Katılım Parasıyla Turnuva
#1
Geçen günlerde sevdiğim değerli bir arkadaşım telefonla beni arayarak bir konuda düşüncelerimi sordu. Bu değerli arkadaşım şöyle bir organizasyon düşünmüş:’’ Bizler bir arkadaş grubu olarak bir yerde toplanıp ufak çaplı bir turnuva düzenlesek, katılımcılardan katılım ücreti alıp ve toplanan bu paraları ilk üçe girenlere paylaştırsak nasıl olur.’’ diye düşünmüş ve bu arkadaş grubunun içine beni de katmış. Benim verdiğim cevap ise şu oldu:Bu düşündüğün olay kumara benzer bir şey. Tam olarak kumar olmasa da kumara benzediğini ve etik olmadığını düşündüğümü ve benim böyle bir organizasyonda olmayacağımı söyledim.

Arada bir Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük illerimizin temsilcilik web sayfalarına bakıyorum. Ankara’nın sayfasına baktığımda İTÜ yıldırım satranç turnuvaları ilgimi çekmişti hep. En son bugün baktığımda yönergesini biraz daha dikkatlice inceledim. Verilen para ödüllerinin bizim arkadaşın sistemiyle benzer olduğunu fark ettim.

-Dördüncü İTÜ Yıldırım Satranç Turnuvasına 34 kişi katılmış. 34x25=850 TL
Turnuvanın yönergesine göre katılımcı sayısı 31-40 ise toplam ödül 620 TL

-Beşinci İTÜ Yıldırım Satranç Turnuvasına 23 kişi katılmış. 23x25=575 TL
Turnuvanın yönergesine göre katılımcı sayısı 30 dan az ise ilk üçe giren sporculara toplam 500 TL veriliyor.

Evet, bizim arkadaşın sistemine benzer ama aynı değil. Bizim arkadaş gelen bütün paraları dağıtacağını söylemişti. Yani İTÜ turnuvası gibi değil. İTÜ Organizatörü cebinden para da harcayabilir, organizasyona fazla para da kalabilir.(Mesela 15 kişi katılsa 15x25=375, yani 125 TL cepten eklemek zorunda.)

Bu yazıyı yazmadan önce arkadaşımı arayıp izin istedim ve yazacaklarımı anlattım. Daha önce böyle bir turnuva yapmaması yönünde ikna ettiğim arkadaşım: ‘’Eğer bunu bir IO, bir eski başkan yapıyorsa ben neden yapmayayım.’’ dedi.

Arkadaşıma ve İTÜ Yıldırım Turnuvasu organizasyonuna şimdiden başarılar.
MUŞ
Ara
Cevapla
#2
Eğer, kendine güvenen insanlar daha güçlü oldukları iddiası ile bir turnuvaya girip diğer oyuncular ile kozlarını paylaşıyorlar ise, kumar bunun neresinde? Tavlada olduğu gibi zar mı atıyoruz? Satrançta şansa yer var mı?

Gayet tabii ki, bir turnuva:

(turnuva katılım ücretleri + sponsor destekleri) * organizasyon katsayı

kadar ödül vermelidir. Katsayı ne kadar yüksek, o kadar iyi. Turnuva ödülü, iddialı ve iddialı olduğu kadar kendini geliştirmek için çalışan satranç sporcu namzetlerini ve sporcularını finansal ve soyut olarak desteklemek dışında nedir, nasıl tarif edilmelidir? Eğer ödül olmaz ise satranç sporcusu yetişir mi? Bir kişinin, satranç sporcusu olabilmesi için ihtiyaç duyacağı motivasyon ne olmalıdır?

Gökhan Demir
Ara
Cevapla
#3
kumar olayları değil de bu konuda şöyle bır sıkıntı yaşanabilir.
turnuvaya 40 kişi giriyor ve 3 kişi ödül alıyorsa, bunun sürekliliğinde sıkıntı mutlaka yaşanacaktır. çünkü bu tür organizasyona katılanlar genelde zaten o yörenin sabit oyuncuları olacaktır. ilk 10 türü şeyler daha mantıklı olabilir.
Antalya'da benzeri yıldırım turnuvaları yapılmaktaydı, ve ilk 3' e sadece ödül dağılımı sonrası ki zaten 4-5 güçlü sabit idi, ödüller hemen hemen aynı kişilere gitmeye başlayınca, diğer oyuncuların isteği kırılmaya başladığı için ödülün dağıtımı daha da arttırılmıştı. tabi ki bunlar amatörce, gayri resmi turnuvlardı.

bu yüzden ödül dağılımına mutlaka dikkat edilmeli diye düşünüyorum.
Ara
Cevapla
#4
Yeri gelince konuşmak yararlıdır.Yarışmanın ödül planının tamamen katılım ücretlerinden karşılanması kumar sayılır mı?İlk soru budur.Aynı durum diğer ülkelerde de vardır.Ödül olarak verilen miktarlar büyük meblağlar değildir.Kurallar önceden belirlenmiş ve herkes aynı ücreti ödüyorsa eşitlik vardır.Bu uygulamayı kumar olarak kabul edersek,Satranç için yaptığımız bütün araç-gereç masrafı,yol parası,otel konaklama ücreti,katılım ücreti ve hatta yarışmaya katılma dolayısıyla iş ve güç kaybı zarar olarak telakki edilebilir.Bütün bu masraflar kumarda kaybedilmiş para olarak algılanabilir.Dolayısıyla ben derim ki yaşam boyunca oynadığımız tek kumar Satranç turnuvaları katılım ücretleri olsun!Bu kadar kumara razı olalım!İkinci soru oldukça önemli sorudur!!Yarışmalarda ödülleri sadece ilk üçe mi verelim?İşte bu sorunun yanıtında birçok kimse ile anlaşamıyorum.Sürekli tartışıyorum!!Ben "ilk on dereceye ödül verin,ayrıca yerliler için ödül ayıralım ve teselli ödülleri de olsun" diyorum.Birçok turnuva düzenleyicisi sadece ilk üçe ödül vermek istiyor.Ödülleri paylaştırdığı takdirde şanının küçüleceğini düşünüyor!Bu çekişme devam ediyor.Ben böyle gerçekleri forumda dile getirince birileri çok rahatsız oluyor ve anlamsız tepkiler de gösteriyorlar.Ama bu bölümde konuşulan konu en çok tartıştığımız konulardan birisidir.Mustafa Demir gerçeği çok güzel ifade etmiştir.Siz sadece Piramidin tepesine hitap etmekte kararlı olursanız Piramidin ortası ve alt kısımları yavaş yavaş çekilmeye başlar.Birgün yalnız kalmanız bile mümkündür.Onun için insanlara teselli ödülü vermekten çekinmeyiniz!Kendi bindiğiniz dalı kesmeyiniz!Sadece ilk üç dereceyi ödüllendirmek öylesine kötü bir alışkanlık haline gelmektedir ki kimi zaman 3 ncü ile aynı puanı paylaşan 4 ncü sıradaki sporcunun bırakın teselli ödülü alması isminin kürsüde açıklanması veya kürsüye çağrılması bile unutulmaktadır.48 yılda nelere tanık oldum?Bu sorunlar konuşulursa çözülür.Toplum sustukça sorunların çözümü ertelenir. Ama çözülmemiş sorunlar birikmeye başlar!
Ateş Ülker
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi