il temsilciliklerinin İMKANSIZLIKLARI
#1
başlık tam olarak doğru mu oldu bilmiyorum ama iletmek istediğim konu şu:

ben daha önce istanbul dışında bir turnuvaya katılmamıştım. bu yakınlarda iş gereği başka bir ilde olmam dolayısıyla güzide bir ilimizin "İL BİRİNCİLİĞİ" turnuvasına katıldım. ilk tur başlamadan resmen şok oldum çünkü sadece ilk 8 masada satranç saati vardı. diğer kalan masalar saat olmadan maçlarına başladılar! saat olan masalar maçlarını bitirince saatler belirli bir süre ileri alınarak diğer masalara kondu. bunun haricinde notasyon kağıtları tek nüsha idi (arkasındaki kopya kağıdı yoktu) ve satranç takımının altlıkları da uygun değildi.

birinci tur bitiminde il temsilcisi ile görüştüğümde kendisi imkansızlıklar dolayısı ile böyle olduğunu, diğer illerin de durumlarının bu şekilde olduğunu ve federasyonun da bunun farkında olduğunu söyledi. ödeneklerin yetersizliklerinden ve il temsilciliklerine gerekli desteklerin sağlanmadığından bahsettik. bana kalırsa sayın il temsilcisinin de bu konuda yapabileceği hiçbirşey yok. il birinciliğinin bu şekilde gerçekleştirilmesinden kendisi de hiç memnun değildi zaten.

ilk defa istanbul dışında turnuvaya katıldım ve karşılaştığım manzara buydu. türkiye'de satrancın durumu bu mudur? uluslararası alanda inatlaşmalar yüzünden çuvalla para harcanırken il temsilciliklerine turnuva takımı bile sağlanamaması nasıl açıklanabilir? herşeyden önce üzerinde durulması gereken konu bu değil midir? saat olmadan "resmi" turnuvalarda oynayan gençlerimizden mi başarı bekleyeceğiz?

değerli bilgi ve yorumlarınızı bekliyorum.

saygılarımla.
Ara
Cevapla
#2
Merhaba,
sssarper arkadaşımızın "imkansızlık" olarak doğru bir şekilde ele aldığı konu aslında son günlerde bu sayfalarda "Turnuva Salonu" yani yer sorunu olarak başlamış, ben de dahil bir çok arkadaşımız görüşlerini paylaşmıştı, burada da yine başka bir sorundan malzeme eksikliğinden bahsediyoruz ..
İllerde artan oyuncu potansiyeline rağmen artmayan noktalar olan "mekan" ve "malzeme" sorunu acilen çözülmelidir! 100 kişiyi geçen katılımcısı olan bir turnuvada yetersiz olan takım veya saat bir şekilde çözülse, turnuva salonu, salonu bulsak malzemelerin eksikliği (ve kalitesi) her zaman yaşadığımız bir şey.
Ben malzeme sorunun bir şekilde çözülebileceğini düşünüyorum, sonuçta iller birbirinden ödünç malzeme alıyor, iller ilçelerine kendi malzemelerinden aktararak yardım ediyor, ancak salon kapasitelerinin artık illerimizde büyük bir sorun olarak gittikçe daha fazla hissedilmesi konusunda neler yapılır bilemiyorum, çünkü bu bir il temsilcisinin şahsi olarak altından kalkabileceği bir şey değildir, bu konuda devletimizin olanakları işin içine girmeden çözülebileceğine ihtimal vermiyorum.
300 kişilik bir salonun herşeyi ile turnuva yapmaya hazır hale gelmesinin maliyeti gerçekten de çok yüksektir.
Bazı arkadaşlarımız artık turnuvaların gittikçe daha az yapılır olmasından bahsediyordu, işte bakınız artan oyuncu potansiyeline rağmen artmayan malzemeler ve yer sorunu yine karşımızda ..
Kapalı turnuvalar veya yönergesine yazabileceğimiz şekilde oyuncu kapasitesi sınırlı olan turnuvalar belki bizlere çözüm olabilir, ancak ben bir il temsilcisi olarak katılımın kısıtlanmaması gerektiğini düşünüyorum, belki konu "nitelik nicelik" tartışmasına dönecek, bazı değişik düşünceler mutlaka olacak ancak yeteneklerin meydana çıkması da herkesin katılımı ile mümkündür .. Bir il temsilcisinin görevi de ilinde satrancın gelişmesini sağlamaktır, bunu kısıtlı bir durumda turnuva yaparak başaramaz ..
Satrancın gelişmesi ayrıdır, Satranççının gelişmesi ayrıdır ..

Naci Erdem
[font=Trebuchet MS]ZESDER Balıkesir Zekâ ve Zihin Sporları Kulübü[/font]
Cevapla
#3
oysa gazetede satrancın turkiyede sponsorluk geliri en yuksek 4 ncu sporu oldugu yazıyordu . iyiki 4 ncuymus .
Ara
Cevapla
#4
MERHABA,
BU FORMU EN AZ BİR SENEDİR BU FORMU TAKİP EDİYORUM. BAZI ARKADAŞLAR SATRANÇA EMEKLERİNİ VERMEDEN ALMAK İSTİYORLAR.MALZEME YETERSİZLİĞİ VEYA SAAT EKSİKLİĞİ GİBİ TURNUVALARI VELİLERE VE TÜM SATRANÇ CAİMASINA LANSE ETMELERİNE HAYRETLE OKUYOR VE KINIYORUM.

ÇÜNKÜ, FEDERASYONUN HERHANGİ BİR MALZEME TALEBİNE YOK DİYECEĞİNE NE İNANIYORUM NEDE GÖRDÜM.
ÇÜNKÜ BEN ANKARADA YAŞIYOR VE ANKARANIN EN ÖNEMLİ KULÜPLERİNEDEN BİRİNİN YÖNETİCİSİYİM.
ÜSTELİK ŞU ANKİ FEDERASYONA EN SON SEÇİMLERİNDE MUHALEFET OLDUĞUMUZ HALDE..!

BU YIL ANKARADA KULÜBÜM ADINA ÖDÜLLÜ ÖZEL BİR TURNUVA DÜZENLEDİM. FEDERASYONDAN MALZEME TALEP ETTİM VE SONUÇ ;

HİÇ BİR ÜCRET TALEP ETMEDİKLERİ GİBİ İSTEDİĞİM DIŞINDA EN AZ 20 TAKIM SAAT VE SATRANÇ TAKIMI BİZZAT KENDİME TESLİM EDİLDİ.

ARKADAŞLAR, İSTEMEDEN VE EMEK VERMEDEN ALMAK OLMAZ. ÖNCE İSTEMESİNİ BİLELİM.ŞARTLARIMIZI VE TURNUVA TARİHLERİNİ FEDERASYONLA İLETİŞİME GEÇEREK BELİRLERSEK MALZEME KONUSUNDA HİÇ SIKINTI ÇEKMEYECEĞİMİZE İNANIYORUM.

ÜSTELİK FEDERASYONUN LİSANS KAMPANYASINDAN KULÜPLERE VE İL TEMSİLCİLİKLEERİNE YAPTIKLARI HER YENİ LİSANS VE VİZEDEN MALZEME ALIR DURUMA GELDİKLERİ BİR ORTAMDA ŞİKAYETÇİ OLMALARINA BİR ANLAM VEREMİYORUM.

TURNUVA SALONLARININ İMKANLAR DAHİLİNDE ALINAMADIĞI VE BU SALAONLARDAN YARARLANMASI DURUMUNDA BİR TAKIM MADDİ İSTEKLERİN BULUNDUĞU YÖNÜNDEKİ İSTEKLERİ BU FORMDA DİLE GETİRİYOSUNUZ.

SEVGİLİ İL TEMSİLCİLERİ;

BU YORUMLARINIZA KESİNLİKLE KATILMIYORUM. BU GİBİ BASİT İŞLERİ ÇÖZEMEYECEKSENİZ BU KOLTUKLARDA NE İŞİNİZ VAR DİYE SİZE SORMAZLARMI? SİZİN İŞİNİZ ÇÖZÜM BULMAK.!

BİZİM İŞİMİZ KULÜPLER OLARAK SİZİ ELEŞTİRMEKTİR. LÜTFEN MAZERET ÜRETMEK YERİNE İŞİN ÇÖZÜMÜ YÖNÜNDE UĞRAŞ VERMELİSİNİZ.( YENİ SPONSORLAR BULMAK VE BU KONUDA GENÇLİK SPOR İL MÜDÜRLÜKLERİNİ YAZILARINIZLA TALEBE BOĞMAK VB.) İKİLİ İLİŞKİLERİNİZLE ÇÖZEMEYECEĞİNİZ HİÇ SORUNUN OLMAYACAĞINA İNANIYORUM.

KISACASI, TÜM İL TEMSİLCİLİKLERİNİ İLLERİNDE YENİ BİR EĞİTİM KULÜBÜ KURMALARI YÖNÜNDE ÇALIŞMALARA BAŞLAMALARINI NERDEN NE ŞEKİLDE İSTEMDE BULUNMALARI KONUSUNDA BİR DAHA DÜŞÜNMELERİNİN GEREKLİLİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM.

BU KONU HAKKIMDAKİ YAZIMLA BU FORUMDA KİMSEYLE YAZIŞARAK POLEMİĞE GİRMEK İSTEMİYORUM.DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞMAK VEYA ELEŞTİRMEK İSTEYENLERE CEP TELEFONUM 0 545 4696205 DİR.

SAYGILARIMLA.
Ara
Cevapla
#5
Size hak veriyorum (büyük harflerle yazdığınız yazıyı çok zor okusam da).

Federasyona muhalefet olmak başka birşey, bir sorumluluğun altına girip de her kabahati orada bulmak ayrı bir tembellik.

Bana göre satranç gibi nispeten maliyetleri düşük bir sporda bu kadar malzeme sıkıntısı ağlaması olmaz. Varsa o İl Temsilcisi yatıyor veya işini bilmiyor demektir.

2013 yılına girdik, bizim illerimiz bir il için 200 takımı, ilin mülki yetkililerinden, velilerden, işadamlarından şuradan buradan toplamayı başaramışlar mı? Yahu bu ülkede eskiden dernekler 10 üyenin 2'sinin ödedğ aidatlarla yıllardır bu ülkede satranç oynatmadılar mı?

Ayrıca nigne2447'nin mesajına katılıyorum, ben de birçok organizasyonda gördüm, işi sıkı tutup erken davranıyorsanız, başvuruyu düzgün yapıyorsanız TFF öyle maksatlı falan davranmıyor, anında malzeme temin ediyor, hakem konusunda da yardımcı oluyor.

İllerde turnuvaların bölünmesi (özellikle çocukların ayırılması) önemli. Mahalli idareler her türlü işbirliğine cevap veriyor. 200 kişilik turnuva bir ilçe belediye başkanı için velilerle, hakemlerle birlikte 300-400 oy demek, kapısını yer veya sponsorluk için çaldığınız bir idarecinin sizi reddetme olasılığı günümüzde yok.

Ama biraz sokağa çıkmak, yorulmak, terlemek lazım.

Bana göre İl Temsilcilikleri kaldırılmalı. Sorun olarak gördükleri her sorun, aslında kendi keyfi sorunları.
Ara
Cevapla
#6
İl temsilciliklerinin imkansızlıkları…
Konu ile ilgili sorun ve önerileri okuyor ve genellikle haklı buluyorum. TSF elindeki sponsorluk imkanlarının önemli bir bölümünü satranç kulüplerine aktarmasına rağmen sporcu sayısındaki artış ve yoğun turnuva talebi bazı sıkıntıları beraberinde getirmektedir.
Benim de yakından tanık olup yaşadığım bu sıkıntıları aşmak kolay olmadı. Bazı deneyimlerimi ve önerilerimi aktarmak isterim.
Öncelikle il temsilcisi asla ve asla yapayalnız ve tek başına kalmamalı. Mutlaka çalışacak bir ekibi olmalı. Bu ekip, elbette resmen görevlendirilmiş bir ekip değildir ne yazık ki. Ülkemizin hukuksal düzenlemeleri şimdilik buna izin vermiyor. Yani bunu istenilen şekilde düzenleme şansına ve yetkisine de sahip değilsiniz. Ne TSF olarak, ne de GSGM yada Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak.
Bahsettiğim ekip , daha önceki yazılarımda belirtmiş olduğum İl temsilciliğinin fahri-gönüllü ,alt yapı niteliğinde oluşmuş alt kurullardır.Bu kurul hakem,sporcu,sporcu velisi ve gönüllü görev alan her satranç severden oluşabiliyor.O zaman ekip genişliyor,birliktelik,birlikte iş yapabilme ve yine birlikte bir yerlere ulaşabilme imkanları doğuyor.Geçmişte bunun adı satranç dernekleriydi. Hem de birkaç aktif üyeye sahip,devasa turnuvalar yapılırdı.Şimdi kulüpler oldu.Ve bu kulüpler bahsettiğim bu ekibin “yuvası” haline geldi.Çok geçmişleri hatırlayınız.İdman ocakları,idman yurtları nasıl açılmıştı.Ortada sosyal planlama yapan,kaynak aktarımında bulunan bir devlet yokken bile…Yani halkın kendi talebi ve kendi örgütlenmesiyle.
Elbette yapılması gereken devletin bu olanakları sağlamasıdır.
Bunu tartışmak çok kolaydır. Fakat bunu yasal zeminde ne kadar tartışabiliriz? Aslında bu konuda da toplumsal uyanış ve birliktelik gerekir.
Günümüzde bu modeli başarabilen, yani kendi öz örgütlenmesiyle , kendi olanaklarını bulup belli bir yol haritası çizen, doğusunda ve batısında bir çok il gördüm.Hatta o zamanlarda bile devletten satranca malzeme anlamında -0- yardım vardı.
Eskiden mekanik saatler de vardı. Halen bir yerlerde saklı duruyor olabilirler de. Okullarda, kişilerde,kurumlarda,yakın kulüplerde,temsilciliklerde vb. Bunlardan da faydalanılabilinir.Tabi eklemeli sistem sorun olacaktır.Mekanik saatleri iki aşamalı turnuvalarda önerdim.Eleme aşamasındaki çok sporculu katılımlarda 60 dakika (burada mekanik saatler de kullanılabilinir),finalde yer alan az sporcu tamamen elektronik saatlerle..
Sonuç olarak gerçekçi olmak en doğrusu.
Yakın illere birlikte olun.
Daha çok hayatın içinde olun.
Yükselen değer olan satrancı daha çok insanla paylaşın,inanın insanlar buna hazır.Sadece doğru zamanda doğru insanlarla birlikte olun.
Bir şeyler istemekten korkmayın,yola çıkın,tek başınıza olsanız bile.O yolda mutlaka birileriyle karşılaşacaksınız.İlişkiler orada başlayacaktır.aBelki en kalıcı çözümler bile.
Örgütlü olmaktan korkmayın…Kendi il örgütünüzü oluşturun.
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#7
Saat eksikliği malzeme eksikliğine bir örnek olarak gösterilebilir.Notasyon kağıdı eksikliği ise malzeme eksikliği olarak kabul edilemez.Notasyon kağıdı eksikliği bilgi eksikliğini gösterir.Notasyon kağıdı eksikliği yöneticilerin Satrancı sevmediğini ve işlerini severek yapmadıklarını gösterir.Saat eksikliği bir ayıp değildir.Notasyon kağıdı eksikliği bir ayıptır.Kağıt eksikliği karşısında duyarsız kalanlar Türk Satrancının gelişmesine zarar verenlerdir.Bir top 1 nci hamur kağıdın fiyatı kırtasiyecilerde 6-7 lira civarındadır.Toptan kağıt satışı yapan yerlerden temin edilebilecek 2 nci hamur kağıdın daha ucuz olması gerekir.2013 den itibaren notasyon kağıdı eksikliğini konuşmamamız gerekir.Bunu konuşmaya devam edeceksek diğer eksiklerin daha uzun zaman tamamlanmayacağı anlaşılır.
Ateş Ülker
Ara
Cevapla
#8

Değerli Arkadaşlar,
nigne2447 kodlu arkadaşımız bizim esas önem verdiğimiz noktanın malzemeden çok yer sorunu olduğunu sanırım anlamadığını düşünüyorum. Alıntıda da gördüğünüz üzere takım ve saat konusundaki sıkıntımızın anlık sıkıntılar olduğunu, çözümünün olduğunu, bunu da başlık olarak sssarper kodlu arkadaşımızın belirttiğini, konunun bizler açısından gündeme getirilmediğini bilmelidir. Bir kulüp yöneticisi düzenlediği turnuvalara her açıdan, malzeme, personel ve maddi kaynak açısından rahatlıkla çözüm bulabilir ..
İl temsilcilerini tembellikle suçlamak kolaydır. İlinde yeterli sayıda tesis, satranca uygun özellik ve genişlikte mekan yok ise, çözümler geçici bir şekilde oluyorsa burada sorun var demektir. Taşıma su ile değirmen misali .. Ayrıca mevzuatlar gereği elimizdeki yetkiler de sanıldığı gibi büyük değildir, isteyince "emredersiniz" denilerek verilmiyor..
Ankara'da bir kulüp yer sorununu "sorun" olarak görmeyebilir, siz gelin bir Anadolu ilinde gittikçe artan potansiyele çözüm bulun! 1960'lardan kalma tesislerde en büyük alanı 80-90 m2 olan tesislerde yer bulun .. Bu işler tabi ki bizim görevimiz, "bulun" dediysek sözün gelişi..
nigne2447'nin sahibi olduğu kulübün olanaklarını bildiğinden dolayı bizlere eğitim kulübü olma yönündeki tavsiyelerine katılıyorum. Bu konuda söyledikleri doğrudur. Sorunları çözmede kulüp olanakları daha genişdir, en azından mali yönden kaynaklara sahip olabiliyorsunuz,
Kredi alıp geniş ve donanımlı bir lokal kurmak mümkündür. Bizler zaten konuyu bu yönden değil, il temsilciliği olanakları yönünden ele aldık .. bizler ne derseniz deyin sonunda elimizdeki yetki ve olanakları kısıtlı bir konumdayız.
İl temsilcilikleri kaldırılmalı diyen arkadaşlarımız da var, kaldırılmak yerine kalkındırılmalı diyenlerimiz azınlıkta nedense.

Sorun "İLİNE HİZMET ETMEDE" karşılaştığı zorluklardır.


Çözümler vardır ve geçiçidir. Federasyondan malzeme istemek ne kadar gidecektir.

Bizim ANA SORUNUMUZ "Turnuva Salonudur" Eğer ilinizde bizlere uygun bir alan yok ise ne yaparsanız yapın, elinizde 300 Saat/Takım da olsa, 3 kopyalı notasyonlardan binlerce cilt de olsa kalırsınız. Bunu bir temsilciye "tembellik" olarak yamayamazsınız. Sürekli artan potansiyelden bahsediyoruz, sorunlarımızı buralarda ele alıyoruz, böyle bir durumda bizler nasıl tembellikle suçlanıyoruz anlamadım! Arkadaşlar, ilinizde turnuvaya uygun salon/salonlar yoksa, olanlar da yetersiz ise görev alanınız il müdürlükleri dahilindeyse çözmeniz zor! Türkiye Atletizm Federasyonu burada 2.500.000 TL (yanlış yazmadım eski birim ile 2,5 Trilyon TL) yatırım ile tam donanımlı bir atletizm pisti yaptı, gelin görün ki kullanan yok! işyerimin hemen yanında, her gün görüyorum, biz bu paranın 10'da birine salon gereksinimimizi çözeriz!
Balıkesir Satranç Derneği'ni kurduğumuz yıllarda (1985~) takım ve saat sayımız yeterliydi ama turnuvalarımıza en fazla 30 kişi katılırdı, şimdi oyuncu potansiyelimiz 350~400 civarındadır ve aktif bir kitledir, Takım ve saati bir şekilde çözüyoruz ama "yeri" çözemiyoruz. Okulların spor salonlarında bizlerin turnuva saatinde başka branşlarda eğitim yapılmaktadır, çoğu zaman çakışma oluyor.
Maalesef gerçekler öyle değil Sayın Mojo Jojo, Mahalli İdarelerin katkısı o makamda oturan yetkililerin tutumuna göre değişiyor.


işte! .. elinizde yetki yoksa ne yapabilirsiniz?

Tüm eleştirilerinizi okuyorum, tembellikle de suçlanıyoruz, sokağa inmemekle de .. Suçlamak kolaydır, devletin olanaklarında ne yapılabilir veya yapılamaz ona bakılmalıdır. Eğitim kulüplerinin olanakları ile bizlerin elindeki olanakları karşılaştırmak bence hatalıdır. "Zengin" ile "Fakir" kıyaslanamaz ..
Çözüm önerileriniz sonuçta toplumumuza hizmet etmede yol göstericidir ..
Teşekkür ediyoruz ..

Naci Erdem
[font=Trebuchet MS]ZESDER Balıkesir Zekâ ve Zihin Sporları Kulübü[/font]
Cevapla
#9
Vücudum hareketsiz ancak düşünceler beynimin kıvrımlarında nice kilometreler katediyor. Ellerim, kollarım, ayaklarım sabitleşmiş fakat beynimde fırtınalar kopuyor.
İçimden bir ses kalk diyor, kalk yerinden. Uyuşuk uyuşuk ne durursun. Vücudunu hareketlendir, benim emrime ver. Yürü şöyle bir, sokakları arşınla.
Yan sokakta bir inşaat var, bitmek üzere. Binanın altını genişçe bırakmışlar, kiralık tabelası asmışlar, büyük bir markete kiralamak üzere. Ancak uzun süredir kiralanamamış. Diğer sokakta yine benzer bir apartman inşaatı ve aynı şekilde boş alt kat.
Komşu sokakta zemin katta düğün salonu var. Bu mevsim çokca zamandır boş. Sessizlik hakim içerde.
İleriki sokakta büyük bir lokanta var. İçerde fazla müşterisi yok. Güzel de bir bahçesi var genişçe, üstü ve etrafı brandayla örtülmüş.
Öte yanımda belediyenin konferans ve gösteri salonu var, ne zamandan beri bir gösteri yapılmadı hatırlayamadığım. Yüzlerce plastik sandalyeler kenarda bekliyorlar, üst üste yığılmış.
Göl kenarında, yine kocaman bir salon, kapandı kapanacak, mevsimden dolayı müşterisizlikten. Dışarıda yağmur yağıyor fakat içerisi sımsıcak, göze hitap eden yerleşim düzeniyle.
Desem ki diyorum, mahallemdeki bu yerlerin sahiplerine ; kabul edersen burayı hareketlendirelim. Kocaman bir tabela asalım. Flamalarla süsleyelim. Senin adını ve şanını da bu tabelaya ve flamalara yazalım. Senin reklamını yapalım. Buraya çoluk çocuk yüzlerce kişiyi davet edelim 2, 3 günlüğüne. Eğer kabul etmezsen komşu mahallede, ilçede başka yerlere gideceğim.
Ne dersin, ha, ne dersin ? Sen hiçbir şeye karışıp yorulmayacaksın. Kenarda oturup bizi seyredeceksin. İstersen de gelenlere birkaç söz söyleyebilirsin ve büfeni açık tutabilirsin, memnuniyetle. Ne dersin, ha, ne dersin ?
Ara
Cevapla
#10
Sevgili Naci Bey,
Sizi asla ve asla suçlamadım, niye suçlandığınızı düşünüyorsunuz ki? Sadece nacizane önerimi belirttim. Balıkesir ‘de yıllardır hizmetiniz var. Ben buna uzun yıllardır tanığım.
Ancak benim anlatmak istediğim konu, örnek teşkil eden uygulamalar üzerine idi. Evet, elinizi kolunuzu bağlayan , yapılmamış düzenlemeler olabilir. İşte bu durumda bile “içinde bulunduğunuz imkansızlıkların sizi umutsuzluğa sürüklememesi adına” bir öneriydi benim yazdıklarım. Hem fakir-zengin ayrımı yapmaksızın.
İhtiyaç duyulanlara ulaşmak dürtüsü çoğu kez daha ağır basar. Bahsettiğiniz “fakir-zengin yerine” olanakları daha kısıtlı olan diyelim,tam tersine, bir çok örnek il sıfırdan var etmiştir olanaklarını.Geçmiş dernekleri hatırlayın.En az yedi kişilik üyenin -BİRLEŞEBİLMESİNİ- ve örgütlenme sürecini ..Tabi bize gereken oradaki birleşme mantığıdır.Yasal örgütleme değil elbette , gönül birliği de diyebiliriz.Çünkü hayatın içinde örnekleri de var.Halen uygulanmaktadır.

Ortak tutkuları, hayalleri ve beklentileri satranç üzerine olan nitelikli azınlığı bulamıyorsak,elbette o zaman konumuz kahve satrancı olur.

Çalışmalarınızda başarılarınızın devamını dilerim.
Hoşçakalın...
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#11
Merhaba Aşkın hocam,
Ben şahsınızı beni suçlamakla nitelendirmedim ki.. Lütfen üzerinize alınmayın, size ve sizin son yazılardaki önerilerinize diyecek hiç bir olumsuz sözüm yoktur, ve son derece yapıcı çözümler içerdiğini söylemeliyim. Dikkat ettiyseniz nigne2447 arkadaşımızın da kulüp önerisini haklı buldum. Aklı selim önerileri her zaman sevmiş, dikkate almışımdır.
Ben, bizleri çalışmayan, çalışmadığı gibi sızlanıp duran biri gibi ele alanları kastediyorum "suçlamayın" diyerek..
Bakınız Feti arkadaşımız sokaklarda dolaşınca bir sürü geniş boş mekanlar bulabileceğimizi anlatmış! Yüksek miktarlardaki kirası ve elektrik su gibi gider faturaları ne olacak onu yazmamış! Boş düğün salonları var elbette, ama biz geliri devlet ödeneğinden başka hiç bir yolu olmayan bir durumdayız, turnuvalardan oyuncu başına katılım payı olarak 50-100 TL alabilsek, kirayı bıraktım ben mekanı kendim yaparım..
Bu konulardaki sıkıntımız, her dönem artan oyuncu potansiyelimiz karşısında artık "kalıcı bile olmasa" geniş bir yer özlemimizdir. Gerçekten Balıkesir bu konuda çok sıkıntılı .. İl birincilikleri, Küçükler Şampiyonası, Çocuklar ve Yıldızlar Ligi gibi katılımcı kısıtlaması olamayan turnuvalarda sıkıntımız büyük, artık bunları sık sık yazmaktan da utanır oldum, ama öylesine yorulmuşuz ki mekan konusunda ister istemez patlıyorum.
Aşkın Hocam, sizi üzdüysem özür dilerim..

Naci Erdem
[font=Trebuchet MS]ZESDER Balıkesir Zekâ ve Zihin Sporları Kulübü[/font]
Cevapla
#12
Ben böyle düşünmüyorum,özür söz konusu olamaz,özür dilenecek bir şey yapmadınız.

Lütfen sizde böyle düşünün…

Aklıma Güzel Balıkesir’imizin güzel turnuvaları geliyor. Ege’ nin herhangi bir sahilinde. Sponsoru ile birlikte. Geniş katılım , nitelikli bir turnuva ve sonrasında ortaya çıkabilecek , hayatın içinde gerçekleşebilecek fikir kıvılcımları…Yer bulmak,işletebilmek,il temsilciliği olarak da kullanabilmek,satın almak gibi…

Uçmuyorum , son derece ciddiyim.Evet bazı sıkıntıları olacak, ama geçmişteki sıkıntılarınızı düşünün nereye kadar… Ve gelecekte son bulacak sıkıntıların kalıcı çözümlere dönüştüğünü hayal edin.

Atletizm pisti aslında çözümü işaret ediyor,ben öyle görüyorum.Çünkü boş kaldığını,beklenilen ilgiyi görmediğini söylüyorsunuz.İşte tam burada ;

a- Beklenilen ilgiyi gösterin yöneticilere… (GSM il müdürü, Özel idare il müdürü,özel okul kurucu yada müdürlerine, temsilcilerine, kulüp yönetici yada başka hatırlı insanlara .Bu saydıklarım öğrencilerinizin velisi yada yakınları olabilir,önemli olan nitelikli örgütlenebilmek.Bazı şanslar arkasından gelir,şans aktif olanın cebinde saklıdır).

b- Katılan çocuk kitlesini bir görsünler, onlarla yarışmalara gelen her bir veliyi ve yakınlarını, ortaya çıkan kitleyi,satranç ordusunu,

c- Seksenli yada doksanlı yılların başı olabilir, MEB yarışmalarında Türkiye Şampiyonu sporcunuz Ufuk’u hatırlıyorum. O zamanlar kuvvetli satranççılarınız da vardı. Yeni Ufuk’larınızın gizli saklı kaldıklarını düşünüyorum. Bulun çıkarın onları
.

d- Okullarla ilişkilerinizi geliştirin, aralarındaki rekabeti fark edip kullanın. Okul takımlarının katılacağı il içi OKULLAR LİGİ düzenleyin,

e- Yerel basında satranç köşeniz olsun. Öğrencilerin ve velilerinin inanılmaz onore olacaklarını göreceksiniz. Kitleniz artacaktır. Yeni sürpriz imkanlara ulaşma şansınız artacaktır.


f- İl temsilcilik sayfanızı geliştirin, güncelleyin, okul kulüplerinden, okul içi yarışmalardan haberler koyun oraya.İlgi artacaktır.

g- Yakın illerle, ilçelerle dostluk maçları düzenleyin, usta oyuncularımızı simültane yada söyleşilere davet edin.Bunu bir okul bünyesinde de yapabilirsiniz.Okulun reklamını bir düşünün.

h- Ülkemizin yetiştirdiği en iyi oyunculardan olan, sevgili -IM Suat SOYLU- bildiğim kadarıyla Balıkesir ‘de yaşıyor. Bu şansı kullanın.


Bu önerilerimin hiçbir garantisi yoktur.

AMA TEK ŞANSI, HALEN VAR OLAN ŞANSINIZIN ARTMASIDIR !

Ne dersiniz başlamak için iyi bir neden değil mi ?
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#13
Değerli arkadaşlar imkansızlık diye bir şey yoktur. Eğer bir ilde malzeme (Satranç Takımı, Saat, Notasyon) sıkıntısı varsa bu o ilde görevlendirilen il temsilicinin ve alt kurullarındanın çalışmadığındandır.

Sizlere soruyorum hangi ilden olursanız olun, ilinizde yapılan turnuvaya katılan sporcu sayısı bellidir. hele hele tüm illerde bir turnuva düzenleyecek kadar satranç malzemesi varsa var oduğuna da inanıyorum. Bir il temsilcisi nasıl olurda malzeme yokluğundan şikayetçi olabilir. Neden federasyondan talep etmez?

Sevgili arkadaşlar bu işleri ancak ve ancak güzellik uykusunda bulunan il temislcileri yapar çünkü o güzellik uykularından uyanıpta illerinde satranç sporunun gelişmesini istemezler, neden mi? eğer illerinde satranç sporu gelişirse kendisini dürtükleyen kişi sayısı artacaktır, veliler başının etini yiyecektir, etkinlik yokmu diye,

Peki bizim il temsilci ne yapacak etkinlik yok diyerek ortalığı sakinleştirmeye çalışacaktır. yılda bir iki etkinlik yaparakta federasyona hoş görünecektir.

Asıl Sormamız gereken soru şu olmalıdır.

Federasyonumuz il temsilcilerini nasıl denetlemelidir, nasıl gözetim altında tutmalıdır. Bölge temsilcileri ne işe yarıyor, sorumlu oldukları bölgede kaç ili gezipte velilerle, hakemlerle, kulüplerle, antrenörlerle görüşmüşlerdir. İldeki problemleri çözmek için bir çaba sarfetmişlermidir.

Bana soracak olursanız bölge temsilcileri hiç bir işe yaramıyor, öylesine kurulmuş bir organ olarak görüyorum. Hiç bir etkinlikleri yoktur.


Çalışan arkadaşlarıda ayrı tutmak isteyorum hem il temsilcilerinde hemde bölge temsilcilerinde

gerçektende bölge temsilcilerinde çalışan arkadaşlar vardır.
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi