41. Satranç Olimpiyatı - Tromsö (01.08.2014 - 14.08.2014, Norveç)
#61
Değerli Satranç severler

9.Turda Norveç ile 2-2 berabere kaldık. Maçın kaderini 1.masadaki Carlsen - Solak karşılaşmasında Solak'ın önce kazancı, sonrada beraberliği kaçırarak yenilmesi belirledi. Yoksa bugün Norveç'i yenerek önemli bir başarıya daha imza atabilirdik.

60 hamlelik bu partide özellikle 14-36 hamleler arasında süren oyun ortası mücadelesi Solak'ın sayısız fırsatı kaçırmasına sahne oldu. Carlsen'in 36.Ve1 +- hamlesinden sonra maç aslında bitmişti.

İngiliz açılışının nadir devam yollarından birini tercih eden Carlsen nasıl olsa kazanırım mantığıyla (Herhalde aradaki 245 ELO farkına güvenerek) gayriciddi ve güvenilmez oyunu ile oyun ortasında Solak'ı kazanca götürecek imkanların doğmasına neden oldu.

Solak ise eline geçen sayısız imkanları değerlendiremeyerek Carlsen'i haklı çıkarır bir görüntü sergiledi. Biraz kendine güven ve dikkat siyah taşlarla dünya şampiyonunu yenmeye yetecekti.

Ben açıkçası bu kafayla Carlsen'in dünya şampiyonluğunu uzun süre taşıyacağını sanmıyorum. Carlsen'e psikolojik olarak iyi hazırlık yapan kazanır.;

Şimdi gelelim maçtaki kritik anlara ;
1- 14...e5 yerine; 14...c5!? 15.cxb5 cxd4 16.exd4 axb5 17.Fxb5 Ab6 ve siyah hafif üstün.
2- 16...f4 yerine; 16...exd4 17.exd4 e3 18.Af3 Ke8 daha iyi
3- 23... cxb5 yerine ; 23...axb5 24.Rxa8 Rxa8 25.OO Qd7 26.Ra1 Re8 güçlü fil çifti zamanla kazancı getirecektir.
4- Carlsen'in 24.OOO ?? hatasından sonra 24...Qe6?! hamlesi yerine; 24...Fe5!! 25.Kde1 Kad8 siyah kazanır.
5- 27...Fd3 ? yerine ; 27...Kf7 ! siyah iyi. Amaç çatal.
6- 32...a3 ?? (Sanırım Solak bu hamle ile partiyi kazandığını sanmış olabilir. Şöyleki 33.Şxa3 ?? Va6+ 34. Şb4 Fc7 -+) Oysa burada 32...Fxd4+ [aslında tek hamle] 33.exd4 Ve3 siyahlar iyidir.
7- Solak bu kadar kazancı kaçırdıktan sonra ; Carlsen 35.Vg1 ?? hatasını yapar (35.c6! parti biterdi.) Solak 35...Vf4 ile = pozisyonu maalesef elinin tersiyle itip 35...Ve2?? son ölümcül hatasını yapınca 36.Ve1! ile maalesef kayıp duruma giriyor.

2600 üstü 2 oyuncunun aslında zor sayılmayacak bu öğretici oyun ortasında bu kadar karşılıklı hata yapmasının temel nedenleri bir tarafın kendine olan aşırı güveni, diğer tarafın ise rakibin ELO'sunun psikolojik baskısı altında kalması ile açıklanabilir. Maalesef bu gibi durumlarda satrançta şans hep güçlü olandan yana olmuştur.

Ben bu gereksiz kayba gerçekten çok üzüldüm.

Saygılarımla
Dr.Murat Akdağ
Ara
Cevapla
#62
Carlsen bugün çok kötü bir oyun sonrası kendisine göre zayıf sayılabilecek bir rakibe kaybetti. Çekirge bu kez sıçrayamadı. Keşke dün de Dragan kazansaydı Sad
Ara
Cevapla
#63
Carlsen bu turnuvada çok puan kaybetti.
Anand akıllı davranmış gelmemekle. Yenilip yenilip 2600'lere düşmek var işin ucunda.
ELO farkının çok da önemli olmadığı ispatlandı esasen.
Takip ettiğim kadarıyla Carlsen aylardır sürekli kazanıyordu; zira rakipleri korkarak oynuyordu ama o sağlam ve risksiz oynuyordu.
Bu turnuvada "Carlsen yenilmez değil" diyenlerin sayısı arttı sanırım.
Carlsen de beraberlik istemiyordu anlaşılan. Hep riskli varyantlara girdi.
O nedenle kayıplar başladı. Eminim uykuları kaçıyordur. Yazık çocuğa; büyük sıkıntı.

Bence bizim açık takımda en sağlam Mustafa oynadı, sonra Emre ve Barış. İnşallah nazar değmesin..

Son sıralama elbette önemli, ama sanırım iyi bir sırada bitireceğiz.
Hayırlısı olsun. Tekrar tebrik ediyorum hepsini de.
Cevapla
#64
daha önce özgür satranç forumda yazdığım bir yazıyı aynen aktarıyorum ve başka bir şey yazma gereğide duymuyorum. böyle şeyleri ilk ben söylüyorum ve normal olarakta tepki çekiyorum galiba. ama bazı şeyleri ilk benden öğreniyorsunuz sevgili satranççılar .herkese saygılar.
muzaffer şekerli
datça, muğla.

sayın VELİBABA nın beklediğim yazısı geldi . dikkatlice okudum . 10 yıl içinde 2700 elo lu satranççının çıkabileceğini düşünüyor ki bu çok iyimser bir yaklaşımdır .bunun için temenniden başka bir şeyler söyleyemiyor.plan program yapılması sadece bir temennidir ki her devirde olan bir niyettir.

benim düşüncem tamamen farklıdır. öncelikle satranççıların yönetime gelmesi, satranççılardan oluşan tepe bir kadro ile türkiye ye bakmak gerekir. işe, aynen resmi federasyon kurulduğu an, elde ne var diye baktılarsa, tekrar elimizde ne var ne yok; onu görmeli ve işe başlamalıdırlar. bu günkü kadro ile çalışılamaz. tamamen yepyeni ve satranççılardan oluşan bir kadro kurulmalıdır.

satranççılar yönetime geldikleri zaman ''ben bilirim'' hastalığına kesinlikle yakalanmamalıdır .danışma kurulu kurmalı uzman bir yabancı kadroyu danışman olarak görevlendirmeli, yabancıların bize ne verip veremediklerini canlı canlı görmelidir . bize verebilecekleri bir şeyin olmadığını gördükten sonra, ancak o zaman kendi kafalarından işe devam etmelidir .

makus talihimiz ezelden beri 40. sıraların üstüne çıkamamaktır. bunu geçmek, satranççıların sağlam bir kadro kurması bile 10 yılı alır .

20 yılda ancak dünya 20.liğine ulaşmak mümkündür ki ; bu derece her branşta hendek atlama çıtasıdır. ilk yirmiye 2600 lük oyuncularla dahi rahatlıkla girilebilir.

ilk yirmiye girmeden 2700 lük oyuncu çıkarmak ancak ferdi başarı ile olur . ilk yirmide olmayan ülkelerin 2700 lük oyuncu çıkarma potansiyeli yok demektir .çin 1980lerde satrançta ilk yirmiye girmişti tepelere tırmanması 20 yıldan fazla zamanını aldı .

demek ki satrancımızın asıl sorunu 2700 lük oyuncu çıkarmak değil dünya sıralamasında ilk yirmiye nasıl gireceğimiz konusudur .ilk hedef o olmalıdır ...

ülkelerin gelişmesi statik değil ,dinamik bir yapıya sahiptir. bu nedenle şu iş şu zamanda olur gibisinden kesin bir hüküm vermekte doğru değildir . satranççılar yönetime gelmeden hiç bir şey olmaz.. bu kesinn ..

M. şekerli adana ..
Ara
Cevapla
#65
Hepimiz iyi kötü satranç oynuyoruz. Turnuvalarda ya da internette karşımıza 200-300 puan düşük ratingli bir oyuncu çıktığında nasıl oynuyorsunuz? İnsan gerektiği gibi konsantre olamıyor değil mi? Bir çeşit rölantide oynanıyor, nasıl olsa kazanırım duygusuyla. Eminim böyle durumlarda hepiniz zor durumlarda kalmış hatta kaybettiğiniz de olmuştur.

Kanımca Carlsen'in başına gelen de budur. Elbette yenilmez değildir, zaten kazandığı turnuvalar da dahil olmak üzere kendisini yenen sıkça çıkar. Ama hiç bir yenilgisi geçen günkü kadar berbat değildi. Bunun nedeninin yukardaki paragrafla açıklanabileceğini düşünüyorum.

Diğer söylemek istediğim şey satrançta ulaşılabilecek en yüksek noktaya gelmiş kişilerin bir miktar motivasyon kaybına uğramasının normal olduğudur. Öyle ya artık gidecek yeriniz yoksa neden hızlı yürüyesiniz. Motivasyon tümüyle bile kaybolabiliyor Fischer örneğinde olduğu gibi. Yetenek ile dünya şampiyonu olmak mümkünse de orda uzun yıllar kalmak için kişiliğinizin de buna uygun olması gerek. Carlsen'in hangi grupta olduğunu göreceğiz.
Ara
Cevapla
#66
evet.... tromsö 2014 de türklerin maçı bitti türk milli takımı şu an itibari ile Litvanya yı 3-1 yendi . bu sonuçla 15 puanla ya ilk yirmiye girecek veya az bir farkla ilk 20 yi kaçıracak . ne olursa olsun helal olsun çocuklar diyorum . böylece Lüksemburg ile ekvator ile yapılan ikişer beraberliğin ne kadar önemli olduğuda ortaya çıkacak sanırım . o maçları 4-0 değil 3-1 kazanmıştık....

bu olimpiyat tarihe geçecek ve en fazla tartışılan olimpiyadımız olacak . bende ilk yirmi için tezahürat yapan tek satranççı olarak tarihe geçececeğim galiba.

bu takım antrenörü tarafından ilk yirmi için bilenmiş besbelli . helal çocuklar diyorum . herkese saygılar sunuyorum .

muzaffer şekerli
muğla datça.
Ara
Cevapla
#67
Öncelikle Açık Kategoride elde ettiğimiz tarihi sonuçta emeği geçen herkesi tebrik eder, bizlere yaşattıkları sevinç için teşekkür ederim.

Olimpiyatta 21. (12-23 sıraları paylaşarak) olmak başarı mıdır? Şüphesiz ki büyük bir başarıdır.

Ama biz sayfa sayfa Dünya ve Avrupa dereceleri okurken, yaş gruplarında sporcularımız gittiği her yerden kupalar, madalyalar getirirken, abileri bırakın kupayı-madalyayı, ilk 10a bile girememişler.

Bu işte bir tezat var! Yoksa A Milli Takımımız gerçekten başarılı olamadı mı?

Bu tabii ki işin latifesi. Milli takımımız aldığı sonuç ile başarılı olmuştur ama yaş gruplarında sayısız dereceler elde ederken, olimpiyatta 21. olmamızı tarihi bir başarı yapan sebeplerin de üzerinde durmamız gerektiği fikrindeyim.

Öncelikle kadromuzu incelediğimizde iki tane devşirme görüyoruz. Dragan yıllardır bizden birisi olmuştur. Alex de bu yolda ilerlemektedir. Onların bizden olmadığını söylemek gibi bir niyetim yok. Dikkat çekmek istediğim nokta, o oyuncular Türkiye'de yetişen oyuncular değiller.

Türkiye'de yetişen oyuncular ise Mustafa, Barış ve Emre.
Bu turnuvadaki performanslarına baktığımızda 9 maçta 5 galibiyet, 4 beraberlikle olimpiyatı namağlup bitirip 12 ELO kazanan Mustafa direkt olarak göze çarpıyor. ELO puanlarını arttıran diğer iki oyuncumuz da Emre ve Barış. Devşirmelerimiz ise bu turnuva için ELO puanları açısından eksideler. Dragan'ın 1. masa oynaması ve Alex'in de 4. masa olmasına rağmen formsuz bir döneme denk gelmesi gibi sebepler ortaya koyabiliriz. (Dragan'ın Caruana beraberliği ve Carlsen'i elinden kaçırmasını ayrıca not düşmek lazım)

Türkiye'de yetişen oyuncularımızdan bu turnuvada en formda olan GM Mustafa Yılmaz'ın durumunu biraz incelemek istiyorum. Mustafa'nın büyük bir yetenek olduğu ve bence ülkemizin en iyi oyuncusu olduğu aşikardır. Ancak, ülkemizin yetiştirdiği en yetenekli ve iyi oyuncu neden hala 2600 barajını geçmeye çalışmaktadır?

Türkiye'nin en yetenekli oyuncusu satranç sporcusu olarak kendi başına ve dünya çapında antrenörlerle daha fazla çalışmak yerine, yurt dışında (yurt içinde yeterince olmadığı için) sık sık turnuva kovalamak, kendisinden daha güçlü oyuncuların olduğu ortamlarda vakit geçirmek yerine ne yapıyor sizce? Bilmem ne satranç merkezinde kendisinden belki de 1000 rating düşük çocuklara ders veriyor olabilir mi? Kendisini geliştirmek için kullanması gereken zamanı, başka sporcuları geliştirmek için kullanıyor olabilir mi?

Peki bunu niye yapıyor? Niye bile bile kendini köreltiyor yada gelişimini yavaşlatıyor? Çünkü hayatını belli bir standartta devam ettirebilmek için para kazanmak zorunda!

Düşünün Arda Turan'ın kendi antrenmanlarını azaltıp, para kazanmak için çocuklara, okul takımlarına futbol antrenörlüğü yapmak zorunda olduğunu! Bir çok kişi düşünememiştir bile...

Biraz daha açık ve net yazmak gerekirse, biz bu sporcularımızın 2600 değil, 2700 seviyesinde gidip geldiğini, olimpiyatta ilk 20 yerine, madalya hedeflediğini, madalya alamasa bile ilk 10dan pek dışarıya çıkmadığını görmek istiyorsak ki, istisnasız herkes bunu istiyordur, bu sporcularımızın imkanlarını arttırmalıyız. Bu sporcuların satrançta ilerlemek haricinde başka birşey düşünmemesini sağlamalıyız. Şu gün hangi öğrenci ile dersim var, ev sahibi kirayı geciktirdiğim için aradı mı, elektrik faturasının son günü ne zamandı, doğal gaz faturası için otomatik ödeme talimatı verdiğim hesapta para var mı, kaç tane öğrencim olursa hangi masraflarımı öderim, benden yaklaşık 1000 rating düşük olan hangi satranç merkezi sahibi ile çalışırsam yurt dışında bir tane fazladan turnuvaya gidebilirim gibi konulara kafa yormamaları lazım. Milli voleybolcu Neslihan Demir, yukarıda saydıklarımdan hangisine kafa yormak zorunda? Neredeyse tamamen zihinsel bir uğraşı olan satrançta, zihin başkaca problemlerle uğraşmak zorundaysa nasıl satranca maksimum verim ayrılabilir?

Bu sporculardan 100 tane yok, sadece birkaç tane var. Gereken desteği verelim.

Önümüzde iki seçenek var:

1- Zor olan bu seçenekte bu sporcuların gelişip olimpiyatlara madalya hedefiyle giden, kazanamasa bile ilk 10dan çıkmayan bir takım oluşturması için gerekli şartları sağlarız.

2- Kolaya kaçıp, 1 tane bile galibiyeti olmayan takımın önünde 10 takım arasında 9. bitirdiğimiz turnuvada aldığımız bir İsrail galibiyetini "one minute" manşetleriyle gündeme taşımaya, en yüksek ratingli kadın sporcumuz 2500lük bir kadın sporcudan puan aldığında şampiyon olmuşcasına sevinmeye, kategorisinin en iyilerinin katılmadığı uluslararası turnuvalarda yaş grupları seviyesinde aldığımız ve çoğu aldatıcı olan sonuçlarla kendimizi kandırmaya, satrançta dünya devi olduğumuz hayalini görmeye devam ederiz.


Evet farkındayım, çok karamsar bir tablo çizdim. Yaş gruplarında aldığımız bütün sonuçlar aldatıcı değil. Zaten o yüzden "çoğu" dedim. Ama azınlıkta kalan ve aldatıcı olmayan başarılarımıza baktığımızda da, sıklıkla yaş gruplarının en küçük kategorilerinde geldiğini görüyoruz. 8-10 yaşında uluslararssı arenada madalya alan sporcu, 15-16 yaşında avrupada ilk 10da yer almak için uğraşıyor, 20sini geçip gençler kategorisinden çıktıktan sonra ise sıradan bir IM yada FM olmuşsa başarılı sayılıyor.

Burada bir yanlış olduğu kesin! Bu yanlış başlangıçta Türk satrancı için iyi bir reklam oluyor ama o sporcular bir zamanların her filminde oynayan ama bu günlerde zor şartlarda yaşayan eski sinema yıldızlarımıza dönüşüyor. Üstelik en geç 20 yaşına geldiklerinde!

Bu kötü sonuçla karşılaşmamak için, gerçek, sağlam, kalıcı ve sürdürülebilir başarılar elde etmek için ve en önemlisi bu başarıları her kategoriye taşımak için sporcunun, ailesinin, antrenörünün, idarecilerin, kısacası herkesin gözünde "SATRANÇ BİR ARAÇ DEĞİL, AMAÇ OLMALI!" İyi bir meslek için üniversitede burs kazandıracak, çocuğun zekasını geliştirecek, çocuğun başarılarıyla konu komşuya hava atılacak, bir sosyal çevre edindirecek bir yol değil, profesyonel "sporcu" (antrenörlük yapmak zorunda kalmadan) olarak hayatını kazanacağı bir son durak olmalı.

Ben sabahın 5ine kadar bu yazıyı yazmakla uğraşacak kadar Türkiye'nin satrancın her seviyesinde başarılı olmasını isterken, bunun için gördüğüm sorunların bir kısmını camiamızın dikkatine sunup, nacizhane çözüm önerlleri sunarken bakanlıktan ve federasyondan ricam 21. olmanın BİZİM İÇİN tarihi bir sonuç olduğunu, ama dünya satrancının önde gelen ülkelerinden biri olmak iddiasındaysak A Milli Takım için sporcu yetiştirmeye devam edilirken, mevcut A Milli Takım sporcularımızın tek düşüncesinin satranç olabilmesini mümkün kılmak için imkanlar yaratılması. Doğru bir yoldayız, bu doğru yolun henüz başlarındayız ve yol ilerledikçe yanlış yola sapmamak daha da zorlaşacak. Ya hep birlikte bu yolda DOĞRU HAMLELER YAPARAK sonuna kadar ilerleyeceğiz, ya da 2 tanesi Türkiye'de yetişmemiş olan 5 kişilik kadro ile 21. olmak tarihteki en büyük başarımız olarak kalacak.
Ara
Cevapla
#68
Mustafa Yılmaz'ın turnuvadaki bence en güzel oyunu aşağıdaki oyundu. Açılışta çok dağınık bir tahta vardı. İleride desteksiz piyonlar, geride düşmesi muhtemel piyonlar. Merkez kontrolü gitti geldi. Karışık bir oyundu. Bir ara endişelendim siyahlar güvensiz hamleler yapıyor diye. Ama sonuç çok güzeldi. Teşekkürler Mustafa bey.

Bu arada organizasyonun dağıttığı PGN dosyalarda muhtelif sorunlar var. Mesela imkansız hamleler var bazı oyunlarda. O nedenle ben okuturken hata mesajları aldım.

Takımımızı tekrar yürekten kutluyorum. Bence şimdi kazanılmış güzel bir fırsat var. Zaman bunu bir basamak ileri taşıma zamanıdır. Damatları gelinleri tartışarak bir yere varılmaz. Bence.

[pgn]

[Event "WCO2014"]
[Site "Tromso"]
[EventDate "2014.08.12"]
[Date "2014.08.12"]
[Round "10.22"]
[Result "0-1"]
[ECO "A09"]
[White "Kjartansson Gudmundur"]
[WhiteElo "2448"]
[Black "Yilmaz Mustafa"]
[BlackElo "2569"]

1. Nf3 {[%clk 1:30:57]} d5 {[%clk 1:30:38]} 2. c4 {[%clk 1:31:07]} d4 {[%clk 1:30:37]} 3. b4 {[%clk 1:30:08]} g6 {[%clk 1:30:04]} 4. e4 {[%clk 1:26:18]} Bg7 {[%clk 1:21:34]} 5. d3 {[%clk 1:26:08]} a5 {[%clk 1:18:04]} 6. b5 {[%clk 1:24:41]} a4 {[%clk 1:14:50]} 7. Bf4 {[%clk 1:17:10]} Nf6 {[%clk 1:01:35]} 8. h3 {[%clk 1:12:38]} O-O {[%clk 1:01:02]} 9. Nbd2 {[%clk 1:09:47]} Nfd7 {[%clk 0:56:25]} 10. e5 {[%clk 1:07:12]} c6 {[%clk 0:53:53]} 11. Rb1 {[%clk 1:06:26]} Nc5 {[%clk 0:47:41]} 12. Be2 {[%clk 0:52:38]} cxb5 {[%clk 0:38:58]} 13. Rxb5 {[%clk 0:51:30]} Nba6 {[%clk 0:39:14]} 14. O-O {[%clk 0:50:18]} Bd7 {[%clk 0:39:15]} 15. Rb1 {[%clk 0:50:08]} Bc6 {[%clk 0:39:06]} 16. Qc1 {[%clk 0:36:39]} Ne6 {[%clk 0:37:26]} 17. Bg3 {[%clk 0:36:50]} Qa5 {[%clk 0:34:18]} 18. Qb2 {[%clk 0:36:07]} Bh6 {[%clk 0:33:18]} 19. Rfd1 {[%clk 0:35:37]} Qc3 {[%clk 0:30:10]} 20. a3 {[%clk 0:30:15]} Nac5 {[%clk 0:27:56]} 21. Nf1 {[%clk 0:18:48]} Nb3 {[%clk 0:26:09]} 22. Bh4 {[%clk 0:15:00]} Rfe8 {[%clk 0:20:17]} 23. N1d2 {[%clk 0:12:43]} Nf4 {[%clk 0:13:21]} 24. Nxb3 {[%clk 0:10:40]} axb3 {[%clk 0:12:36]} 25. Kf1 {[%clk 0:07:22]} Ra5 {[%clk 0:07:38]} 26. Bg3 {[%clk 0:04:39]} Ne6 {[%clk 0:05:16]} 27. Nd2 {[%clk 0:02:28]} Rea8 {[%clk 0:04:08]} 28. Nxb3 {[%clk 0:01:39]} Rxa3 {[%clk 0:04:27]} 29. Nc1 {[%clk 0:01:20]} Ra1 {[%clk 0:03:11]} 30. Rxa1 {[%clk 0:00:46]} Rxa1 {[%clk 0:02:25]} 31. Qxc3 {[%clk 0:00:58]} dxc3 {[%clk 0:02:52]} 32. Nb3 {[%clk 0:01:04]} Ra3 {[%clk 0:03:08]} 33. Na1 {[%clk 0:00:37]} Ba4 {[%clk 0:03:21]} 34. Re1 {[%clk 0:00:33]} Bd2 {[%clk 0:03:44]} 0-1

[/pgn]

PGN Oyun ekleme özelliğini ilk kez kullanıyorum. Forum yönetimine teşekkürler.
Cevapla
#69
Norveç' te düzenlenen Satranç Olimpiyatlarında bizlere yayın, kaynak ve düşüncelerini sunan tüm üyelere teşekkür etmek isterim.
Saygı ve selamlarımla.
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#70
21.lik başarı mıdır ? Evet başarıdır.
Önceki olimpiyata göre başarıdır.
42. likten 21. liğe ve 36. lığa terfi edilmiştir.
Çıta yükseltilmiştir.

Çıtanın daha da yükseltileceğine dair emareler vardır.
Örnek vermek gerekirse ; Almanya, Bulgaristan, İngiltere FIDE genel sıralamasında Türkiye’den oldukça öndelerken olimpiyatta Türkiye’nin gerisine düşmüşlerdir. Her üç ülkenin önde gelen satranççıları Türkiye’nin önde gelen satranççılarından daha yaşlıdırlar. Bu açıdan genç satranççılarımız gelecek için ümit vermektedirler. Çıtanın daha da yükseltilmesi gençlerimizin gelişimiyle doğrudan ilgilidir.
Ara
Cevapla
#71
Her ne kadar tromso bitmiş olsa da, chessgames.com isimli bir site var. .orada turnuvalar kısmından 2014 yılını seçip, tromso 2014 ü seçip oradaki bütün maçları getirebiliyorsunuz..ve bütün maçlara tek tek bakın derim. .her yönden faydalı oluyor. .Açılıştan tutun da oyun sonuna kadar bütün oyun anlayışınıza etkisi oluyor..50 -60 arası maçlardayım..mesela japon kujima ile movsesian in bir maçı vardı..kujima movsesian in sahini kovaladı ama elinden kaçırdı. .sonra karşı atak yedi ve yenildi..bana göre. .kujimanin bir ara hamlesi vardı.. Ke8 yapıp bekliycekti..kovalamaya tam orada 1 hamle ara verecekti ki.. movsesian in yapacağı bir sey yoktu. .yaniliyor muyum?..tromso maçlarının tamamına bakın derim..bayanlar da dahil..faydasını görürsünüz. .
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi