Fikirler 1 :İl Oyuncu Birlikleri
#21
Çok ilginç ve üzerinde biraz düşünülmesi gereken öneri Muzaffer beyin "satranççıları yeni Federasyonda görev almamaya çağırması" olmuştur.Muzaffer bey uzun uzun düşünmüş ve böyle bir kanaate varmıştır.Amacı nedir?Amacı kanımca yasaları hazırlayan siyasi iradeye birşeyler anlatmaktır.Ama ben bu noktada Muzaffer beyin düşüncesine katılmıyorum.Çünkü kötü giden işleri kibarca protesto etmek anlamına gelen bu eylemin bu aşamadan sonra hiçbir yararı olmaz.Muzaffer bey böyle bir kanaate ulaştı ama bence geç kaldı.Bu düşünceyi seçim öncesinde Cengiz Keleş'e açıklamalıydı.Ve Ufukda kayıp görünüyorsa seçime girmemesini önermeliydi.Seçim tek aday ile yapılmış olsaydı Muzaffer beyin mesajı gerekli yerlere ulaşırdı.Oysa satranççılar seçim sürecinde kendilerine verilen görevleri yaptılar.Seçimin demokratik bir ortamda gerçekleştiği birçok kimse tarafından vurgulandı.Bu aşamadan sonra Satrancı satranççısız bırakmak fazla ses getirmez.Ayrıca Gülkız hanıma da büyük haksızlık olur.Burada akil satrançcılara düşen görev Gülkız hanımın başarılı olmasına yardımcı olmaktır.Elimizden gelen yardımları yeni Federasyon yönetiminden esirgemeyelim!Yeni Başkanı ve yönetimi peşin hükümlerle yargılamayalım!Biraz zaman tanıyalım!Yanlış gördüğümüz zaman konuşalım!Beklentilerimiz varsa veya değişmesini istediğimiz uygulamalar varsa bunları yazalım!
Canı sıkılan arkadaşlarımızın boykot veya çadır açma gibi eylemleri düşünmelerini anlayışla karşılaşıyorum.Birkaç yıl evvel bazı arkadaşlarımız alternatif federasyon kurmayı da önerdiler.Bu da ilginç bir öneridir.Bu hayali uygulamada konaklama masrafları,hakem,lisans,tescil ve vize ücretleri de ortadan kalkmış olacaktı!Ama bu düşünce hızlı bir şekilde bölünme anlamına gelir.Uygulanabilir değildir.Oysa bugün resmi Federasyon,Başkanı ve yöneticileri kim olursa olsun hepimizin Federasyonudur.Hem Mardin'deki anlaşmazlığa düşen arkadaşların,hem İzmit'teki satranççıların,hem Artvin'deki satrançseverlerin Federasyonudur.Bu koşullar içinde yapılabilecek iyi işler varsa yapalım!Çerçeve statü,ana statü ve benzeri konuların iyileştirilmesi için çok geç kalınmıştır!
Ara
Cevapla
#22
Satranççıların görevi bırakması…
Muzaffer Bey’i tam anlamaya başladığımı sandığım sırada yine karıştırmaya başladım.
Muzaffer Bey kusura bakmayın özel mesajla yollayacaktım. Bunu çok düşündüm. Ama siz nasıl ki bu sütunlar da isim vererek istediğiniz kişiye istediğiniz suçlamaları gönderiyorsunuz, onları hastalıklı ilan ediyorsunuz, ben de yine burada cevaplamakta pek sakınca görmüyorum artık. Çünkü susup sessiz kalmak,sizin suçlama boyutuna varan düşüncelerinizi kabul ettiğim anlamına gelebiliyor …
Hem satranççılar dışlandı deniyor,hem de satranççılar görev almamalı,yada aldıkları görevi bırakmalıdırlar deniyor ?! Anlayamadım ! Açar mısınız ? Görevi bırakmak bir satranççı için çelişki değil midir ? Satranççılar dışlandıysa görevi bırakacaklar kimlerdir ?
İl ve ilçe örgütlerinde görev alanlar görevlerini bıraksınlar ne anlama gelir, neyi çözer ?
Delege sistemi değişsin gibi fikirlerden vazgeçmeliyiz diyorsunuz. Peki yerine ne koymayı,neyi uygulamayı düşünüyorsunuz. Siz istiyorsunuz diye STATÜSÜZLÜK MÜ OLACAK ? Geçerli statüyü değiştirmeye yada yeniden yapılanmaya da karşısınız ?!
Merkezi yapılanmayı açar mısınız ? Tamamen devletten kopuk mu ? GSM ‘den ayrı mı ? Çizgi ve sınırlarını koyunuz. Önerileriniz çok afaki kalıyor.

Satranç sever hastalığından 20 sene önce kurtuldum, satranççı oldum diyorsunuz.Katıldığınız son turnuvayı kayıtlardan bulamadım.Gerçi lisansınız vizeli.Bu konuda haksızlık yapmak istemem.Özel durumunuzu bilmiyorum.
Satranç bilmeyen kişilerin emrinde olmak acı veriyor diyorsunuz. Bir dakika Muzaffer Bey,kim kimin emrindedir.!? Lütfen kişilerin gıyabında karar vermeyiniz. Satranca hizmet amacıyla hiçbir maddi çıkar gözetmeden görev alanlara haksızlık yapmayınız. Onların çalışma şevklerini kırmayınız. Kendi kararımla ,kendimi ülke hizmetinin emrine sunarım,ama belirttiğiniz gibi,kişisel boyutta herhangi bir insanın emrine girdiğimi kast ediyorsanız,emin olunuz ki hayatınızın en büyük yanılgısı içinde olabilirsiniz…Ali, Cengiz,Veli, böyle bir durum asla söz konusu olmaz ! Beni tanıdığınızı sanıyordum.
SATRANÇÇILAR ARASINDA MUTABAKAT İSTİYORSUNUZ. Bunun nasıl yapılacağını fikren ben belirtiyorum, beğenmiyorsunuz. Bu mutabakatın yapılabileceğine inanıyor musunuz ? Lütfen siz de açıklayınız. İstemek ayrı, yol göstermek ayrıdır.
Satranççıların yönetimindeki satranç severlerin yönetimde seve-seve görev alacaklarını söylüyorsunuz. Resmi federasyonda bunu nasıl gerçekleştireceksiniz ? Siz federasyonda satranç sever istemiyorsunuz ki . Belki spor uzmanı da istemezsiniz.
Sadece ve sadece gerçek satranççıların yönetimde görev alması isteğini biraz açınız lütfen. BU KİMSELERİN BU GÖREVLER İÇİN YETERİNCE ZAMAN AYIRABİLECEKLERİNE İNANIYOR MUSUNUZ ?
Geçmişte yaşanan tecrübeler bunun geçerli olmadığını gösterdi bize. Birçok kurul içi çalışmaları, çalışmalar, turnuvalar,okul derslerindeki antrenmanlar,yada özel ders,satranç eğitim merkezi çalışmaları sebebiyle sekteye uğramıştı.Satranç sever deyimine neden bu kadar karşısınız.Bırakın o satranç severleri gönüllü olarak çalışsınlar satranç için.Bundan kimse rahatsızlık duymuyor ki… Karizmatik bir lider çıkmayacağını bildiğinizden lidersiz bir yapılanma ?? Çok afaki ve çok uçuk. Bu nasıl başarılır bir plandır ? AÇIKLANMALIDIR !
Satranççıların yer almadığı, –dımdızlak--kaldığı federasyonun içini kimler doldurur biliyor musunuz ? Öyle kişiler gelir ki bu günkü o satranç severleri dahi aratırlar sizlere. SİZE ÇOK SOMUT BİR ÖRNEK , ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER. Ve onların yerine kimlerin atandığı konusu. Ve bunu uygulayan güç. Lakin”- her şeyi gençler anlamışta bizim eski satranççılar anlayamamış”- diyorsunuz ya ,işte bu söylediğimi en iyi o gençler anlar.
Son olarak da “nev-i şahsına münhazır bir branştır,o federasyonda öyle bu federasyonda böyle bu bizi ilgilendirmez “- diyorsunuz ya.. Vallahi çok iyi çözdünüz bunu dostum.
Sahi bu bizim aklımıza neden hiç gelmedi? . Yok statüymüş,yok genel kurulmuş yok adaymış,yok seçimmiş,delegeymiş.Ne uğraşılır ki.Lidersiz, birleşiver gitsin.Merkezi bir yönetim oluşsun.Sonrada o yönetim iş yapmak için birtakım olanaklardan yararlanmak için devletin kapısını çal.Kaynakları yok,sadece satranççı gömleği giyinmiş satranççılardan oluşan ve kendilerine ne görev verilirse seve-seve yapacaklarını zannettiğimiz satranç severlerden oluşan bir kurum .Ya böyle bir oluşum mevcut benim haberim yok ,yada farklı bir ülkede yaşıyorum.Dünyada böyle bir oluşum var mı ? Örnek var mı?
Devletin böyle bir oluşuma kaynak, eleman yada tesis ayıracağını söyleyebilir misiniz? ORTADA FEDERASYONLARIN KURULUŞ ÇALIŞMA GÖREV VE YETKİLERİNİ BELİRLEYEN BİR KANUN VARKEN !
Zaten ekonomik potansiyeli gelişmekte olan tüm federasyonlara baktığımızda görüyoruz para kanallarına yapılan by pass ‘ları… Başka federasyonların durumu bizi nasıl ilgilendirmez ? O federasyonların başına gelen durumlar aynı yasadan kaynaklanmıyor mu?BU YASALARIN BİZİ İLGİLENDİRMEDİĞİNİ Mİ SÖYLÜYORSUNUZ ? En iyi ihtimalle şaka yapıyor olmalısınız!
Statü ve yönetmelikleri her halde hiç incelememişsiniz. Yasal bağlılığınızın sınırları çizilidir orada. Mahalle takımı kurmaktan bahsetmiyoruz herhalde ? Lidersiz ve özel bir federasyonu desteklemekten kastınızı hiç anlamadım. Kapının girişinde satranç severler giremez mi yazacak.? Bu kavramı birilerinin açıklaması gerekir.Öyle ya, sonuçta böyle bir platformda birlik kurulmak isteniyor !
Ben burada ciddi konuları tartışıp yolumuza ışık tutmasını bekliyordum. Sizin gibi yıllarını satranca vermiş, özveriyle çalışmış, engeller aşmış, satranç birlikleri ve kulüpleri kurmuş (ki bütün bunlara 80’li yıllardan yakından tanığımdır ! ) bir satranççıya ve satranç emekçisine bu düşünceleri yakıştıramadığımı açıkça belirtmek isterim.
Mantıklı, tutarlı, yasalarla çelişmeyen, toplumun tüm kesimlerini kucaklayan, satranççı, satranç sever,yönetici ayrımı yapmayan ama satrançtan ve satranççıdan yana her önerinizi dikkatle ve saygı duyarak okuyup gerekli şekilde düşüneceğimi söyleyebilirim.
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#23
Tongue :lol: :!: :wink:
Ara
Cevapla
#24
her şeyden önce şunu söyleyim. ben bütün satranççılar bu federasyondaki görevlerini bıraksın , kimse bu federasyonda görev almasın şeklindeki çağrımı, bu konunun başında belirttiğim gülkız tülay ın sarfettiği sözler üzerine yazdım . bu sözlerde seçimden sonra sarfedilmiş sözlerdi. yoksa geçirdiğimiz seçimle bir ilgisi yok .eğer böyle bir şey gerçekleşirse ne olacağını sayın ateş ülker ve aşkın taşan gayet güzel açıklamışlar . ağızlarına sağlık.
aşkın taşan a cevaplar ateş bey ve cengiz bey ile konuşurken kendiliğinden verilecektir .
sayın ateş bey;
başka bir federasyon kuralım fikrini bende biliyordum . onu savunanlarıda şahsen kendi kendime ayıpladım . bir tek federasyon vardır bir tek de FİDE. BU FEDERASYONDA ELBETTE BİZİM FEDERASYONDUR .
ayrıca şunu söyleyim ben 1944 yılı temmuz ayındaki TÜRKİYE SATRANÇ MECMUASI nın kütüphanemdeki ilk sayısına baktım . başında slogan olarak'' bütün satranç meraklılarının mecmuasıdır'' yazıyordu . aynı şekilde 2 aralık 1969 tarihli süer satranç dergisinin ilk sayısına da baktım . ''özbeöz türk satrançseverlerin malıdır '' yazıyordu .şu satranç meraklılığından ve satrançseverlikten eskiler bir türlü kurtulamadı. bu konuya hassasiyetle burada eğilmemin sebebi satranççı ve satrançsever kavramına bir açıklık getirmenin artık gençler için bir ihtiyaç olduğunu bildiğim içindir .ayrıca siz satranççı bile değil bir satranç adamısınız. bu federasyonda görev alan satranççıların sadece federasyona sahip çıkmak arzusu içinde olduklarınada inancım tamdır .hiçbirinin yaptıkları görevde mutlu olarak çalıştıklarını düşünemiyorum .türkiye satranç federasyonunu satranççıların elinden kimse ilelebet alamaz.
sayın cengiz bey;
siz satranççıların adayı olarak ortaya çıktınız . keşke kazansaydınız . eğer kazansa idiniz yönetimide, kurullarıda istediğiniz gibi oluşturma hakkına sahiptiniz. size bu konuda kimse müdahale edemezdi . bütün türkiye nin ve satranççıların sizden bir tek beklentisi olabilirdi o da başarı .
burada şundan bahsetmek istiyorum ben jirayr çakır la çok konuştum .selim palavan ile de tanıştım .onlardan aldığım fikirlerin ışığında satrancın nev-i şahsına münhasır bir branş olduğunu öteden beri savunmuşumdur . sizin gibi satrancın en üst noktalarına tırmanmış kişilerlede bu konuda fikir birliğimiz olmuştur .hatta ben, satranç spor bakanlığına bağlanmadan önceki tartışmalarda , daima, spor bakanlığına uyum sağlayamayacağımızı kültür bakanlığının bize daha uygun olduğunu söylemişimdir .bunu teklif olarak değerlendirmeyiniz . ancak önünüzdeki mücadelelerde elinizde hükümetlere teklif kozu olarak değerlendirebilirsiniz . eski başkanımız jirayr çakır dan aldığım fikir, bizim her bakanlıkla çalışabileceğimizdir.ama satranç kamuoyumuz bizi spor bakanlığına yönlendirdi ve böyle oldu .
şimdi ne yapmalı ;
çerçeve statüde değişiklik bu yönetim zamanında olabileceğini hiç sanmıyorum . delege sayısının arttırılması satranççılara avantaj sağlar ama cüz-i bir avantaj olur .zaten spor bakanlığında iken satranççılar yönetimde olsa dahi, sayının 200-250 nin üzerine çıkarılmasını bende uygun bulmam . peki ne yapmalı??
deniyor ki satranççılara antrenörlere oy hakkı verilsin ...

durun!! satranççıların ve antrenörlerin zaten oy hakkı var
nasıl mı? bir antrenör veya oyuncu herhangi bir kulübe transfer olduğunda o kulübe şart koşar . federasyon genel kurulunda delegelerin kim olacağına ben karar veririm. yoksa sizde çalışmam, veya oynamam . bizim aldığımız dereceye göre siz delege kazanıyorsunuz o delegeleride biz seçeriz .
bunu yapmalıyız ve başarmalıyız .bütün çalışma bu minhal üzerinde yoğunlaşmalıdır. voleybol ve basketbol federasyonu camiası eczacıbaşı ve efes pilsen in kendi branşlarına hakim olduğundan beri rahatsızdılar . yıllarca önce bilinçlendiler sonra federasyonlarına sahip çıkmayı öğrendiler . üstelik kendi branşlarında türkiye yi dünya devleri arasına soktular . biz bu işi daha kolay başaracağımıza eminim .
160 kişilik bu delege yapısı ile bunu başarmak zor değil . önümüzdeki seçimde değise bile sonraki seçim kesin türk satranççılarının seçim kazandığı kurul olur .

hepinize tekrar saygılar .muzaffer şekerli. ADANA
Ara
Cevapla
#25
Bazı tespitlerden yola çıkarak bazı doğru sonuçlara varmak istiyorum. Yanılıyorsam lütfen beni uyarınız!
1-Başka bir federasyon kurmak fikrine galiba yetişemedim. Aslında bu konuda görüşler yazıldı mı hiç, ben rastlamadım, okumadım. Ama başka bir federasyon kurabilir misiniz ? Ortada ilgili yasalar varken. Belki dernek kurulabilir ama, onun da görev alanları belirlidir.
2-Tüzel kişilik sorunu çıkacaktır. Bu nasıl halledilecek ?
3- FİDE, dünyadaki üye federasyonların kuruluşudur. Federasyon olarak kalmazsanız ,FİDE’ deki üyeliğiniz ne olacaktır ?
4- Sayın Ateş ÜLKER ‘in en başından beri kendisinden satranç sever olarak bahsetmesi satranca olan sevgi bağındandır ve bunun kopmasına ne sn. Ateş ÜLKER izin vermiştir, ne de çok sevdiği, uğruna bir ömür adadığı satranç. Öylesine güçlü ki bu sevgi çocuklarına da geçmiştir. Kendisi bir satranç sporcusu olmasına rağmen mütevazılığından, kendisinden satranç sever diye bahseder. Satranççı olmadığını hiçbir zaman söylemiyor ki zaten. Bu tartışmasızdır ve şüphe götürmezdir !
5- Satrancı tanımak ve satranççı olmak için yegane temel şart sevgidir. Sevmediği bir şeye karşı çocukta asla öğrenme isteği oluşmaz. Satranççılıktan önce satranç severliği oluşur insanda, zamanla satranççı olur. Ama satranç severliği de içinde bir yerlerde saklıdır hep. İsteseniz de çıkarıp atamazsınız onu. Hangi gömleğinizi giyerseniz giyiniz o bir yerlerinizden hep gözükecektir. Ya bir turnuvaya katılma isteğinizden yada inatçı yazılarınızdan, ondan kurtulamazsınız. Ancak satrancı bırakmanız lazımdır,ya da satrancın sizi bırakması.Eskiden 8-9 günlük TÜRKİYE ŞAMPİYONASI ÇEYREK ve YARI FİNALLERİNE giderken SATRANÇSEVER LİĞİNİZLE oraya gidip ailenizi arkanızda bırakıyorsunuz.Yoksa bir banka hesabından oluşmuş satranç lisansınızı çoğu kez yanınıza bile almıyorsunuz. Ama bu durumda sizin satranççılığınızı engellemez , elbette siz satranççısınız. Aksi düşünülebilir mi ?
6-Gerçekten sıkıcı oluyor şu satranççı-satranç sever tartışması. Adı …………. üstadın dediği gibi –vaka-ya katkısı yok.
7-Kültür Bakanlığı na bağlanamayız, söz konusu dahi olamaz. Gerek mevzuatımızla, gerek yarışmalar yönetmeliğiyle ve gerekse uluslar arası hukuki bağlantı ve anlaşmalarımızla tamamen aykırı bir durumdur.Ama geçmişte olduğu gibi sadece okullar arası yarışmalar düzeyinde bir alt kuruluş (halk oyunlarında olduğu gibi ) örneği vardı. O da zamanla G.S.G.M.’ne bağlandı.
8-Antrenör ve satranççıların oy kullanmasına gelince, aktif olanları şu an oy kullanamıyor ve ben bunu hiç anlamıyorum (konu ile ilgili önerilerimi daha önce yazdım - tespitler, öneriler ve yeniden yapılanma.3) ! Ama delegeyi antrenör yada satranççının seçmesi gerekli tabi. Bu arada kulüp başkanı da bu görüşü desteklemelidir.
9-Basketbol ve voleybol federasyonlarının durumu biraz farklı sanırım. Çünkü o liglerde oynayan söz konusu takımların arkasında dev holdingler ve para akışları vardı.
10- Son olarak bu iki federasyonda da basketbolcu-basketbol sever, voleybolcu-voleybol sever ayrımı ve tartışmaları pek ön planda değildir. Ama bu tartışmalar bile bazı dozlarda alındığı zamanlarda faydaları görülmüştür.

Saygılarımla,esen kalınız...
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#26
Delegeyi kimin seçmesi gerekli?Delege nasıl seçilmeli?Bu çok önemli bir sorudur.Ama bu soruyu bu forumda 3 kişinin tartışıyor olması hiçbir yarar sağlamaz.Bu soru diğer federasyonlar nezdinde tartışılıyor mu?Bizim liglerde takımı olan kulüplerden kaç tanesinin başkanı veya yöneticisi bu soru üzerinde fikir yürütmek istiyor?Bir örneğe raslamışsanız lütfen burada yazınız!Ben karşımdaki insanı dinlemek isterim!Kanımca çoğunluğun bu konuda yakınması yoktur.Muzaffer beyin yazı yazmaya ve fikir alışverişinde bulunmaya devam etmesini dilerim.Çok uzun süre değişmeyeceğini bildiğimiz uygulamalar üzerinde konuşarak zaman kaybetmeyelim!Bu aşamada,bugünkü koşullarda,bugün mevcut olan satranççı ve satrançseverlerin oluşturduğu kadro kapsamında neler yapılabilir?Bu soruya katkı sağlamak isteyenleri dinleyelim!
Ateş Ülker
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi