Turnuvanın başlamasına 1 saat 20 dakika kala
#1
12 Aralık 2014 cuma akşamı saat 19:00 da başlayacak olan Ankara İl Birinciliğinin başlamasına 1 saat 20 dakika vardı.
Salona sporcular gelip kontrollerini yaptırıyorlardı. Epeyce gürültülü ve kalabalık bir ortam vardı.

Turnuvanın oynanacağı bazı masalarda birkaç satranççı oyun oynuyorlardı.
Ben de salonun bir kenarındaki "değerlendirme masası"nda, bir satranç kitabını açmış, kendi halimda çıt çıkarmadan satranç çalışıyordum.

Hakemlerden biri salonda bağırarak oyunların bırakılmasını, taşların dizilmesini söyledi.
Halbuki hakem maçların başlamasına 15 - 20 dakika kala, daha efendi bir sesle "turnuvanın başlamasına az kaldı, lütfen oyunları bırakıp taşları dizelim" dese daha çok saygı kazanmaz mıydı?

Soruyorum:
(1) Benim ya da diğer satranççıların takımları kullanması turnuvayı aksatacak, esenlikle yapılmasına engel olacak bir olay mıdır? (Hakemin asli görevi turnuvanın sağlıklı yürütülmesidir!)
(2) Salondaki herhangi bir kişiye - sporcu veya hakem - zararımız mı olmaktadır veya rahatsızlık mı vermektedir?
(3) Yapılan (satranç oynamak veya çalışmak) herhangi bir şekilde zararlı veya sağlığa aykırı bir eylem midir?
(4) FIDE satranç kurallarına aykırı mıdır?

Bu soruların hepsinin cevabı net olarak HAYIR!!

O zaman bu tür hakem eylemlerinin nedeni ve daha önemlisi YARARI nedir?

Yurtdışında emektarlar turnuvalarına defalarca katılan bir ağabeyimiz bir olay anlattı. 2013 yılındaki avrupa veya dünya emektarlar şampiyonasında (ki sadece 2 hakem ile yürütülmüş), bir turda Kortchnoy ile Vasiukov oynuyorlarmış. Maçları uzun sürmüş ve maçını bitiren hemen tüm emektarlar etraflarında masanın dibinden başlayarak toplanmışlar. O ağabeyimiz kalabalıktan masaya yaklaşamamış ve masayı görememiş bile.
Hakemler sessizce etrafta dolaşmışlar ve seyredenlere kesinlikle tek kelime veya işaret etmemişler.

Sporun bütün branşlarında, futbolda da, satrançta da, diğerlerinde de, varlığını belli etmeyen, hakkında konuşulmayan hakem iyi hakemlik yapmıştır.

Satrancın asli unsuru satranççılardır, hakemler değil.
Satranççılar olmasa, satranç müsabakası olmaz, dolayısıyla hakem olmaz!

Bizdeki hakemlerin bazılarının kendilerini satranççıların üstünde mi gördüklerini merak ediyorum. Veya kendilerini turnuvanın yöneticisi-patronu falan mı görüyorlar acaba? Onlar üst, satranççı ast mı onlara göre?

Tabii ki böyle davranmayan olgun birçok hakem var.
Ama maalesef böyle davranan hakemler de hiç az değil.

Acaba hakemlerin bu davranışı FIDE hakem kitabında var mı diye merak ettim.

http://www.fide.com/images/stories/NEWS_...l_2013.pdf
sayfasında FIDE'nin hakem kitabı var. (Ayrıca ekte.)
Lütfen hakemler bu belgenin 102. sayfasındaki "The Role of the Arbiters and Their Duties" (Hakemlerin Görev ve Sorumlulukları) kısmını okusunlar.
Bu kısımdaki cümlelerden ikisi:
"They have to deal not only the games, but also to ensure the best condiitions for the players, so that they will not be disturbed and will be able to play without any problem."
"To show proper behaviour to the players and spectators and to be respectful and dignified."
(ingilizce bilmeyenler internetteki çeviri sitelerinden çevirebilirler.)

Hakemler eylemlerini bu kuralları da göz önünde bulundurarak yapmalıdırlar.
Ara
Cevapla
#2
Tabiki turnuvada eşlendirme öncesine kadar oyuncuların salon düzenini bozmamak koşulu ile maç yapmaları yanlış bir davranış değildir. Hakemler bu konuda sert bir tavır takınıyor. Bir oyuncunun turnuva maçına belirli süre kala birkaç antrenman maçı yapması, birkaç arkadaşı ile toplanıp açılış analiz etmeleri turnuvanın güzelliğini arttırır. Burada tahminimce sözü geçen hakem maç oynanmasından değil gürültüden rahatsız olarak böyle bir davranışta bulunmuş olabilir. Kaldıki böyle birşey olduysa bile hakemin oyunculara sessiz olması konusunda uyarıda bulunması gereklidir. Hiçbir turnuva kusursuz ve hatasız olmuyor. Ancak kişisel düşünceler ile oyunculara istenilenleri emir verircesine uygulatmaya çalışmak (kuralda yazmamasına rağmen kızarak salonu boşaltın demek gibi) yersiz bir olay olur..
Her başarının altında sistemli bir çalışma yatar...
Ara
Cevapla
#3
Hakan Bey,

41 yıldır turnuvalarda satranç oynarım. Sanırım 150den fazla turnuvada oynamışımdır.
Son 12-14 yıl öncesine kadar, hakemlerle ilgili sorunlar çok daha azdı.
Çünkü hakemler çoğunlukla satranççılardan çıkıyordu.
Ama maalesef son yıllarda hayatında hiç satranç turnuvasında oynamamış veya ençok 1-2 defa oynamış çok sayıda hakem var.
Üstelik satranç bilgileri ve kuvvetleri de son derece sınırlı.
Hem satrancı iyi bilmiyorlar, hem satranççı psikolojisini, hem de turnuvalarda hakemlik yapmak ne demektir iyi bilmiyorlar.
Sorunlar bu yüzden çıkıyor.
(Gerçi bir ek neden daha var, ama şimdi o konuya girmek istemiyorum.)

Emektar bir ağabeyimizin dediği gibi, "hakemleri yurt dışındaki turnuvalara götürmek gerek" ki sporculara nasıl saygı gösterilir, turnuvalarda nasıl davranılır öğrensinler.

Ben ve tanıdığım birçok satranççı turnuvada oynarken yanımızda sessizce seyredilmesinden hiç rahatsız olmuyoruz. Zaten dikkatimiz oyunda oluyor, çevrede değil. Hakemlerin bunu da anlaması gerekli. Tabii ki gürültü yapanları uyarmalılar, onları görevi bu. Ama sessiz olanları uzaklaştırmak değil.

Daha önce belirttiğim gibi, çok olgun ve saygıdeğer hakemler de var. Sözlerim tabiiki onlara değil.
Ara
Cevapla
#4
Halil hocam iyi günler ve saygılar .

Hakemlik yapan arkadaşlara sonsuz saygım ve sevgim var . Gerçekten satranç bilgisine sonsuz saygı göstereceğim hakem arkadaşlarımız var . Bunların yanında satrançla hiç bir ilgisi olmayan , belkide hiç bir resmi satranç turnuvası oynamamış hakem arkadaşlarımız da var.

Sıkıntı zaten bu gibi hakem arkadaşlardan doğuyor . Oğlumu götürdüğün turnuvalarda böyle olaylara tanık oluyorum . Bir olay hakkında karar vermesi gereken hakem arkadaş ya topu Baş hakeme atıyor yada kendinden daha tecrübeli olarak bildi başka bir hakemi telefonla arıyor ve olayı öyle çözüme kavuşturuyor .

Düşünebiliyor musunuz, maçınızı yöneten bir hakem danışmak için bir başka hakemi cep telefonu ile arıyor . Ne kadar acı verici bir durum . Bu durumda sporcunun antrenörün veya velinin o hakeme saygı göstermesinin imkanı var mı ?
Ara
Cevapla
#5
Buna benzer bir konu açtım. Benim başıma gelen çok daha vahimdi çünkü.
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi