ŞATRANÇ EĞİTİM MERKEZLERİ
#1
BİLİNDİĞİ ÜZERE BİR ÇOK İLDE SATRANÇ EĞİTİM MERKEZİ AÇILDI VE FAALİYETE BAŞLADI

BENİM İSE MERAK ETTİĞİM BU SARTANÇ EĞİTİM MERKEZLERİN KAÇINDA EĞİTİM VERİLİYOR YOKSA GÖSTERMELİK Mİ SEMBOLİK Mİ AÇILDI? ZİRA BİZİM İLMİZDE SATRANÇ EĞİTİMİ VAR AMA NE EĞİTİM VERİLİYOR NE EĞİTİM VERİLECEK BİR YERDE İSTEDİNİZ ZAMAN KULLANMAZSINIZ ÇÜN KÜ YETKİLİ KİMSEYİ BULMAK BİLGİ ALMAK MÜMKÜN DEĞİL. SADECE TURNUVADAN TURNUVAYA KULLANILIYOR. ZATEN HİZMET ETTİĞİ AMAÇ BU.

DİĞER İLLERDE Kİ SATRANÇ EĞİTİM MERKEZLERİN DE BÖYLE OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM. BELKİ BİR KAÇTANE EĞİTİM AMACIYLA KULLANIYORDUR.

GÖRÜŞLENİZİ BEKLİYORUM SAYGILAR
Ara
Cevapla
#2
Yıllardır tüm yazılı yayınlar küçük harflerle yazıldığı için göz kaslarımız da buna antrenmanlı olduğu için büyük yazıları okumakta güçlük çektiğimi söylemeliyim... Metin içinde özel vurgularda kullanılabilir büyük harf. Ancak hepsini büyük yazmaktaki murat dikkat çekmekse, dikkati çekiyor ama bize iade etmiyor büyük yazılar!...

Yazının değil, fikrin büyüklüğü daha önemli. Burada ilettiğiniz fikir de büyük, ayrıca hiç bir fikri de küçümseme niyetim yok ama büyük yazılar fikir küçülten ve benim için zor okunan bir özelliğe sahip...

Bir de büyük yazılar internet dilinde "bağırmak" anlamına geliyor imiş. Big Grin
Bağırmayın lütfen. Korkuyorum. Big Grin
Cevapla
#3
Satranç Eğitim Merkezleri taa 2008 döneminde TSF Forumda benim önerimdi(akan yazıyla), Tahsin AKTAR da "Ne sürprizlerimiz var Hüseyin Bey" demişti ama bu söz tutulmamıştı ve tutulmadığını, "tutmadıkları sözlerden birisinin de her ilde bir satranç eğitim merkezi" olduğunu daha geçen gün diğer yazılarımdan birinde belirtmiştim:
BAŞ(KAN)LIK başlığı altındaki 6. kutu içerisindeki yazımda şu satırlar vardır:

Bunlar var ya, bu yönetim o denli uyanık ki, şimdi bu satırları okuyunca alelacele bu sözlere ilişkin bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Genel kurulda da diyecekler ki; "bakın biz şunları şunları yaptık" diyecekler.

Hani askeriyede bir üst komutan birlikleri denetlemek için "Angara'dan gelir" ya, astların etekleri tutuşur eratı oraya buraya koşturur-dizer, ortalığı süpürtürler, pisliklerin üstünü örterler, postalları boyatırlar, üst komutanın sevdiği yemekleri hazırlarlar, bunlar da aynısını yapıyorlar. Çünkü kırk yılda bir gelen üst komutan gibi dört senede bir gelen olağan genel kurul bunların komutanı gibidir şimdi...

Ancak tıpkı komutanın kırk yılda bir gelişinden sonra nasıl her şey eski halini alırsa, hatta komutanı nasıl kandırdıklarını gülüşe gülüşe birbirlerine anlatırlarsa, komutanın yanında kuzu kesilenler komutan gidince nasıl erata karşı aslan kesilir ve her türlü eziyeti yapmaya başlarlarsa, bunlar da seçimden sonra delege karşısında verdikleri sözleri unutacaklar, hatta delegasyonu nasıl kandırdıklarını, yalnızca kuş sütü eksik sofralarda kadeh tokuştura tokuştura birbirlerine anlatacaklar...

Delege bilmelidir ki o kadehlerde tüyü bitmedik yetimlerin sofrasından, lokmasından fedakarlık edilerek federasyona gönderilen 23 Nisan çocuklarının lisans paraları vardır!...

Sofradan artanları ise belki biraz el etek daha öperseniz size paketleyip yollayabileceklerdir. Afiyet olsun efendim!...

Yalakalıkla elde ettikleriniz, onurunuzla elde edeceklerinizin "kesip attığı tırnak bile olamaz" oysa...

Ne demiştik? "Satranç Eğitim Merkezleri" demiştik.
Ne zaman demiştik?
2008'de demiştik!
Ne zaman yapıyor görünüyorlar?
2012 seçimlerinin hemen öngününde...

İnternet Geyiği: "Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur."

Kırk yılda bir gelip de birlikleri denetleyip giden komutanın keyfi denetimden sonra da gayet yerindedir. Bir eli yağda bir eli balda ve görev yapmış olmanın huzuru içindedir!...

Peki senin keyfin yerinde mi delege efendi?
Seçim döneminde sana gösterilen iltifatlar bir diğer seçime değin aynen sürüyor mu? Yoksa kapıdaki itten bir farkın kalmamacasına süklüm püklüm mü oluyorsun? Seçimden seçime geçim nasıl geçim?
İyi ise geçim, söyle de ben de size geç'im!!
Bir de vicdanın delege efendi vicdanın!
Her şeyi bir kenara bırak,
Vicdanın rahat mı vicdanın?...
Cevapla
#4
Hüseyin Bey,
Yazınıza bir imza da benden!
Ancak "Örneğin, her kentte bir satranç merkezi!"vaadinin yerine getirilmediği şeklindeki görüşüne katılamadım doğrusu(!)
Çünkü Diyarbakır'a bir kaç yıl önce satranç merkezi açıldığını ben duymuştum.(Doğru mudur bilemem,çünkü hiç gitmedim.)
Bu İl'e yapılan satranç merkezi,"her kent"e yapılmış sayılmaz mı? Smile Smile Smile
Ayrıca:
ŞAHMAT arkadaşımızın bildirdiğine göre Bilançoda "il temsilcilikleri büro giderleri toplamı 34.001,63" olarak gösteriliyor.
ŞAHMAT'ın mesajını da görmezden gelmeyelim.
Arkadaşımızın "Hangi ilde il temsilcilik bürosu var?" şeklindeki sorusuna da sadece İstanbul İli "var" diyebiliyor.
Bu durumda yukarıdaki para sadece Diyarbakır Satranç Merkezi ile İstanbul bürosuna harcanmıştır.
Bilançoda da tek kalem içinde gösterilmiştir.
Bence araştırılması gerekir.

İkinci bir olasılık da aldığım bazı duyumlar:
Bunlara göre TSF, yönetimine ters düşmeyen bazı kulüplere "nakit para" desteğinde bulunuyormuş.
Bazı kişilere de nakit yardımında bulunarak kendilerine bağımlı kulüpler kurduruyormuş.
Bu duyumların doğruluğunu teyit edemedim ama ortada harcanmış bir paranın olduğu da bir gerçek olduğundan bu da araştırılmalı.
Bilgisi olanlar buraya yazarsa veya özel mesajla bize bildirirse büyük hizmet olur.
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi