Beş Yıldızlı Otelde Misafir Bile Olamamak :-(
#21
Huseyin abi sozlerini sonuna kadar destekliyorum.
Zaten herşey ortada bazıları federasyonu burda savunmaya ugrasıyor hala ama ne yapsalar gerçekler ortada!
Ara
Cevapla
#22
Sevgili satranc sever arkadaslar ve sever gibi yapanlar

Lütfen bir eleştiri yaparken bunun yıkıcı değil yapıcı eleştiriler olmasına dikkat edelim. Nasıl satrancta rakibimizin yarattığı problemleri kendi adımıza olumlu çözümler bularak cevaplamaya çalışıyorsak gerçek hayatta da bunu denemenizi öneririm, herkes körü körüne eleştiriler yapabilir, o zaman ortaya kaos ortamı çıkar, bu ne bizim satrancımızı ileri götürür, ne de baştakileri düzelir. Hatta bu yönetimin işine gelir. Sadece gereksiz bir gürültü olur ve Türkiye'de de böle bir gürültünün işe yaramayacağını milyon kez kördük.

Ayrıca benim bir taraf olduğumu düşünen insanlar için şimdiden söylüyorum, sadece yapılan haksızlıkları eleştiriyorum ve kendimce üretebilirsem çözümler üretiyorum. Taraf olanlara da bir şey söylemiyorum. Yaptıları kötü bir şey değil ama lütfen önceliğiniz herkesin unuttuğu satranç olsun diyorum. Kimse üstüne fazladan bir şey almasın...

iyi günler...
Efe Kerem UZUNOĞLU
iletişim: [email protected]
Ara
Cevapla
#23

Sevgili Efe

Ben de herkesin gözden kaçırdığı bu sözünü göz önüne getirmek istiyorum:
"herkesin unuttuğu satranç" derken bu konuyu biraz açabilir misin? İstersen ben şöyle sorayım:
1- Satranç nedir?
2- Niçin satranç oynanır ve oynanmalıdır?
3- Nerelerde ve nasıl satranç oynanır nerelerde oynanmaz? Koşulları nelerdir?
4- Federasyon nedir? Görevleri nedir?
5- Bu sayfadaki iletilerde kimler satrancı unutmuştur?

Satranç satranç için midir? "Bir zamanlar sanat sanat içindir" tartışması vardı ve bu ülkenin her düzeyde çıkarlarından yana olanlar, "sanat halk içindir" demişlerdi bu tartışmada.

Harun Karadeniz yazmıştı 70'li yıllarda: "Eğitim Üretim İçindir"

Pekiyi satranç niçin?...

Satrancın etrafında oluşan sorunların tartışılması satrancın unutulması demek midir?

Mihail Tal'in espirisi ile noktalıyayım: "Temel dersler herkes için gereklidir"

Özellikle unutanlar için...

Sevgilerimle...
Cevapla
#24
Soylu kavramı artık ortaçağdaki gibi algılanmıyor. 5 Yıldızlı Limra, çadırcılar gibi ayrımlar ilk etapta bir sınıf ayrılığını gösterse de bu tip ayrımlar artık suni kalmaktadır.

Günümüzde soylu, işini doğru yapandır, hak yemeyendir, gelecek nesilleri düşünendir. İnsanı düşünendir. Olmayana verendir. (Olanın olmayana borcu vardır.)

Bu anlamda Huriye Hanımın soylu çağırısına büyük şairimizin şu dizeleri ile destek vermek istiyorum.

BEN YANMASAM
SEN YANMASAN
BİZ YANMASAK
NASIL ÇIKAR
KARANLIKLAR AYDINLIĞA..
Nâzım Hikmet

Yalnız şunu merak ediyorum; paçaları ıslanan beyler bu konuda ne düşünüyorlar acaba!
[url=http://www.postimage.org/image.php?v=Pq1VYKDi][/url]
Ara
Cevapla
#25
Öncelikle herkesi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.Bende nacizane bi satranç oynıyacısı olarak siteleri gezerken bu antalyada yaşanan olaylara takıldı gözüm.Şimdi burdaki veliler bir takım feveranlarda bulunup federasyona akıllarınca bi takım yaptırımlar yapmaya çalışmışlar.Şimdi bakın hanımlar bizim ülkemiz daha sanayi medeniyetine yani zengin ülkeler statüsünün çok altında olan bir milletiz biz.TÜRKİYE deki bütün federasyonlarda özerk bi kurum olup dolaylıda olsa devlete bağlıdır.Şimdi gelelim ana konuya,veliler demiş ki yok sahra çadırı gelecekti yok bilmem ne falan.Doğuda askerlerimiz terörle savaşıyorlar bırakın sahra çadırını yatacak kampet bulmakta zorlanıyorlar,millet o kadar fakir düşmüştür ki sokakta çöplükten ekmek toplayan çocuklarımız var,binlece sokak çocuğu tinerciler v.s.Bu devlet bunlara bile yardım götürmekte zorlanırken,sosyete çocukalrı rahat satranç oynıyacak diye bütçe ayırıp sahra çadırı falan kuramaz bu 1. 2.si istterseniz size dubaiden 7 yıldızlı burj el arabı getirtelimde rahat satranç oynayın.Şimdi herkes kabul edecek ki bu satranç oyunu bir zaengin oyunudur ve meşkalesidir.Onun için devlet buraya bütçe ayırıp dengeleri bozup birine yağlı ballı ekmek verip,öte tarafa kuru ekmek bile götürmedimi bu halk bunu hesabını sorar,eğer bütcene güveniyorsan evladın mutlu olsun diye 3e 5e bakmayıp evladını eğlendireceksin,yoksa bu gereksiz işlere girmeye hiç gerek yok benim nacizane fikrimce,hepinizi saygı sevgiyle kucaklıyorum,umarım nedemek istediğimi anlamışınızdır.
Cevapla
#26

Sayın İmparator-35!

Saygı ve sevgiyle herkese karşı saygısızlık ve sevgisizlik içerisindesiniz. Sizin kendi adınıza bile saygınızın olmadığı ilk bakışta görülen bir gerçek!

Siz nerenin imparatorusunuz?

1980'lerde II. Dünya savaşından kaçıp dağda yaşamaya başlayan, savaşın bittiğinden de bir türlü haberi olmayıp, hala “savaş sürüyor zannederek” dağlarda yaşamaya devam eden savaşzedeler bulunmuştu. Sizler de 21. yüzyılın içinde kendini ortaçağ ülkelerinin birinde imparator zanneden ve herhangi bir hastanede sağaltımını yarıda bırakıp bu foruma firar mı ettiniz?

Bu halkın çocuklarını meta durumuna düşürenlerin tetikçiliğini gönüllü olarak mı yapıyorsunuz yoksa asgari ücretli misiniz?

Kimsiniz siz? Satrancın neresindesiniz?

Önce kim olduğunuzu bilirseniz, kendinizi ifade etme gücüne erişirsiniz ve adınızla sanınızla ortaya çıkarsınız, bizler de o zaman fikir diye ortaya salladığınız sözlerin ucube olduğunu size anlatırız.

“Meydana gel meydana, meydan erenlerindir” Söz söylemek kendini bilenlerindir!

Kim olduğunuzu ortaya koymaktan utanıyorsanız, sizin için hala bir umut vardır!...
Cevapla
#27
Sayın İmparator-35,
Lütfen bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayınız. Sahra çadırı, Türkiye Satranç Federasyonu'nun yaş grupları uygulama yönergeside yatırdığımız 180 TL nin karşılığı olarak taahhüt edilmiştir. Parayı aldıkları halde taahhütlerini yerine getirmemişlerdir. Biz bunun mücadelesini vermekteyiz. Biraz araştırmak zahmetine katlanırsanız, TSF' nin sitesinde ilgili uygulama yönergesine ulaşabilirsiniz.
Ara
Cevapla
#28
Ayrıca Sayın İmparator-35, şunu da htırlatmak isterim ki, doğudaki askerlerimizin ve çöplükten ekmek toplayıp yiyenlerin meseleleri de bizim meselelemizdir.
Bizim çocuklarımıza satranç oynatmadaki asıl maksadımız, olayları doğru tartan, değerlendiren ve yerinde müdahale edebilen bir nesil yetiştirebilmek içindir. Ancak kaliiteli, iyi yetişmiş bir nesille Anadolu insanı makus talihinden kurtulabilir. Bu arada haklarını aramayı bilmeleri ve haklının yanında olmaları da gerçek duruşları olmalı.
Yoksa bilgisizce her olaya müdahale etme hakkını kendinde gören nesillerle geldiğimiz nokta ortada. Olay "nacizane" satranç oynamak değil yani.
Ara
Cevapla
#29
Her isteyen satranç sitelerine girip satranççılara hakaret edebilecekse moderatörler ne iş yapar diye sormaktan kendimi alamadım.Bu değerli(!) fikirler olmadan da idare edebiliriz hiç kimse meraklanmasın.
Ara
Cevapla
#30
Sayın moderatör gerekli ilgiyi göstermiştir.Kendisine teşekkür ederiz.
Ara
Cevapla
#31
Tekrar Merhaba

Ben "Beş yıldızlı otelde misafir bile olamamak" başlıklı konuyu açan İlknur Salğın.
Bir süredir görüşleri takip ediyorum.Gördüğüm kadarıyla konu hakkındaki tartışmalar hep mağdurlar arasında gerçekleşiyor.Bence yetkili kişiler şimdiye kadar bu yaşananlar için bir açıklama yapmalıydılar.
Böyle büyük organizasyonlarda yüzde yüz memnuniyet tabii ki imkansız.Ama kaliteden ödün vermeden çok daha uygun koşullarda düzenlenebilir.

Mehmet Türk yazmış:
Alıntı:Birden aklıma 2008 agustos ayindaki hayrabolu satranç turnuvası geldi.
o turnuvaya şehir dışından gelenler için belediye üniversite ögrencilerinin kaldığı yurt-kur kurumunu ayarlamıştı (hemde ücretsiz) üstelik günde kahvaltı dahil 3 öğün yemek verdiler bize ortam gerçekten çok guzeldi gerçi hava biraz sıcaktı uyumak zor oldu ama yinede unutamadığım turnuvalardan birisi oldu saygın hayrabolu belediye başkanı gerçekten işini iyi yapmıştı.
zaten ülkemizde vergi oranları o kadar yüksek ki herhalde devletimiz bizim verdiğimiz ile böyle organizasyonlara katılanlara ücretsiz yerler sağlayabilirdi.

Mehmet Türk’e katılıyorum.İstenirse her sorun çözüme ulaştırabilir.
Türkiye Satranç Federasyonu, İş Bankası, Kemer Belediyesi gibi üç büyük kuruluşun bir araya geldiği düşünüldüğünde çok daha iyi bir sonuç elde edilmeliydi.

Sıkıntıların en aza indirilmesi için tüm bu yazılanların en başta TSF başkanının ve diğer ileri gelenlerin dikkatle ve önem vererek okuyup incelediklerine eminim.Bu nedenle en kısa zamanda yanıt almak isteğiyle birkaç sorum olacak:

1-Neden otelde kalanlar turnuva için katılım bedeli ödemedi? Otelde kalana turnuva neden bedava ?
2-Neden kışın? Yazın olmaz mı?
3-Neden Limra Otel.Teknik bazı nedenlerle seçilmiş olabilir.Ancak fiziksel şartların yetersiz olduğu bir otel izlenimi veriyor.Eğer herkes bir şekilde o otelde konaklamayı tercih etseydi yine dışarıda tente (çadır bile değil) kurulacak mıydı? Cevap hayır ise bu, fikrimce korkunç.İçeride uygun bir ortam varken insanlar dışarıda yine tente altında mı kalacaklardı?Cevap evet ise otel şartları yetersizdi diyebilir miyiz?

Satranç gibi düşünceyi geliştiren bir sporla ilgilenenlerin hatalarını tekrarlamadıklarını ve her zaman daha iyisi için uğraştıklarını ve bir yaşam biçimi haline getirdiklerini varsayıyorum.Ancak bu olaylardan sonra daha dikkatli düşünmelerini öneririm.

Ailemizin başındaki ‘’Biz Büyük Bir Aileyiz ‘’ sloganıyla yola çıkan TSF yetkililerine soruyorum:

SİZCE AİLE NE DEMEK?

BİZ BÜYÜK BİR AİLE isek aile bireyleri içinde paralı-parasız ayrımı yapılır mı?

Ailedeki herkes değerli ve eşit değil midir?

Ailedeki bireylerin mutluluğu ve üzüntüleri ortak değil midir?

Aile olmak bu kaygıları taşımak demek değil midir?

Bu olanlardan sonra TSF yetkilileri ‘’Biz Büyük Bir Aileyiz ‘’ demeden önce bir kere daha düşünmelidir.

Ya da aile olmanın gereklerini yerine getirmelidir.
Ara
Cevapla
#32
Horoza sormuşlar
Tavuk mu yumurtadan
Yumurta mı tavuktan ?

Ben anlamam demiş
Öteeeerr geçerim.

Tsf yönetiminin de o hesap
Ara
Cevapla
#33
satranc bile zengin sporu olucaksa diger tenis basketbol futbolu dusunemiyorum bile bazı arkadaşlar devlet doguda bu kadar aç insan varken çadır getiremez demiş.
dusunun dunyada telefondan ve yakıttan en yuksek vergileri toplayan bizim ulkemiz simdi insana sormazlarmı sen bu vergileri nerye harcıyorsun diye tabiki devlet vatandasınma hizmet goturmek zorunda.
Ara
Cevapla
#34
Yukarda "imparator-35"in -Devlet sosyete çocukları rahat Satranç oynasın diye Sahra çadırı kuramaz-cümlesini birkaç gün düşündükten sonra şiddetle protesto ediyorum.
Bu gibi cümleler bize daha çok yazma isteği verir.Böyle cümleleri görünce daha çok ve daha etkileyici yazarız.Öyle yazarız ki bütün imparatorlar biraraya gelse yanıt veremezler.
Burada sosyete çocuklarının davasını hiç tartışmadık.Onlar her zaman her yerde Satranç oynayabilir.Burada sadece kimsesizin,garibanın,fakirin,fıkaranın hakkını arıyoruz.
Satranç Federasyonu son Yaş grupları Birinciliğinde maddi durumları orta derecede olanlara Sahra çadırını uygun gördü.Ama onu da bulamadı.Kızılay çadırı ile yetindi.Bu konunun Satranç dışında kalan yönleri de vardır.
5 yıldızlı olduğu söylenen otelin kendi çadırının olması gerekir.5 yıldızlı otelin bahçesinde Kızılay çadırının açılması uygun değildir.Çünkü Kızılay çadırı doğal afet,savaş,deprem ve benzeri olaylarda açılır!Bunları herkes bilmektedir.Ama imparator-35 tarzı yaklaşımlar konuyu kendi mecrasından çıkarmaya çalışan yaklaşımlardır.
Bütün mücadelemiz fakir-fıkaranın da Satranç oynayabilmesidir.Bunun yolunu arıyoruz.Yazılmış olanı birkaç defa okuyoruz.Üzerinde birkaç gün düşünüyoruz.Ondan sonra yazıyoruz.
Eğer aramızdan birisi çıkıp "Satrancı sadece zenginlerin oynaması normaldir",derse buna asla izin vermeyiz.Böyle heves kırıcı bir yaklaşımı yanıtsız bırakmayız.Bu cümle Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 10 ncu maddesine aykırıdır.Böyle bir cümleye tepki vermeyen ilgili kurum ve kişiler suç işlemiş sayılmalıdır.
Burada iddialı yazılar yazmadan önce Anayasayı okuyalım!Anayasanın söyledikleri,Özerklikle ilgili yasalardan ve diğer bütün yasalardan daha önceliklidir.
Ateş Ülker
Ara
Cevapla
#35
Türkiye Satranç Forumda Ajlan Bey yazmış:

Alıntı:ilginç bir noktaya dikkat çekmek lazım.. Satranç turnuvasına Kızılay çadırları veren yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunmak lazim !! zira afet değil sel değil . Ne oluyorda kızılay çadırı 5 yıldızlı bir otelin tenis kortuna kuruluyor.. o çadırlar zor durumda kalanlar için değilmi ? Benim ödediğim vergilerle , kestiğim kurbanın deri gelirleriyle elde edilmiyormu ? Koca kızılay da bir görevli " Kardeşim sel değil afet değil ne diye çadır vereceğiz " diye soran yokmu ?
Eğer kızılay çadır vermeseydi, Turnuva yetkilileri nasıl bir çözüm bulacaktı.. Kızılay böyle bir organizasyondaki aksaklıklara aynı zamanda ortak olmuş olmadımı ? ismini böyle bir organizasyonda neden lekeliyor ?



Kızılay çadırlarının nasıl beş yıldızlı otelin tenis kortunda kurulduğu da ayrı bir tartışma konusu.

Biraz da bu konuya eğilmek lazım: Turnuvanın üçüncü günü ( güneşli bir gündü) Kızılay çadırının altında sağlık görevlileri bütün gün oturdu. Federasyonla Kızılay yetkilileri arasında yapılan protokol gereği geldiklerini düşünüyorum. Kızılay’ın görevleri ve kan verme olayları kutsal alanlardır.
Ancak sırf tenis kortunda çadır(tente) varmış gibi göstermek için velilerin kanını bile hesaplayarak protokol imzalamak her federasyonun harcı değil. Vicdansız TSF’ ye mahsus olsa gerek.
Kızılay'ın sloganına tanık olmuştum; Kanınızı sivrisineğe bağışlayacağınıza Kızılay'a bağışlayın diyordu.
Biz çadır(tente) halkı olarak kime bağışlamış olduk? TSF’ye mi?
[url=http://www.postimage.org/image.php?v=aV2sDkci][/url]
Ara
Cevapla
#36

yazdıklarınızı okuyunca insanın aklına ilk gelen bu işin içinde bir iş oldugu bence buraya katılanların gerekli mercilere şikayet etmeleri gerekir. inşallah o çadırda kalanlar bundan banane deyip şikayet etmekten vazgeçmezler
Ara
Cevapla
#37
BU arada velilerin kanını ölçtüler dediniz gerçekten bu dogrumu eger dogruysa bu işte bir işvar gibi geldi bana
Ara
Cevapla
#38
İLKNUR Hanım, Kemer'e gidemediği için "Beş Yıldızlı Otelde Misafir Bile Olamamak " başlığını tecih etmiş. Ne acıdır ki ben gittiğim halde aynı başlık beni de sarıyor.

TSF'nin resmi sitesini incelerken gördüm ki; 2009 Yaş Grupları Şampiyonası'nda Kemer'de bulunan velilere yönelik "Stres Yönetimi" semineri düzenlenmiş (Limra Otel, 26 Ocak saat: 10;30-11;30). Resimden de görüleceği üzere; seminere bir avuç insan katılmış. Bilgim olsaydı katılmak isterdim. Ben isterdim de, otele alınma sorunları vardı. Bu Limra Otel ne menen bir otelmiş de içerisine girilemiyor. İzmir-Efes, İzmir- Hilton, İstanbul-Hyatt Regency gibi pek çok otelde konaklamadığım halde seminerlere katılabildim. Akreditasyon kartıyla girdik- çıktık. Kimseyi de rahatsız etmedik.

Çok açık söylüyorum. Bu hayatımda en yüksek ücreti ödeyerek katıldığım en berbat organizasyondu. TSF yetkililerine şunu söylemek istiyorum ki; İnsan ve çocuk sevgisi olmadan, insana saygı duymadan bu işlerde başarılı olmak mümkün değil. Bu sevgi, saygı da sonradan kazanılıyor mu bilmiyorum.
Ara
Cevapla
#39
Bu resim TSF'nin sitesinden alınmıştır.

[url=http://www.postimage.org/image.php?v=gx1oRHl0][/url]
Ara
Cevapla
#40
Önce İzmir de yaşayan bir satranç sever olarak,velimizn bu haklı çıkışını kutluyor ve bu konu ile ilgili bana bir dostumdan gelen bir meili veriyorum.
Sayın Başkanımız Ali Nihat Yazıcı ve ekibi umrım biraz bunu düşünürler ve açık, net, çalışmalar yaparlar. Yoksa birgün kimse onları kurtaramayacak belki de

KEMER LİMRA OTEL ÜCRETİ
( TSF NİN SATRANÇ OYNATTIĞI OTEL )

BUGÜNKÜ 24.02.2009 HÜRRİYET GAZETESİNDE DİKKATİMİ ÇEKTİ.
KEMER LİMRA OTELİNİN GÜNLÜK ÜCRETİ EXTRA FULL 78 TL ( yetmişsekiztürklirası )
- dikkat edin exra ful sadece ful değil -
0-12 YAŞ ÜCRETSİZ ÜSTELİK
BİZLERE SATRANÇ SEVERLERE BU OTELİN GÜNLÜĞÜNÜ TSF BİZE KAÇ LİRAYA SATIYOR....
YAŞAMAK DİRENMEKTİR
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi