1200-2200. Türkiye'deki satranç oynucularının büyük bir kısmı (kendim dahil) satrancın sinir-stres yaratmayacak basitlikte oynandığı gruba dahildir. Eğer bu seviyelerdeki oyuncuda bariz bir sinir-stres gözlemliyorsanız bu satrancın değil, sabırsız karakterin sorunudur. Biliniz ki bu oyuncu tavla ya da poker oynayıp kaybetse de aynı tepkileri verecektir. Halı sahada çalım yedikten sonra rakibine arkadan tekme sallayanlar, böylesi insanlardır.

2. Orta seviyelerde satranç, ilerlemek isteyen usta adayının sadece sabrını değil, tüm sinir sistemini yoklar. 2200-2500 arası oyuncuları bu gruba dahil edebiliriz. Neredeyse hiçbiri Türkçeye çevrilmemiş onlarca kitap okudum. Biyografik olanlar ilgimi her zaman çekmiştir. Özgeçmişlerini aktaran ve şu an tanınan büyükustaların en zorlu dönemleri, IM oldukları zamanlardır. Birçoğu için bu dönem, neredeyse 10 yıl sürmüş ve bu dönemler kendileri için çoğunlukla bunalımlıdır. Bazıları yaşadıkları şehri değiştirmek zorunda kalmış, bazıları profesyonel mesleklerini satranç adına terk etmiş, bazıları ise eşleriyle yollarını ayırmak zorunda kalmışlardır. Son derece yetenekli olup turnuva satrancını kaldıramayan yetenekli oyuncuları bu gruba dahil ediyorum. Hamle görme ve hesaplama konularında güçlü bir GM seviyesinde görünen bazı oyuncular, düşünce disiplinini sağlama ve sabretme konularındaki yetersizliklerinden dolayı hiçbir zaman potansiyellerinin tamamını satranç tahtasına yansıtamamaktadırlar. Bu oyuncuların birçoğu, yıldırım satrancını adeta bir yaşam amacı gibi görmekte ve her geçen gün yeteneklerinin biraz daha körelmesine seyirci kalmaktadırlar.

3. Üst seviyedeki satranççılarda stres ve sinir hayat geçindirmeyle ilgili değil, daha ziyade sportif kökenlidir. 2500 ve üstü oyuncuları dahil gördüğüm bu gruptaki satranççılar, sportif kaygı bakımından 2. paragraftakilerden daha yoğun duygular yaşayabilirler, ne var ki artık yollarını çizmişlerdir. Kafalarında "satranç mı, mühendislik mi?" diye bir soru olmadığından dolayı yaşadıkları stres yıkıcı değil, yapıcı ve sportif adrenalindir.

Kısaca, satranca başlayın efendim, sinir-stres sahibi olmazsınız.
Çevrenizde öyle birini gördüyseniz sadece satranç oynarken değil, tavla oynarken, balık tutarken, otobüs beklerken ya da sıkışık trafikte araba kullanırken sergilediği davranışlara dikkat ediniz. Sorunun satrançta değil, kişilikte olduğunu göreceksiniz.
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi