İstanbul Kulüpler Birinciliği ELO'ya neden gönderilmedi?
#21
Gökhan Bey,

Fazlaca üzülmeyin.
Yukarıdaki yorumlardan edindiğim kanaatimce, İstanbul'da yapılan ve yapılacak turnuvalar ELO için FIDE'ye gönderilmeyecek.
Neden mi dersiniz ?

12. Uluslararası İstanbul festivalinin yönergesinde de ELO için FIDE'ye gönderilmeyecek şeklinde yazıyor.
Pardon yanlış yazdım galiba.
FIDE'ye gönderilecek şeklinde anlamlı sözcükler topluluğunu göremedim. Hatta net olarak diyebilirim ki, "Turnuva sonuçları ELO için FIDE'ye gönderilecek" cümlesini göremedim. Benim görememem bir anlam ifade etmez elbette. Bazı kişiler bazı sözcüklerin kullanılış şekillerinden "gönderilecek" anlamı çıkartabilir.

Fakat, sizin açtığınız başlık altında yorum yapan bazı kişilerin düşüncelerinden ve aldıkları kararlardan çıkarttığım sonuç ; İstanbul festivalinin sonuçlarının FIDE'ye gönderilmeyeceği şeklindedir : Yönergede eğer "gönderilmeyecek" veya "gönderilecek" yazmıyorsa, bunun anlamı gönderilmeyecektir.

Fazlaca kafanızı yorup üzülmeye değmez.
Selamlar,
Ara
Cevapla
#22
Bay GD
Şahsıma hitap tarzınıza inanın hiç kızmadım. Bilakis beni gençliğime çocukluğuma götürdüğü için hoşuma bile gitti. Çünkü çok sevdiğim insanların ve arkadaşlarımın bana hitap tarzıydı, Aşkın.
Zaten de sıkılmıştım şu -bey- lafından..

Susayım öyle mi ?
Oturayım, okuyayım ve anlamaya çalışayım. Ben biraz daha fazlasını yaptım, araştırdım.
Tabi susayım ki toplum bazı gizli kalmış, saklanmış şeyleri bilmesin!

Dostum, bana kalırsa bu turnuvanız bırakın ELO hesaplamalarına gitmeyi, yarıda kalmaktan hakem ve organizasyon marifetiyle kurtarılmış.
Bu anlamda turnuva başhakemini ve il temsilcisi arkadaşımı üstün gayretlerinden dolayı kutlamak gerekir. Ben öyle hakem arkadaşlar tanıyorum ki bu turnuvanın devam etmesi için bu gayreti asla sarf etmezler.
O zaman da ne kulüpler birinciliği kalır, ne finale katılım hakkı, ne de TSF ödeneği, malzeme yardımları...
Tabi susmalıyım ki;
8 takımlı turnuva ancak 5' e düşüp bittiği bilinmesin.
Elbette susmalıyım ki;
Bir çok takım maçlara eksik çıktığı bilinmesin.
O turnuvaya katılan bir çok oyuncu aynı şeyi söylüyor. Maçların zamanında başlatılması için Çiğdem Hanım' ın gayretlerini...
Ama ben susmalıyım ki, telefonlarla rica minnet geç kalınmış maçlara yetişme çabaları...
Bırakın 30 dakika öncesinden maç listesi hazırlanmasını, son dakikalarda bile telefonla liste bildirimleri...
Yine susmalıyız ki,devam eden takımlar birinciliğinden keyfi ayrılışlar ve başka turnuvalara katılımlar ve takımların eksik oynamak zorunda kaldığı sorumsuzluklar...
Bunlar bilinmesin değil mi?
FİDE normlarına uymayan ve geçmişte çok tanık olduğumuz bu nitelikteki turnuvaların ELO hesaplamalarından geri döndüğünü toplum bilmesin öyle değil mi?
Ama tüm bunlara rağmen ELO hesaplamalarına gönderilmeli. Sebebi de ortada, bazı oyuncular ELO kazanmış kimileri de kaybetmiş.
Bence doğrusu da yapılmış hem de fazlasıyla...
Bay G.D.
ONCA SORUNUZ ORADA DURUYOR !
HEPSİNİ SİZ CEVAPLAYINIZ.

Ama soramadığınız soru şu;
Geçmişte aynı sebeplerden ELO ve UKD hesaplarına alınmayan Anadolu turnuvaları ne olacak?
Onlar da aynı kurallardan dolayı hesaplamalara alınmadılar.
Eşitlikse eşitlik! Siz daha mı eşitsiniz yoksa?

Erşan kardeşim, sizin anladığınız anlamda ben de sizden biriyim hiç demedim. Ben sadece satranca her zeminde amatörce emek veren bir satranç gönüllüsüyüm. Zamanı geldi masa sandalye taşıdım, hakemlik yaptım, zamanı geldi turnuva oynadım, ders verdim. Yaşadığım hiçbir olayı da saklamadan toplumla paylaştım. ÇIKAR HESAPLARIMDA YOK!

Ama SIRF BİREYSEL ÇIKARLARI İÇİN BU FORUMDA FİGAN ATANLARIN ölçüsüz ve kompleksli yaklaşımlarına da ses çıkarmayacak bir anlayışta olmadığım içinde sizin belirttiğiniz gibi -sizden biri de - değilim elbette.

Ölçü ve üslup...

Gerçekten de saygıyla kalın.
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#23
Merhaba sn. Feti,
Elo hesaplamalarına gönderilecek turnuvalar bazı kesin kuralların zamanında oluşmasıyla gerçekleşir.
Katılan oyuncuların %30 nun ELO lu olması, başhakemin en az Ulusal hakem olması, hakem harcının FİDE ye yatırılması, oyuncuların (kişi başına galiba 1 Euro ) harcının yatırılması, teknik kurula 30-35 gün önceden kayıt bildirimi gibi şartların gerçekleşmesi gereklidir.
Aksi taktirde geçmişte de çok örneğin olduğu gibi FİDE- ELO hesaplamalarından geri dönen turnuvalara rastlarız.
Bir turnuvanın geri dönmesinden daha iyisi, herhalde o turnuvanın gönderilmemesidir.
Hesaplamalara gönderilme şartlarını ve özelliklerini kaybeden turnuvalar gönderilmez. Bunun aksi o turnuvayla ilgili her sorumlu kişi ve kurumu bağlar.

Eskiden turnuva tüzüklerinde ,"UKD ve ELO hesaplamalarında kullanılacaktır- gönderilecektir" ibaresi vardı.
Şimdi ise bu maddenin "şartlara uyulduğu taktirde hesaplamalara gönderilecektir" şeklinde değişmesi tartışılmaktadır.

Teknik Kurul şartları uyan her turnuvayı hesaplamalara gönderiyor. Ama geri döneceği belli turnuvaları göndermemesi son derece doğru bir karardır.

Bir turnuvanın UKD ya da ELO hesaplamalarına gönderilmesini elbette turnuva yönergesinden anlarız, öyle de olmalı.
Ancak şartların bazen baştan değiştiği turnuvalar da mevcuttur. Mesela zamanında veya hiç başvuru yapılmaması gibi.
Ya da turnuva sırasında gerçekleşen durumlar; tur sayısının ilan edilenden azaltılması, katılımcı ELO lu oyuncu oranının % 30 un altına düşmesi, tam takım olarak tamamlanamamış, hükmen galibiyetlerin çok olduğu ve hesaplamaları etkilediği maçlar vb.
Sizin ifadenize göre ;
Yönergede eğer "gönderilmeyecek" veya "gönderilecek" yazmıyorsa, bunun anlamı gönderilmeyecektir , değildir.
Bu, makul bir açıklama yapılmadığı sürece kastını aşar,kafa karıştırır.
Sizin tanık olduğunuz turnuvaların gerek duyurusu ve gerekse uygulamadaki sağlıklı yöntemler tartışılabilir.
Bizler de turnuva başında ELO hesaplamalarına yeter sayıda başvuru almamıza rağmen gerek turnuvaya bu elo luların hiç gelmemesinden ya da turnuva ortasında terkler yüzünden çok mağduriyetler de yaşadık siz de biliyorsunuz.

Onun için yaşanan bu tip olayların önüne geçebilmek, önlemini önceden alabilmek adına, bu satırlarda şu toplumsal görevi benimsedim:

İL TEMSİLCİLERİMİZE KISA KISA başlıklı yazımda olası mağduriyetleri önlemek ve ELO lu sporcu sayısını artırabilmek için bir uyarı metni de hazırladım ve aynı başlıklı yazıma ekledim.

Bu benim iyi niyetlerimden kaynaklanan bireysel bir girişimimdir.
Bazı arkadaşlarımın ifade ettiği gibi de merkezci bir yaklaşım değildir.
Selam ve sevgilerimle
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#24
Aşkın Bey,

Şunu mu söylemek istiyorsunuz, aslında bu turnuva, listelerin verilmesi, oyunların zamanında başlaması gibi bir takım kurallar ihlal edilimeseydi yarıda kalacaktı ama başhakemin üstün gayretleriyle ve kuralları yumuşatması (telefonla liste almak gibi) sayesinde tamamlandı fakat hükmenler vs nedeniyle elo hesaplamalarına alınmadı?

Eğer durum böyleyse gerçekten çok daha vahim bir durumla karşı karşıyayız demektir ve normal şartlarda bu turnuvanın sonuçları böyle olamayabileceği için belki de bu turnuvadan Kulüpler Şampiyonasına katılan takıml nedeniyle bazı anadolu takımları da hak haybına uğramış olabilir.

Bir çok takımın maçlara eksik çıkması ne demek? Kuralların izin verdiği sayının üzerinde eksik oyuncu ile mi oynanmış?

Maçların zamanında başlatılması için gayret göstermek ne demek? Maçların başlama saati ilan edilir ve o saatte salonda bulunmayan takımlar hükmen mağlup ilan edilir? Hakemin görevi bazı takımların hükmen yememesi için gayret göstermek midir?

maça çıkış listelerinin 30 dakika kala verilmesi ne demek? Tüzüğe göre bu süre turnuva başında ilan edilir ve bu süreye uyulur. Söylemek istediğiniz Çiğdem Hanım'ın süre aşılmasına rağmen liste almaya devam ettiği midir?

Tüm bunların Elo hesaplamalarıyla bir ilgisini göremiyorum. Olsa olsa 'siz oyuncular daha kendi üzerinize düşenleri yerine getiremiyorsunuz, bizden taleplerde bulunuyorsunuz' yaklaşımı olmasın?

Ben turnuvada oynamadım. Benim tek bilmek istediğim bu turnuvanın neden elo hesaplamalarında kullanılmadığı? Eğer yanıt hükmenler, geç gelmeler vs ise hangi maddelere dayanılarak böyle bir kararın alındığı açıklanır ve bu kadar 'doğru' yürütülmüş süreç aklanır.

Masa taşımak, turnuvalar için çaba göstermek sizlerin tekelinde değil. Konumuzla da hiç alakası yok. Ayrıca her yazıda biz ne kadar özveriyle çalışıyoruz biliyor musunuz üslubunu da çok garipsiyorum. Ben de son derece özveriyle çalıştığıma inanıyorum ama bunu her an söylemek ihtiyacını hissetmiyorum.Bakın aşağıya çok basit bir paragraf yazıyorum. Bahsettiğiniz sebeplerin turnuvanın ELO ya dahil olmasına engel olduğundan hiç emin değilim ama yine de sizin nedenlerinizle yazıyorum. Üsluptan bahsedildiği için Eğer bu tarz bir açıklama yapılsaydı konunun bu noktalara geleceğini hiç sanmıyorum. Ama takdir sizin, yine bildiğiniz gibi devam ederek esas sorun yerine başkalarının eksiklerini ortaya sermeye, kaç masa taşıdığınızı, ilinizde ve federasyonda kurduğunuz yüzlerce kurulda çalıştığınız yüzlerce kişiyle yılda 2-3 turnuvanın nasıl başarıyla yapılabildiğini, anlatmaya devam edebilirsiniz...

'Sayın satranç ailemiz,

2012-2013 yılı İstanbul Takımlar Şampiyonası , turnuva öncesi ve sonrasında yaşanan bir takım aksaklıklar nedeniyle elo hesaplamalarında gönderilememiştir. Turnuva'nın ELo hesaplamalarında kullanılacağı daha önceden ilan edilmemiş, turnuva sırasında takım sayısının 8 den 5 düşmesi, ........... vs nedeniyle FIDE kural kitabının ... nolu maddesince hesaplanabilir niteliğini kaybetmiştir. Biz İl temsilciliği olarak, konuyla ilgili varsa üstümüze düşen sorumlulukları kabul ediyor, bundan sonra yapılacak turnuvalarda aynı sıkıntıların yaşanmaması için tüm gayretimizile ve özveriyle çalışmaya devam edeceğimizin sözünü veriyoruz. Satranççı dostlarımızın da böyle önemli bir turnuvayı kendilerine yakışan bir ciddiyet ve devamlılıkla oynamalarının ne kadar önemli olduğunu tekrar hatırlatıyoruz...

Saygılarımızla...'
Ara
Cevapla
#25
Bu başlık altındaki mesajımın ana fikrini idrak edemeyenler şaşkınlar için biraz açıklayayım:

TSF, asli görevi olan uluslararası bir turnuva sonucunun FIDE'ye gönderilmesi konusunda başarısız olmuştur. Bu başarısızlık satranç oyuncularının maddi ve manevi kayıp yaşamasını beraberinde getirmiştir. Bu durumu satranç kamuoyunun bilgisine sunarak, hem TSF'nin asli görevini yapamıyor olduğunu ifşa etmek, hem de en azından bundan sonraki dönemlerde bu tip bir durumun ortaya çıkmasını engellemek ana amacımdır.

Madde madde sorduğum sorular, TSF kurumunun hanesine yazılan bu başarısızlıkta kişi veya kurul olarak kimlerin sorumlu olduğunu tespite yöneliktir. Cevapları bilmiyorum da soruyorum, bilsem sormazdım.

Benim kazandığım halde haneme yazılmayan 11 ELO ratingim kendi açımdan çok önemli olmakla birlikte açtığım başlık aslında tüm satranç oyuncularının haklarını korumaya yöneliktir.

Şimdi forumda açılan tüm başlıklara ilgili/ilgisiz karalamalar yapmayı, konuları saptırabildiği kadar saptırmayı ve muhakkak suretle son mesajı yazmayı görev bilen Aşkın'ı ve en son gönderdiği mesajını biraz irdeleyelim.

Aşkın,

Turnuvadaki hükmenler ve bazı takımların turnuvayı bitirmemiş olması sonuçların FIDE'ye gönderilmemesini gerektirmez. Çiğdem Hn'ın FIDE handbook'tan verdiği kesitte yer alan O2 maddesinde açıkça görülüyor ki, bir turnuva sonucunun rating hesaplarında kullanılabilmesi için ön koşul, turnuva başlamadan en az 1 hafta önce turnuvanın FIDE'ye register ettirilmesidir. Eğer bu koşul yerine getirilmemiş ise diğer tüm detaylardan bağımsız, turnuva sonuçları FIDE'ye gönderilemez. Bunu tam olarak anladık değil mi?

Demek ki bizim turnuva FIDE'ye register ettirilmemiş. Bu konu da ok mi?

Ben cevabını bilmediğim için sorduğum sorular ile bu konunun sorumlusunu bulmaya çalışıyorum. Bu sorumlu, eğer vicdanı varsa ortaya çıkmalı ve ardından da özür dileyip istifa etmelidir. Eğer bunu yapmaz ise de, bulunmalı ve tüm görevlerinden azledilmelidir. Nihayetinde sorumlu(lar) TSF organizasyonu altında çalışan kişiler olduğundan TSF'nin kurum olarak bu konudaki başarısızlığı da satranç kamuoyu tarafından bilinmeli ve izlenmelidir.

Mesajında başhakemin turnuvayı bitirtebilmek için gayretlerinden bahsetmişsin. Bu gayretleri nereden öğrendin bilmiyorum, dolayısı ile doğru olup olmadığını da bilmiyorum. Ama eğer doğru ise, başhakem tüzükte yer alan en azından 3 maddeyi ihlal etmiş:

1. Takım maça çıkış listelerinin izin verilen süreden sonra kabul edilmesi (4.3 ve 5.4 maddelerinin ihlali)

2. Zero tolerance kuralının ihlali (madde 5.7).

Ben şahsen Çiğdem hn'ın bu maddeleri ihlal ettiğine inanmıyorum. Turnuva iki oturumlu oynandı ve ben sadece ilk oturumda oynadım. Ama oynadığım oturumda bu kurallara hep uyuldu. İkinci oturumu bilemiyorum, fakat mesajınla doğrudan başhakemi töhmet altında bırakmışsın.

Onca sorunuz ve Anadolu turnuvaları ve daha eşit paragraflarına istinaden cevap olarak bkz, bu mesajımın 2., 3. ve 4. paragrafları.

M.Aşkın TAŞAN Nickli Kullanıcıdan Alıntı:Ama SIRF BİREYSEL ÇIKARLARI İÇİN BU FORUMDA FİGAN ATANLARIN ölçüsüz ve kompleksli yaklaşımlarına da ses çıkarmayacak bir anlayışta olmadığım içinde sizin belirttiğiniz gibi -sizden biri de - değilim elbette.

1. Bu benim bireysel çıkarım değil, tüm satranç oyuncularını ilgilendiriyor. Ayrıca TSF'nin asli görevlerini yerine getirme konusundaki keyfiyetini ve/veya başarısızlığını vurguluyor.

2. Dilimizde "figan atmak" diye bir tabir yok. "Figan etmek" var. Bkz TDK atasözleri sözlüğü:

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=c...6.02204639

3. Bu kafa ile gidersen "bizden biri" hiç bir zaman olamazsın. Satrancın çok zayıf. İmla, dilbilgisi çok zayıf. Kurduğun cümlelerin nerede ise tamamı düşük.

Mesajlarının benim için en büyük faydası seni TSF'nin eğitim kurulu başkanı yapmış olmalarını öğrenmek oldu. Bu idrak, üslup ve dilbilgisi ile gerçekten çok anlamlı olmuş.

Haydi, iyi günler şimdi.

Gökhan DEMİR
Ara
Cevapla
#26
Sayın beyefendiler,
Artık bu akşam iyi ve huzurlu uyursunuz, ne de olsa görevi yerine getirmenin huzuruyla...
Seviyenizi ve üslubunuzu o kadar iyi bir şekilde ortaya koydunuz ki...
Mesele anlaşıldı aslında.
Ama galiba bir "siz" anlamamışsınız ve anlamamakta da ısrar ediyorsunuz.
Sizin turnuvanızın başvurusu yok!
Bunun tersini neden ortaya koyamıyorsunuz?
Neden ispatlayamıyorsunuz da görevini yapan insanları karalıyorsunuz.
Ama amaç karalamak değil mi?


Ama kuruma ve şahıslara kininiz o kadar kabarmış ki...

Bu satırlara da damlıyor.
Aslında haksızlığa uğramış olabileceğinizi de düşünmüş ve ona göre de araştırmıştım.
Fakat ortada gün gibi duran bir durum var.

Sorumada cevap veremediğinizden olsa gerek, rahatsızlığınızı daha iyi anlıyorum.

By. GD
Seni, kin, seviyesiz üslup, kuralsızlık, çıkar ve adaletsizlik deyimleriyle birlikte hatırlayacağım sonsuza dek...
Mesajlarının bende yarattığı tek etki de bu oldu.
Bir de sahtekarlık !!

ÖZÜR DİLENMESİNİ İSTİYORSUN KENDİNDEN DEĞİL Mİ?

Bu ülkede bunu en son düşünmesi gereken insan sen olabilir misin acaba?

BİR DE GEÇMİŞTEN BU ÜLKENİN HANGİ KURUMUNA ÖZÜR BORCUN VAR İSTERSEN BİR DE ONU DÜŞÜN BAKALIM...



Bu senin "özel"in...

...
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#27
Açıkçası bu tartışmanın geldiği nokta beni şaşkınlığa düşürüyor. 25. mesajın ardından Aşkın Taşan'ın bu basit konunun ne olduğunu bile anlamadığını görmek ise dehşete... Bu konu ile ilgili 3 yazı yazdım. Bir çok net soru sordum ve sorularıma hiçbir yanıt alamadığım gibi konuyla son derece ilgisiz yakıştırmalarla karşı karşıya kaldım. Üslup konusundaki eleştirilerle ilgili yorumu forum okuyucularına bırakıyorum.

Aşkın Bey, bir turnuva yapılmış. Hatta son 1 sene içerisinde İstanbul ili sınırları içerisindeki en kuvvetli turnuva. Bu turnuvanın sahibi TSF! Bu turnuvayı gerçekleştiren kurum ise İstanbul İl Temsilciliği. Yani Aşın Bey turnuva 'bizim turnuvamız' değil. Aslında bir tarafından içinde bulunduğunuz ve pek çok konuda gönüllü olarak sözcülüğünü yaptığınız kurumun turnuvası.

TSF tarafından tüm illerde yapılacak ve Kulüpler Şampiyonasının bir elemesi niteliğindeki bu turnuvalar için 'ortak' bir tüzük hazırlanmış. Bu tüzükte turnuvanın ELO hesaplamalarına gideceğine dair bir ifade yok. Gerek de yok! O yüzden de bir çok ilden gönderilen turnuva sonuçları hesaplamalara dahil edilmiş. Artık anlaşıldığı üzere turnuvanın hesaplara girmemesinin ana nedeni FIDE'ye önceden kayıt ettirilmemesi. Sizin ilgisizce araya soktuğunuz gibi, Çiğdem Hanım'ın tura 5 dakika kala telefonla kayıt alması, masa taşıması veya başka bir sebep değil. Diğer illerden giden turnuvalar olduğuna göre, bu sürecin bir noktasında bir kişi ya da bir kurul bu turnuvayı FIDE'ye kayıt ettirmemiş. Benim sorum çok açık; Neden ve kim? İl temsilciliği mi, teknik kurul mu?Kasıtlı olarak mı yoksa bir başka sebeple mi ben bilemem ama ortada bir mağduriyet var ve bunun neden olduğunu öğrenmek ve bir daha olmaması için elimizi taşın altına sokmak bizim de görevimiz! Ama konu bu turnuvanın yapılmadan önce kaydının yapılması ise ben elimi taşın değil kayanın altına soksam bir faydası olmaz. Bu iş için koskoca bir kurum var çünkü.

Aşkın Bey, bu turnuvanın hesaplamalara dahil edilmesi sadece puan kazanacakların yararına değildir. Bu ülke sınırları içerisinde ne kadar çok turnuva ELO'ya giderse bu hepimizin yararına olur. Özellikle de yabancı oyuncuların da olduğu turnuvalar. Bu turnuvada oynamayan biri olarak benim ne çıkarım olabilir? Hangi görevi yerine getirmek olabilir? Sedece içimiz kanıyor. Türkiye'de tüm sporlarda imkanlar bu kadar artmışken, TSF'nin bütçesi, lisanslı oyuncu sayısı hacmi büyümüşken, turnuva yapılmaması, yapılanların da yanlışlıklar içerisinde düzenlenmesi, en önemli sporcularımızın defalarca ve defalarca ceza kurullarına gönderilmeleri, yetenekli genç sporcularımızın, 21-22 yaşındaki GM kardeşlerimizin imkansızlıklar içinde olmaları, doğru dürüst satranç oynayamamaları, ilkokullarda hatta anaokullarında ders vermek zorunda kalmaları ağrıma gidiyor.

Benim nerede durduğum, neleri eleştirdiğim yıllardır bellidir. Amacım sizleri kötü göstermek, TSF'yi zor duruma düşürmek olsaydı aylar önce kesinleşen ibra olmama ile ilgili Yargıtay kararını bu sütunlara taşır, 2010 yılında tek tek ortaya koyduğumuz sebeplerden ötürü kesin olarak ibra edilmemiş ve bugün de görev yapan yöneticileri istifaya davet ederdim.

Bu son derece basit konuda, varsa kusuru veya ihmali olanların ufak bir özür açıklaması yapması, eğer hiç bir kusurları yoksa turnuvanın hangi nedenlerle hesaplama dışı kaldığının belirtilmesi yeterli olacakken konuyu son derece ilgisiz boyutlara taşıdınız.

Geçmişte Anadoluda bu tip olayların olması, bugün eleştirmemizi engeller mi? Ne kadar geriye gitmemiz gerekiyor? Bu nasıl bir mantık?Siz buradan yazın, şu tarihte şu turnuva hesaplamaya dahil edilmedi diye biz de eleştirisini yapalım. Benim İstanbul'da yapılan bu turnuva ile ilgili de Gökhan Bey burada yazana kadar bir bilgim yoktu. Bilmediğimiz konularda nasıl yorum yapabiliriz?

Arkadaşlarım süreci çok doğru yönetmişler dedikten sonra 'ama bence de turnuva ELO ya girsin' diyorsunuz? Bu nasıl bir çelişki? Eğer süreç doğru yönetildiyse ve o nedenle haklı olarak hesaplamaya alınmadıysa, neden tersi yapılsın? Eğer ELO hesaplamalarına alınması gerekiyorsa süreç nasıl doğru yönetilmiş olabilir?

'Çiğdem Hanım'ın üstün gayretleri olmasa, 30 dakikalık takım verme süresine uyulmayıp 5 dakika kala telefonla liste alınmasa o turnuva zor biterdi' diyorsunuz. 'Telefonla rica minnet geç kalınmış maça yetişme çabası' ne demektir mesela? Geç kalınmış maça nasıl yetişilir? Bu ifadeler benim kanımı donduruyor. Çiğdem Hanım elbette durumu açıklayacaktır. Kendisini yıllardan beri tanırım. Kuralları ihlal ederek bu tip uygulamalar yapmayacak kadar deneyimli bir hakem olması gerekir. Ama sizin böyle bir davranışı kahramanca göstererek örnek göstermeniz çok düşündürücüdür. Ben de uzun yıllardır öğretmenlik yapıyorum. Bir defa bile öğrencilerime 'Çocuklar eğer işinize gelirse kuralları şu şekilde değiştirirsiniz, günü kurtarırsınız' gibi bir telkinde bulunmadım. Bu turnuvada böyle bir usul hatası yapılmışsa, turnuva saatine ve 'sıfır tolerans' kuralına uyulmamışsa, 30 dakika olarak ilan edilen takım verme süresi 5 dakikalara indirildiyse bir eğitimci ve 'Eğitim Kurulu Başkanı' olarak örnek olacak yerde bu durumu nasıl eleştirmez de hukuksuzluğu översiniz akıl alır gibi değil. Sizin diğer konu başlığı altında İl Temsilcilerine vereceğiniz öğütlerden biri de bu mu olacak?

Kurallar bu şekilde dejenere edilirse, yarın bir gün, oyun sırasında telefonu çalan, dokunduğu taşı oynamayan oyunculara ne diyeceksiniz? Madem Anadolu'nun haklarını savunmamızı istiyorsunuz, İstanbul takımları bu şekilde kayırılıp kuralsız bir şekilde oynatılırken Anadolu'nun hakları nasıl savunulacak?

Oturup, ciddi ciddi bu satırları yazıyorum ama sizinle bir tartışma yürütmenin de neredeyse imkansız olduğunu da görüyorum. Ben sizin yazdıklarınıza karşı kendi fikirlerimi öne sürüyorum ama hiç birine cevap vermeyerek, 'siz gelin Anadolu'nun hakkını savunun, elinizi taşın altına sokun' gibi suçlamalar yöneltiyorsunuz. Bu ülkede siyasetçilerimizin bulaştırdığı bir hastalık olsa gerek. Bir konuyu eleştirebilmek için, ilginiz olsun olmasın tarihte benzer tüm olaylar karşısında önceden bir tutum sergilemeniz bekleniyor. Hiçbir kurum hiçbir hatayı kabul etmiyor, ve eleştiri yürütenler 'meyve veren ağacı taşlayan' haset ve kin duygularıyla hareket eden insanlar olarak tanımlanıyor. Yazılarınızda bana yöneltebileceğiniz bir tek soru yok ayrıca. Yanıt veremeyeceğim onlarca soru karşısında kalsaydım, değil resmi görevlerimden, satranç dünyasından istifa ederdim 2 dakika düşünmeden. Eksikleri görüp söylemek de bizim görevimizdir. İster kabul edin ister etmeyin...

Saygılarımla...
Ara
Cevapla
#28
M.Aşkın TAŞAN Nickli Kullanıcıdan Alıntı:Sayın beyefendiler,
Artık bu akşam iyi ve huzurlu uyursunuz, ne de olsa görevi yerine getirmenin huzuruyla...
Seviyenizi ve üslubunuzu o kadar iyi bir şekilde ortaya koydunuz ki...
Mesele anlaşıldı aslında.
Ama galiba bir "siz" anlamamışsınız ve anlamamakta da ısrar ediyorsunuz.

Aşkın sen hiç IQ testi yaptırdın mı? Ne görevinden bahsediyorsun sen Allah aşkına? Senden ricam paragrafları iki yetmez üçer kez oku.

M.Aşkın TAŞAN Nickli Kullanıcıdan Alıntı:Sizin turnuvanızın başvurusu yok!
Bunun tersini neden ortaya koyamıyorsunuz?
Neden ispatlayamıyorsunuz da görevini yapan insanları karalıyorsunuz.
Ama amaç karalamak değil mi?

Forumun başından beri bunu soruyoruz zaten. Ortaya çıktı ki bizim turnuvanın FIDE başvurusu yapılmamış. Bu başvuruyu yapmak oyuncu olarak benim görevim mi? Neyi ispatlayacağım ben? Görevini yapan insanları karalamaya çalışmıyorum, aksine bu başvuruyu yapmayarak görevini yapmayan insanları bulmaya çalışıyorum. Neyin karalaması? Herkes görevini yapmış olsa, işleyiş normal bir şekilde gerçekleşmiş olsa, değerli zamanımı ayırıp da bu sorunu neden gündeme getireyim?

M.Aşkın TAŞAN Nickli Kullanıcıdan Alıntı:Ama kuruma ve şahıslara kininiz o kadar kabarmış ki...
Bu satırlara da damlıyor.
Aslında haksızlığa uğramış olabileceğinizi de düşünmüş ve ona göre de araştırmıştım.
Fakat ortada gün gibi duran bir durum var.

Sorumada cevap veremediğinizden olsa gerek, rahatsızlığınızı daha iyi anlıyorum.

Sorumada değil, doğrusu soruma da olmalı. Soruna 23 Ekim 2013 12: 12'de attığım mesajın 2, 3 ve 4. paragrafları ile yanıt verdim. Ya mesajımı okumadın, ya da sadece 1-2 defa okudun ve hali ile anlamadın. Sahi Aşkın, benim sorduğum sorular ne olacak?

M.Aşkın TAŞAN Nickli Kullanıcıdan Alıntı:By. GD
Seni, kin, seviyesiz üslup, kuralsızlık, çıkar ve adaletsizlik deyimleriyle birlikte hatırlayacağım sonsuza dek...
Mesajlarının bende yarattığı tek etki de bu oldu.
Bir de sahtekarlık !!

Kin, seviyesiz üslup, kuralsızlık, çıkar ve adaletsizlik. Bunlar deyim değil, terimdir. Bkz: Güzel Türkçemiz, ilkokul 2.

Tüm bu terimler bence sana daha çok yakışıyor. Çünkü ben kendi nezdimde satranç sporunun odağında olan satranç oyuncusunun hakkını savunuyorum. Kin gütmüyorum, sorguluyorum, adalet arıyorum. Kendi çıkarım olsa olsa topu topu 11 ELO ratingini haneme yazdırmak olabilir ki onu da emeğimin son damlasına kadar haketmiş durumdayım. İstersen oyunlarımı sana göndereyim diyeceğim ama bakıp anlayabilecek kapasitede değilsin. Seviyesiz üslup arıyorsan kendi mesajlarına bak. Benim tek yaptığım taşı gediğine koymak. Bilmiyorsan, aklın ermiyorsa sus ve otur oturduğun yerde, forumu kirletme saçma sapan mesajlarınla. İnsanlar burada vakit harcıyor ve bildirimlerde bulunuyorlar. Zorunlu değilsin her konuya maydanoz olmaya ve konuyu dağıtmaya.

M.Aşkın TAŞAN Nickli Kullanıcıdan Alıntı:ÖZÜR DİLENMESİNİ İSTİYORSUN KENDİNDEN DEĞİL Mİ?

Bu ülkede bunu en son düşünmesi gereken insan sen olabilir misin acaba?

Evet istiyorum tabii ki. Neden bunu en son düşünmesi (ne demekse, istemesi demek istedi herhalde, neyse) gereken insan ben olmalı imişim? Hakkım yenmemiş durumda mıyım?

M.Aşkın TAŞAN Nickli Kullanıcıdan Alıntı:BİR DE GEÇMİŞTEN BU ÜLKENİN HANGİ KURUMUNA ÖZÜR BORCUN VAR İSTERSEN BİR DE ONU DÜŞÜN BAKALIM...

Hmmm, buldum. Zihinsel Engelliler Derneği'ne özür borcum var.

M.Aşkın TAŞAN Nickli Kullanıcıdan Alıntı:Bu senin "özel"in...

...

Şimdi gelelim kurufasulyenin faydalarına.

Aşkın, TSF'nin Eğitim Kurulu Başkanı'sın. Merak eden arkadaşlar, bkz:
http://www.tsf.org.tr/federasyon/tsf-org...tim-kurulu

Şimdi ben naçizane şunları merak ediyorum. Satranç'ta bugüne dek hangi başarıları kazandın? Hangi satranç kitaplarını okudun? Yabancı dil biliyor musun? Biliyorsan bununla ilgili referansın nedir? Eğitim Kurulu Başkanı olarak yılda ortalama kaç ile seyahat düzenliyorsunuz? Bu seyahatlerden ne kadar para/harcırah alıyorsun? Koskoca TSF, Eğitim kurulu başkanı yapabilecek, CV'si senden daha kuvvetli birini bulamadı mı? Neden forumda her başlığa maydanoz oluyorsun? Kendini her şeyi bilmek zorunda hissediyor musun? Hiç psikolojik yardım aldın mı? Almayı düşünüyor musun?

Forum izleyicilerinden özür diliyorum ve bu şahıs ne yazarsa yazsın bu başlık altında cevap vermeyeceğimi beyan ediyor ve kanuni haklarımı da saklı tuttuğumun bilinmesini istiyorum.

Saygılarımla,
Gökhan DEMİR
Ara
Cevapla
#29
Tekrar merhaba,

Şimdi konunun dağılmasına bu kadar izin verdikten sonra şu ana kadar elde ettiğim somut bulguları özetlemek istiyorum:

İstanbul Kulüpler Birinciliği ve diğer illerde düzenlenen kulüpler birinciliği ile ilgili yönergeye aşağıdaki linkten ulaşılabilir:

http://tsf.org.tr/images/stories/2012-20..._18_R1.pdf

FIDE sayfasından araştırıp bulduğuma göre, aynı tüzüğü kullanan aşağıdaki illerin kulüpler birinciliği turnuvaları, ELO hesaplamalarına dahil edilmiş. İller ve linkler şöyle:

Antalya http://ratings.fide.com/tournament_detai...vent=79548
Hatay http://ratings.fide.com/tournament_detai...vent=80057
Osmangazi http://ratings.fide.com/tournament_repor...nt16=80088
Manisa http://ratings.fide.com/tournament_detai...vent=81784
Ankara http://ratings.fide.com/tournament_repor...nt16=82160
Samsun http://ratings.fide.com/tournament_repor...nt16=82161

FIDE sayfasında İstanbul turnuvasının FIDE'ye register ettirildiğine dair bir işaret bulunmuyor.

Hatırlarsanız, İstanbul Kulüpler Birinciliği'nin ELO'ya neden dahil edilmediğini il temsilcisi Rıza ÖNEY'e sorduğumda cevap olarak "çünkü tüzükte ELO'ya dahil edilir diye bir madde yok" demişti.

Yukarıdaki illerin turnuvaları da aynı tüzüğe göre FIDE'ye register ettirilmiş ve ELO hesaplarına dahil edilmiş durumdadır. İstanbul Kulüpler Birinciliği, diğer illerdeki turnuvalara kıyasla kat be kat daha kuvvetli bir turnuvadır.

Anand rumuzlu üyenin 17 Ekim 2013 19:07 tarihinde attığı mesajda vurguladığı konu çok önemlidir. İl kulüpler turnuvaları tüzüğü ile Türkiye Kulüpler Şampiyonası tüzüklerini karşılaştırmış ve her iki tüzükte de sonuçların ELO'ya gönderileceğine ilişkin bir madde bulunmadığını tespit etmiştir.

Keza, Feti rumuzlu kullanıcı da, 12. uluslararası İstanbul festivali yönergesini incelemiş, aynı tespiti bu turnuvanın yönergesi için de yapmıştır.

Normal olarak her iki turnuva sonucu da FIDE'ye gönderilmiş, dolayısı ile ELO hesaplarına dahil edilmiştir. Bu nedenle her iki üyenin tespiti de son derece önemlidir, teşekkür ediyorum.

Dolayısı ile son derece basit olan soru şu:

İstanbul Kulüpler Birinciliği'ni FIDE'ye kim register ettirmedi?

Umarım bundan sonra satranç oyuncuları benzeri hak gasp durumlarında seslerini daha çok yükseltirler ve idareci noktasında bulunan, birçoğu hayatlarında satranç oynamamış olan ve bu işleri sadece para kazanmak için yapıyor olan kişiler de konunun ciddiyetine biraz da olsa mazhar olurlar ve görevlerini layıkı ile yerine getirirler.

Saygılarımla,
Gökhan DEMİR
Ara
Cevapla
#30
Değerli camiamızın sayın üyeleri,
Aşağıda bir üyemizin "İstanbul Kulüpler Birinciliği Neden ELO Hesaplamalarına Gönderilmedi?" başlıklı yazısında şahsıma ve görevi başındaki kamu görevlilerine; aşağılayıcı, alaycı, toplum huzurunda küçük düşürücü ifadeler kullanarak, yine şahsımdan cevaplanması için iftira dolu sorular sormuştur.
Susmayacağım!
Kendi deyimle "maydanoz" olmaya devam edeceğim.
Yine toplumu bilgilendirmek adına.
Kendisini ancak haksızlığa uğradığına inandığım süre içinde desteklemiş, ancak bu haklı isteğinin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını gördükten sonrada naçizane önerilerim olmuştu. Bunlar aynı sayfada önceki yazılarımda da duruyor.
Fakat göstermiş olduğu bu tepki, bana vermiş olduğu cevaplar, kullandığı dil, üslup, gösterdiği anlamsız kine rağmen topluma açıklama yapmak gereği doğduğu için bu yazıları muhatap almak "şimdilik" burada cevaplamak zorundayım.
Açıklamalarımı bu zat-ı muhteremin dilinden yazmayı beceremediğim için sizlerden bağışlanmamı talep ederim.
M. Aşkın TAŞAN

Not: ÖSF' un bana tanıdığı süre açısından yazıyı birkaç bölümde vermem gerekiyor. Hızlı yazamıyorum. Kes yapıştır yaptığımda yazıda şekil ve imla bozuklukları oluşuyor.
*****************************************************
Bay G.D.

Bu konuyla ilgili eğer ana amacın belirttiğin gibi "durumu satranç kamuoyunun bilgisine sunarak, hem T.S.F.' nun asli görevini yapamıyor olduğunu ifşa etmek, hem de en azından bundan sonraki dönemlerde bu tip bir durumun ortaya çıkmasını engellemek" olsaydı bunu anlardık.
Ama seni samimi bulmuyorum artık! Sadece ucu kendine dokunduğunda ortaya çıkıp, sanki tüm oyuncuların hakkını koruyan bir kimliğe bürünme çabaların inandırıcılıktan çok uzak bir aldatmaca.
Öyle olsaydı yaşanan bir çok önceki haksızlıkta da seni bu sütunlarda okur yada bilirdim. Öyle olsaydı, benim de aynı yöndeki bir çok somut çalışmam hakkında fikir yazılarını okurdum. Ama ya haberin yok ya da susmak daha işine geliyor.
Öyle olsaydı, il temsilcilerine bu olaydan sonraki uyarı yazımın bir değeri olurdu sence.
Ve öyle olsaydı ta en başından samimi desteğime bir anlam yüklerdin.
Ne zaman ki bazı sporcuların korunduğu yönündeki iddianı ispata davet ettim, o zaman ipleri koparıp köpürdün.


( devam edecek)
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#31
Artık il temsilcilikleri kendilerine hareket alanı kalsın diye "eklektik", yani içinde organizatörlere hareket alanı bırakan, boşlukları olan tüzükler hazırlıyorlar. Gördüğüm kadarıyla ELO hesaplarına gönderileceğine dair bir maddenin bulunmaması tam da bunun sonucu. Böylece bu tarz senaryolarda her şey hukuka ve tüzüğe uygun hale geliyor.

Bu tarz eklektik tüzük maddelerine bir örnek de ben vereyim: "Başhakemin kararı kesindir. İtiraz edilemez." Bu maddenin ruhunu biliyorum biraz, itiraz kuruluyla ilgili pratik sıkıntıları aşmak amaç. Çok masum görünüyor. Lakin, başhakemlerin bazı keyfi değişikliklerinin kaynağı haline de geliyor, özellikle de program ve tur sayısıyla ilgili.

Bu başlıktaki durumda da sanırım tüzüğe göre bir sıkıntı yok, ama bu sorulan soruların haklı olduğu gerçeğini değiştirmez.

Belki de Erşan Gökerman'ın yazdığı türden bir açıklama bütün bu yazışmaların şiddetini azaltırdı. Bu arada sorulmuş soruların cevabı da hala yok.

Şunu merak ediyorum: Elo hesaplarına gönderilmemesinin sebebi turnuvanın koşulları sağlayamaması mı yoksa FIDE'ye turnuva öncesinde zamanında kayıt yaptırılmaması mı?
Ara
Cevapla
#32
M.Aşkın TAŞAN bey'in eğitim kurulu başkanı olduğunu öğrendikten sonra "ad hominem" yönteminin devletin en üst kademesi de dahil her kademesinde kullanıldığını görmek sade vatandaş olarak beni dehşete düşürdü açıkçası.
Ara
Cevapla
#33
Sadece iddia da değil, ağır bir itham da aynı zamanda. Çünkü onca sporcu, hakem ve personel de zan altında kalır bu anlayışa göre. Bu düzeltilmelidir.
Bu insanların hakları ne olacak?
**************************
"Turnuvadaki hükmenler ve bazı takımların turnuvayı bitirememiş olması sonuçların F.I.D.E.' ye gönderilmemesini gerektirmez" diyorsun.
Ben de diyorum ki, aynı durumdaki turnuva kaydı olmayan diğer turnuvaların hiçbiri de gönderilmedi. Bir çok oyuncu bu durumda hak kaybına uğradı. Tamam bir geç kalınma ya da art niyetsiz ihmal de olabilir.
Fakat bunu cevabı önce İstanbul içinde bulunabilirdi. Yolu da diyalogdu. Bunlar yapılmadan kişilerin istifasını istemek bilinçli hak gasplarıyla gündeme gelebilir. Bunun ortaya çıkması gerekir. Böyle bir durumda istifa çözüm müdür?
******************************
" Mesajında baş hakemin turnuvayı bitirebilmek için gayretlerinden bahsetmişsin,... fakat mesajınla doğrudan başhakemi töhmet altında bırakmışsın"
Buyurmuşsunuz.
Bu konuda oyuncu ve takımlardan gelen istekleri ve girişimleri kast ettim. Yazılarımda duruyor. Oku. Böyle oldu demedim.
SEN ÖYLE LAGILANMASINI İSTİYOR VE SAPTIRIYORSUN. TOPLUMDA YANLIŞ ALGI OLUŞMASINI SAĞLAMAK İSTİYORSUN.
Bir çok oyuncu zaten Denizli' de konuşuyorlardı, orada da duydum.
Hakem ve organizasyonu neden töhmet altında bırakayım ki. Zaten eşyanın tabiatına aykırı olur. Çünkü kendilerini uzun yıllardır tanırım. Bir çok turnuvada başarılı, tavizsiz yönetimlerine tanık oldum. Gebze' de ki turnuvayı Olimpiyat gibi yöneten bir hakem hakkında bunu neden yapayım ki?
**************
" Dilimizde figan atmak diye bir tabir yok. Figan etmek var." diyorsun.

Doğrudur. Ama bazen yerleşik olarak kalan ve kullanılmaya başlayan deyimler ve tabirler de var. Ben çok duydum ve anlatılmak isteneni vurgulu olarak anlatabiliyor. Özellikle iç kesimlerde çok kullanılır. Ama KİBİRİSTAN doğumlu olup da İstanbul' da yaşayan senin gibi ayrımcı insanlar bunu ancak benden duyabilirler.
***************
" Bu kafa ile gidersen -bizden biri- hiçbir zaman olamazsın. Satrancın çok zayıf. Kurduğun cümlelerin nerede ise tamamı düşük."

Diyorsun ya...
Herhalde dışarıdan bitirmelere kaldık be hocam.
Evet, bazı hataları farkında olmadan yapabilirim. Sonuçta senin gibi çok üstün yetilere sahip bir insan değilim. Normal olma çabasında sıradan bir insanım.
Ama en çok neye güldük biliyor musun, ikinci sınıfa giden öğrencilerimle?
Hani dedin ya;
"Şimdi gelelim kurufasulyenin faydalarına." Bak, aynen senin yazdığın gibi yazdım. Bende imla hatası arıyordun ya elindeki cımbızla...
Meğer kuru fasulye senin yazdığın gibi "kurufasulye" şeklinde yazılmıyormuş be dostum. (Güzel Türkçemiz İlkokul sözlüğü. TDK -Ankara.2000 s.614)
Aleme verir talkımı kendi yutar salkımı...
Bozacının şahidi şıracı...
Eğer bir kuru fasulyenin adını bile yanlış yazıyorsan, daha pilav var sırada. Bu pişik algıyla ona hiç geçemezsin.
Kaldın dostum kaldın! Bak aynı sınıftayız şimdi.
Gerçi sen geçmişte de olduğu gibi buradan da tüymenin yolunu bulursun.
Lakin adımı da yanlış yazıyorsun.
Hangi yazım hatanı yazayım ki buraya?
Yazdıkların bilgisayar yazı testinden geçirdim, kırmızılardan geçilmiyor.
Sen de kontrol edebilirsin.
Yani yazın kızamık olmuş kardeş.
Bu hataları bana yakıştırmıştın.
Ama senin gibi dil-diller bilen, 2200 ELO lu, IQ su yüksek, CV si kuvvetli, "dahi" birine yakıştıramadım.
( devam edecek)
**********************
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#34
Bay-bayan sssarper,
Anlatmaya çalıştığınız her neyse" kaş yapayım derken göz çıkarmaya benzemiş."
Sanki bana ve yazılarıma destek olmuş ve koz sunmuş oluyorsunuz farkında mısınız?
Ben bu görevi layıkıyla yapmaya çalışan biriyim. Görev bana kişiliğimden ya da duruşumdan dolayı verilip verilmediğini bilemem. Ama daha önceden kabul ettiğim bu görevi, içinde bulunduğum daha olumsuz şartlara rağmen kabul ettim. Bazılarının aşağılaması ve saklanarak aşağılaması için değil.
Benim maddi manevi hiçbir çıkarım da yok. Bunu herkese ispat ederim.

BİZLER BU GÖREVİMİZİ İKİNCİ BİR İŞ OLARAK ÖZVERİYLE BENİMSEDİK. BUNU ANLAYABİLİR MİSİNİZ BİLEMEM?

Yazınızda devletin en üst kademesinden bahsediyorsunuz.
Ben bu konuda herhangi bir girişimde bulunmayacağım. Karşımda kiminle muhatap olduğumu da şimdilik bilmiyorum.

Ama yazınız orada duruyor. Rumuz kullanarak da bazı masum haklarınızın ötesinde karalama küçük düşürme amaçlı yazılar yazıyorsunuz.
Sizi tanıyor muyum?
Aynı geçmişte olduğu gibi, saklanılan yerden ateş altındayım.

Hakkınızda bir şikayette bulunmayacağım.
Size önerim ya IP numaranızı değiştirin, ya da aynı cesaretle yazmaya devam edin.
Yazılarınız ihbar kabul edilebilir. Ama hakkınızda resmi ve adli bir süreç de başlatılabilir, ilgili makamlarca...
Tanımadığınız veya kendinizi medenice tanıştırmadığınız insanlar hakkında rumuz arkasında yazarken dikkatli olun.
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#35
(Devam)
By G.D.
T.S.F.' nun Eğitim Kurulu Başkanlığı yapmak benim için bir paye değildir. Hiçbir zaman böyle düşünmedim. Sadece senin oyunculuğuna tercih edipte asla görev almayacağını düşündüğüm son derece sorumluluk isteyen bir iş. Ailemizden ve asli mesleğimizden ayırdığımız zamanları -fahri- olarak ve layıkıyla görev yapmaya çalışıyoruz.
Ama tam layıkıyla yapamadığımı görüyorum. Bence daha profesyonel olmalı ve görev sorumluluk yüklediği kadar hak edilen ölçüde maddi getirisi olmalı.

Geçelim şu ahretlik sorularına...
" Hiç IQ testi yaptırdın mı?"

Hayır! Normal olmaya çalışıyorum. Bu bana yetecektir. Ya senin gibi bir dahi olsaydım.
**********************

" Satrançta bugüne kadar hangi başarıları kazandın? "
Başarı derken neyi kast ettiğine bağlı? Niteliksel soruyorsan bu şartlarda satranç oynayabilmem başlı başına bir başarıdır. Niceliksel soruyorsan sana yetişmem mümkün gözükmüyor bu IQ ve ELO puanlarınla.
Düşüş içindeyim.
************************

" Hangi satranç kitaplarını okudun? "
Gelip de senin görmeni isterim. Kütüphanemdeki kitaplar artık benden çok çocuklarımın öğrencilerimin. Onları okuyup kendi sistemim içinde defterlere özetlerim. Eski bir yöntem. Sonra da çocuklarımın öğrencilerimin kullanımına açarım. Benim bir kitabımdan yüzlerce öğrenci faydalanır. Senin de yüzlerce kitabından bir öğrencini faydalandığını duymuştum.
*************************
" Yabancı dil biliyor musun? Biliyorsan bununla ilgili referansın nedir?"
Şu anda senin konuştuğun dil, imla üslup ve amaç olarak bana çok yabancı. Referansım da sen olabilirsin.

************************
" Eğitim Kurulu Başkanı olarak yılda ortalama kaç ile seyahat düzenliyorsunuz? Bu seyahatlardan ne kadar para/ harcırah alıyorsun?"

Evet bak bunda haklısın . Düzenleyemedim. Sağlığım el vermiyor. Sağ olsunlar arkadaşlarım görev bölümü ile o işi hallediyorlar.
Kaç para mı alıyorum?
Dolar bazında mı? Euro mu?
Ayda ortalama 8-10 bin dolardan yılda 12x 10.000 = 120.000 kadar.
( fazla attım galiba)
MUHASEBE VE BANKA KAYITLARINI GÖNDEREBİLİRİM, SAMİMİYİM.
****************************
*********************************
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#36
M.Aşkın TAŞAN Nickli Kullanıcıdan Alıntı:Bay-bayan sssarper,
Anlatmaya çalıştığınız her neyse" kaş yapayım derken göz çıkarmaya benzemiş."
Sanki bana ve yazılarıma destek olmuş ve koz sunmuş oluyorsunuz farkında mısınız?
Ben bu görevi layıkıyla yapmaya çalışan biriyim. Görev bana kişiliğimden ya da duruşumdan dolayı verilip verilmediğini bilemem. Ama daha önceden kabul ettiğim bu görevi, içinde bulunduğum daha olumsuz şartlara rağmen kabul ettim. Bazılarının aşağılaması ve saklanarak aşağılaması için değil.
Benim maddi manevi hiçbir çıkarım da yok. Bunu herkese ispat ederim.

BİZLER BU GÖREVİMİZİ İKİNCİ BİR İŞ OLARAK ÖZVERİYLE BENİMSEDİK. BUNU ANLAYABİLİR MİSİNİZ BİLEMEM?

Yazınızda devletin en üst kademesinden bahsediyorsunuz.
Ben bu konuda herhangi bir girişimde bulunmayacağım. Karşımda kiminle muhatap olduğumu da şimdilik bilmiyorum.

Ama yazınız orada duruyor. Rumuz kullanarak da bazı masum haklarınızın ötesinde karalama küçük düşürme amaçlı yazılar yazıyorsunuz.
Sizi tanıyor muyum?
Aynı geçmişte olduğu gibi, saklanılan yerden ateş altındayım.

Hakkınızda bir şikayette bulunmayacağım.
Size önerim ya IP numaranızı değiştirin, ya da aynı cesaretle yazmaya devam edin.
Yazılarınız ihbar kabul edilebilir. Ama hakkınızda resmi ve adli bir süreç de başlatılabilir, ilgili makamlarca...
Tanımadığınız veya kendinizi medenice tanıştırmadığınız insanlar hakkında rumuz arkasında yazarken dikkatli olun.

m.aşkın taşan bey,

aynı şekilde iletilerinize devam ediyorsunuz. gerçekten çok enteresan. forum başlığını kişisel çekişmeye çekmeyi başardınız, konuyla hiç alakası olmayan iletilerinizle tartışmaya devam etme niyetinizi görüyorum. yakışmıyor, ne size ne de turnuva başhakemine.

diğer bahsettiğiniz konulara gelirsek eğer, ne kadar haklı olduğumu bir daha gördüm. maalesef korku toplumu haline geldik. seni dava ederim, tazminat isterim, bana böyle söylemezsin, eleştiremezsin vb. söylemleri sıkça duyuyoruz. globalleşen dünyada en çok tartışılan konular arasında anonimlik hakkı vardır bilmem bilir misiniz? bu da neden savunuluyor biliyor musunuz? çünkü kişilerin kendilerine saldırılarak veya kişisel karşı eleştiriler ile asıl konudan sapma girişimleri oldukça moda haline geldi. kişiselleşme yerine asıl konunun kimin söylediğine bakmaksızın tartışılması çok daha önemlidir. bu tabiki hakaret etmenin serbest olduğu anlamına gelmiyor nitekim sizin de "çıtlattığınız" üzere ip kontrolünü savcılık çok hızlı bir şekilde gerçekleştirebiliyor. bu konulardan ucundan da olsa haberdarım diyebilirim.

sade vatandaş ve standart bir satranç oyuncusu olarak gökhan bey'in sorduğu soruları gerçekten merak ediyorum. hele de soruları cevaplamamak için ter döken kişileri gördükçe...
Ara
Cevapla
#37
sssarper,

Size bana hakaret edildiği gibi hakaret edilmedi. Yazıları da okumamışsınız bu belli.
Ayrıca sizi de hiç tehdit etmedim. Tarzım değil!
Ama hakaret edenden yana tavrınız toplumsal içerikli mesajlarınızla çok çelişkili...
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#38
Sn. sssarper,
Evet maalesef öyle olduk toplumca.
Ama toplumlar layık olduğunca yönetilme zorunda kalıyor. Bu tamamen o toplumun bireylerinin tavırlarıyla ilgili.
Ben ana konunun hep özünde kaldım. Ama alaycı ifadeler ve toplum önünde küçük düşürme çabaları asla benden gelmedi.
Ben sadece bir iddianın, bir ithamın ispatlanmadıkça görevli kişilere en azından "çamur at izi kalsın" anlayışına karşı çıktım.
Bazen susarak da aynı toplum olmuyor muyuz?
Bunu mu bekliyorsunuz benden?
...
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#39
M.Aşkın TAŞAN Nickli Kullanıcıdan Alıntı:Ama yazınız orada duruyor. Rumuz kullanarak da bazı masum haklarınızın ötesinde karalama küçük düşürme amaçlı yazılar yazıyorsunuz. Sizi tanıyor muyum? Aynı geçmişte olduğu gibi, saklanılan yerden ateş altındayım.
Aşkın bey, buraya kadar bir sorun yok (sorun aslında var da sizin genel paradigmalarınız açısından bu bölüm tutarlı Big Grin ).

Herhangi bir rumuz sahibinin size veya sisteme eleştiri getirmesi sözkonusu değil, siz saklanılan yerden ateş edilen bir kişisiniz.

Ancak yukarıdaki silsileye bakıldığında konuya çivileme atlayan ve konunun sizin etrafınızda tartışılmasını sağlayan sizsiniz.

Rsmi sözcülüğün veya propagandanda sorumlu TSF Bakanı olmanın böyle bir sıkıntısı olacak maalesef. Her konuya çivileme girecekseniz, size cevap verecekler. Hele ki savunduğunuz konular baştan aşağa çürükse sıkıntı daha da büyüyecek.

O yüzden TSF'yi savunurken konu seçimini çok doğru yapmanız lazım. Notasyon kağıtları konusu bu anlamda daha sağlıklı fikirler verilebilir çapta bir konu gibi görünüyor bana.

M.Aşkın TAŞAN Nickli Kullanıcıdan Alıntı:Hakkınızda bir şikayette bulunmayacağım.

Size önerim ya IP numaranızı değiştirin, ya da aynı cesaretle yazmaya devam edin. Yazılarınız ihbar kabul edilebilir. Ama hakkınızda resmi ve adli bir süreç de başlatılabilir, ilgili makamlarca...

Tanımadığınız veya kendinizi medenice tanıştırmadığınız insanlar hakkında rumuz arkasında yazarken dikkatli olun.
Ha burası farklı ama. Belli ki kontrol kaybedilmiş. Zira tehditte bulunuyorsunuz.

Birincisi, ilgili makam bir süreç başlatacaksa onu ilgili makam düşünür. Size ne?

İki, bu ciddi cesaret ister. İlgili makam ne iddia edecek; yazar yorumunu size karşı yapmış, ortada hiçbir hakaret veya suç yok. Tek suç, sizin kişisel ceza yasanızın birinci ve değiştirilemez maddesinde yazan, forumlarda rumuz kullanma suçu.

Savcıya bildirimi ilgili makam "Bizim propagandadan sorumlu bakanımıza rumuz kullanarak ve siperlerin arkasından sapanla taş atan hain hakkında M.A.T. yasalarını ihlalden ceza davası açılması talep ve iddia olunur" mu diyecek?

Savcı iddianame düzenlemeyip dosyayı "sıfat yokuluğundan" iade ederse, şikayet edilenin açacağı tazminat davası olasılığını ne yapacaksınız?

Siz burada aleni ve faşizan bir şekilde resmi ve adli diyerek hem TSF bünyesinde hem de Savcılıkta işlem yapılacağını duyuruyorsunuz. Sanırım bunu propagandadan sorumlu TSF Bakanı sıfatı üzerinden yapıyorsunuz.

Yapmayın. Hem ayıp, hem günah. Hem de nafile. Bakın bu güzel Cuma gününde size 3 tane dini gerekçe de sayıyorum.

Ha, TSF olarak Gebze Belediye çadırında yapılacak 2 turnuvaya men yasağı getirebilirsiniz, tehdidin amacı o mudur bilemem ama yıl 2013, artık Kaptan Kirk'ün sınırlarının zorlandığı bir evren burası. Canımız çekerse Scotty'ye söyleriz bizi ışınlar, ister Rusya'da ister Bulgaristan'da, istersek de Yunanistan'da turnuva oynarız.

M.Aşkın TAŞAN Nickli Kullanıcıdan Alıntı:Tanımadığınız veya kendinizi medenice tanıştırmadığınız insanlar hakkında rumuz arkasında yazarken dikkatli olun.
Akıllı da olalım mı :lol: ?

M.Aşkın TAŞAN Nickli Kullanıcıdan Alıntı:Mesajlarının bende yarattığı tek etki de bu oldu.
Bir de sahtekarlık !!
Bu iki alıntı çok ağır. Ve asıl çok ciddi suçlar bunlar maalesef.

Şaka etmiyorum, sahtekarlık ithamını ilk gördüğümde de çok şaşırmıştım. Şimdi yazarken çok kalın çizgilerle söyleyeyim, ağır suç işliyorsunuz.

Rumuz arkasında yazarken dikkatli olmaya da niyetim yok bu arada 8).
Ara
Cevapla
#40
(devam)
" Koskoca T.S.F. Eğitim Kurulu Başkanı yapabilecek, CV si senden daha kuvvetli birini bulamadı mı?"
Ellerinde IQ ve CV si senden sonra en yüksek ben vardım da ondan herhalde.
Bu bir teklifle geldi. Kabul ettim ama gerçekten de özür dilerim ailemden.
********************************

"Neden forumda her başlığa maydanoz oluyorsun?"

Şu maydanozu aklayalım lütfen. Çok faydalı ve karaciğer yağlanması için limonla kürü de var. Kemoterapi hastaları için çok faydalı olduğunu biliyorum. İstersen tarifini yazabilirim. Ama sana faydasına ancak deneyerek öğrenebiliriz.
Her başlıkta olmadığımı biliyorsun. Ama haksız ve kasıtlı saldırı amaçlı yazılarda olacağım elbette. Bu konuda bu cephedeki arkadaşlardan nedense "tık" bir yazı da yok.
********************************

" Kendini her şeyi bilmek zorunda hissediyor musun?"

Bak bu soru önemli!
Keşke dediğin gibi olsaydı da o zaman bir çok dostum hayatta olsaydı. Ama psikolojik yardım aldım elbette. Talihsiz bir benzetme olacak ama.
Gökhan DEMİR hocamdan. Kendisi Cerrahpaşa da onkolog idi şu anda Florence Nightingale' de ( yanlış yazdıysam cahilliğime verir, elindeki kitaplardan bir sayfa numarası verirsin ben anlarım.) aynı bölümde bölüm başkanıdır. Hayatımın bir kısmını O'na borçluyum. İsmin benziyor sadece.
Ruh hali, bakış açısı, olumlu motivasyon yüklemesi seninki ile tamamen zıt yani.
Önerebilirim.
Ama O'da yetmeyebilir sana.
O zaman yapabileceğimiz bir şey kalmaz emin ol.
...
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi