SATRANÇTA BAYAN SPORCU OLMAK
#1
SATRANÇTA BAYAN SPORCU OLMAK,

Evet, mucizeden söz ediyorum.

Öncelikle Atletizm Engeli koşusunda dahi olmayan engelleri aşarak hedefe ulaşan sayıları tek tük de olsa hedefe ulaşma becerisi gösteren Satranç Sporcusu Kızlarımızı ve onların fedakâr velilerini kutluyorum.

Bu Spor Branşında bayan sporcu sayısı neden az diye hep merak etmişimdir.

Artık net olarak biliyorum.

Federasyon’ un bazı Kurulları’ nın Satranç Kategorilerini bilmemelerinin en önemli sebeplerden birisi olduğuna şahit oldum.

Ya koskoca Federasyon ve Kurulları Kategori nedir bilmez mi diyeceksiniz şimdi?

Net olarak iddia ediyorum, bilmiyorlar veya bilmezlikten geliyorlar.

Kimi zaman biliyorlar, kimi zaman da bilmezlikten geliyorlar demek de mümkün.

Bilmiyorlarsa, hadi yabancılara bunu da mı bilmiyorsunuz dedirtmeyelim diye FİDE den görüş almıyorlar. Peki; bu işin bu ülkede aksakallıları yok mu? Bu Federasyonun Teknik Kurulu yok mu?

Neden onlardan görüş alınıp, doğru olan bulunup uygulamaya konmaz?

Federasyon özerk de olsa resmi bir kurum değil mi? Neden Kanun ve yönetmeliklerdeki mevzuat uygulanmaz?

Ben de ilk etapta FİDE ye yazıp görüş sormak istemiyorum. Bunu da mı bilecek kimse yok o ülkede demesinler diye. Bu camianın aksakallılarından, Federasyonun MHK hariç diğer kurullarından ve camiadaki herkesten öğrenmek adına örnek bir olayı soruyorum;

6 Turluk 3 ayrı turnuva,
Bayanlar sayıları yetersiz denilerek GENEL kategoriye zorunlu olarak dâhil ediliyor,
14 yaşındaki kızlar 15-16-17 ve 18 yaş grupları ile oynatılıyor.

14 yaşındaki kız bu üç turnuvada oynadığı 18 erkek sporcunun tamamına karşı galibiyet alıyor.

Tek bir mağlubiyet almadan ve tek bir bayan sporcu ile karşılaşmadan final listesinde birinci sıraya oturuyor.

Buraya kadar anormallik yok diyeceksiniz. Doğrudur.

Şimdi gelelim sorumuza;

Bu bayan sporcu GENEL KATEGORİNİN Mİ? BAYANLARIN MI BİRİNCİSİ?

Bu durum 2012 yılında Federasyona da soruldu,
Federasyonun Merkez Hakem Kurulu, Hem Genelin hem de Bayanların birincisi kararını verdi.

Aynı durum 2014 yılında yaşandı ve Federasyondan yine görüş talep edildi.
Federasyonun Merkez Hakem Kurulu’ nun bu sefer ki kararı mı?

Bu kız çocuğu BAYANLAR birincisi.

Bu diğer bir ifadeyle Genel dereceleri ERKEKLERE ait anlamına geliyor ve GENELİN madalyaları bu kız çocuğunun her üçünü de yendiği ERKEK çocuklara veriliyor.

Gerekçe nedir?

Turnuva Özel Yönergesinde “Birleştirilmiş kategorilerindeki sporcular kendi kategorilerindeki ödüllere hak kazanırlar.” denmesiymiş.

Bu ucube sözden siz ne anladınız şimdi?

Bu kız çocuğunun kategorisi, zorla kategori birleştirmesi yapılarak fiili olarak artık mevcut olmayan BAYANLAR KATEGORİSİ mi? Yoksa Fiili olarak oynatıldığı GENEL KATEGORİ mi?

Efendim FİDE Kurallarına aykırı da olsa, Kanun ve Yönetmeliklere aykırı da olsa bu Turnuva Özel Yönergeleri bizim her şeyimizdir. Biz yazdık mı sizde uyacaksınız.

Değildir Efendim.

Bu yönergenin Teknik Kurul Tarafından hazırlanıp onaylanması gerekir.HAZIRLANMAMIŞ ve ONAYLANMAMIŞTIR. Yanlışlıklarla doludur.

Her Spor dalında değişik isimlerde bu Yönerge türü çalışma yapılır. Bu bir Duyuru Afişi niteliğindedir. Kanun ve Yönetmeliklere aykırı olamaz. Teknik konular içermez.

Yani Futbolda bu yönergenin karşılığı Koordinasyon Kurulu raporudur. Maçın saati, yeri, hakemleri, görevlileri gibi bilgileri içerir. Bu raporda hiçbir zaman maçın süresi 90 dakika değil 70 dakikadır veya bu süreyi değiştirmeye Orta Hakem (Satrançta Başhakem) yetkilidir denilemez. Hakemin de çıkıp size duyuruyorum ve siz de uymak zorundasınız “Bu maç 70 dakika oynanacak” demek haddine değildir.

Satrancın Aksakallıları ve camianın mensuplarından görüş talep ediyorum. Bu sporda bayanlar da olsun diyorsanız GENEL’ in sadece ERKEKLER olmadığını anlatın artık birilerine.

Satranç camiasında çok değer verdiğim bir dostum da biraz önce Yönergede 30' + 30'' olarak yazıyor, bunu UKD ye nasıl dahil ettiler diye soruyor?

O hususta da Baş Hakemlerin başı yetkili kılınmıştır herhalde. O oynana ve sonuç tescil edile demiştir ve olay bitmiştir. Smile

Bayan Sporculara reva görülen bu uygulamaları gördükçe hayıflanıyorum. Her ne hikmetse Cahiliye döneminde kız çocuklarının diri diri gömülmesi çağrışımını yapıyor bende. Küsüp kayboluyorlar ne yazık ki bu çocuklar. Özellikle üst yaş gruplarında bayan sporcuların azlığının gerekçesi sanki bu DEĞİRMEN gibime geliyor.

Yanlış bir olayı gündeme getiriyorsam lütfen uyarın ve bütün camiadan özür dileyerek geri adım atayım. Ancak Federasyonun uygulamalarında bir eksiklik veya hata varsa özür dilemenin ve hatadan dönmenin de bir erdemlilik olduğunun bilinmesini arzu ediyorum.

Federasyon başkanımızın da bir bayan olması bu tür problemlerin en kısa sürede çözülmesine vesile olur temennisi ile görüş ve yorumlarınızı öğrenmek adına bekliyorum.

Saygı ve Sevgilerimle.

Dr. Mustafa DÖRDÜNCÜ
Ara
Cevapla
#2
Bu kız çocuğu BAYANLAR birincisi.
Cümleden sonrakileri okuma ihtiyacı bile duymadım, hem genel hemde bayanlar birincisidir ve uygulama böyle olmalıdır.

Sonrasını okudum, bugüne kadar olan uygulamanın böyle olduğunu biliyorum, aksi çok saçmadır,yönerge ile belirtilmiş olsa bile yapılması anlamsızdır.
Ara
Cevapla
#3
Herhangi bir söz söylemeden önce turnuvayı puan kaybetmeden kazanan kızımızı tebrik ediyorum. Satranç kültürü ve adabı, seçimlerde boncuk dağıtmak amacıyla oluşturulmuş kurullar ne derse desin bunu gerektirir çünkü.

Bir turnuvaya katılıyorsunuz, turnuvadaki tüm rakiplerinizi yeniyorsunuz ama turnuvayı kazanamıyorsunuz. Tam bize göre bir hikaye. Üstelik aynı uygulama üç yıldır yapılmaktaymış. Sorsanız, ne masalar taşınmıştır, taşların altına ne eller sokulmuştur, herkes ne kadar iyi niyetlidir!

Hiç uzatmaya gerek yok. Her şey o kadar açık ki.

Kızlar kategorisi tek başına düzenlenemeyince genel kategorinin içine alınmış. Tüzüğe, bu kızlarımıza madalya verebilmek için basit, bir cümlelik bir madde yazabilecek kadar Türkçe bilmek gerekiyor. Olmamış, “Birleştirilmiş kategorilerindeki sporcular kendi kategorilerindeki ödüllere hak kazanırlar.” gibi bir cümle yaratılmış. Akıl, mantık, buradaki amacın kız oyuncuları özendirmek, genel kategoride dereceye giremeseler bile kendi içlerinde ödüllendirmek olacağını bilir. Satrançta kız-erkek diye bir ayrım yoktur.

Turnuva sonunda hemen düzeltme yapılabilirdi. Turnuva hakemi yapamıyorsa, MHK duruma el koyabilir, 2012 yılında olduğu gibi iki kategorinin de birincisidir görüşünü bildirebilirdi. Kendilerine itiraz edildiğinde TSF durumu düzeltebilirdi. Düzeltilemiyorsa bile ''İtirazınızda çok ama çok haklısınız. Yanlış bir uygulama olmuş. Gelecek senelerde olmaması için tüm önlemleri alacağız, sizden ve sporcumuzdan özür dileriz'' denilebilirdi.

Elbette bir önemi yok ama yıllardır satrancın içinde olan ve bu yönetim anlayışına muhalefet etmiş ama başarılı olmamış biri olarak, Mustafa Dördüncü Bey ve Turnuva Birincisi kızlarından özür diliyorum. Satranca sahip çıkamadığımız ve bu yönetim anlayışına teslim olduğumuz için.
Ara
Cevapla
#4
Sayın Miyazaki, değerli hocam Erşan bey,

Keşke camianızdaki herkes sizler gibi doğruyu söyleyebilse. Birebir görüşmelerde yerden göğe kadar haklısın diyenler, bir bakıyorsunuz şirin gözükme adına sus pus. Sayın Erşan Hocam siz özür dileyecek hiç bir hata yapmadınız. Mensubiyet duygusundan dolayı göstermiş olduğunuz nezaketinize teşekkür ediyorum.

Olayı yaşamaya başladığımızda mağdur olan taraf biz olmamıza rağmen çözüm arayan taraf da ben oldum ve Federasyon yönetimi ve ileri gelenlerle görüşüp olayı çözmelerini rica ettim. En son Gülkız Hanım ile görüşmemden de sonuç alamadığım için resmi girişimler başvurup doğrumu yapıyorum diye siz değerli üstadların görüşüne başvuru amaçlı sosyal medyaya taşıdım. Amacım bağcı dövmek değil. Sizin gösterdiğiniz erdemliliği Federasyon Yönetimi ve kurulları göstersin olayı yine noktalar ve resmi girişimlerime son veririm.

Bu tür olayların çözümü aranırken kanun, hukuk ve vicdan dahilinde aranmalıdır. Kimden geldiğine bakılmaksızın.

Değerli görüşleriniz için teşekkürler.
Ara
Cevapla
#5
Çözümü kolay olan sorunları öncelikle çözmeliyiz.Çözümü ararken bazı ilkelerin altını çizmeliyiz.Herkesi kız veya erkek olsun Satranç oynamaya teşvik etmeliyiz.FİDE, gruplandırmaları daha çok sporcuyu oynamaya teşvik etmek için düzenlemektedir.Bu örnekde sorun gruplarından birleştirilmesinden kaynaklanmıştır.Bir grupta oyuncu sayısı az olunca grupları birleştirmek gerekli midir?Zorunlu değildir.14 yaş kızlarda başka oyuncu yoksa mevcut tek oyuncu mutlaka başka grup içinde oynamak zorunda bırakılmamalıdır.Kendi oynamayı kabul etmesi halinde Genel grubunda oynayabilir.Kanımca en büyük tehlike aynı yaş grubunun kız ve erkeklerini aynı grupda oynatmak değil ,farklı yaş gruplarını aynı grup içinde oynatmaktır.Çünkü bu takdirde farklı yaş grupları için öngörülmüş ödüllerin ve hakların paylaşımında belirsizlikler,haksızlıklar,yanlış anlaşılmalar veya yanlış yorumlar ortaya çıkabilecektir.Yukarda belirtildiği gibi "Birleştirilmiş kategorilerdeki sporcular kendi kategorilerindeki ödüllere hak kazanırlar"cümlesi kendini güzel anlatamamış bir cümledir.Her sporcu oynadığı grubun ödüllerini kazanabilme şansına sahiptir.Farklı bir uygulama fırsat eşiliği ilkesini yokeder.Haliyle katıldığı gruba gelirken kendi yaş grubunun ödüllerini de birlikte sürüklemiş olur.Tek kişi ise zaten kendi grubu için öngörülen ödül ve hakları kazanmıştır.Bu örnekde farklı düşünmek 24 senelik köye yeni adet getirmektir.Bu arada ben hala farklı yaş gruplarının tek grup halinde oynatılabildiğine inanamıyorum.Çünkü böyle bir uygulama "Yaş Grupları Birinciliği"kavramının kaybolmasına yol açar."20 yaşaltı Gençler Birinciliği"kavramına dönüşür.Mustafa beyin şikayetçi olduğu örnekde,bu sorunun ortaya çıkmasını kolaylaştıran ve gözden kaçırılmaması gereken bir uygulama var.Türkiye Yaş Grupları Birinciliğine girmek için İl Yaş Grupları Birinciliğine katılma koşulu aranıyor.Bu koşulun olmaması gerektiğini uzun zamandır söylüyorum.Benden başka bunu söyleyen sakallı varsa şimdi çıksın görüşümü desteklesin!Satranç toplumu içinde boncuk peşinde koşmayanlar da vardır.Onların biraz konuşmalarını bekliyoruz.Farklı yaş grupları birleştirilmemelidir.Aynı yaş grubuna ait Genel ve Kız grupları tek turnuva halinde oynatılabilir.Bu da zorunlu tutulmamalıdır.İl düzeyinde bir grupta 3 kız varsa, çift turlu oynayabilir.
Ateş Ülker
Ara
Cevapla
#6
Tebrikler her şeyden önce.

Kadınların satranç oynayabilmesi hele ki ülkemizde kadınlara genel olarak yaklaşım düşünülürse çok daha önemli. Yerel yöneticiler en azından bu konuda teşvik amaçlı bir inisiyatif kullanıp madalya verebilirlerdi.

Yazan kuralın her uygulamayı karşılamadığı çok açık. Bu durumda da haksızlık var gibi görünüyor. Yönergeler de Allah kelamı değil, değiştirilebilir şeyler. Bu uygulama konusunda araştırma yapacağım. Başkan'ın bu konudaki görüşlerini de merak ediyorum.

En önemlisi kızınızın küsmemesi. Umarım bu durum satrançta ilerlemek için onu daha da motive eder.
Ara
Cevapla
#7
Ateş Hocam
1. Bu kategoriye 8 bayan sporcu müracaatı var. Berger Sistem oynatmaya müsaitken oynatılmamıştır.
2. Yönerge 30' + 30'' demektedir ki bu durum UKD hesabi için Teknik Kurulun reddettiği bir süredir.
3. Federasyon mevzuatı; Yönergenin Teknik Kurul Tarafından hazırlanmasını emretmektedir. Bu yönergeye Teknik Kurulun tek bir müdahalesi olmadığı gibi, onayı da talep edilmemiştir.
4. Yönerge farz edelim ki doğru orada net bir şekilde; Birleştirme zorunlu ise aynı yaş grubunun birleştirileceği net olarak ifade edilmesine rağmen 3 ayrı yaş grubu yani 14-15 ve 16 yaş grubu birleştirilmiş.
5. "Birleştirilmiş kategorilerdeki sporcular kendi kategorilerindeki ödüllere hak kazanırlar" diye bir cümle kullanılmış ki kastın ilk müracaatta ki kategori mi yoksa sporcunun zoraki oynatıldığı Genel Kategori mi kastediliyor anlaşılmıyor.
6. Bayan Sporcu birleştirilen kategoride tek bir bayan sporcu ile dahi maç yapmazken Bayanlar Birincisi ilan ediliyor.
7. Oynadığı ve yendiği üç erkek sporcu Genelin 1., 2. ve 3. sü ilan edilirken sen bayansın diye genelin madalyası verilmiyor.
8. İl temsilciliği Federasyon Yönetim Kurulu üyesi Halil Hilmi Darı beyden tören esnasında görüş soruyor, Yönerge hatalı mı demeden "Yönerge de yazdınızsa mesele yok madalyaları vermeyin diyor."
8. Federasyon MHK 2012 de aynı olaya her iki madalyayı alacak derken bu gün yukarıdaki ucube cümleyi gerekçe göstererek ve bu bayan sporcu Genelde Oynamak İstiyorum diye dilekçe vermesi gerekirdi diye herkesi gülümseten kararını alıyor.
9. Hakeme itiraz yok iken MHK yanlış devreye girmiş biz hukuk dışı yönergeye itiraz ediyoruz diyoruz, yani Teknik Kurul görüşü olması lazım diyoruz tarafımıza Teknik Kurulun kararı bildirilmiyor.
10. Şimdi Deve ve nerem doğru örneğini vereceğim ama "Bize deve mi dedin?" soruşturmasını gördüm bu örneği de veremiyorum. Smile
11. Bu noktalara gelmemesi gereken olayı abartmamak adına olaya çözüm üretebilecek hemen hemen herkese başvurup çözüm aradım. En son Gülkız hanımı aradım ve sonuç olmayınca resmi yollara başvurdum.
12. Son söz olarak bizler ve camianın aydınlanması için bu örnek olayın Madalya dağılımının nasıl olması gerektiğinin net olarak altını çizmeniz mümkün olabilirse memnun olurum.
13. Amaç bağcı dövmek değil üzüm yemek. Her mesajımda da belirttiğim gibi benim hatalı bir görüşüm söz konusu ise bütün camiadan özür dilemeye hazırım. Amaç doğruyu bulabilmek ve yanlışı düzeltebilmek. Gurur kibir işi değil.
Ara
Cevapla
#8
hocam benzeri durum çoğu ilde oluyor ve benzer durumda kızlara genel ödülünü vermiyorlar.
mantık su oluyor, erkeklere 3 madalya, kızlara 3 madalya diyorlar. zaten 1. yanlış burada, kategoriler kızlar erkekler diye ayrılmıyor, kızlar genel diye ayrılıyor.
iste kız oyuncu 1 olursa erkekler 2 tane madalya alacak kızlar 4 tane diye bir de bahane üretiliyor.
belki de burada edinilen tecrübe ile gelecek turnuvalarda bu kadar başarı elde eden bir oyuncu, kendisinin de isteği ve güveni de mevcutsa, genel kategoride oynatmaktır. başvurularda da genel kategori diye belirtmeniz daha iyi olur.
ben genede kendi fikrimi belirteyim, bu oyuncu bence hem genelin hem de kızların 1.lik madalyalarını almalıydı.
çanakkalede veteranlardan biri 1. olsa, 1.lik madalyasını vermeyip veteranlar için mi madalya vereceklerSmile( veteranlar nakit ödül vardı ama madalya ödülü var mıydı tam emin değilim, örnek olsun diye yazdım).
iyi günler
Ara
Cevapla
#9
Öncelikle bu başarılı sporcuyu tebrik ederim. Şu kesindir ki, bu sporcu "aslında" hem 18 yaş genel, hem de 14 yaş kızlar kategorilerinin 1.sidir.

Gelelim işin mevzuat/kural boyutuna. Turnuvaların yönergelerini incelemedim. Paylaşırsanız incelemek isterim. Ancak, yukarıda paylaştığınız kadarıyla sporcuya kendi özel kategorisinde ödül verileceği yazmaktadır. Yönergede yazan bu kural uygulanmalıdır. Ancak, uygulanırken şuna dikkat edilmelidir; bu sporcu 18 yaş genel kategorisine mi kaydını yaptırmıştır, 14 yaş kızlar kategorisine mi? Bu durum, yani sporcunun hangi kategoriye kayıt yaptırdığı gerçeği, aynı zamanda sporcunun hangi kategoride sıralamaya dahil olmak amacında olduğu gerçeğini de ortaya çıkartmaktadır. Örneğin, bu sporcu 14 yaş kızlardaki tek sporcu olsaydı ve 6'da 1 puan ile turnuvayı bitirseydi 18 yaş genelde dereceye giremedi, sağlık olsun denilip ödül töreninde seyircilerin arasında dereceye girenleri mi izleyecekti, yoksa 6'da 1 yapmış olsa da 14 yaş 1.si olmuştur denilip ödül töreninde sahneye çıkıp 14 yaş kızlar 1.si kupasını mı alacaktı?

Kısa ve öz olarak özetlemek gerekirse, sporcu hangi kategoriye kayıt yaptırdıysa, o kategorinin ödülünü almalıdır. O kategoride birden çok ödül varsa, (aksi belirtilmediyse) hak kazandığı bütün ödülleri almalıdır.

Yönergeden, mevzuattan anlaşılanın bu olması gerekirken, diğer yandan bu sporcunun vicdanen her iki ödülü de almasını isterim ve bunun gerekliliğine inanırım. Tabii ki, 1 tane fazla kupa/madalya yaptırıp bu sporcu 2 kategoride de dereceye girdiği için sıralamada dışarıda kalan çocuğa da kupa/madalyasının takdim edilmesi de unutulmamalıdır.
Ara
Cevapla
#10
Tutku Dinçer'e katılmıyorum. Bir turnuva oynuyorsunuz ve turnuvada derece kovalamak için rakiplerinizin ilk hangi turnuvaya katıldığını mı araştırmanız gerekecek? Sadece bu turnuvayı gözümüzün önüne getirmeyelim. Olabilecek her türlü kuvvet derecesinde ve ödüle göre de düşünmek gerekir. Bu uluslararası bir turnuva olsaydı, çok sayıda GM ve WGM katılsaydı ya da Türkiye Birinciliği ve Türkiye Kadınlar Birinciliği turnuvaları birleştirilseydi nasıl davranacaktık?

Turnuvalar tek bir çatı altında birleştirildikten sonra, ilk kaydınızı nereye yaptığınızın bir önemi kalmaz. Ben artık bu turnuvanın bir oyuncusuyumdur ve bu turnuvayı kazanma hakkımı tüzükte ne yazarsa yazsın elimden alamazsınız. Kızlar kategorisi ödülleri ayrıca verilebilir. Tüzükte yazmak koşuluyla turnuvayı birinci bitiren kızımız, kızlar kategorisinde dereceye alınmayabilir. Satranç turnuvalarında kategoriler arasında bir hiyerarşi vardır ve en üstte yer alan genel kategoridir.

Tüzüklere saçma maddelerin yazılması durumunda buna saplanıp kalmamak hakemlerin ve yöneticilerin ikinci görevidir. Birinci görev elbette saçma tüzükler yazıp onlara onay vermemek olmalı. Hele ki iki yıl önce tam tersine karar vermişseniz.

Kayseri'de yaşanan olayda 8 kız sporcu çok rahat bir biçimde kendi aralarında yarıştırılabilecekken ana turnuvaya katılmış. Bir çok yaş grubu birleştirilmiş. 12-14-16-18 yaş gruplarını kız - erkek olarak birleştirseniz, bu turnuvanın 18 yaşında olan en başarılı erkek oyuncusu 21. olsa yine de o oyuncuyu turnuva genel 1. si ilan edecek miyiz? Mantık kurallarını tüzüğe takılıp çok zorlamamak gerekir.

Bakın pek çok defa tekrar ettik yine edelim. Satrancın kendi kuralları akıl ve mantık süzgecinden geçtikten sonra gayet güzel bir biçimde yerleşmiştir. Bu kuralları, aksi yönde zorlamak da hiçbir zaman bir yarar getirmemiştir. Örneği olmayan bu uygulama, tüzükte ne yazarsa yazsın uygulanmamalıdır ve uygulanamaz. Uygulanırsa da üst makamlarca bozulmalıdır.

Geldiğimiz noktada sorunların önemli bir kaynağı da , satranç kültürü, mantığı ve bilgisiyle değil, sadece yeterince özümsenememiş, bir çoğu yanlış anlaşılmış kurallar üzerinden tüzükler ve yönetmeliklerle satrancın idare edilmeye çalışılmasıdır. Bu nedenle ne şehirlerde inisiyatif kullanabilecek hakemlerimiz ne üst kurullarda geri adım atabilecek kadar kendine güveni olan yöneticilerimiz mevcuttur.

TSF kurullarında olup bu uygulamayı savunan var mı? Mustafa Bey Başkan Tülay ile görüştüğünü söylüyor. Başkanın bu konuda bir fikrinin olduğunu sanmıyorum ancak MHK başkanı Olgun Kulaç, teknik kurul başkanı Abidin Ünal, konuyla ilgili görüşlerini açıklamalıdır. Gerçekten uygulamanın arkasındalar mı yoksa yanlış olduğunu kabul ettikleri halde geri dönemiyorlar mı? Bu turnuvanın tüzüğü teknik kurul tarafından incelendi mi? Mustafa Bey'in itirazları kim tarafından değerlendirildi ve neden olumsuz görüş bildirildi? 2012 yılında neden tam tersi karar alındı?

Bu sorular bizim için tüzükte yazanlardan daha önemlidir.
Ara
Cevapla
#11
Erşan Bey, bana katılmadığınız kısımlara "vicdanen" ben de katılmıyorum. Ancak, hukuki açıdan yorumlayınca istemeden de olsa yukarıda yazdığım sonuç açıktır.

Turnuvalar tek çatı altında birleştirilmiştir diyorsunuz ancak, sadece iki farklı turnuvanın sporcuları turnuvaların bitimine kadar birlikte oynamaktadırlar. Fiilen birleşmiş gibi görünse de, esasen birleşmemişlerdir. Bu durumla çok sık karşılaşılır ve hukuki bakış açısına sahip olmayan insanlara anlaşılmaz gelir genelde. Zaten birleşmiş olsa artık 14 yaş kızlar diye bir kategori kalmaz ve sporcu da sadece 18 yaş genelin ödülünü talep eder.

Başka bir örnek verelim: 14 yaşında 3 sporcu, 18 yaşında 1 sporcu olan bir ilçede yaş grupları turnuvası yapılacak. 14 yaştaki sporcular 2000, 1950 ve 1200 ratingli. 18 yaşındaki sporcu ise satranç hakkında hiç bir bilgisi olmayan, "Aaa oyun var burda" diyip katılan birisi olsun. 14 yaşındaki sporcu, 14 yaşta 3. olmaktanda 18 yaşta 1. olurum diyerek 18 yaş grubuna kayıt yaptırırsa nolacaktır? Turnuvalar yine tek bir çatı altında oynanınca ve 14 yaşa kayıt yaptıran 2 kişi 2.5, 18 yaşa kayıt yaptıran 14 yaşındaki sporcu 1 ve 18 yaşındaki sporcu 0 puan ile turnuvayı bitirince derecelendirme nasıl olacaktır?

14 yaşa kayıt yaptıranlar 18 yaşın ödüllerini de alırsa, 14 yaşında olup, 18 yaşa kayıt yaptıran sporcunun durumu ne olacaktır? Bunları iyice irdelemek gerekir. Benim görüşüm hiç kurnazlık yapmadan bir kategoriye kayıt yaptırıp, o kategorinin ödülünü almaktır. Yoksa 8 yaşındaki bir kız sporcu, 8G, 8K, 10G, 10K, 12G, 12K, 14G, 14K, 16G, 16K, 18G, 18K dahil olmak üzere 1 turnuva oynayarak 12 derece birden elde edebilir. Kötüye kullanmaya bu kadar açık bir durumda sporcunun hangi kategoride oynadığı(kayıt yaptırdığı) esas alınmalıdır.

Netice olarak; Yönerge maddesi ve bu madde doğrultusunda yapılan uygulama hukuken doğrudur. Yönerge yanlış ise, (ki bence de daha hakkaniyetli bir yönerge maddesi olmalıdır) sporcu gerekli adımları gerekli zamanda atmalıdır. Çünkü turnuvaya katılmakla artık iş işten geçmiştir. Bundan sonra, özellikle de yönergeden zarar gördükten sonra yapılan yakınmalar sadece daha sonrası için birşeylerin düzelmesi konusunda uygulamacılara fikir verecektir.

Ancak, her ne kadar hukuken doğru da olsa, bu uygulama bizleri vicdanen rahatsız etmektedir. Umarım yakın zamanda daha hakkaniyetli bir çözüm bulunur.
Ara
Cevapla
#12
Tutku bey merhabalar,

Yaptığınız yorumların her ikisini de incelediğimizde hep varsayımlar üzerine gittiğinizi görüyorum. Oysa ki; ortada somut bir olay var ve onun üzerine tartışmalar yapılması gerekmez mi? Öncelikle bu somut örneği sonuçlandıralım sonrasında genel çözümler arayalım arzu ederseniz.

Yaşanan olayın detayını bilmediğiniz ve Turnuvanın Yönergesini incelemediğiniz anlaşılıyor. Ayrıca benim paylaşımımda ve yorumumda yazdıklarımı da tam incelemediğinizi tahmin ediyorum. Turnuva yönergesini ve diğer dökümanları arzu ederseniz gönderebilirim. Ayrıca detay ne bilgi gerekiyorsa aktarabilirim. Bu bilgilere eriştikten ve değerlendirdikten sonra yorumlarınızın çok değişeceğinden eminim.

Öncelikle Yönerge mevzuat gereği hazırlanması gereken Teknik Kurul tarafından hazırlanıp onaylanmamıştır. Sizce resmiyet kazanmamış bir Yönerge ile turnuva oynatılabilir mi? Hata orada başlıyor zaten. Yetkili ve uzman kişiler tarafından hazırlanmayan yönergenin içerisinde birçok hata ve hukuka aykırılık söz konusudur. Bu hata ve eksiklikler hususunda Federasyonun ilgili birimleri ile de mutabık olduğumuzu bilmenizi isterim. İtirazın özü ile ilgili olmadığı için şimdilik onları gündeme getirmiyorum. Neler olduğunu arzu ederseniz konuyu dağıtmamak adına ayrıca yazışalım.

Bu olayla ilgili de gerekli belgeleri size aktarayım sonra yorumlarınızı yapın arzu ederseniz. Gerekli bilgilere ulaşmış bir hukukçunun yapacağı yorumlar bizlere de yön verecektir elbette ki.
Ara
Cevapla
#13
Bu satırları ilk mesajımda yazdım:
Sadece aktardığınız kadarıyla yorum yaptığımı ve paylaşırsanız inceleyeceğimi belirttim.

Somut olay kısmına gelince, somut olayda tabiri caizse iş işten geçmiş. Çünkü turnuva yapılmış, sporcu oynamış, oynamakla da o yönergeyi ve dolayısıyla özel kategorisinde ödül alacağını kabul etmiş. Ancak, aktardığınız bu olayın ileride benzer durumlar yaşanmaması için faydalı olacağı inancındayım.
Ara
Cevapla
#14
Tutku bey turnuvaya kızlar 14 yaş kategorisi olarak kayıt yaptırıldı. Bayan Sporcu sayısı Fide kuralları çerçevesinde Berger Sistem oynatılabilecek düzeyde olmasına rağmen kategori birleştirmesi yapılıp yeni Genel Kategoride istemleri dışında oynatıldılar. Yönergede Kategori birleştirmesinin ancak kendi yaş grubunda olabileceği net olarak belirtilmesine rağmen 3 yaş grubu birden birleştirildi.

Sizce bağımsız oynatılma sistemi olmasına rağmen zoraki kategori birleştirmesi normal mi?

Hadi birleştirdin diyelim, yönerge aynı yaş grubu demesine rağmen 3 yaş grubunun birleştirilmesi normal mi?

Bayan sporcular istememesine rağmen yönergede yazan, şayet birleştirme olacaksa bayanların Genel Kategoriye aktarılacağını yazması sizce bu kategorinin adının ne konmasını gerektirir? Bayanlar Kategorisi mi? Genel Kategori mi? Bayanlar Kategorisi diye bir şey kalmadı ki artık.

Yorumunuzda Bana "yukarıda paylaştığınız kadarıyla sporcuya kendi özel kategorisinde ödül verileceği yazmaktadır." diyorsunuz.

O cümleye tekrar bakarsanız "Birleştirilmiş kategorilerdeki sporcular kendi kategorilerindeki ödüllere hak kazanırlar" olduğunu göreceksiniz.

Sizce bu ucube cümledeki Kendi kategorisinden kasıt nedir? Kayıt esnasındaki Bayanlar kategorisi ise o kategori sporcuların istemi dışında zoraki yok edildi. Fiiliyatta oynadığı kategori ise o kategorinin adı ERKEKLER KATEGORİSİ DEĞİL GENEL KATEGORİ ARTIK.

Şimdi bu Genel Kategoride oynayan kız Sporcu hiç Bayan sporcu ile oynamadı. Oynadığı Erkeklerin hepsini de yenip liste başı oldu. Sizce sonuç nedir? Yönergeye göre de size göre de sporcunun derecesini yazar mısınız?

Bayanların derecesini nasıl belirlediniz şimdi? Aynı işlemi neden Erkek sporcular için düşünmüyorsunuz? İlk üç sırada da kız sporcular olsaydı yorumunuz ne olacaktı?
Ara
Cevapla
#15
Eklemeler yapıldıkça işin şekli değişiyor. Yönergede aynı yaş grubu yazılmasına rağmen 3 yaş grubunun birlikte oynatılması olayı farklı bir boyuta çekiyor. En doğru sonuca siz bu turnuvanın yönergesini ve varsa diğer bilgi-belgeleri bizimle paylaştıktan sonra varabiliriz.
Ara
Cevapla
#16
Benzer örnekler verildi ama uygulamanın mantıksızlığını tekrar etmek açısından tekrarlamakta fayda var. Türkiye Kupası, aynı zamanda Türkiye Kadınlar Şampiyonası olarak kabul edilsin ve bir kadın sporcu bütün turnuvayı kazanmış olsun. Turnuvanın ikincisi mi turnuvayı kazandı diye ilan edilecek? Eğer uygulama böyleyse değiştirilmesi lazım.

İyi bir yönetici, birinci ilan etmese de törende adını duyurup bir altın madalya daha verip öyle kapatırdı turnuvayı en azından.
Ara
Cevapla
#17
Bir turnuvada kimler oynarsa oynasın o turnuvanın birincisi; birincidir.
Karma oyunculu turnuvalardan özellikli oyuncu tespiti, yapmak akıl karı değildir, hep sağlıksız sonuçlar verir, turnuva genel kategorisinde oynayan bir erkek oyuncu istediği bayan oyuncuya karşı tüm gücü ile oynayıp bir başkasına iltimas geçebilir.
Sonuçta böyle bir turnuva yapsanız bile bayanlar kesinlikle genel kategoride derece yaparsa bunun geçerli olması kesindir.

Eğer turnuva yaş kategorisi için yapılıyorsa üst yaş grubu seçmesi olmalıdır (üst yaş 17 ise en büyük yaşın 17 olması gibi )bu durumda 7 yaşındaki bir kız oyuncu üstteki tüm yaş grubu turnuvalarında oynayabilir,çok seçeneği vardır.
Bu durum karmaşaya yol açabilir , bu oyuncunun yukarı yaş grubundan kaç tanesinde oynayabileceği kısıtlanabilir.
Örnek: Kendi yaş grubu ve seçeceği bir tane üst yaş grubunda oynayabilir ibaresi gibi...
Sonuç olarak 9 üst sınır yaş grubundan 7 yaş grubu oyuncusu seçmek için karma turnuva düzenlenemez.
Düzenlenirse neler olur neler.....
Ara
Cevapla
#18
Tutku Dinçer,adıgeçen kararı verenler lehine en küçük veriyi dahi değerlendirmeye çalıştı.Ama yukarda altını çizdiğimiz ilkeler değiştirilemez."Sporda aynı yarışma içinde mücadele eden sporcular aynı haklara ve aynı fırsatlara sahiptir".İnsanları kendi isteği dışında aynı grup içinde 7 tur oynatıp sonra turların bitiminde sarı saçlı olanlarla siyah saçlı olanları ayrı sıralamaya tabi tutarsanız sizi hiçbir mahkeme ve hiçbir avukat kurtaramaz.Bu örnekde anlatılanlara bakarsak Mustafa bey haklıdır.Bunu uzun uzun incelemeye gerek yoktur.Ama kişilerle Federasyon arasındaki sorunları körüklemek,ateşe kömür atıp yangına dönüştürmek niyetini taşımıyoruz."Her fırsatta tartışın ve yanlışları ortaya çıkarın" demiyoruz.Çünkü böyle olaylar çözümü bulunacak sorunlardır.Çözüm arayacağız.14 yaşındaki kızın hevesini de kırmayacağız.Dinçer, Hukuk mantığı ile düşünüyorsa ona da fırsat vereceğiz.Ben şimdi Mustafa beyi teselli etmek üzere bir başka olay anlatacağım.O zaman bazı yanlışlıkların sadece Türkiye'de değil başka ülkelerde de olabildiğini anlayacaktır.2010 da yaşanmış bir olaydır.Olayın nasıl cereyan ettiğini önceki Federasyon Başkanı Ali Nihat Yazıcı'ya bildirmiştim.2 kişilik takımlardan oluşan bir hızlı satranç turnuvasına katıldık.(Diğer oyuncu Salih Muratoğlu)Bu arada turnuva başlamadan önce turnuvanın adı farklı idi.Başladığı anda turnuvanın adı değiştirilmişti.Aile takımları turnuvası olmuştu.40 takım vardı.Bu takımların herbirinde Baba-oğul veya 2 kardeş oynuyordu.Biz ise Salih bey ile birlikte bir aile değildik!Salih bey 7p/7 ben de 5.5/7 sonucunu alınca Birinci olduk.Birinci için öngörülen kupanın verilmesini bekliyorduk.Ama kupa bize değil, 2 nci olan çifte verildi!Ben hiç itiraz etmedim.Yabancı ülkede öncelikli amacım Türkiye'yi en iyi şekilde temsil etmek ve birçok kimse ile iyi ilişki kurmakdı. Turnuva Direktörü herhalde verdiği karardan emin değildi.Çünkü törende bize verilen 3 biblodan 24 saat sonra 2 biblo daha hediye edildi.Ayrıca ertesi gün sabah birçok ünlü oyuncunun bulunduğu esas yarışmada Birinciliğimiz alkışlarla kutlandı.Şu halde böyle belirsizlikler bizim dışımızda da olabiliyor.Olmaması için yönergeleri dikkatli yazmalıyız.Doğru yorumlamalıyız.Temel ilkelerin altını çizmeliyiz.Basit ama kimsenin itiraz edemeyeceği cümleler kurmalıyız!O zaman sorunlar azalacaktır!
Ateş Ülker
Ara
Cevapla
#19
Değerli yorumları için herkese teşekkür ediyorum. Ateş Hocam iyi ki varsınız bu camia içerisinde diyorum. Sizler gibi değerli birçok kişiden özelden veya genelden yorumlar ve destek alıyorum. Şu ana kadar olumsuz görüş almış değilim. Sayın Av. Tutku DİNÇER in yorumunu da olumsuz görmüyorum. Özelden gönderdiğim turnuva yönergesi ve diğer dökümanları değerlendirmesi sonrası yaptığımız telefon görüşmesinde turnuvanın yaş grupları olduğunu zannetmesinden kaynaklanan bir açıklama olduğunu anladım. Herkesin görüş ve kararına saygılıyız. Tek saygı duyamayacağım karar hatıra gönüle verilen veya kişilere göre değişebilen yanlı kararlardır.

Ateş Hocam beni teselli için yaşadığınız benzer bir olayı paylaşmışınız. Ancak bu örnek beni teselli etmediği gibi daha da üzdü. Nedenine gelince olay benzer ama çözümü bizim Türkiye' deki ile taban tabana zıt ne yazık ki. Adamlar hata yapmış, hatalarını anlamış ve telafi yolunu aramışlar. Ne güzel. Bizimkiler de hatayı yeni hatalarla örtbas etmeye çalışıyorlar. Hepimizin de zaman zaman hata yapma riski mevcuttur. İnsanız nihayetinde yabancı da olsa Türk de olsa hata yapabilir. Önemli olan o hatadan dönebilmektedir. Bahsettiğiniz olayda kişiler hata yapmış olsalar dahi erdemlilik gösterip nasıl telafi edecekleri çabasına girmişler. Bizim olayda da satranç camiasının ileri gelenlerinin tamamı ve hatta hatta Federasyonun aktif yöneticilerinin neredeyse tamamı bu olayın yanlış uygulandığını iletmelerine rağmen hatayı örtbas etme yoluna gitmektedirler. Mağdur olan taraf olmama rağmen hatanın düzeltilerek olayın küllenmesi için başvurmadığım girişim kalmadı. Ta ki Federasyonun resmi olumsuz cevabına kadar. Bu resmi kararı görene kadar olayı paylaşıma açmadım. Ben o kararı alan kişi veya kişilerin de bu olayın doğru olduğuna inanarak karar aldıklarına inanmıyorum. Ama birileri hatalı talimat verdi o hata geri alınamıyor.

Anlayamadığım ise bu camiada hem görevde olan ve hemde bu karara hatalı diyen kişilerin nasıl arkadaşlarını ikna edemiyor oldukları. Oysa ki kesinlikle onların çoğunlukta olduklarını net olarak biliyorum.

Herkesi vicdanları ile baş başa bırakmaktan başka çare yok şu aşamada sanki. Ben de evlatlarında, torunlarında veya yakınlarında bulsunlar diyeceğim ama büyüklerin ahının küçüklerden çıkmasına gönlüm razı olmuyor. Ya mağdur edilen kız çocuğuna sahip çıkması gereken bu camianın bayanlarının sessizliğine ne demeli?
Ara
Cevapla
#20

.doc   EK C Ankara 30 Ağustos 2012 Zafer Bayramı Satranç Turnuvası Yönergesi..doc (Dosya Boyutu: 85.5 KB / İndirme Sayısı: 19)
.doc   EK E Kayseri 24 Kasım Öğretmenler Günü Satranç Turnuvası Yönergesi..doc (Dosya Boyutu: 149.5 KB / İndirme Sayısı: 32)

Tekrar merhaba,

Mustafa Bey, elindeki tüm belgeleri gecenin 2'sinde bana e-mail ile göndermiş. Yine sabah 9 itibariyle de göndermiş. Öğlene doğru da kendisi beni aradı ve yarım saate yakın da telefonda sohbetimiz oldu. Başlı başına bunlar bile kendisinin bu konuyu ne kadar yakinen takip ettiğinin bir göstergesi. Kendisini bu yaklaşımından dolayı tebrik etmemek mümkün değil. Kendisi bazı belgeleri sadece bana gönderdiğini belirtti ancak, bazı belgeleri ise yeni üye olması sebebiyle foruma yükleyemediğini belirtti. Ben o yükleyemediği belgelerden ikisini (2012 ve 2014'teki turnuvaların yönergeleri) bu mesajın ekinde paylaşıyorum.

Daha önceki mesajımda de belirttiğim üzere, bu işin en ideal çözümü bir tane fazladan kupayı/madalyayı sporculara vermektir. Hele ki bu sporcuların 14 yaşında olduğunu göz önünde bulundurursak yöneticilere düşen başarılı sporcuları (çocukları) teşvik etmek ve ödüllendirmektir.

"14-15-16 yaş genel kategorisinde mücadele ederek 6 tam puan ile hem kendi kategorisini, hem de bu kategoriyi en yüksek puanla tamamlayan sporcumuz X Y'ye iki kategori için de kupasını/madalyasını takdim ediyoruz." demek olayı sorun boyutuna taşımadan çözüme ulaştıracak en kolay yoldur.

Kaldı ki, şu aşamada bile yöneticilere, yöneticiliğe yakışan, haklı veya haksız diye düşünmeden, hukuki sürecin sonucunu beklemeden ve hukuki süreç sonunda sporcunun haksız olduğu anlaşılsa bile geri almamak üzere, bu sporcuya iki kategorinin ödülünü de tören ile takdim etmektir.

Şimdi herkesin hemfikir olduğu işin vicdani boyutunu geçip, hukuki boyutuna gelirsek;

Ateş Bey'in de yıllardır takip edip gördüğü üzere, ben bir TSF yalakası olarak, yanlışlarında bile sürekli TSF'yi savunan, yaptığı hataları doğru gibi göstermek ve üzerini örtmek için çabalayan, TSF kurullarında görev verildikten sonra "sustu" yaftasını üzerimde taşıyan birisi olarak ve bu tutumumu bu başlıkta Ateş Bey'in dediği üzere "adıgeçen kararı verenler lehine en küçük veriyi dahi değerlendirmeye çalışan" konunun çıkarcı bir tarafı olarak şunları söylemeyi kendime görev ediniyorum (Belki de TSF'den "adıgeçen kararı verenler lehine en küçük veriyi dahi değerlendirmeye çalışmam" için tarafıma talimat gelmiştir, görev verilmiştir) :

2012 yılındaki turnuva yönergesinin 1.c) maddesi şu şekildedir: "9 yaş ve altı 29 Ağustos 2012 Çarşamba günü saat: 14:00’de, 12 yaş ve altı 16:00’da, büyükler ise saat:18:00’de başlayacaklardır. Bayan sporcular genel kategori içerisinde aldıkları puanlara göre derecelendirilecektir."

Bu hüküm çok açıktır ki, o sene 12 yaşında olan sporcumuz turnuvada bulunan 3 kategoriden kendisine uygun olan 12 yaş altı (genel) yada büyükler (genel) kategorisinde oynayacaktır. Bu turnuvada 12 yaş altı bayanlar diye bir kategori olmadığına dikkat çekmek isterim. Sporcu 12 yaş kategorisinde oynamıştır ve o kategoride dereceye girmiştir. Kayıt yaptırıp dereceye girdiği kategoride de ödülünü (çeşitli uğraşlar sonucunda) almıştır. Bu turnuva yönergesindeki "Bayan sporcular genel kategori içerisinde aldıkları puanlara göre derecelendirilecektir." ibaresi tamamen genel sıralamada dereceye girememesi halinde bayan sporcuları korumaya yönelik bir maddedir. Gerek duyulması halinde uygulanacaktır. Ancak, sporcunun aldığı sonuç itibariyle böyle bir "korumaya" ihtiyacı kalmamıştır.

2014 yılında ise durum çok ama çok farklı. Yönergenin 2.1.1 maddesi "Her yaş aralığındaki sporcular, genel ve kızlar olmak üzere 2 ayrı kategoride yarışacaktır." demektedir. Yani bu sefer turnuvada 14-15-16 yaş kızlar kategorisi var. Öncelikle şunu belirteyim, bu kategori turnuva yönergesinde yer alan tek bir kategoridir. 14 yaş kategorisini 16 yaşla birleştirmiş değildir. Zaten ekte yer alan yönergeye baktığınızda bunu göreceksiniz.

Turnuva yönergesinin 3.2.1. maddesi ise şu şekildedir: "Katılıma göre kategorileri birleştirmeye, tur sayısını ve eşlendirme sistemini değiştirmeye Başhakem yetkilidir. Birleştirilmiş kategorilerindeki sporcular aynı yaş grubunun genel kategorisine eklenir."

Yönergenin devamında ise meşhur maddemiz yer almaktadır: "3.4.1. İtiraz Kurulu oluşturulmayacaktır. Başhakemin kararı kesindir."

Ve somut olayın anahtarı olan yönerge maddesi ise şudur: 4.1.2. "... Birleştirilmiş kategorilerindeki sporcular kendi kategorilerindeki ödüllere hak kazanırlar."

Şimdi bu maddeleri birlikte değerlendirelim:
1- Sporcu, 14-15-16 yaş altı kızlar kategorisine kayıt yaptırmıştır ve bu kategoride oynamak istediğini de birçok kez dile getirmiştir.
2- Başhakem birleştirilmiş kategorideki, yani 14-15-16 yaş altı kızlar kategorisindeki sporcuları aynı yaş grubunun genel kategorisine yani 14-15-16 yaş altı genel kategorisine yönerge hükmü doğrultusunda eklemiştir.
3- Başhakemin bu kararı yönergede yazdığı üzere kesindir.
4- Birleştirilmiş kategorideki yani 14-15-16 yaş altı kızlar ve 14-15-16 yaş altı genel kategorilerindeki sporcu, kendi kategorisindeki yani 14-15-16 yaş altı kızlar kategorisindeki ödülünü almıştır.

Başhakemin sayısı az bulması ve kategoriyi birleştirmesi yada başka uygulamaları doğru mu yanlış mı tartışılabilir ama başhakem, doğru veya yanlış bir takım kararlar vermiştir ve bu kararlar yönergeye göre kesindir. Burada yönergeye aykırı bir uygulama var mıdır? Kesinlikle yoktur.

Hukukta bir madde 2 yöntemle yorumlanır: Lafzı ve ruhi. Yani sırasıyla, okuyunca ne anladığımız ve aslında o madde ile ne amaçlandığı.

"Birleştirilmiş kategorilerindeki sporcular kendi kategorilerindeki ödüllere hak kazanırlar." cümlesinde kalın yazdığım kısımdan dolayı biraz zorlarsak lafzı yorumu "Birleştirilmiş kategoride oynayınca, kendi kategorilerinde ödül alma hakları son bulmaz." şeklinde yapabiliriz. Ancak, ruhi yani amaca yönelik yorumlayınca, biz satranççılar olarak şunu biliriz ki, "Hak kazandığı bütün ödülleri alır" "Sadece yüksek olan ödülü alır" "Kendi kategorisindeki ödülü alır" "Ödüller paylaştırılır" vs. gibi ödüle yönelik bütün maddeler spesifik olarak alacağı ödülü tespit etmeye yöneliktir. Yani bu maddede de, sporcunun alacağı ödülün "kendi kategorisindeki ödül" olduğu yönergede tespit edilmiştir. Zaten iki ödülü de alması istenseydi yönerge maddesi şu şekilde hazırlanırdı: "Birleştirilmiş kategorilerindeki sporcular kendi kategorilerindeki ödüllere "de" hak kazanırlar."

Son olarak, final sıralamasında 4. sırada yer alan ve "Birleştirilmiş kategorilerindeki sporcular kendi kategorilerindeki ödüllere hak kazanırlar." maddesine rağmen 14, 15, 16 yaş altı kızlar kategorisi birincisi aynı zamanda 14, 15, 16 yaş altı genel birincisi ödülünü de alırsa, hak kazandığı takdirde turnuvayı hiç bir ödül almadan kapatacak çocuğu da gözünüzün önüne getirin.

Bu noktada şu düşünülebilir; uygulamalar yönergeye uygun da, yönerge doğru mudur? Zaten Mustafa Bey'in asıl itiraz ettiği nokta da yönergenin usulsüz olduğudur.

Detaylara hiç girmeden şunu belirteyim, sporcu, turnuvaya katılmakla o yönergeyi kabul etmiştir. Yani yönerge hukuka aykırı olsa bile, sporcu zamanında gerekli prosedürü işletmemiş ise o yönerge hükümlerine rızası vardır. Kaldı ki, amatör spor federasyonları tarafından hazırlanan mevzuata karşı yayınlandıktan itibaren süresi içerisinde itiraz ettiniz, ettiniz. Etmediyseniz o artık kesinleşmiştir.

Netice olarak, yöneticilerin, hatta İl Yöneticilerinin değil, bizzat Ankara'daki TSF Yöneticilerinin olaya el koyarak bu sporcumuzu desteklemek, teşvik etmek ve ödüllendirmek adına kendisine iki ödülü de yerel bir turnuva bitiminde düzenlenen ödül töreni esnasında, hukuki süreç sonunda sporcunun aleyhine bir karar çıksa bile geri almamak üzere takdim etmelerinin en yapıcı çözüm olacağını düşünüyorum. Ancak, hukuki açıdan baktığımda değerlendirmelerim maalesef yukarıdaki gibidir.

Umarım "adıgeçen kararı verenler lehine en küçük veriyi dahi değerlendirmeyi" başarabilmişimdir Ateş Bey.
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi