40. Satranç Olimpiyatları 2012, İstanbul
Sevgili Özgür,
Yılmaz Özdil'in yazısına yönelik eleştirilerinin sadece bir tanesine katılıyorum: Hindistan meselesi. Hindistan'ın dünya satrancında söz sahibi bir ülke olduğunu bilmeyen Özdil, bu cümlesiyle gaf yapmıştır.

Ancak yazının diğer kısımlarında çok sakat durumlar göremiyorum:
1. "Satranç" sözcüğü, bazen "satranç takımı" yerine kullanılabilmektedir. Bu, belki de hepimizin en az bir kez kullandığı bir anlam genişlemesidir. TDK'ya göre hatadır, ancak o kadar önemli veya anlamı değiştiren bir hata olduğunu sanmıyorum.
2. Boardlar konusunda Özdil'in söyledikleri, bilmeden yapmış olsa bile çok haklı bir eleştiridir. Gönül isterdi ki yönetim, olimpiyatlarda kullanılacak boardları ödünç almasın, satın alsın. Olimpiyatın ardından bu boardlar örneğin Bursa, İzmir, Ankara, Konya, Antalya il temsilciliklerine zimmetlenebilirdi. Bu şekilde bir jest yapılsaydı olimpiyat, kalıcı ve somut ürünlerle de anılırdı. Bunları söylerken federasyonun, tanesi 500 avrodan 200 board satın alacak kadar maddi gücünün bulunduğunu varsayarak konuşuyorum.
3. "2023'ün adını taşıyan satranç milli takımı, Allah sizi inandırsın Myanmar'ın bile gerisinde kalmayı başarırken...." ifadesi, geleceğe yönelik bir kuşkuyu paylaşır. Satır arasında "2023'te halimiz Myanmar'dan kötü mü olacak?" sorusunu sorar. Burada takımın çocuklardan kurulu olduğundan bahsetmiyor. Burada bir alay varsa genç satranççılara yönelik değil, verdikleri vaatlerin 2013'te gerçekleşemeyeceğini anlayarak topu on sene sonrasına atan yönetici tipine yöneliktir.

Elbette ki güzel eleştiri yolu bu değil, ancak satrancın içerisinde olan bizler, herkesten aynı dikkati ve bilgi tabanını bekleyemeyiz.

Genel çerçeveye bakalım: Başarısızlık köşe yazısına konu oldu ve bir şekilde gündemdeki yerini aldı. Sıradan bir yazarın değil, son zamanların en popüler köşe yazarlarından biri olan Yılmaz Özdil'in yazısında yer aldı son gelişmeler.

Not: Satrançla ilgisi bulunan Emre Aköz'den bir tanıtım ya da değerlendirme yazısı beklerdim, yazmadı.
Ara
Cevapla
Sayın Mojo Jojo,
Her yazınızı ilgiyle okuyorum. Satır aralarında yine çok önemli tespitler yapmışsınız, bunları vurgulamak istiyorum:

Bazı başarıların abartılarak lanse edilmesi, bu tuzağın en önemli parçasıdır. Özellikle yaş gruplarında her yıl yapılan onca turnuvada, arada çıkan birkaç derece abartılmakta, zafer çığlıkları atılmaktadır. Sistemi bilmeyen veli, bu başarıların ne kadar geçerli olduğunu ayırt edecek bilgiye ve deneyime sahip değildir. Ona göre o da madalya, bu da.

Yarış atı gibi muamele adilen çocuklar sadece satranca değil, isimleri ve uygulama yönergeleri her sene değişen sınavlara da kurban gitmektedirler. Yarı aydın olmak, belki de en tehlikeli durumdur. Cahil cahilliğini bilir, bildiği kadarını söyler. Aydın bilgiye ve kaynağına değer verir, bilgi fırsatlarını kaçırmaz, dikkatli bir dinleyicidir. Yarı aydın ise her an herşeyi bildiğini zanneder, ama yanılır. Yanıldığını anlayana kadar siz de ondan nasibinizi almamışsanız ne ala! Kendi heveslerini çocuklarının üstünden tatmin eden veli türü, maalesef yaygındır.

Az önceki mesajımda da söyledim, tekrarlıyorum. 2023 kavramının ön plana çıkarılması, 2013'teki duruma bahane üretmekten başka birşey değildir. Sorunların ertelenmesi, on yıl sonrasının işaret edilmesi, çağdaş bir yönetim anlayışında yer alan bir davranış şekli değildir.

Bu gerçeği hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız. Yetişkinlerin bile toparlanmakta güçlük çektikleri mağlubiyetleri, genç fidanların önüne kırmızı halıyla serme işini bir an önce bırakmamız gerekiyor. Önce bilgi, önce dayanışma, önce paylaşım. Satranç bunlardan sadece birini bile gölgeliyorsa o yaştaki çocuklar devam etmeye zorlanmamalı.

Velilere yapabileceğimiz en büyük iyilik, belli bir yaşa kadar satrançta sadece ezber bilgiyle gelinebileceğinin normal olduğunu anlatmaktır. Veliler çocuklarını üstün dahi sanmamalılar. Bilginin belirleyici olduğunu fark eden veli, olası bir mağlubiyete eziklik duygusuyla değil, bilgi eksikliğini giderme yöntemiyle yaklaşır.
Ara
Cevapla
@MojoJojo: Değindiğiniz konulara tamamen hak veriyorum. Her şeyden önce çocukların sağlığı ve kişisel gelişimiyle ilgili bir karardan bahsediyoruz. Bence 8 yaş kategorisi dahi olmamalı. FIDE'nin kaynak yaratmak için yer verdiği bir yaş grubu. Genellikle bu başarılardan bahsederken kısa geçmemin sebebi de budur. Velileri ben de anlamıyorum ama belki bir gün baba olursam hak vermesem bile anlarım.

@Oktay Ertan:

Sevgili Oktay,

Satranç bahsiyle başlıyorum: Konuşma diliyle yazı dili farklıdır. Dolayısıyla ısrar ediyorum bence hatadır. Yazıdaki argümanlara da sirayet eden bir ciddiyetsizliktir.

Yazıda birçok muğlak ifade var. Edebi bir yazı değil bu günlük gazete yazısı. Edebi teknikler olabilir ama fikirler olabildiğince açık yazılmalıdır. Benim okumama göre Y.Özdil'in ifadelerinde geleceğe yönelik endişeler taşıma belirtisi yok. Herhalde nasıl daha açık yazı yazacağını Yılmaz Özdil'e ben öğretecek değilim. Bunun bilinçli bir tercih olduğu açık.

"Elbette ki güzel eleştiri yolu bu değil, ancak satrancın içerisinde olan bizler, herkesten aynı dikkati ve bilgi tabanını bekleyemeyiz." demişsin. Ben Özdil'in dünya şampiyonlarının hayatlarını bilmesini, oynadığı önemli partilerin analizlerini ezbere göstermesini beklemiyorum. Yazacaksa bilmiyorsa da de araştırmak zorundadır.

Senin de dikkat çektiğin gibi Yılmaz Özdil 'herkes' değil. Herhangi bir gazeteci de değil. Türkiye'deki en popüler 2-3 köşe yazarından ve en ünlü gazetecilerinden birisidir. Dolayısıyla bilgiye ulaşma olanakları sıradan bir gazeteciden çok daha fazla. 8 yaşında bir çocuğun aldığı sonuçla alay etmek ve Myanmar'la karşılaştırmak onlarım takıma alınma kararını eleştirmek veya 'endişe duymak' değildir. Hatta, Türkiye'nin 2023'te geleceği yeri sorgulayan bir ifade de değildir.

Notunla ilgili: Ben de beklerdimSmile
Ara
Cevapla
Anlaşılan Emre Aköz ikimizi de şaşırtmış. Smile

Olimpiyatın tanıtımından sorumlu kişiler (böyle birileri varsa, tabii) ona bir tanıtım maili gönderdiler mi acaba? Merak ediyorum. Bu kişiler Emre Aköz'ün olimpiyatları konu edebilecek bir yazar olduğunu biliyorlar mı, yoksa bilmeyenler arasından mı seçildiler?

(Konudan konuya atladım ama varsın, kabahatim bu olsun.)
Ara
Cevapla
Göndermişlerse de yazmamış veya ilgilenmemiş olabilir. Özellikle köşe yazarlarıyla sürekli dirsek teması sürdürmek önemli. Ayrıca birçok konuda çok daha detaylı düşünmek gerekiyor.

Dünyada satrancın yeri, Türkiye'de medyanın kalitesi gibi alakasız olsa da bileşkeleri satranca medyada gösterilen mevcut ilgiye etki eden değişkenler var. Mojo Jojo'nun satrancın ticari olamayacağıyla ilgili bir yazısı vardı, tavsiye ederim.
Ara
Cevapla
Ara
Cevapla
Olimpiyatlarda oynanan tüm maçların PGN formatında indirilebileceği linki aşağıda veriyorum.



Saygılarımla...
Abdulkadir Bener
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi