Saatin yeri
#21
Sabri Bey,

Öncelikle size teşekkür ederim ; satranca daha farklı boyutlu ve daha geniş açılı bakmamı sağladığınız için. Size müteşekkirim ; Mr. Geurt Gijssen ile yazılı olarak haberleşmeme ve chesscafe.com ile tanışmama vesile olduğunuz için. Chesscafe lafını duyanların “Uyanda balığa gidelim” deyişlerini duyar gibiyim. Napıyım, 30 yıl geriden geliyorum işte ! Bu bir şaka değil, benim durumumu açıklayan gerçektir.

Sizin sorularınıza cevap veremezdim, çünkü yazdığım hikaye gerçek olay değil, gerçekten hikayedir. Tarafımca irticalen yazılmıştır. Bundan önceki yazım olaya biraz şaka katmaktı fakat anlaşılıyorki beceremedim. Kesinlikle size saygısızlık değildir. Kusuruma bakmayın.

Saatin siyahın sağında veya solunda olması beni hiç ilgilendirmiyor :
Sonuç olarak, oynadığım oyunların istatistiği çıkarılsa, saatin sağımda olduğu oyunlarımın oranı yaklaşık %50 dir. Saatin solumda olduğu oyunlarımın oranı da yaklaşık %50 dir. Bundan sonraki oyunlarımda da bu oran değişmeyecektir. Diğer tüm oyuncuların da benzer oranlara sahip olduklarını düşünüyorum.

Beni ilgilendiren nedir ? :
6.4. maddeyi kişisel düşüncelerle yorumlamanız ve bu maddeden farklı anlamlar çıkarmanızdır. Halbuki madde kişisel farklı yorum çıkarılamayacak kadar nettir. “Oyun başlamadan önce, hakem, saatin nereye konacağına karar verir.” Bitti. Bu kadar.

Gerçeğin peşinde koşan bir satranç oyuncusu olarak konuyla ilgili FIDE’ye yazı yazdım. FIDE’nin yönlendirmesiyle FIDE Kurallar ve Turnuva Düzenleme Komisyonu Başkanı (kendi ifadesi ; Chairman of the Rules and Tournament Regulation Commission of FIDE) Geurt Gijssen ile irtibat kurabildim. Sorularıma cevap verme tenezzülünde bulundu. Kendisine teşekkür ettim.

Sorularım ve Geurt Gijssen’in cevapları aşağıdadır. Aşağıdaki cevapları sizinle paylaşabilme izni Mr. Gijssen’den dün akşam 21.30’da gelmiş ancak bugün sabah maile ulaşabildim. Dilerseniz adres verin size ileteyim.
Ayrıca, chesscafe.com’da An Arbiter's Notebook adlı sütunda bu konu Ocak ayında işlenecektir.
Meraklılar aşağıdaki linke Ocak 2013’te tıklayıp sorularımı ve verilen cevapları okuyabilirler.


"Dear Sir,
I have three questions about 6.4. matter of the Laws of Chess.
1) If a chief arbiter decides to set clocks to left sides of black players in an individual chess tournament, will it be correct according to the Laws of Chess ?
2) Is it a rule to set clocks to right sides of black players in an individual chess tournament ?
3) According to the Laws of Chess, is there any inconvenience if a chief arbiter sets clocks to the left sides of black players ?
If you wish you may answer shortly as yes or no.
Thank you very much for your help.
Best regards,
Feti Gönen

Dear Mr. Gönen,
1. It is possible that the arbiter decides to set the clocks to the left hand of the black player. There is no rule that the clock must be set to the right hand of the black player.

2. No, such a rule does not exist, although it is a kind of habit. The background of this habit is in my opinion that the majority of the population is righthanded. Playing with black is a little disadvantage. Therefore give th black player an advantage.

3. See answer 1. There is no inconvience to set the clock to the left hand of the black player.

Some additional remarks:
In individual tournaments, especially Swiss tournaments it is convenient to place all clocks in such a way, that the arbiter has the possibility to check the clock times in an efficient way. If there are long rows of tables, it is strongly recommended to set the clocks in the same row on the same side. In top tournaments with spectators the clocks are in principle always set in such a way that spectators can see the displays of the clocks.
Best regards,
Geurt Gijssen,
Chairman of the Rules and Tournament Regulation Commission of FIDE."

Bugünkü güncel gerçek budur. Hakemlerimiz yine eskiden olduğu gibi saatleri siyahın sağına koymaya devam edeceklerdir. Ancak saatin siyahın sağına konulması kural olmadığı gibi, saatin siyahın soluna konulması da kural ihlali değildir.

İnandığınız doğruların peşinde koşmanızı acizane öneririm. Kimbilir, belki yarın, gelecekte sizin çabalarınızla saatin siyahın sağında olması kural olarak kabul edilir.

Saygılarımla,

Feti Gönen
Ara
Cevapla
#22
Bu konuda Sabri beyin görüşüne yani saatin siyahların sağında olması gerektiğine katılıyorum.

Cevapta dikkati çeken 2 şey var. Biri, saatin sağa konulması konusunda kural olmadığı belirtiliyor (doğrusu nereye konması hakkında açık kural olmadığıdır aslında). İkincisi de bunun bir tür alışkanlık olduğu ifade ediliyor.

İlki için, yorumun çok dikkatli yapılması lazım. Hukukta bilinen bir ilke vardır, açık yazılı kural olmadığı durumlarda boşluk olmasın diye meşhur silsile uygulanır. Önce örf adete (geleneklere) orada uygulama yoksa, hakim/hakem kendisi kural koyucu olsaydı nasıl karar verecekse, ona bakılır. Bu tüm özel hukuk sistemlerindeki 1 sayılı ilkedir.

Şimdi bu konuda elimizde var olduğunu bildiğimiz olgular şunlar: Saatin yeri konusunda açık bir kural yok ama burada yazan - okuyan herkesin bildiği gibi 100 yıllık bir gelenek var.

Bu çerçevede ilk sıradaki (olmayan) kuralın yerine gelmesi gereken, örf adet, gelenektir. Bu sebeple de kural yok diye doğrudan hakeme gidilemez, silsile takip edilir geleneğe gidilir. Bu konuda gelenek olmasaydı ortada kural boşluğu olacaktı ve hakeme o zaman sıra gelecekti.

İkincisi, verilen cevapta "a kind of habit" belirlemesi fevkalade yanlış olmuş. Habit, huy, alışkanlık demek. Habit insana ait, insanın yaptığı tutarlı davranışlar zincirinin nitelemesi.

Saati sağa koymak ise bir habit değil, çünkü beşeri değil, toplumsal bir olgu. Yani bir gelenek, tradition. O sebeple yine yukarı dönersek, açık yazılı kural yoksa, sıralamada gelenek vardır. Gelenek uygulanır.

Hakem saatin yerini belirler demek, başlangıçta da anlatıldığı gibi turnuva salonunun konumu, oyuncunun özel konumu, oturma düzeni gibi özel nedenlerle oyuncunun sağında olması gereken saatlerin değiştirilebileceği anlamına gelir.

Ben yukarıda gelenek dedim ama neredeyse yüzyıllık bir uygulamanın artık gelenek olmaktan da çıktığı kural haline geldiği savunulabilir.

Her durumda hakem, tartışılmaz bir geleneğin üzerinde değildir. Çünkü onun kural koyması çok istisnasıdır.

Hakem ancak boşluk varsa kural koyar. Onun temel vazifesi kural koymak değil, kuralı uygulamaktır.
Ara
Cevapla
#23
Feti Bey,
Bu konuyu istediğiniz uluslararası hakemle tartışabilirim. Hatta benim yazılarıma karşı yanıtları Geurt Gijssen’e yazdırabilirseniz onunla çok daha rahat tartışabilirim. Bilgili ve deneyimli insanlarla tartışmak benim için çok daha kolay ve yararlı olur. Onun pek çok önemli turnuvada başhakemlik yaptığını biliyorum. Madem ona sorma kanallarını keşfettiniz ve bundan da çok memnun oldunuz, ona sorun bakalım, bir başhakemliği sırasında salona girdiğinde başhakem yardımcılarından birinin insiyatif kullanarak saatleri beyazın sağına koyduğunu farketse, “neyse böyle koymuş oluversin” mi der, yoksa düzeni değiştirir mi?
Hakemlik biraz da hakimlik gerektirir. Kuralları ezberlersiniz ama özünü bilmezseniz, muhakeme yapamazsanız doğruyu kavramayazsınız ve uygulayamazsınız. Bir de işin içinden gelmenin büyük önem taşıdığını vurgulamalıyım. Önemli turnuvalar oynamamış, önemli ve iddialı maçlara çıkmamış, zaman baskısı ile tanışmamış hakem ve oyuncuların bu kuralı kavraması kolay olmayabilir.
Geurt Gijssen’e keşke neden bir kere de saati Karpov-Kasparov maçında ters tarafa koymadınız diye de sorsaydınız? Madem kural değilmiş değişiklik olurdu. Maça renk gelirdi, gerekçeye de gerek yok. Nasıl olsa bütün yetki hakemde (!) Zaten önemli bir şey de değil (!)
Madem kural değil niye ısrarla uyuluyor acaba? Ne güçlü bir alışkanlıkmış!
Aslında farkederseniz 2. yanıtta kuralın temelini işaret ediyor ama çok üzerinde durmuyor.
Hikayeye gelince, tartışanları ikna etmek için bir hakem uygulaması anlatıyorsunuz sonra gerçek değildi yanıt veremezdim diyorsunuz. Madem bunu sorularım üzerine ilk seferde söyleseydiniz. Kaldı ki senaryo üzerinde de tartışılabilir. Zaten kurallar üzerinde çalışılırken böyle yapılıyor, senaryolar üretiliyor. Ortaya çıkan sorunlar tartışılıyor. Çözüm yolları aranıyor.
Bakın önceki yazılarımdan birinde belirtmiştim, kuralların gerekçesini bileceksiniz. Kurallar mücadelede adil koşulları sağlamak içindir. Oyunda dört seçimlik konu vardır. Beyaz ya da Siyah olmak, ilk hamleyi yapmak , saatin yeri, oturulacak yer ve taraf.
Bunların hepsi de az ya da çok oyuna etkendir. Size etki etmeyebilir ama başkasına edebilir. Bunlar kural gerektirir, keyfe bırakılamaz. Her kuralın yazılı olması gerekmez. Zaten bilinen ve ayrıntılandırılamayacak bir kural hakeme insiyatif bırakılarak noktalanır. Hakemin bunu gözeterek karar vereceği varsayılır.
Beyaz ve Siyah olurken biliyorsunuz taş (kura) çekilir. Burada bu şunla oynasın şu bunla oynasın diye bir kural koyma şansınız yoktur. İlk hamleye başlarken ise Beyaz denmiş. Çünkü karışık başlansa kimi şanslı oyunculara hep ilk hamle yapma fırsatı da gelebilir, karmaşa olur. Burada özel bir durum hiçbir koşulda olmadığından kural kitabına net olarak oyuna beyaz başlar yazabilirsiniz. Saatin nerede duracağına gelince, ilk hamleyi beyaz yaptığına göre önemli bir avantaj kazanıyor. Saatin oyuncunun elini kullandığı tarafta olması küçük de olsa bir avantaj. Bu özelllikle zeitnot (zaman sıkışması) anlarında önem taşır. Saat, oynadığınız elin ters tarafındaysa saate ulaşırken salise ölçüsünde daha fazla zaman harcarsınız. Sürenizin dolmasına saniyelerinizin kaldığı o baskılı anlarda elinizi saate götürürken bir an için bile olsa tahta ile göz bağlantısı kesilir. Bu da önemlidir. Dolayısı ile saatin yeri seçim hakkının da siyahta olması üzerinde herkes doğal olarak anlaşmıştır. Mantık da bunu gösterir zaten.
Ancak bunu kural kitabına saat siyahın sağında durur diye yazamazsınız. Takım maçları, solak oyuncular bunun kurallaşmasına izin vermez. Siyah saati istediği tarafa alır da yazamazsınız. Bu sefer sabit tahtalar, takım maçları izin vermez. Yazılı kural olmamasının nedeni bunlardır. Burada hakeme yetki vermek zorundasınız çünkü sabit koşullar yok. Bu yetki asla hakem canının istediğini yapar anlamında değildir. Benim iddiam budur. Hakem saatin salondaki konumunu belirler, özel durumlarda yetki kullanır o kadar!
Mojo jojo’nun da tartışmaya getirdiği hukuki boyut önemlidir ve açıklayıcı olmuştur. Katkısı için teşekkür ederim.
Ara
Cevapla
#24
Mojo Jojo'nun değerlendirmesi ve Sabri Koçak'ın açıklamasına katılıyorum.Saatin yeri ile ilgili FİDE kuralını hazırlayanlar kuralın kapsamında bir elastikiyet bulunmasının gerekli olduğunu düşünmüştür.Saat büyük ihtimalle Siyahın sağında duracak,ancak bazı özel koşullarda,zorunlu durumlarda ve gerekirse soluna da konulabilecektir.Örneğin hakemin ve seyircilerin görebilmesi için Siyahın soluna koymak zorunlu bir durum olabilir mi?Herhalde Dünya Birinciliği maçlarında olmaz!Çünkü salonda geniş yer vardır.Her türlü konfor sağlanmıştır.Bizim turnuvalarda Siyahın soluna konur mu?Türk hakemi Siyahın soluna asla koymaz.Kendisine öğretilen ilkeyi aynen uygular!Sevgili Feti Gönen pratikte önemi olan bir konuyu araştırmıştır.Kendisine bu gibi sorularını önce yerli dinamiklere sormasını ve daha sonra yabancılara yönelmesini tavsiye ederim.Yabancı uzmanlardan her zaman bu kadar açık ve bu kadar hızlı yanıt gelmeyebilir.
Bana oyuncu sıfatı ile sorarsanız ben saatin daima solumda olmasını tercih ederim.Çünkü sağ elimle notasyon kağıdını yazmak,sol elimle hamleyi yapıp saate basmak isterim!
Ateş Ülker
Ara
Cevapla
#25
Eksiğimi düzeltmek için yazıyorum.
Sorular ve cevapları aşağıdaki linktedir.
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi