Sn. Kuvay Sanlı
#1
Basit çoğunluk, salt çoğunluk, federasyon ibra edildi mi edilmedi mi sanıyorum bunlar daha çok tartışılacak fakat ben kimsenin üzerinde durmadığı farklı bir noktaya değinmek istiyorum Kuvay Sanlı.

Hepimizin bildiği gibi Kuvay bey, federasyonun ibra edilmemesi durumunda başkanlığa aday olmayı düşünüyordu. Fakat olayların kendi isteği dışında gelişmesi sonucunda bu durum ‘şimdilik’ rafa kalktı.

Sn. Yazıcı genel kuruldaki ’40 dakikalık ve elinde mikrofonla kürsüyü bırakıp insanların yanına gidip yaptığı’ konuşmasını Kuvay Sanlı üzerine kurmuştu ve kim ne derse desin bu çok doğru bir taktikti çünkü salonda bulunanlar ve internetten mali genel kurulu izleyenler de takdir edecektirler ki başkanın konuşmasını Kuvay bey üzerine kurması için bir çok sebebi ve de malzemesi vardı.

Sn. Yazıcı birçok mail ve belge gösterdi. Özel yazışmaların bu şekilde ifşa edilmesi ne olursa olsun doğru değildir. Fakat bu, içeriğin gözaltı edileceği anlamına gelmez. Kişisel konuşmaların benim için bir değeri yoktur fakat Sn. Yazıcı bir belgeden söz etti ki bu belge ‘SONUCU HER NE OLURSA OLSUN’ oldu bittiye getirilemez.

Başkan bu belgeden genel kuruldan önce de söz etmişti fakat Kuvay bey’e bu belgeyi sorduğumda kendisi bana ‘Böyle bir şey yok yalan’ cevabını vermişti.

Belgenin içeriği:
Başkanın söylemi: Kuvay Sanlı Bursa Büyükşehir Belediyesi’yle Bursa’da düzenlenmiş olan Dünya Takımlar Şampiyonası’na ilişkin 25.000 TL’lık bir protokol olacak şeklinde konuşmuş anlaşmış ve yetkiliye belgenin altına imza attırmıştır. Fakat sonrasında Kuvay Sanlı 25.000 TL olarak konuştukları meblağı ‘’KENDİSİ’’ 150.000 TL olarak yazmıştır. Ve başkan bu parayı tahsil etmek için Bursa Belediyesi’ne belgeyi gönderdiğinde Türkiye Satranç Federayonu belgede sahtecilik suçlamasıyla karşı karşıya kalmıştır.

Belge üzerinde bir yorum yapmadan sözü sizlere bırakıyorum.
Saygılar...
Ara
Cevapla
#2
Sn. Kuvay Sanlı evet doğrudur veya hayır şu şu sebeplerden ötürü yalandır şeklinde bir açıklama yaparsa çok sevinirim.
Sevgiler...
Ara
Cevapla
#3
Sevgili Ataman,

Onca delege içinde bu forumda iki kişi dikkatimi çekti. Birisi az ama öz konuşarak sensin. öteki de hiç forumlarda konuşmayarak, ama konuşmaya ve oy vermeye yetkili ve sürpriz tanık olarak o salonda bulunan Kuvay Sanlı'dır.

Sevgili Hüseyin Aktaş, sen kullandığın oyu açıkladığın için latife yapınca yazayım dedim. Kuvay Sanlı'dan, Denetleme Kurulu Raporunu okuyan yetkilinin hem yönetime hem de muhalefete seslenerek aslında hiç kimsenin satranç ailesini yeterince ciddiye almadığını ve görevini bir anlamda tam yapmadığını vurgulayan iki anlamlı cümlesinden bahsedecektim ki bence kongreye damgasını o yetkili vurmuştur.

Bir de benim için yeni bir ses olarak sonlara doğru Adana İl Temsilcisinin konuşması çok güzeldi. Onu da kutlamak istiyordum. Ateş Ülker bu sabah foruma katkı sağlamış sevindim. Yine de yoğun işlerim vardı erteledim.

Diğer konuları ertelemek üzere seni kutlamam farz oldu.

Ben delege olsaydım her durumda bu yönetimi aklamaz ama Kuvay Sanlı'nın ve satrançılığına büyük saygımız olan ona bu konuda asla laf söyletmeyeceğimiz GM Suat Atalık'ın yer alacağı bir yönetime de taraf, taraftar olmazdım.

Mali Genel Kurulda bir sahne vardı ki. Ben de o an şok oldum. Günlerdir ilan edilen sürprize en hazırlıklı olması ve cevabını vermesi gereken kişi soğukkanlı olarak "evet" dedi. Artık genel kanaatleri bir yana bırakırsam ve sadece o anı temel alırsam oylamada ne evet ne hayır diyebilirdim. Bunları ilk fırsatta açıklamak isterim.

Seni vicdanımın temsilcisi olarak görüyor ve kutluyorum çünkü;

Değerlendirmelerinde ve sorularında sana katılıyorum. Sevgili Ateş Ülker'in bugün yazdığı kimse çekimser kalmak istemez iki tarafı da karşısına kalmak istemez tespiti senin genel kurulda çekimser oy verdiğini belirttiğin açıklamanı farketmediğini gösteriyor.

Kimin ne oy verdiği kaç kişinin çekimser kaldığı, kaça kaç sonuçlarla yönetimin ibrasının gerçekleşmiş olduğu meçhulken
1- Verdiğin oy çok anlamlıdır ve bence de tarafsız ve mali kurulda sunulan verilere, tarafların sergilediği tabloya göre göre çok haklı bir karardır.
2- Seçimden önce ve sonra sorumluluk sahibi açıklamalar yapmak hele çekimser oyunu açıklamak yürek işidir.
3- Son yorumun senin değerlerine bağlılığına, analiz yeteneğine, gönülden bağlı olduğunu tekrar gösterdiğin satranç ailesinin değerli bir ferdi olduğuna, fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir genç olduğuna delildir.

Öncelikle derslerinde başarılar diliyorum. Aman derslerini ihmal etme.

Ailenden, hocalarından, İzmir'in suyundan ekmeğinden sana verilen emekler sonuna kadar helaldir. Ben de büyük bir gururla sana helal olsun diyorum. Gözlerinden öperim.
Ara
Cevapla
#4
Bu bölümdeki yazışmaların beni ilgilendiren kısmına yanıt vermemim doğru olduğunu düşünüyorum.
Sevgili Ataman'ın çekimser oy kullandığını bilmiyordum.Zaten bana anlatılanlara göre 67 "Kabul" ve 52 "Red" oyu kullanılmıştır.Hiç kimse çekimser oy olup olmadığından söz etmemiştir.Veya ben çekimser oydan sözeden bir kimseye raslamadım.Ve tartışmanın en önemli noktası da budur.Sayım sırasında çekimser oy belirtilmiş midir?Sayım sırasında 140'ın salt çoğunluğu hatırlanmış mıdır?
Öbür kutuda belirttiğim gibi 140 sayısı sabah imza atan ve Divan seçimine katılanların toplamıdır.Divan seçimi tamamlandıktan sonra bazı delegeler seçim yerinden ayrılmıştır.Kalanlar ibra oylamasına katılmıştır.
Genç bir arkadaşımızın bu konulara kafa yorması çok önemli ve sevindirici bir gelişmedir.Ben birkaç gün yazı yazmasam hemen birilerinin dikkatini çekmektedir.Sayın"Hoca",(Ateş Ülker'in bu sabah yazışmalara katılmasına sevindim)demektedir.Ateş Ülker çok sayıda yazı yazdı ve konuşabildiği kadar konuştu.Konuşabildiği kadar diyorum,çünkü 2008 deki Genel Kurulun son maddesindeki 5 dakikalık konuşmasında ön sıradan parazit yapılmıştır.Esasen ağır suçlamalar içermeyen konuşmalar daha tehlikelidir.Çünkü inandırıcıdır.Bu bakımdan parazit seslerle susturulmaları gerekir!
Artık yerimizi genç arkadaşlara bırakma zamanı yaklaşmaktadır!Gençlerin ve orta yaşlıların heveslerini kırmayalım!Onlar da Türk Satrancına imkanları ölçüsünde hizmet etsinler...
Ateş Ülker
Ara
Cevapla
#5
Sevgili Ateş Ülker,

Tecrübelerinizi okumaktan ve üslubunuzdan son derece memnunum. Burada bulunmanız aileye bilgece bir katkıdır. Bu forumda Ataman ve İbrahim gibi başarılı eğitim hayatları ve arkadan gelecek kuşağa örnek davranışlarıyla üretken gençlerin, Özlem Göktoğan gibi sorumluluk sahibi bir annenin yazmasıyla aile ortamı sağlanabilir. Satranç ailesi doğru yol ve çözümlerle başarıya, mutluluğa ulaşabilir.

Satranç egzersiz planından, Hakkari’de satranç merkezinin sorunlarına, rahmetli anasıyla vedalaşırken bile Türkiye’nin sorunlarına kadar akıl ve gönül yoran bir gönül adamının yokluğunun farkı ve boşluğu o kadar belirgin ki.

Gerekirse “kurşunu önce kendi yanlışlarına sıkabilen” bu gönül adamına sahip bir camia olmanın bedeli ödenebilir mi? Kaç lig şampiyonluğu, kaç madalya, kaç otel konaklaması, kaç liradan kaç taksit bir Hüseyin Aktaş eder.

Ne isimsiz gönüllüler var bu caimada. Tanıdıklarımdan sadece birkaç ad yazayım. Ethem, Beysim, Huriye, İlknur neler mi yapıyorlar. Sadece masa taşıyıp üzerine taş dizseler,.çocuklarımıza bir bardak su verip, aferin deyip başlarını okşasalar az şey mi yapmış olurlar?

Emekli olması veya istifa etmesi gerekenler koltuğa yapışmışken, delegeliği, üyeliği, kariyeri, getirisi ya da başkanlığı bittikten sonra bir daha satrancın yanından geçmeyecek kişilere rağmen siz yazıyor ve yerinizi gençlere bırakmaktan söz ediyorsunuz bu bile ne kadar mütevazi olduğunuzu gösteriyor.

Forumlardaki okunma istatistikleri içinizi karartsa da yazın. Oradaki sayaç 1 yazıyorsa bu benim faydalandığımı gösterir. Çevremdeki tüm insanlara aktardığım herhangi bir yazıda, üründe değerlendirilmiştir. Müsterih olun. Emekleriniz boşa gitmiyor.
Ara
Cevapla
#6
Ataman Aydoğdu aşağıda yazmış.

Geçmiş yazılarıma bakacak olursak takdir edersiniz ki muhalefetten en çok Sn. Kuvay Sanlı’yı eleştirdim. Bundaki tek amacım kendi kafamdaki ve türk satranç kamuoyundaki soru işaretlerine yanıtlar bulmaktı. Bir nebze de olsa başarılı olduğuma inanıyorum. Evet eleştirdim ve tabiki de yanıtlar aldım. Şimdi bu konulara değinmek istiyorum. Sn. Kuvay Sanlı’ya kendisiyle ilgili ortaya atılan iddiaları birçok farklı yolla yönelttim. Ve açık yüreklilikle burada söylemek istiyorum kendisi şu itham çok ağır, bu da olur mu demeden sorduğum bütün soruları elinden geldiğince net ve açık bir dille yanıtlamaya çalıştı. Bu noktaya özellikle değinmek istiyorum çünkü 39 yaşında ve pozisyonu, durumu, yoğunluğu belli olan bir adamın, kendisinden 20 yaş küçük bir üniversite öğrencisine telefonda yaklaşık 1 saat boyunca aralıksız olarak, bunun yanında maillerle sürekli olarak yanıtlar vermesi alışılageldik bir durum değildir. Ve takdir edilmesi gereken bir durumdur. Kendisinin bana verdiği yanıtlar bende saklıdır. Kendisi uygun gördüğü takdirde bunları kamuoyu ile de paylaşacaktır. Kısaca bigi vermem gerekirse ortalıkta kimileri ipe sapa gelmez birçok iddia var. Kuvay beyin bu konuların birçoğunda beni ikna ettiğini de söylemem gerekir.

O bunları yazmış birisi ve yukarıda Kuvay Sanlı'ya da sorular yöneltmiş. Belliki yanıtlarını almış.

Peki ben şimdi Ataman Aydoğdu Bey' e soruyorum, aynı sorgulamayı neden Ali Nihat Yazıcı için de yapamıyor. Kuvay Sanlı açıklıkla her şeyi bu forumda yazmış. Ali Nihat Yazıcı ile ilgili tüm soru işaretlerini neden aynı şekilde kişiler yöneltemiyorlar. Ataman Aydoğdu bu açıdan benim için kötü örnektir. Hiç üşenmeden Kuvay Sanlının eleştirilerini buraya kopyalayacağım. Bu konuların takipçisi yok mu?

***

1.

Belge olarak kendi yayınladığı Avrupa Satranç Birliği için alınan sponsorluğa ilişkin aşağıdaki soruları yanıtlayabilir mi?

1. Bu sponsorluk kendisi için verildiğine göre; veren kurumu tanıyor mudur, biliyor mudur?
2. Kimler olduğunu bilmemesi imkansız: O halde, federasyon kasasına kendi başkanlık yarışı için harcanmak üzere aktarıldığını belirttiği bu rakamı ödeyen şirketin sahiplerinin, ORTAKLARININ kimler olduğunu bize açıklar mı?
3. Tarihin seçimden oldukça sonra olmasını, federasyonun 5 kişilik yürütme kurulundan aldığı 100.000 Avro harcama yetsinden epey bir sonra olmasını AÇIKLAYABİLİYR MU? İşleri sonradan usulune uydurma çabası olarak düşünemeyiz bunu bizler. Yakıştıramayız da.

HAYDİ ALİ NİHAT YAZICI, AÇIKLA BU PARAYI KİMLERDEN ALDIĞINI.

Ben, edindiğim bilgileri yakın zamanda sizlerle paylaşacağım.

***

2.

Ali Nihat Yazıcı istifa etmek zorundadır.

Hatay Dünya Kadınlar benim istifam sonrasında gerçekleşmiştir. Bu konuyla da beni ilişkilendirebilir ama; zira evvel teşebbüsleri daha mantıklı bir ilişki silsilesi içerisinde değildi.

The New York Times bugün yazıyor, 19 Ocak 2011:

http://gambit.blogs.nytimes.com/2011/01/...t-spurned/

Olmuyor Ali Nihat Bey, olmuyor!

Haber tüm taraflara eşit mesafede ve çok dikkatli bir dil kullanılarak kaleme alınmış. Ancak dikkatli bir okumada boşluklar ve bir ülkenin federasyon başkanının girmemesi gereken ilişkiler açıkça ifade bulmuş.

Akla gelen sorular: 1. Hatay'da yapılanı federasyon doğru buluyor mu? 2. Sponsor olan şirketin ortakları kimlerdir? 3. Bu ilişki neden ve nasıl kurulmuştur. 4. Dubai'den gelen para, Avrupa Satranç seçimi için ne düşünceyle aktarılmıştır? 5. Seçimden bunca zaman sonra bu transfer böylesi bir sahada nasıl açıklanabilir? 6. Türkiye Satranç Federasyonu şartlı bağış alabilir mi? 7. Geçmişe dönük böylesi bir ilişki tesis edilebilir mi? 8. Gaziantep'de gerçekten ne olmuştur? Bana kötü davrandılar gibi bir yaklaşım bizleri tatmin etmemektedir. Bunlar yanıtlanırsa başkaca soruları da yöneltebilirim. Çok soru birikti ve henüz hiçbir yanıt ortaya konulamadı.

Şu açık: Tüm bunlara bir yanıt vermeye çalışılsa da, kendi içerisinde tutarlı açıklamalara yer verilse de bunca şikayet, bunca olumsuzluk tüm çıplaklığıyla ortadadır. Bir insan hiç mi sorumluluk hissetmez bu durumdan?

Saygılarımla iletirim.

Kuvay Sanlı

***

3.

Sayın Genel Kurul Delegeleri,

TSF Denetleme Kurulu raporunda yer alan, GSGM Teftiş Kurulu raporunda yer alan ve yurt içi – yurt dışı yazılı ve görsel basında çokça yer bulmuş olan olumsuzluklar hakkında aşağıda madde madde sizlerle paylaştığımız şekilde hukuk mücadelesi başlatmış bulunmaktayız. Ali Nihat Yazıcı başkanlığındaki yönetimin tasarruflarının açık şekilde usulsüzlükler içerdiği düşüncesindeyiz. Yaşadığımız süreçte bizler olumsuzlukları dile getirdiğimiz gibi, birçok delege arkadaşımız da aynı kaygı ve düşüncelerini bizlerle paylaşmışlardır.

Ali Nihat Yazıcı'nın, genel kurul ortamında, bu aşağıdaki konulara yanıt verememiş olduğunu düşünüyoruz. Ancak kişilere yönelik bir karalama ortamı oluşturmaya çalışmıştır. Konuyu dağıtmaya ve farklı yönlere çekmeye çalışmasının, bulunduğu zor durumun sonucu olduğunu düşünüyoruz.

Satranç camiasına karşı sorumluluğumuzu yerine getirerek, bu olumsuzlukları Yargı’ya taşıyoruz. Yargı süreci sonrasında, ülkemizde satranç sporu için beyaz bir sayfa açılmasını umduğumuzu ve doğru amaçlar için doğru yöntemlerin uygulandığı, kurumsal bir federasyon yönetimini arzuladığımızı belirtiriz.

1. Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde Türkiye Satranç Federasyonu Başkanlığı’na karşı açılan davada yer alan hükümlerin bazıları özet olarak aşağıdaki gibidir:
1.1 Ana statüye aykırı bir şekilde oylanan gündem maddeleri çoğunluk tarafından kabul edilmediği halde kabul edilmiş gibi toplantı tutanağına yazılmıştır.
1.2 Mali Genel Kurul Toplantısında Genel Kurul, Çerçeve Statü ve Ana Statü ile belirlenen görevleri dışına çıkmış ve görevi olmayan konularda karar vermiştir.
1.3 Mali genel kurul esnasında Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Ali Nihat Yazıcı, özellikle yönetim kurulu ve denetleme kurulunun ibrası konusunda ibra yönünde oy kullanmayan delegeleri dava edeceği şeklinde açıkça ve herkesin duyabileceği şekilde yüksek sesle beyanda bulunmuştur. Federasyon başkanının delegeleri baskı altına almayı amaçlayan bu sözleri her ne kadar toplantı tutanağına geçirilmemiş olsa da toplantının tamamı kamera ile kayıt altına alınmış olup bu kayıtlarda başkanın bu baskıcı sözleri açıkça duyulmaktadır.
1.4 Başkanın ibra yönünde oy kullanmayan delegelere karşı dava açacağı şeklindeki tehditkar beyanı üzerine bazı üyeler tarafından oylamaların gizli yapılması konusunda dilekçeler verilmiş ancak divan kurulu tarafından oylamaların gizli yapılmasına dair talepler genel kurulun oyuna sunulmaksızın reddedilmiştir. Oylamaların gizli yapılması talebinin reddi neticesinde açık oylama yapılması üzerine federasyon başkanının baskısına boyun eğen kimi delegeler ibra yönünde oy kullanmışlardır. Yapılan oylamalarda delegelerin iradeleri sakatlanmış olduğundan alınan kararların hukuki herhangi bir anlamı bulunmayıp yoklukla maluldür.
Yenileri seçilinceye kadar başkan, yönetim kurulu ve denetleme kurulunun görevlerinin başkanlık divanı tarafından yerine getirilmesi ve derhal olağanüstü genel kurula gidilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Türkiye Satranç Federasyonu’nun 27.11.2010 tarihinde yapılan mali genel kurulunda alınan kararların iptaline…

2. Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na Ali Nihat Yazıcı hakkında: Görevi Kötüye Kullanmak, Kamuyu Zarara Uğratmak, Görevi İhmal ve Zimmet konularında suç duyurusunda bulunulmuştur. Konuların bazıları özet olarak ağıdaki gibidir:
2.1 Ana statü ve çerçeve statü incelendiğinde gerek genel kurulun gerekse de yönetim kurulu ve federasyon başkanının görevleri arasında yabancı ülke delegelerinin yol konaklama ve sair masraflarının karşılanması ya da Malta Federasyon başkanı olan yabancı bir şahsa görev tazminatı ödenmesi, diğer ilgisiz masraflarının ödenmesi gibi bir görev ve yetki tanımlanmamış olduğu görülecektir.
Avrupa Satranç Federasyonu Başkanlığı seçimleri, şartları taşıyan ve dileyen herkesin katılabileceği şahsi bir yarıştır. Bu yarışa katılabilmek için herhangi bir ülkenin federasyon başkanı olunması şart değildir. Bu seçimlerin ülke federasyonları ile de herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Keza şüphelinin katıldığı başkanlık seçimlerini kazanarak Avrupa Satranç Birliği Başkanı Olan Bulgar şahıs da Bulgar Federasyonu başkanı değildir.
Tamamen şahsi bir yarış için şüpheli sırf kendi harcamak için, 31.07.2010 tarihli karar ile yönetim kurulundan 100.000- EUR harcama yetkisi almış ve bu paranın bir kısmını keyfince harcamıştır. Şüpheli bu parayı nereye harcadığını dahi izah edememektedir. Tamamen şahsi bir yarış olan ve TSF’yi ilgilendirmeyen, TSF’ye hiçbir katkısı olmayacak bir seçim için yapıldığı iddia edilen çalışmaların federasyona ödetilmesi, şüpheli ve 100.000- Avro harcama yetkisi veren yönetim kurulu kararında imzası olan üyeler için görevi kötüye kullanma, zimmet ve kamuyu zarara uğratma suçlarını oluşturmaktadır. Gerek federasyon yönetim kurulu üyesi ve gerekse de genel kurulun dahi federasyon başkanının şahsı adına katıldığı bir seçimi federasyona finanse ettirebilme hakları yoktur. Buna rağmen federasyon başkanı şüpheli Ali Nihat Yazıcı Avrupa Satranç Birliği başkanlığına şahsen aday olduğu halde bu işle ilgili tüm harcamaları federasyonun kasasından yaparak federasyonu açıkça zarara uğratmış ve harcama kararını alan yönetim kurulu üyeleri ile birlikte görevi kötüye kullanma ve zimmet suçunu da işlemiştir. Şüpheli, federasyonun kasasından 63.000 TL bir bütçeyi sırf kendi şahsi işi sayılacak ECU başkanlık seçimleri için harcamış buna rağmen başkan dahi seçilememiştir.
2.2 2012 Satranç Olimpiyatlarının Türkiye’de Yapılması Gerekçesi İle Yabancı Delegelerin Yol Otel ve Sair Masrafları Federasyon Tarafından Karşılanmıştır. Bu Gerekçelerle Federasyon 177.000 –TL Zarara Uğratılmıştır.
Genel kurul toplantısından evvel, federasyon yönetimi tarafından pek çok usulsüzlükler yapıldığı, hatta rüşvet skandalına dahi karıştıkları yönünde dünyaca ünlü The Newyork Times Gazetesi ve Türkiye nin geneline yayın yapan pek çok büyük gazetenin (Hürriyet, Sabah, Vatan, Radikal, Haber Türk, CNN Türk vs.) internet sayfalarında haberler yayınlanmıştır. Haberlerin kaynağı olarak ise Türkiye Satranç Federasyonu Denetleme Kurulu tarafından hazırlanan 01.10.2008 – 30.09.2010 dönemine ilişkin “Denetleme Kurulu Raporu” dur. Yönetim tarafından birtakım usulsüzlükler yapıldığı bizzat denetleme kurulu raporlarında dahi yazılmış ve bu rapora dayanılarak dünya basınında ve ülke basınında dahi bu haberlere yer verilmiştir.
2.3 USULE AYKIRI ŞEKİLDE 2 ADET ARAÇ ALINMIŞ VE BU ARAÇLAR, HAKLARI OLMADIĞI HALDE FEDERASYON BAŞKANI VE ASBAŞKANA MAKAM ARACI OLARAK TAHSİS EDİLMİŞTİR. ARAÇLARIN YAKIT GİDERLERİ DAHİ FEDERASYON TARAFINDAN KARŞILANMAKTADIR.
2.4 TÜRKİYE SATRANÇ FEDERASYONU ADINA KULLANILAN KREDİLERDEN DOLAYI FEDERASYON ZARARA UĞRATILMIŞTIR.
Federasyonu borç altına sokmak yetkisi, kural olarak genel kurulun inisiyatifindedir. Ancak ana statüde 14.04.2007 tarihinde yapılan değişiklikten sonra genel kuruldan alınan yetkiye dayanarak harcama yetkisi yönetim kuruluna verilmiştir.
Ana statünün yönetim kurulunun görevlerini düzenleyen bentlerinde ise: Ana statü ve çerçeve statü incelendiğinde federasyon adına kredi kullanmak konusunda gerek genel kurula gerekse yönetim kuruluna ve federasyon başkanına açıkça bir yetki tanınmamıştır. Oysa başkan tarafından yetkisi aşılarak bir kısım krediler kullanılmış federasyonun haksız ve gereksiz yere faiz ve vergi ödemesine sebep olunmuştur. Bu sayede federasyon zarara uğratılmıştır. Federasyonu zarara uğratan şüpheli ve diğer ilgililer suç teşkil eden eylemlerinden dolayı cezalandırılmalıdırlar.
Ali Nihat YAZICI’nın yetkisini aşarak federasyon adına krediler kullandığı, bu şekilde federasyonu haksız yere faiz, komisyon ve vergi ödemek zorunda bıraktığı ve bu sayede federasyonu zarara uğrattığı, bu hususun mali genel kurulda ayrı bir gündem maddesi olarak oylanması gerektiği, bu krediler nedeniyle yapılan faiz komisyon ve vergi ödemeleri konusunda genel kurulda ayrı bir gündem maddesi olarak ibra edilmedikleri takdirde kredi kullanılmasına sebebiyet veren 06.11.2007 tarihli yürütme kurulu, bu kararı onaylayan 27.11.2007 tarihli ve 57/3 nolu federasyon yönetim kurulu kararlarını alan federasyon yürütme ve yönetim kurulu üyeleri hakkında genel kurulda olmayan bir yetkiyi kullanmak suretiyle federasyonu zarara uğrattıkları gerekçesiyle haklarında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması gerektiği hususları, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 24.01.2010 tarihli denetleme raporunda da açıkça yer almaktadır.
2.5 ŞÜPHELİ TÜM YOL VE KONAKLAMA İLE SAİR MASRAFLARI FEDERASYON TARAFINDAN KARŞILANAN GEZİLERİNDE ŞAHSİ KREDİ KARTI İLE BİRİKTİRDİĞİ PARA PUAN VE MİL PUANLARI FEDERASYONA DEVRETMEYEREK FEDERASYONU ZARARA UĞRATMIŞ VE ZİMMET SUÇUNU İŞLEMİŞTİR.
2.6 MASRAFLARI FEDERASYON TARAFINDAN KARŞILANAN SEYAHATLERDE UÇUŞLARIN PEK ÇOĞU BUSİNESS CLASS YAPILMIŞ VE KONAKLAMALAR DA ÇOĞUNLUKLA LÜKS OTELLERDE YAPILMIŞ, BU SAYEDE FEDERASYON ZARARA UĞRATILMIŞTIR.
2.7 2012 YILINDA TÜRKİYE DE YAPILACAK OLAN SATRANÇ OLİMPİYATLARININ ORGANİZE EDİLMESİNDE KULLANILMAK ÜZERE FEDERASYONUN TALEBİ İLE BAKANLIK TARAFINDAN AYRILAN 21.000.000.- TL BÜTÇE HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILMALIDIR.
Yukarıda da arz edildiği üzere 2012 yılında Türkiye’de yapılacak olan satranç olimpiyatlarının organize edilmesi için satranç federasyonunun talebi üzerine Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün bağlı olduğu Devlet Bakanlığı tarafından 21.000.000- TL bütçe ayrıldığı ve bunun da bakanlık tarafından garanti edildiği bilinmektedir. Konunun uzmanları tarafından bildirildiğine göre mükemmel bir organizasyon yapılmasının maliyeti en fazla 6.000.000- TL iken 21.000.000- TL bütçe ayrılmış olması pek çok tartışmalara yol açmıştır. Bu paranın gereksiz yere kullanılarak başta satranç federasyonu olmak üzere devletin ve kamunun zarara uğratılacağı yönünde ciddi endişeler dile getirilmektedir. Bu tartışmalar ülke geneline yayın yapan basın organlarına dahi yansımız durumdadır. 21.000.000- TL tutarındaki çok büyük bir kaynağın gereksiz yere harcanarak belki de usulsüzlüklere konu edilerek federasyonun ve kamunun zarara uğratılacağı konusunda ciddi endişeler dile getirilmektedir. Gerçekten de federasyon yönetimi tarafından 21.000.000- TL bütçe talep edildiği halde bu paranın nereye ne şekilde harcanacağı konusunda GSGM ne ve bakanlığa herhangi bir ciddi proje sunulmuş değildir. Bu konuda Sayın Savcılığınız tarafından bir soruşturma açılmalı ve kamunun zararı doğma ihtimali dahi varsa şimdiden önüne geçilmelidir.

Değerli Delegeler,

Federasyon yönetimi her türlü hakka haiz ve sporcu, eğitici, veli ve diğer tüm paydaşlar, yönetimden sadece hizmet alan yapılar değildir. Federasyon çatısının, o gün için yönetim erkinin uygulamalarından birebir etkilenen federasyon bütününün tüm parçalarıdır. Bunca gerçek önümüzde dururken bu konuları görmezden gelemez ve bu uygulamalara arkamızı dönemezdik. Federasyon; satrancın tüm paydaşlarının çatısı ve söz konusu kaynaklar kamunun kaynaklarıdır.

Gelen talepler doğrultusunda bu girişimimizle ilgili olarak sizleri bilgilendiriyoruz. En doğru yöntemin hukuk önünde hak arayışı olduğu kesindir. Bizler de bu doğrulta hareket ediyoruz. Yukarıdaki kişilerle ilgili diğer konularda da yakın bir zaman sonra başkaca hak arayışlarımız gene hukuk önünde olacaktır. Konular yukarıdakiler kadar değildir. Bunları da sizlerle paylaşacağımızı bildiririz.

***

4.

Sayın Genel Kurul Delegeleri,

TSF Denetleme Kurulu raporunda yer alan, GSGM Teftiş Kurulu raporunda yer alan ve yurt içi – yurt dışı yazılı ve görsel basında çokça yer bulmuş olan olumsuzluklar hakkında aşağıda madde madde sizlerle paylaştığımız şekilde hukuk mücadelesi başlatmış bulunmaktayız. Ali Nihat Yazıcı başkanlığındaki yönetimin tasarruflarının açık şekilde usulsüzlükler içerdiği düşüncesindeyiz. Yaşadığımız süreçte bizler olumsuzlukları dile getirdiğimiz gibi, birçok delege arkadaşımız da aynı kaygı ve düşüncelerini bizlerle paylaşmışlardır.

Ali Nihat Yazıcı'nın, genel kurul ortamında, bu aşağıdaki konulara yanıt verememiş olduğunu düşünüyoruz. Ancak kişilere yönelik bir karalama ortamı oluşturmaya çalışmıştır. Konuyu dağıtmaya ve farklı yönlere çekmeye çalışmasının, bulunduğu zor durumun sonucu olduğunu düşünüyoruz.

Satranç camiasına karşı sorumluluğumuzu yerine getirerek, bu olumsuzlukları Yargı’ya taşıyoruz. Yargı süreci sonrasında, ülkemizde satranç sporu için beyaz bir sayfa açılmasını umduğumuzu ve doğru amaçlar için doğru yöntemlerin uygulandığı, kurumsal bir federasyon yönetimini arzuladığımızı belirtiriz.

1. Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde Türkiye Satranç Federasyonu Başkanlığı’na karşı açılan davada yer alan hükümlerin bazıları özet olarak aşağıdaki gibidir:
1.1 Ana statüye aykırı bir şekilde oylanan gündem maddeleri çoğunluk tarafından kabul edilmediği halde kabul edilmiş gibi toplantı tutanağına yazılmıştır.
1.2 Mali Genel Kurul Toplantısında Genel Kurul, Çerçeve Statü ve Ana Statü ile belirlenen görevleri dışına çıkmış ve görevi olmayan konularda karar vermiştir.
1.3 Mali genel kurul esnasında Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı Ali Nihat Yazıcı, özellikle yönetim kurulu ve denetleme kurulunun ibrası konusunda ibra yönünde oy kullanmayan delegeleri dava edeceği şeklinde açıkça ve herkesin duyabileceği şekilde yüksek sesle beyanda bulunmuştur. Federasyon başkanının delegeleri baskı altına almayı amaçlayan bu sözleri her ne kadar toplantı tutanağına geçirilmemiş olsa da toplantının tamamı kamera ile kayıt altına alınmış olup bu kayıtlarda başkanın bu baskıcı sözleri açıkça duyulmaktadır.
1.4 Başkanın ibra yönünde oy kullanmayan delegelere karşı dava açacağı şeklindeki tehditkar beyanı üzerine bazı üyeler tarafından oylamaların gizli yapılması konusunda dilekçeler verilmiş ancak divan kurulu tarafından oylamaların gizli yapılmasına dair talepler genel kurulun oyuna sunulmaksızın reddedilmiştir. Oylamaların gizli yapılması talebinin reddi neticesinde açık oylama yapılması üzerine federasyon başkanının baskısına boyun eğen kimi delegeler ibra yönünde oy kullanmışlardır. Yapılan oylamalarda delegelerin iradeleri sakatlanmış olduğundan alınan kararların hukuki herhangi bir anlamı bulunmayıp yoklukla maluldür.
Yenileri seçilinceye kadar başkan, yönetim kurulu ve denetleme kurulunun görevlerinin başkanlık divanı tarafından yerine getirilmesi ve derhal olağanüstü genel kurula gidilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Türkiye Satranç Federasyonu’nun 27.11.2010 tarihinde yapılan mali genel kurulunda alınan kararların iptaline…

2. Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na Ali Nihat Yazıcı hakkında: Görevi Kötüye Kullanmak, Kamuyu Zarara Uğratmak, Görevi İhmal ve Zimmet konularında suç duyurusunda bulunulmuştur. Konuların bazıları özet olarak ağıdaki gibidir:
2.1 Ana statü ve çerçeve statü incelendiğinde gerek genel kurulun gerekse de yönetim kurulu ve federasyon başkanının görevleri arasında yabancı ülke delegelerinin yol konaklama ve sair masraflarının karşılanması ya da Malta Federasyon başkanı olan yabancı bir şahsa görev tazminatı ödenmesi, diğer ilgisiz masraflarının ödenmesi gibi bir görev ve yetki tanımlanmamış olduğu görülecektir.
Avrupa Satranç Federasyonu Başkanlığı seçimleri, şartları taşıyan ve dileyen herkesin katılabileceği şahsi bir yarıştır. Bu yarışa katılabilmek için herhangi bir ülkenin federasyon başkanı olunması şart değildir. Bu seçimlerin ülke federasyonları ile de herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Keza şüphelinin katıldığı başkanlık seçimlerini kazanarak Avrupa Satranç Birliği Başkanı Olan Bulgar şahıs da Bulgar Federasyonu başkanı değildir.
Tamamen şahsi bir yarış için şüpheli sırf kendi harcamak için, 31.07.2010 tarihli karar ile yönetim kurulundan 100.000- EUR harcama yetkisi almış ve bu paranın bir kısmını keyfince harcamıştır. Şüpheli bu parayı nereye harcadığını dahi izah edememektedir. Tamamen şahsi bir yarış olan ve TSF’yi ilgilendirmeyen, TSF’ye hiçbir katkısı olmayacak bir seçim için yapıldığı iddia edilen çalışmaların federasyona ödetilmesi, şüpheli ve 100.000- Avro harcama yetkisi veren yönetim kurulu kararında imzası olan üyeler için görevi kötüye kullanma, zimmet ve kamuyu zarara uğratma suçlarını oluşturmaktadır. Gerek federasyon yönetim kurulu üyesi ve gerekse de genel kurulun dahi federasyon başkanının şahsı adına katıldığı bir seçimi federasyona finanse ettirebilme hakları yoktur. Buna rağmen federasyon başkanı şüpheli Ali Nihat Yazıcı Avrupa Satranç Birliği başkanlığına şahsen aday olduğu halde bu işle ilgili tüm harcamaları federasyonun kasasından yaparak federasyonu açıkça zarara uğratmış ve harcama kararını alan yönetim kurulu üyeleri ile birlikte görevi kötüye kullanma ve zimmet suçunu da işlemiştir. Şüpheli, federasyonun kasasından 63.000 TL bir bütçeyi sırf kendi şahsi işi sayılacak ECU başkanlık seçimleri için harcamış buna rağmen başkan dahi seçilememiştir.
2.2 2012 Satranç Olimpiyatlarının Türkiye’de Yapılması Gerekçesi İle Yabancı Delegelerin Yol Otel ve Sair Masrafları Federasyon Tarafından Karşılanmıştır. Bu Gerekçelerle Federasyon 177.000 –TL Zarara Uğratılmıştır.
Genel kurul toplantısından evvel, federasyon yönetimi tarafından pek çok usulsüzlükler yapıldığı, hatta rüşvet skandalına dahi karıştıkları yönünde dünyaca ünlü The Newyork Times Gazetesi ve Türkiye nin geneline yayın yapan pek çok büyük gazetenin (Hürriyet, Sabah, Vatan, Radikal, Haber Türk, CNN Türk vs.) internet sayfalarında haberler yayınlanmıştır. Haberlerin kaynağı olarak ise Türkiye Satranç Federasyonu Denetleme Kurulu tarafından hazırlanan 01.10.2008 – 30.09.2010 dönemine ilişkin “Denetleme Kurulu Raporu” dur. Yönetim tarafından birtakım usulsüzlükler yapıldığı bizzat denetleme kurulu raporlarında dahi yazılmış ve bu rapora dayanılarak dünya basınında ve ülke basınında dahi bu haberlere yer verilmiştir.
2.3 USULE AYKIRI ŞEKİLDE 2 ADET ARAÇ ALINMIŞ VE BU ARAÇLAR, HAKLARI OLMADIĞI HALDE FEDERASYON BAŞKANI VE ASBAŞKANA MAKAM ARACI OLARAK TAHSİS EDİLMİŞTİR. ARAÇLARIN YAKIT GİDERLERİ DAHİ FEDERASYON TARAFINDAN KARŞILANMAKTADIR.
2.4 TÜRKİYE SATRANÇ FEDERASYONU ADINA KULLANILAN KREDİLERDEN DOLAYI FEDERASYON ZARARA UĞRATILMIŞTIR.
Federasyonu borç altına sokmak yetkisi, kural olarak genel kurulun inisiyatifindedir. Ancak ana statüde 14.04.2007 tarihinde yapılan değişiklikten sonra genel kuruldan alınan yetkiye dayanarak harcama yetkisi yönetim kuruluna verilmiştir.
Ana statünün yönetim kurulunun görevlerini düzenleyen bentlerinde ise: Ana statü ve çerçeve statü incelendiğinde federasyon adına kredi kullanmak konusunda gerek genel kurula gerekse yönetim kuruluna ve federasyon başkanına açıkça bir yetki tanınmamıştır. Oysa başkan tarafından yetkisi aşılarak bir kısım krediler kullanılmış federasyonun haksız ve gereksiz yere faiz ve vergi ödemesine sebep olunmuştur. Bu sayede federasyon zarara uğratılmıştır. Federasyonu zarara uğratan şüpheli ve diğer ilgililer suç teşkil eden eylemlerinden dolayı cezalandırılmalıdırlar.
Ali Nihat YAZICI’nın yetkisini aşarak federasyon adına krediler kullandığı, bu şekilde federasyonu haksız yere faiz, komisyon ve vergi ödemek zorunda bıraktığı ve bu sayede federasyonu zarara uğrattığı, bu hususun mali genel kurulda ayrı bir gündem maddesi olarak oylanması gerektiği, bu krediler nedeniyle yapılan faiz komisyon ve vergi ödemeleri konusunda genel kurulda ayrı bir gündem maddesi olarak ibra edilmedikleri takdirde kredi kullanılmasına sebebiyet veren 06.11.2007 tarihli yürütme kurulu, bu kararı onaylayan 27.11.2007 tarihli ve 57/3 nolu federasyon yönetim kurulu kararlarını alan federasyon yürütme ve yönetim kurulu üyeleri hakkında genel kurulda olmayan bir yetkiyi kullanmak suretiyle federasyonu zarara uğrattıkları gerekçesiyle haklarında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması gerektiği hususları, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 24.01.2010 tarihli denetleme raporunda da açıkça yer almaktadır.
2.5 ŞÜPHELİ TÜM YOL VE KONAKLAMA İLE SAİR MASRAFLARI FEDERASYON TARAFINDAN KARŞILANAN GEZİLERİNDE ŞAHSİ KREDİ KARTI İLE BİRİKTİRDİĞİ PARA PUAN VE MİL PUANLARI FEDERASYONA DEVRETMEYEREK FEDERASYONU ZARARA UĞRATMIŞ VE ZİMMET SUÇUNU İŞLEMİŞTİR.
2.6 MASRAFLARI FEDERASYON TARAFINDAN KARŞILANAN SEYAHATLERDE UÇUŞLARIN PEK ÇOĞU BUSİNESS CLASS YAPILMIŞ VE KONAKLAMALAR DA ÇOĞUNLUKLA LÜKS OTELLERDE YAPILMIŞ, BU SAYEDE FEDERASYON ZARARA UĞRATILMIŞTIR.
2.7 2012 YILINDA TÜRKİYE DE YAPILACAK OLAN SATRANÇ OLİMPİYATLARININ ORGANİZE EDİLMESİNDE KULLANILMAK ÜZERE FEDERASYONUN TALEBİ İLE BAKANLIK TARAFINDAN AYRILAN 21.000.000.- TL BÜTÇE HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILMALIDIR.
Yukarıda da arz edildiği üzere 2012 yılında Türkiye’de yapılacak olan satranç olimpiyatlarının organize edilmesi için satranç federasyonunun talebi üzerine Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün bağlı olduğu Devlet Bakanlığı tarafından 21.000.000- TL bütçe ayrıldığı ve bunun da bakanlık tarafından garanti edildiği bilinmektedir. Konunun uzmanları tarafından bildirildiğine göre mükemmel bir organizasyon yapılmasının maliyeti en fazla 6.000.000- TL iken 21.000.000- TL bütçe ayrılmış olması pek çok tartışmalara yol açmıştır. Bu paranın gereksiz yere kullanılarak başta satranç federasyonu olmak üzere devletin ve kamunun zarara uğratılacağı yönünde ciddi endişeler dile getirilmektedir. Bu tartışmalar ülke geneline yayın yapan basın organlarına dahi yansımız durumdadır. 21.000.000- TL tutarındaki çok büyük bir kaynağın gereksiz yere harcanarak belki de usulsüzlüklere konu edilerek federasyonun ve kamunun zarara uğratılacağı konusunda ciddi endişeler dile getirilmektedir. Gerçekten de federasyon yönetimi tarafından 21.000.000- TL bütçe talep edildiği halde bu paranın nereye ne şekilde harcanacağı konusunda GSGM ne ve bakanlığa herhangi bir ciddi proje sunulmuş değildir. Bu konuda Sayın Savcılığınız tarafından bir soruşturma açılmalı ve kamunun zararı doğma ihtimali dahi varsa şimdiden önüne geçilmelidir.

Değerli Delegeler,

Federasyon yönetimi her türlü hakka haiz ve sporcu, eğitici, veli ve diğer tüm paydaşlar, yönetimden sadece hizmet alan yapılar değildir. Federasyon çatısının, o gün için yönetim erkinin uygulamalarından birebir etkilenen federasyon bütününün tüm parçalarıdır. Bunca gerçek önümüzde dururken bu konuları görmezden gelemez ve bu uygulamalara arkamızı dönemezdik. Federasyon; satrancın tüm paydaşlarının çatısı ve söz konusu kaynaklar kamunun kaynaklarıdır.

Gelen talepler doğrultusunda bu girişimimizle ilgili olarak sizleri bilgilendiriyoruz. En doğru yöntemin hukuk önünde hak arayışı olduğu kesindir. Bizler de bu doğrulta hareket ediyoruz. Yukarıdaki kişilerle ilgili diğer konularda da yakın bir zaman sonra başkaca hak arayışlarımız gene hukuk önünde olacaktır. Konular yukarıdakiler kadar değildir. Bunları da sizlerle paylaşacağımızı bildiririz.

***
5.

Satranç Camiamıza,

Yanıtlar 6 başlığı altında değerli başkanımız hiç bir soruma yanıt verememiş, ortaya olumsuz belge diye; doğru ve geçerli hukuki evrak koyarak bir anlam yaratma çabasına tekrar bürünmüştür. Neden? Çünkü ciddi sıkıntılar içerisindedir.

Global Chess'den aldığını ifade ettiği sponsorluğun da hukuken nasıl bir sonuç doğurduğunu sizlerle paylaşacağım. Belgenin tarihine dikkatlerinizi çekerim. Ali Nihat Yazıcı'nın çaresizliğinin vesikası adeta.

Kaba ve kişileri sözde küçültmeye çalışan ifadeleri ise, kendisinin anlatım kabiliyeti ile ilgili bir konu olup, yanıt vermek ya da esas alabilmek mümkün değildir.

Yazıcı'nın uzun zamandır beni hedef aldığı zaten bilinmektedir. Herkes yapabileceğini yapar. Konu başkan adaylığı, yarışı değildir. O bunu anlayamadı. Konu ahlaki tutum ve iyi - kötü yöneticilik konusudur.

Değerli satranççılar, inanın kendi iç dünyamda bu olana bitene ve Yazıcı'ya üzülüyorum. Yazıcı'nın evrak diye yayınladığı belgeler kendi olumsuzluklarını ortaya koyuyor. Sonuçta federasyona başkanlık yapmış bir kişinin bu duruma düşmesi kimseyi memnun etmez. Ancak birikmiş konular işleri onun adına bu noktaya maalesef getirmiştir.

Aşağıda bir yeni konu. Bu konunun devamı da gelecektir. Artık Dünya olanı biteni biliyor. Yazıcı ise sütten çıkmış ak kaşık olduğunu ifade ediyor. Benim ona tavsiyem: adımı anmaktan vaz geçmesi ve ona yöneltilen bu ciddi suçlamalara yanıt vermesidir. Kosteniuk dahil oyuncuların şikayet mektubu yazdıkları ve bunu yayınlayacakları da biliniyor.

"Otel Anemon kalitesi, oyunlarin oynandigi yer, hic bir sekilde gecelik 130 € karsiligini vermedi. Diğer zamanlarda, gece 64 € için otel rezervasyonu online ediliyor. Böylece katılımcılar tarafından ödül fonunun dolaylı bir parçası kendilerinden alınıyordu." Bu anlamda eleştiriler var. Ne kadar tanıdık değil mi?

***

6.

Satranç Camiamıza,

Yanıtlar 6 başlığı altında değerli başkanımız hiç bir soruma yanıt verememiş, ortaya olumsuz belge diye; doğru ve geçerli hukuki evrak koyarak bir anlam yaratma çabasına tekrar bürünmüştür. Neden? Çünkü ciddi sıkıntılar içerisindedir.

Global Chess'den aldığını ifade ettiği sponsorluğun da hukuken nasıl bir sonuç doğurduğunu sizlerle paylaşacağım. Belgenin tarihine dikkatlerinizi çekerim. Ali Nihat Yazıcı'nın çaresizliğinin vesikası adeta.

Kaba ve kişileri sözde küçültmeye çalışan ifadeleri ise, kendisinin anlatım kabiliyeti ile ilgili bir konu olup, yanıt vermek ya da esas alabilmek mümkün değildir.

Yazıcı'nın uzun zamandır beni hedef aldığı zaten bilinmektedir. Herkes yapabileceğini yapar. Konu başkan adaylığı, yarışı değildir. O bunu anlayamadı. Konu ahlaki tutum ve iyi - kötü yöneticilik konusudur.

Değerli satranççılar, inanın kendi iç dünyamda bu olana bitene ve Yazıcı'ya üzülüyorum. Yazıcı'nın evrak diye yayınladığı belgeler kendi olumsuzluklarını ortaya koyuyor. Sonuçta federasyona başkanlık yapmış bir kişinin bu duruma düşmesi kimseyi memnun etmez. Ancak birikmiş konular işleri onun adına bu noktaya maalesef getirmiştir.

Aşağıda bir yeni konu. Bu konunun devamı da gelecektir. Artık Dünya olanı biteni biliyor. Yazıcı ise sütten çıkmış ak kaşık olduğunu ifade ediyor. Benim ona tavsiyem: adımı anmaktan vaz geçmesi ve ona yöneltilen bu ciddi suçlamalara yanıt vermesidir. Kosteniuk dahil oyuncuların şikayet mektubu yazdıkları ve bunu yayınlayacakları da biliniyor.

"Otel Anemon kalitesi, oyunlarin oynandigi yer, hic bir sekilde gecelik 130 € karsiligini vermedi. Diğer zamanlarda, gece 64 € için otel rezervasyonu online ediliyor. Böylece katılımcılar tarafından ödül fonunun dolaylı bir parçası kendilerinden alınıyordu." Bu anlamda eleştiriler var. Ne kadar tanıdık değil mi?

***

7.

Türkiye’de satranç için yapılması gereken onca iş dururken ve Ali Nihat Yazıcı hakkında olumsuz hükümler içeren GSGM Teftiş Kurulu raporu önümüzde dururken; aşağıdaki konuları gündeme getirmemeyi tercih ederim. Bunca zaman da açıkçası bu konulara değinmemem, onların seviyesine işleri çekmeden yürütmeye çalışmamdan ötürüdür.

Maalesef, ‘indirgemek’ kelimesinin anlamı bana soran, ‘Sosyal afyon’ metaforunu, fiilen uyuşturucu kullanmak gibi algılayan bir entelektüel düzeyle mücadele etmek durumunda kaldığınızda, seviye konusunda karşı taraf belirleyici olabiliyor.

Türkiye Dünya sıralamasında satrançta 45. durumdadır. Acaba daha kötü durumda olduğumuz bir spor var mıdır? Bunu ifade ettiğiniz anda, kendisini Dünya'nın önde gelen yöneticisi sanan kişi ile, ahlak, erdem, namus hemen her konuda saldırıya uğrayabilirsiniz. Trafikte geçiş önceliği için eline sopayı kapıp inen zihinle aynı çizgidir. Eleştiri bu kişiler için iktidarlarının kaybı demektir. Spinoza'da ya da Nietzsche'de ayrı ayrı iktidar kavramına yüklenilmiş anlamlara bakılırsa bu kelimeyi neden kullandığım anlaşılacaktır. Ama köşecilere bir tavsiyem var: İnternetten bakıp anlamış gibi yapmayın. Okumak lazım. "Evirip, çevirip, falanı filanı bırakıp okumak..."

Her biri detayda bilgi verebileceğim aşağıdaki konulara, sütten çıkmış ak kaşık bu kişi acaba yanıt verebilir mi? Aşağıdaki tüm konuların hukuka gidebileceği düşüncesiyle kaleme alındığının bilinmesinde özellikle fayda görüyorum. Çünkü normal şartlarda açıklamayacağım bu konuları, Yazıcı’nın ortaya koyduğu çizgi sonrası, mesela mahkemelerin sorması durumunda isim ve belgeleriyle açıklayacağım. Böylece bazı konularda tüm Dünya Satranç kamuoyu Yazıcı’nın girişimleri sayesinde bilgi sahibi olmuş olacak. Bunları kesinlikle olumlu anlamda kullandığım açıktır.

1. Yunanistan’da FIDE genel kurulu için bulunduğu sırada, bana ait özel otomobilimi alarak, inşaat sektöründe bazı işleri kovalamak amacıyla seyahate çıktı mı çıkmadı mı? Bu kendi işleri için uğraştığı günler için federasyondan harcırah almış mıdır, almamış mıdır?

2. Bursa Dünya Takımlar’da görevi olmayan kimleri ağırlamıştır? Bu kişilerin federasyonun imkanlarıyla ulaşım ve sair masraflarını üslenilmiş midir?

3. Ali Nihat Yazıcı, Tahsin Aktar, Murat Kul ve Özgür Solakoğlu’nun yıllık harcırah toplamlarını açıklayabilirler mi, açıklayamazlar mı?

4. Raporlarda yer alan kişiler üzerinde gözüken çok yüksek avans miktarının kimlerin üzerinde olduğunu açıklayabilirler mi açıklayamazlar mı?

5. Ali Nihat Yazıcı, 5 yıldızlı lüks otellerde dahi neden hep suit odalarda kalmak ısrarında bulunduğunu açıklayabilir mi? Açıklayamaz mı? Bunun bir nedeni var mıdır? Sadece merak ettim.

6. Ali Nihat Yazıcı, benden bulunduğu özel istek ve yardımları açıklayabilir mi açıklayamaz mı?

7. Mustafa Eroğlu’na genel kurulda bir milletvekilinin ismini telaffuz ederek, ağzından korkak bir evet çıkmasına neden olduğu o milletvekilini Yazıcı bizzat tanıyor mudur tanımıyor mudur? Benim kendisini de tanıştırdığım bu milletvekilinden Karaman için ricalarda bulunmuş mudur? Bulunduysa bu vekilin Eroğlu’na destek olmasından rahatsız mıdır? Aynı yemekte buluşturduğum bir başka milletvekili ile sonradan iş ilişkisi kurabilmek için defalarca görüşmüş müdür, görüşmemiş midir? Bunlar asla olumsuz ilişkiler vb. değildir. Sadece olayların evveliyatının ve Yazıcı’nın oluşturmaya çalıştığı tabloda nerede durduğunun anlaşılması açısından yönelttiğim sorulardır.

8. ODTÜ Rektörü ile bizzat görüşmüş müdür, görüşmemiş midir?

9. İTÜ için yaptıklarını açıklayabilir mi, açıklayamaz mı? Hani benim ilişkilerimi sorguluyordu ya. Beyefendi yapınca kutsal, başkaları yapınca ayıp. Hoş onun tarz ve çizgisinde bir eylem koyabilme kapasitemizin olmadığını itiraf etmeliyim.

10. Bosna Federasyonu için bulduğu? yardımı nereden edindiğini açıklayabilir mi, açıklayamaz mı?

11. Bursa Dünya Takımlar’dan çok şikayetçiydi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne odaları daha yüksek rakamdan satarak federasyona gelir kaydettiğimizi açıklayabilir mi açıklayamaz mı? Bu çözüm ortağına karşı doğru bir tutum mudur soruyorum sadece? Bursa Dünya Takımlar için, bana bizzat “Kuvay Bey, 350.000 TL civarından en az bir masraf üslendik ama buna bir sponsor bulabilir misiniz?” diye ricada bulunmuş mudur bulunmamış mıdır? Aynı şekilde Akdeniz Şampiyonası için söz vermiş olduğundan, benden tüm işi kısa sürede üslenerek federasyona maliyetsiz halletmemi istemiş midir istememiş midir?

12. Novisad’da Avrupa Satranç Birliği seçimleri için yapılan tanıtım kokteyli için,”Kuvay Bey hiç merak etmeyin, bu benim kişisel işim, ben bu giderleri kendim üsleniyorum.” demiş midir dememiş midir?

13. Bugün GM olan sporcularımızla ilgili onlar GM olmadan evvel yaptığı değerlendirmeleri açık yüreklilikle buradan bizimle paylaşabilir mi paylaşamaz mı?

14. Bir dönem şiar olarak benimsediği “ancak aptallar aynı şeyleri tekrar ederek başarı beklerler” anlamında kullandığı sözü kimler ve hangi olaylar için sık kullanmıştır açıklayabilir mi açıklayamaz mı?

15. Övgülerime kısmen yer verdi. İdari, mali ve sportif konularda yönelttiğim eleştirilerimi de açıklayabilir mi açıklayamaz mı? bunu ben açıklayacağım yakın zamanda.

16. Kendi aramızdaki değerlendirmelerimizde, Simten Kanber ve Özgür Solakoğlu hakkındaki değerlendirmelerini açık yüreklilikle bizlerle paylaşabilir mi paylaşamaz mı?

17. Beni federasyon başkanı olması gereken kişi olarak gördüğünü kaç kere ifade ettiğini açıklayabilir mi açıklayamaz mı? Değer verdiğimden değil. Kişinin çizgisinin anlaşılması açısından belirtiyorum. Hoş bu değerlendirmeyi çok sık tükettiğini biliyoruz.

18. “Bir gün belki beni de yenersin” gibi anlamsız bir e-postayı bana gerçekten neden attığını açıklayabilir mi?

19. Hakaretamiz mesajlarını buradan açıklayabilir mi?

20. İş Bankası üst yönetimi ile kişisel tartışmalar yaşayıp yaşamadığını açıklayabilir mi?

21. Benim kimi epostalarımı yazmama neden olan kendi yazılarını, cevaplarını açıklayabilir mi? Buna yüreği yeter mi?

22. Mr. Borg’un neden bunca masrafını TSF’nin üslendiğini açıklayabilir mi?

23. TSF çalışanlarına yönelik nezaketsiz mesajlarını açıklamamı ister mi istemez mi?

24. TSF Yönetim Kurulu üyelerine ilişkin “bence yakışıksız” epostalarını açıklamamı ister mi istemez mi?

25. Avrupa Satranç Birliği başkanlık seçimini kazanması halinde, Türkiye adına Türkiye’nin hiçbir Avrupa organizasyonuna aday olmayacağı garantisi ve sözü vermiş midir vermemiş midir?

26. Ola ki, tercih edilmeyen, yüksek gideri olabilecek kimi organizasyonları da, Türkiye adına garanti altına almış mıdır? Türkiye adına böylesi taahhütlerde bulunma yetkisini doğru buluyor mudur?

27. İstanbul’da yıllardır bir dedikodu yürüyor: İl’de gözüken ve federasyona yatırılması gereken miktar! Bu konuda bizi bilgilendirebilir mi? Gerçeği öğrenmek isteriz.

28. Mali genel kurul öncesi bizleri çok memnun eden Karaman İli için verdikleri sözleri açıklayabilir mi?

29. Gene çok memnun olduğumuz ve mali genel kurul öncesi duyduğumuz, gerçek olmasını istediğimiz Giresun İli için yapılması düşünülen konularda bizleri aydınlatabilirler mi?

30. Başkalarının malını mülkünü, parasını pulunu, ulu orta yerli yersiz, Ali Nihat Yazıcı neden böyle dillendiriyor acaba? Bunu hakikaten merak ediyorum. Açıklayabilir mi? Bu konularda konuşmayı severken, bunca federasyon adına kaldığı otellerde, hiç mi kişisel bir masrafı olmamış, bir içki içmemiştir? Olmuşsa bir liralık bir fatura var mıdır elinde federasyona yansıtmadığı ve kendisinin ödediği? Soruyorum sadece ve sadece. Bilgi edinmek amacıyla.

31. Bursa’da istihdam edilen, satrançla geçmişte hiçbir ilgisi ve bilgisi olmayan bu kişiyle olan yakınlığını açıklayabilir mi açıklayamaz mı? Bursa’da ehil onca kişi varken, bu hanım kızı neden tercih ettiği konusundaki bilgileri bizimle paylaşabilirler mi?

Dikkat ettiğiniz gibi sadece soruyorum. 31 adet. Neden mi bu sorular? Mali Genel Kurul öncesi bazı delegelere yaptığı aydınlatıcı Kuvay Sanlı açıklamaları bu sorulara vereceği yanıtlarla anlam kazanacaktır. Ben Yazıcı'nın çarpıtmadan, kendisini olumsuzlukların dışında asla tutmadan ve özellikle yüreklilikle yanıtlayacağına eminim. Yanıtlarını umarım verecektir ve bizler de böylelikle öğrenmiş olacağız. Tüm amacım bilgi edinmektir.

Değerli arkadaşlar, tüm bunlara değinmek inanın bana bir şey kazandırmıyor. Ancak kişileri tanımak taktir edersiniz zaman alıyor. Hele ki yapınız benim gibi baştan tam puan vermek şeklindeyse. Neden Yazıcı’nın yanında yer almadığım açık. Konular üzerinde ortak düşünmediğimizden. Neden bir dönem destek verdiğim de açık: Böyle olabileceğini bilemezdim. Hani sorguluyorlar ya, dün beğeniyordu, şimdi ne oldu diye. Yukarıdakiler değil. Yakın zamanda açıklayacağım diğer konular oldu!

Bu arada, yılda iki köşe yazısı yazma kapasitesinde ve federasyon çalışanı olmasına rağmen işin siyasetini yürütmeye özenen Özgür Solakoğlu’na, sabık kelimesini öğretmişler. O da bir kelime bilgisi karşılığında kendisine düşen uygun işi yaparak, benim geçmiş yazılarıma benden elbette izinsiz yer vermiş. Yazıcı yönetiminden bir fotoğraf işte: Yazılarım için müracaat ettim ve “yok efendim elimizde” denildi. Ama Özgür Solakoğlu isimli kişiden çıktı hepsi. Diğer muhteremlerle ilgili fazla muhatap olamayacağım şeklinde kulağıma şu hiciv fısıltısı geldi: “Efendisine kızıp, uşağını dövmek benim adetim değildir.”

Hiciv deyince bir konuya daha değinmek isterim. Şu Sol kelimesinden duyduğu rahatsızlık ömür boyu bir nazarlık olarak Yazıcı’yı takip edecektir. Gene bir entelektüel düzey ve bakış açısı sorunuyla karşı karşıyayız. Diyalektik dedim sesleri çıkmadı. Sol dedim vatan elden gidiyor dediler. Sol sol, sol güzel arkadaşlar sol! Sözlerini tam hatırlayamadım ama bir de nakaratı vardı bunun galiba.

Hiciv ve fıkra işine, özellikle Bektaşi fıkralarına İlhan Selçuk da yer verirdi yazılarında. “Pencere” isimle onunla özdeşleşmiş köşesinden, çok kitap sahibi başkan yardımcımız değer verdiğinden sanırım aynı adı kullanmaktan çekinmemiş. Ben çekinirdim doğrusu. Mesela ben yazdığım kitabın adına “Devlet”, “Ütopya”, ya da “Hangi Edebiyat?” veya” Metod Üstüne Konuşmalar” gibi isimler vermekten de çekinirdim. Çekinirdim tabii, yakın çevrem ya fena gülerler ya da bir güzel döverler diye çekinirdim.

Bu yazı ve benzerleri, basit bir tecrübeyi kalemiye benim için.

Yakın zamanda İstanbul’da bir toplantı gerçekleştireceğiz. Takip eden kısa bir süre sonra satranç sporu için yapacaklarımızı internet sitemizden duyuracağız. Kişilerle uğraşmak tercihim değil. Satranç adına konuşmak tercihim. Ancak çok zaruri durumlarda ve bazıları farklı yaklaşımı anlamadıkları noktada, maalesef ve istemeyerek bu sahada bir şeyler ortaya koymak zorunluluğu oluşuyor. Ali Nihat Yazıcı’nın tam olarak bilemediği ve emin olmadığı 3. Kişilerin isimlerini bile “postu kurtarmak için” telaffuz etmekten çekinmediği, bu insanların yarın hemen yarın yüzlerine nasıl bakabileceğini düşünmediği, kişisel ve ailevi isteklerde bile bulunduğu ama sonradan fikir ayrılığına düştüğü birisini küçük düşürmeye çalıştığı ve 4o dakikalık bu amaçla sunum hazırladığı bir ortamda, bu sahada elimden daha fazlası gelmiyor. Hukuki ve evrak üzerindeki sahada ise zaman bizleri aydınlatacaktır.

Biraz okuyan ve anlayan kişilerin benim neden Yazıcı ile olamayacağımı anlamış olduklarını düşünüyorum artık. Ben yeterinden fazla bile söyledim.

Ancak gene de şu soru anlamlı, geçmişte neden beğeni cümleleri kurdun bu kişiler için? Haklılar ama keşke hepimiz, övgü, sevgi, beğeni cümlelerini cömert tüketebilsek… Kibir ve komplekslerimizden, üslenilmiş anlamsız kimliklerimizden arınabilsek… Bundan böyle üzülerek belirtmeliyim ki, yakınımdaki birisinin hemen yarın en büyük düşmanım, her şeyi çarpıtarak kullanan birisi olabileceğini dikkate alarak hareket edeceğim. İyi niyetli gözüken kişilerin isteklerini yerine getirirken beni nasıl bir oyuna çekiyor acaba diye düşüneceğim.

Hiç heveslenmeyin: Böyle olmayacak. Ben insanlara güvenmeye devam edeceğim. Karşıt bir şeyi görene kadar dürüst varsayacağım. Adamdan sayacağım. Ancak yanlışlarını gördüğümde o kişilerin; hiç çekinmeden, kendi pozisyonumu kollamadan, sağda başka solda başka konuşmadan ve tehditlerine aldırmadan; alnını karışlayacağım.

Anlayamıyormuş muhterem bir iki kişi düşüncelerimdeki değişikliği. “Manhattan penthouse’larında yetiştirilmiş bir süs bitkisinin, bozkurda yetişen yaban gülünü anlamasını beklemek abes olurdu.” 40 yaşında satrançla tanımış kişinin, 8 yaşından beri yegane uğraşı ile ilişkisini anlaması abes olurdu! Satranç federasyonundan kazanarak yaşayan birisinin, satranç için harcayarak yaşayan birisini anlaması abes olurdu! “Yahu on yıldır başkan yardımcısıyım, sözüm geçiyor, şimdi bu görevi sürdürmesem valla etkilenirim” diyebilen birisinin, yanlışlar karşısında bayrak açabilen, konum gözetmeyen birisini anlamasını beklemek abes olurdu!

Sanırım neden bu kişilerle uzun süreli olamayacağım böylelikle biraz olsun anlaşılmıştır. Okuyanlara, anlayanlara, saygı ve sevgilerimi sunarım.

***

8.

Ali Nihat Yazıcı genel kurulda yapmaya çalıştığından utanmalıdır! Durumunu açıklayamamaktadır. Ancak bu bir taktikti. Zira asıl yanıtlayamayacağı soruları geçerek, gündemi değiştirmeye çalışmıştır.

Sadece bir imzasız word dosyası gösterebilmiş, eğer doğruysa o dosyanın ilişkili olduğu epostayı açamamıştır. Kurumsal birşey ortaya koyarsa; istifa etmelidir. Yanlış mı? Hiç takımlar keyife ve isteğe göre federasyon kasasından, yani herkesin ortak kasasından desteklenir mi? Hoş aynı kasadan kendisini destekletmiştir. 100.000 Avro harcama yetkisi almıştır. Ama sadece benim kişisel bilgilerimi paylaşmışsa; Utanmalıdır yaptığından! Utanır mı sizce?

Şimdilerde muhtelem bir mühendislik çalışması daha yaparak bu işten nasıl beni kötüleyerek sıyrılacağını hesaplıyordur.

Arkadaşlık ilişkilerinin dahi bu forumda kadar didiklenmesine kadar vardığı düşünülürse, bu gündem değiştirme taktiğinde şimdilik başarılı olduğu söylenebilir.

Ben 1982'den beri bu camiadayım. Herşeyim ortadadır. Kişilerle olan ilişkim onlar ve benim haricimde kimseyi ilgilendirmez. Bu satırlarda adı geçen kişiler benim onlu yirmili yıllardır arkadaşlarımdır. Kurumsal olarak ise, yani TSF adı altında, bu anlamda hiçbir konuyla ilgim - ilişkim doğrudan ya da dolaylı olmamıştır. Ali Nihat Yazıcı bu durumu yüreği yetiyorsa dürüstçe açıklamalıdır. Yüreği yetiyorsa federasyona da doğrudan yaptığım destekleri de açıklamalıdır.

Gerçeklerin gün ışığına çıkacağı kesindir. Yakın zamanda hukuki girişimlerimizi dosya numaraları ve konu içerikleriyle sizlerle paylaşacağım.

Bunun da ötesinde asıl konu şudur: GSGM Teftiş Kurulu'nun açıkça işaret ettiği kredi kullanımlarındaki usulsüzlük genel kurul gündemine getirlmemiştir. Görşülmemiş, aklanmamıştır. Bakanlık açıkça bu konuda Cumhuriyet Savcılığı'na federasyonu zarara uğrattığını belirterek suç duyurusunda bulunulması gerekliliğini yazılı olarak ortaya koymuştur. Bu konuyu da takip ettiğimizin bilinmesini isterim.

Sizlerin karşısına somut gelişmelerle çıkmayı tercih ediyorum. Yakın zamanda bunları paylaşacağım. Ancak yukarıdaki konu haddinden fazla uzayınca, bu başlık altında önceki açıklamama ileveten tekrar bir açıklama yapmak gerekliliğini duydum.

Saygılarımla
***

DAHADA VAR AMA ANLAYANA YETER BUNLAR. ATAMAN AYDOĞDU KUVAY SANLIYA BU KADAR YÖNELMİŞKEN, ONUN ORTAYA KOYDUKLARINADA BİRAZ YÖNELSEYA. BUN KONULARIN TAKİPÇİSİ OLSAYA!!

istediği zaman ortaya çıkıp, istediği kadarını sorgulayanlar bence satrança en fazla zarar verenlerdir. Ali Nihat Yazıcıdan bunca konuya yanıt gelmemişken hala başkan koltuğunda oturuyorsa, o koltuğu bu şekilde güçsüz davranan insanlara borçludur.

Can
Ara
Cevapla
#7
Merhaba Seferi Can bey,

Normal şartlarda forum üzerinden bu tarz tartışmalara daha fazla girmek istemezdim çünkü ciddi konularda çok sık yazı yazdıkça ister istemez sıradanlaşıyor insan. Bir süre sonra yazdığımız en değerli şey dahi gereken etkiyi yaratamıyor. Fakat benim satranca zarar verdiğimi iddia ettiğinize göre bir cevap hakkım oluşmuş durumda.

Başlamadan belirteyim yönetimden veya muhalefetten bir korkum olmasını gerektirecek bir durumum yoktur. Gördüğüm yanlışları eleştiririm, doğruları da takdir ederim. Yapıcı muhalefet yaparım. Ve ne olursa olsun yaptığım her işi saygı çerçevesinde yaparım. Kötü bir niyetim yoktur amacım doğru neyse ona ulaşmaktır. İthamlar bana bir şey kazandırmaz. Sorular sorarım ve tatmin edici cevaplar almayı amaçlarım. Seviyeli bir tartışma ortamı yaratılabildiği takdirde çözülemeyecek problem olmadığına inanırım. Nitekim bugüne kadar da amacıma ulaşmış olduğuma inanıyorum. Birçok satranç severin yazdığım yazılar sayesinde sormaya çekindiği konularda fikir edindiğini düşünüyorum. Eğer yanlış yaptıysam bunu da sonrasında açık yüreklilikle hep belirtmişimdir. Dediğim dedik bir durumum da yok ortada.

Gelelim yapmadığımı iddia ettiklerinize. Uzun uzun kopyaladığınız yazıların hepsini yazıldığı tarihlerde de okumuştum şimdi bir kez daha okudum. Neyi yapıp yapmadığımı anlayamadım. Ortada ciddi sorular var doğru ve bu sorular Sn. Sanlı tarafından dile getirilmiş. Benden tam olarak ne beklemiş olduğunuzu anlamadım. Evet ben de soruyorum mu demeliyim ne demeliyim? Soruların cevabını sizler gibi haliyle ben de bekliyorum.

‘İstediği zaman ortaya çıkanlar’ demekteki amacınız farklı olsa da doğru demişsiniz. Mali genel kurul öncesinde ‘isteyerek’ ve faydalı bir iş yapacağıma inanarak foruma kaydoldum ve gerek mali kurul öncesinde gerekse sonrasında yine ‘isteyerek’ bir çok yazı yazdım. Yine ‘isteyerek’ bir çok yazı daha yazacağım yeri geldiği zaman. Yazdığım yazılardan da pişmanlık duymuyorum o zamanın koşullarında yazdıklarım gayet anlamlıydı ve istediğiniz takdirde bunları detaylıca tartışmaya da hazırım.

Foruma bugün kayıt olmuşsunuz ve forumdaki ilk yazınızın bu olması sebebiyle görüşleriniz hakkında kesin bir fikir sahibi olamıyorum fakat bir tavsiye vermek isterim. ‘Federasyon tu kaka, muhalefet süper’ anlayışında olmayıp, hem federasyonun hem de muhalefetin bireysel ve ekip bazındaki hatalarına objektif olarak yaklaşmanın size çok şey katacağına inanıyorum.

Satranç, politika gibi değildir. Uzlaşamayan kutuplardan oluşmaz. Federasyon seçimlerine 2 yıla yakın bir zaman var. Bu süreçte hiçbir öneri getirmeden sırf eleştirmek Türk satrancına birşey katmaz. Güçlü, örgütlü ve yapıcı bir muhalefetin olabilmesi bizler için her zaman şanstır. Yapmamız gereken kutuplaşmaya değil uzlaşmaya teşvik etmektir.

Son olarak; siz istediğiniz kadar benim satranca zarar verdiğimi söyleyin doğru bildiğimi yazmaya devam edeceğim. Bugün karşımda olursunuz yarın belki yanımda bana farketmez. Ben kimsenin adamı değilim, kimsenin yılmaz savunucusu değilim. Bir kısmını kopyaladığınız yazımın tamamını okumanızı dilerim.

Nasıl bir psikoloji içerisinde olduğunuzu bilmiyorum fakat şunu bilin ki büyük harflerle yazmanız sizi haklı yapmıyor. Bunu forumda yeni olmanıza bağlıyorum.

Hakaret etmeden eleştireceğiniz günlerin de gelmesi dileğiyle..

Sevgiler..


Ataman Aydoğdu
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi