Dünya Hali
#1
Dünya dönüyor!
Bunu herkes biliyor!
Bilmeyenler de öğrenecekler!

Peki
Dünya neden dönüyor?
Bu konuda görüşü olan var mı?
Cevapla
#2
Alıntı:Sadece dünya değil, diğer gezegenler de, uyduları da, Güneş de, güneş sistemi de, galaksiler de dönüyorlar. Bütün bu dönüşlerin ne zaman, niçin ve nasıl başladıkları bilinmiyor. Dünyanın dönüş sebebi basitçe, başlangıçta gaz bulutu şeklinde olduğu, bu gaz bulutunun sürekli döndüğü, sonradan katılaşıp dünya oluşunca onu durduracak bir kuvvet olmadığından dönmesine devam ettiği şeklinde izah ediliyor.

Dünyanın ve güneş sisteminin oluşumu ile ilgili en çok kabul gören varsayıma göre 10-15 milyar yıl önce bir gaz bulutu oluşmaya başlıyor. 5-6 milyar yıl önce muhtemelen yakınlarda bir yerde bir süpernova patlamasından oluşan şok dalgaları, gaz ve toz parçalarından oluşan bu bulutun dönmeye başlamasını sağlıyor.

Başlangıçta bir küre görüntüsünde olan bulut gittikçe daha hızlı dönüyor ve yoğunlaşıyor. Bunun sonunda da şekli düzgün bir disk halini alıyor. Merkezkaç kuvvetin etkisiyle bir miktar madde merkezden dışarı doğru atılıyor. Kendi aralarındaki çekim güçlerinin etkisiyle birleşen bu parçalar, dünya ve diğer gezegenleri oluşturuyorlar. Merkeze doğru çökenlerden de Güneş meydana geliyor.

Dünyanın ve gezegenlerin hem kendi çevrelerinde hem de Güneş'in etrafında aynı yönde, aynı düzlemde ve Güneş'in dönüş yönü doğrultusunda dönmeleri bu teoriyi destekliyor. Ancak Venüs'ün diğer gezegenlere göre ters yönde dönmesi, Uranüs'ün kutbu Güneş'e bakacak şekilde tepe taklak dönmesi, Pluto'nun diğerlerine göre hayli eğik düzlemi de teoriyle çelişiyorlar.

İlk olarak 1687 yılında Sir Isaac Newton'un 'Hareketlerin Kanunları' isimli kitabında belirttiği gibi, eğer bir şey hareket ediyorsa ve ona hiçbir dış kuvvet etki etmiyorsa hareketine sonsuza kadar devam eder. Dünyanın ilk dönüş hareketini nasıl kazandığı tam olarak bilinmiyorsa da onu etkileyecek önemli ölçüde bir dış kuvvet olmadığından dönüşüne epey bir süre devam edeceği kesin.

ilgili linkler:

Ara
Cevapla
#3
“Sadece dünya değil, diğer gezegenler de, uyduları da, Güneş de, güneş sistemi de, galaksiler de dönüyorlar. Bütün bu dönüşlerin ne zaman, niçin ve nasıl başladıkları bilinmiyor. Dünyanın dönüş sebebi basitçe, başlangıçta gaz bulutu şeklinde olduğu, bu gaz bulutunun sürekli döndüğü, sonradan katılaşıp dünya oluşunca onu durduracak bir kuvvet olmadığından dönmesine devam ettiği şeklinde izah ediliyor.

Dünyanın ve güneş sisteminin oluşumu ile ilgili en çok kabul gören varsayıma göre 10-15 milyar yıl önce bir gaz bulutu oluşmaya başlıyor. 5-6 milyar yıl önce muhtemelen yakınlarda bir yerde bir süpernova patlamasından oluşan şok dalgaları, gaz ve toz parçalarından oluşan bu bulutun dönmeye başlamasını sağlıyor.”

Yani o süpernova patlamasından önce gaz bulutunun hareketsiz olduğunu mu söylüyor bu sav?
Maddeye dışardan uygulanan hareket enerjisi (kinetik enerji) sonsuza değin etkin midir yoksa bir takım dirençler tarfından emilebilir, durdurulabilir, yönü değiştirilebilir mi?


“Başlangıçta bir küre görüntüsünde olan bulut gittikçe daha hızlı dönüyor ve yoğunlaşıyor.”

Gittikçe hızlanmasının nedeni nedir? Yeni patlamalar mı var? Dışardan iten mi var? İçerden çeken mi var?

“Bunun sonunda da şekli düzgün bir disk halini alıyor. Merkezkaç kuvvetin etkisiyle bir miktar madde merkezden dışarı doğru atılıyor. Kendi aralarındaki çekim güçlerinin etkisiyle birleşen bu parçalar, dünya ve diğer gezegenleri oluşturuyorlar. Merkeze doğru çökenlerden de Güneş meydana geliyor.

Dünyanın ve gezegenlerin hem kendi çevrelerinde hem de Güneş'in etrafında aynı yönde, aynı düzlemde ve Güneş'in dönüş yönü doğrultusunda dönmeleri bu teoriyi destekliyor. Ancak Venüs'ün diğer gezegenlere göre ters yönde dönmesi, Uranüs'ün kutbu Güneş'e bakacak şekilde tepe taklak dönmesi, Pluto'nun diğerlerine göre hayli eğik düzlemi de teoriyle çelişiyorlar.”

Venüs, Uranüs, Pluton; Karşı duruş (Muhalefet) ve değişik duruşlar ve değişik hareketler evrenden geliyor demekki!! Ne dersiniz? Birileri mersine giderken birilerinin tersine gitmesinin güneş sistemimizdeki olaylarla ilgisi olabilir mi?...


“İlk olarak 1687 yılında Sir Isaac Newton'un 'Hareketlerin Kanunları' isimli kitabında belirttiği gibi, eğer bir şey hareket ediyorsa ve ona hiçbir dış kuvvet etki etmiyorsa hareketine sonsuza kadar devam eder. Dünyanın ilk dönüş hareketini nasıl kazandığı tam olarak bilinmiyorsa da onu etkileyecek önemli ölçüde bir dış kuvvet olmadığından dönüşüne epey bir süre devam edeceği kesin.”

Onu etkileyen bir kuvvet olmasa dönmeye devam edebilir miydi? İten ya da çeken bir kuvvet olmasaydı hareket devam edebilir miydi? Eğr bir kuvvet yoksa dünyanın dönüşü gittikçe yavaşlaması gerekmez miydi? Tamam, boşlukta olduğu için dirençle karşılaşmıyor diyeceksiniz. O zaman da kendi ağırlığı kendine karşı bir direnç oluşturması gerekmez miydi? Ayrıca boşluk nedir? Boşluk var mıdır? Boşluğun içi boş mudur?Yokluk mudur? Yokluk var mıdır? Yokluğun içinde hiç bir şey yok mudur?
Peki dünyamız dönüş yönünü niye değiştirmiyor hiç? "Yolundan dönmemek" kavramı mavi küremizin bu özelliğinden mi sirayet ediyor bize?
Dünyamız döndüğüne göre dönmek normal mi yoksa?
Dönmek normal tabi.
Ama gittiğin yönden geri dönmek doğru değil. Dünyamız kaç milyar yıldır bunu bir kez olsun bile denememiştir. Değil dönmek, bir saniye bile durmak istese, saniyede 150.000 kilometre hızla üzerindekileri uzaya fırlatacağı ve parçalanacağı söylenmektedir. Böylesine kesin ilkeler sahibi olmak ister miydiniz? İçinde bulunduğunuz evrenin yasaları sizi bağlar mı?

Burada bir şey denedim: Yazımı Onur'un alıntısı içerisine serpiştirdim.
Bakalım nasıl olacak?
Bu tartışmada bilimsel kaynaklardan alıntı yerine, bilimsel kaynaklardan edindiğimiz bilgilerin bizde oluşturduğu kabülleri ve redleri duymak isterim. Elbette; öncelikle bu konudaki bilgileri toparlayıp açığa çıkararak bizden önce söylenmiş olan bulunmuş ve bilinmiş olanlardan haberdar olmak gerekir. Bu anlamda kaynak aktarımına evet diyelim ama kendi görüşlerimizi de gerek soru, gerek kabul, gerekse red olarak bildirirsek daha iyi olacaktır.

Herkese derinlikler, sonsuzluklar dilerim...
Cevapla
#4
Sevgili Hüseyin Abi,
Onur'a da fazla yüklenme.
Makine mühendisliğinde okuduğunu biliyoruz.O da olaya direkt olarak bilimsel açıdan bakmayı yeğlemiş olabilir.Eminim senin yazılarından sonra başka fikirler üretmekten de vazgeçmeyecektir.

Böyle güzel konu kaçmaz..Herkesten fikirleri bekliyorum..Ben de konu olgunlaşınca müdahil olacağım.

Selamlar..
Ara
Cevapla
#5

Hayır
3,4,6 ve 7. mesajlar silinsin.
Hay sizin yasaklarınız döküle kalsın![/quote]

Hüseyin bey,
Lütfen yazma biçiminize dikkat edin.

Tavsiye isterseniz eğer,
yazdığınız mesajları önce bilgisayar kaydedip en az bir gün bekletin. sonra yazıyı tekrar okuyup emin olunca yayınlayın. Hatta word programı kullanarak yazarsanız imla ve yazım hatalarınıda görmüş ve düzeltmiş olursunuz.

Konu çok güzel. Yorumları merakla bekliyorum.
Ara
Cevapla
#6
Ben Onur'a yüklenmedim zaten İbrahim.
Ayrıca sorduğum soruya Onur'un getirdiği bakış açısından da hoşnutum. Ancak ortaya sürülen görüşlere ben yalnızca soru soruyorum. Bunları ille de Onur yanıtlamak zorunda değil.

Ben yanlış doğru demeden herkesin bu tartışmaya katılmasını bekliyorum.

Suyu hepimiz içiyoruz. Ama H2O olduğunu anlamak başka bir şey.

Evet dünyanın döndüğünü hepimiz biliyoruz. Hatta bunu basit deneylerle ilkokulda bile kanıtlayabiliyoruz. Ama Dünya neden dönüyor? Bu konuda kesinleştirilmiş bilgiler varsa da, hiç kimse "mutlak bir biçimde bu doğrudur" diye bir savı elbette savlayamaz. Ancak bu alanda ortaya atılmış savları tanımak mümkün ve yeni savlar üretmek mümkün.

Amacım fizik profesörü olmak da değil. Kendimi tanımak! Kendimi tanımak dışımı tanımaktan geçiyor. İçimi az çok anlıyorum. İçim içimde çünkü! Ama dışımı tanımak istiyorum. Dışım bana uzak! Ama dışıma baktıkça içimi / içime baktıkça dışımı görüyorum ve herkesin görmesini diliyorum.

Evreni tanımadan dünyayı, dünyayı tanımadan insanı tanımak, insanı tanımadan insanca bir yaşam üretmek olası değil...

Evet; Dünya neden dönüyor? Yok mu arttıran?... :arrow:
Cevapla
#7

Hayır
3,4,6 ve 7. mesajlar silinsin.
Hay sizin yasaklarınız döküle kalsın![/quote]

Hüseyin bey,
Lütfen yazma biçiminize dikkat edin.

Tavsiye isterseniz eğer,
yazdığınız mesajları önce bilgisayar kaydedip en az bir gün bekletin. sonra yazıyı tekrar okuyup emin olunca yayınlayın. Hatta word programı kullanarak yazarsanız imla ve yazım hatalarınıda görmüş ve düzeltmiş olursunuz.

Konu çok güzel. Yorumları merakla bekliyorum.[/quote]

Onur Bey
Anadolu'da kötü şeyler için böyle dua edilir: "Döküle kala" denir.
Yasaklarınızın yakamızdan dökülmesi için dua ediyorum işte. Ne var bunda?
Evet kızıyorum işte. Ne yani sevince güzel kızınca dikkat et. Bundan sonra sevincimi de kontrol edin bari! Olur abi, dikkat ederiz abi, bi daha yapmayız abi!
Birgün değil bir yıl bekletmiştim. Benim yıllarımın günleri yıldan uzun. Benim gezegenimde böyle geçiyor zaman. İnanmazsan gel de ölç! Yazı da fazla beklediğinden bozuldu işte.

Koyduğunuz kısıtlama yarardan çok zarar getirdi. Bunu pratik olarak gördük. Daha fazla ne direniyorsunuz ki? Bir kaç kişinin ödlekliğinden dolayı yazı silmesini engellemek için koyduğunuz kısıtlama gereksiz bir yığın sorun çıkardı. Bu sorunları önceden öngörememiş olabiliriz. Ama şimdi gördük işte. Direnmenin gereği yok. Ya iki saatlik düzeltme hakkı tanıyın ya da temelli kaldırın kısıtlamayı.

Yazı imla ve saire için bu forumda şu ana değin bana ders verecek kimse çıkmamıştı. Bir kişinin yetişmesi beni sevindirdi. Ama birkaç tane de forum yönetiminden anlayan yetiştirilse belki bazı işler kolaylaşır.

Kendi yazınla beraber bunu da silersen sevinirim Onurcum. Konuya tabanca sıkmayalım.
Cevapla
#8
Delegeler neden döner neden dönmez? Big Grin
Dönen bir delegeye dönme delege dersen durur mu?
Yoksa size kızıp daha mı çok döner?

(Neyzen sen karışma dur! Tamam, "aldırmazlar"!)

Ruhi Su'nun Zeybekler albümündeki "öndeyiş" geldi usuma. Bilmeyenler şulinkten dinleyebilir:



"Yiğit kime denir?"
"Sözünde durana!"


Dünya neden dönüyor demişim de... Nedense delegeler geldi usuma... Şantaja, tehtide, okşamaya boyun eğip dönen delegeler!
Bu gün geçmişi tarıyorum.
Ben neler söylemiş neler yazmışım?
Beni kimler anlamış kimler benimle anlanmış onlara bakıyorum...
"Sözünde durmak" dünyanın dönüşüne ters bir davranış mıdır?
Yoksa insanı insan yapan zaten, evrene terslenişi; kafa tutuşu mudur?...

İyi pazarlar!
("pazarlıkla" karışmasın lütfen!) Big Grin Big Grin Big Grin
Cevapla
#9
Sevgili Hüseyin, her yönüyle düşünelim diye 2008 de bu başlığı açmışsın, yetmemiş bir de geri dönüp yine yazmış EMEK vermişsin. Fazla dağıtmamak için konuya salt "dünya dönüyor mu?" diye fizik, matematik, astronomi, sosyoloji ve aerodinamik Smile açılardan bakınca; Galile'den beri artık dünyanın öküzün boynuzunda düz tepsi olduğuna inanan kişi sayısı memleketimizde ne mutlu ki kalmadı! Asıl her şey yolundayken veya öyle görünürken, eleştirel düşüncenin daha ileri gidilmesini sağlayacağına, halinden memnun, haline razı, sıkıntıya da gelemeyen insanları, hele yönetenleri ikna etmek kolay değil. Dünyanın döndüğünü ispat etmeye çalışan Galile'nin 1614'te ilk mahkemesinde görüşlerini yayması ve öğretmesinin yasaklandığını, 1632'de yazdığı bir kitap nedeniyle yargılanması sonucu ömür boyu ev hapsine mahkum edildiğini unutmayalım. Felsefe ile uğraşmak o zamanlar da zormuş.

Dünyanın neden döndüğü, hatta hangi yönde döndüğü üzerine birlikte düşünmemizi amaçlayan başlığına 2012 de forumda-toplumda kafa yoracak insan sayısı ne yazık ki yeterince evrenin hızına yetişemiyor, hatta azalıyor. Gençlerde umut var ancak, burada yıllananların yerine neden yeni emekçiler, gençler, kadınlar gelmiyor diye kafa yoran, EMEK veren de yok denecek kadar az. Elbette bunun mihenk taşı belli olaylar, çeşitli nedenler var. En azından yorulma, bıkma sürecinde yaş haddinden kendini emekli edenleri ve "dönen"leri de düşersek, soruyu bir süre sonra dünya dönüyor mu diye yeniden sormak bile gerekebilir.

Her şeyin "ireli<-" gittiği güzel yurdumuzda bu soruyu sorabilmek, yanıtlayabilmek, üzerine kafa yormak EMEK gerektiriyor. Tahminim yolu yarıladık ve sene 2432 de bu başlık hala duruyor olursa ilgi gösteren, özellikle emekçi ve satranç dostu yönetici-patron-başkan aday adayı arkadaşlar satranç emekçileri ve gönüllüleri adına iki satır bir şey yazacaklardır. Yine birileri senin düşünmeye teşvik suçundan engizisyon mahkemesinde (adı farklı olabilir) yargılanman ve bu kez "özgür" forumun da kapatılması için de yazılı başvurmasınlarda. Smile

Vaktiyle her konuda, her yere bir şeyler yazıp bırakmışsın (şız). Şimdi o forum, şu site, bu face grubu aynı şeyleri yapıştırmaya kalksak EMEK israfı. Dünya dönse de sen doğru bildiğinden dönmedin, doğruyu aradın, ben tanığım. En azından düşünüyorsun, öyleyse varsın. Descartes'de bir kişiydi. Bir zamanlar tekdin 15 oldun. Şimdi sil baştan 1,2,3,4,5? Demek ki, çarkın dönmesi, dünyanın dönmesi yetmez, ileri gitmesi için, dünyalıların bütün işi bir kaç kişinin üstüne yıkmadan, bir şeyler yapması, elini taşın altına koyması lazım. Acaba onlar bu dünyada mı? Memleketin yönü nereye ki, bu toplum daha da ileri -> gitsin sorularının cevaplarını da çok bilip, genellikle susanlara, susturanlara bırakalım.

Kökeni Galile'den daha yakın bir tarihe 1886 lara kadar giden bir konuda, ülkemizde bir zamanlar "bahar bayramı" gibi çevreci adlarla da resmi tatil olarak kutlanan, bu yıl federasyonumuzun bile unutmadığı!, burada ne yazık ki arşivlerde unutulan ! 1 Mayıs Dünya EMEKÇİLER Günün Kutlu Olsun.

1 Mayıs 2013'e kadar çalışmaya devam. Smile


Daha yakına 2010'a gidelim

NOT : "Satranç konulu herşeyi paylaşabilir, herşeyi eleştirebilir, beğenilerinizi yazabilirisiniz." sloganlı bir face grubundaki senin iletinin altına iliştirecektim bu yazıyı ancak "o anda" mümkün olmadı. Kısmet burayaymış.
Ara
Cevapla
#10
Sevgili Hoca,
Dünya dönüyor... Bazen ben yerimde sayıyorum ve tam İzmir altıma gelince "tık!", elimdeki buğdayları Konak alanına salıveriyorum...
Geçen sen de cüzdanı burada düşürmüşsün. Ben de onu sana geri iletmek için "Karşıyaka'ya" (Yoksa "öteyaka" mı?...) atıvereyim dedim, ama o Şirinyer'e düştü...

"O Şirinyer'e düştü"
O şirin bir yere düştü...
O Şirinyer'de şirin şeylere düştü...
O Şirinyer'de, şirin bir yerde, Kırıklar'a düştü...
Düşler kırıktı, kırıklar düştü
Bir yanda hüzün bir yanda gülüş
Kırıklar, kırıklar, "düşler, üçler beşler yediler kırklar"
Üstüme üşüştü...

Biliyorum şimdi bu yazdığımı bir tek sen anladın...
Olsun, bir tek sen anla yeter.Smile

Türküyü ikimiz için paylaşıyorum:
Cevapla
#11
Bu yazılanları okuyunca epeyce bir düşündüm.

Arada bir asıl konu dağılmış ama yine toplamışsınız teşekkürler.
Ben de fikrimi yazayım dedim.

Bence dünya bir öküzün boynuzları üzerinde dönmüyor.
Bence dünya bir sürü öküzün boynuzları üzerinde dönüyor.
Öküzler ara sıra birbirleriyle didişiyorlar.
O nedenle de ara sıra depremler oluyor. Falan.

Siz bilimsel cevaplar bekliyordunuz belki ama ben bu düşüncemi bilimsel olarak ispatlayamam.
Ama yaşadıklarımdan biliyorum.
İnanın bir sürü öküz var, ve dünya onların boynuzları üzerinde dönüp duruyor. Biz normal olan insanlar da öküzleri kızdırmamak için korku içinde yaşayıp yaşayıp ölüyoruz.
O öküzler olmasa dünya da dönmezdi belki.
Belki de iyi olurdu. Big Grin
Cevapla
#12
Yüz daha versen yüz uman yüzler bilirim
Yokuşlara kardeş olan düzler bilirim
Dünya öküzün üstünde derler ama
Dünyanın üstünde nice öküzler bilirim!... (Necip Fazıl KISAKÜREK)

Siz de Necip Fazıl'dan el almış olmalısınızSmile
Cevapla
#13
dünyayı döndüren aşk ve açlıktır.

schiller
Ara
Cevapla
#14
Neden mi dönüyor Big Grin Düz dursa bir yarısı donuk vaziyette kalır insan yaşayamaz Big Grin
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi