Pawn Sacrifice
#1
Bobby Fisher hayranlarına müjde. Gerçek olaylarla Fisher efsanesi film haline getiriliyor.
Başrol oyuncusu emekli örümcek adamımız Smile
Yüzündeki o "UKALA" bakışı beğenmiş olmalılar. Adam çok iyi ukala gibi görünüyor.
Fisher de biraz öyleymiş sanırım.

Ben fragmanı beğendim. Umarım saçma sapan film hataları olmaz.
Filmi merakla bekliyorum.
Herkese saygılar...



Cevapla
#2
Filmi yeni seyrettim ama hakkında iyi şeyler söylemem mümkün değil. Sadece yazık olmuş diyebilirim.

Öncelikle kabul etmeliyiz ki satranç gibi bir konuda film yapıp yaygın bir kitleye filmi beğendirmek mümkün değildir. Esasen Fischer'in hayatı bu konu çok fazla malzeme içerse de film ustaca ele alınmamış. Bir sürü ucuz Amerikan film endüstrisi klişesi serpiştirilmiş falan.

Filmden gerçek anlamda bir zevk almak için satranç ve bu dönemde yaşananlar konusunda bilgi sahibi olmak şart gibi görünüyorsa da tam da bu yüzden filmin ortaya konuş biçiminden zevk almak mümkün değil. Sanırım film ekibi satranç konusunda yeterli danışmanlık almamış ya da bunu önemsememişler. Fischer konusunda bir film yapıp onun dünya şampiyonluğuna giden yoldaki (olağanüstü) başarılarının vurgulanmamsı çok şaşırtıcı. Oysa asıl vurgulanması gereken Fischer'in bu yolda nasıl ezici bir şekilde yol aldığıdır. Filmde interzonal ve peşinden gelen aday maçlarından neredeyse hiç bahsedilmemiş. Taimanov ve Larsen'i 6-0 yenip Petrosyanı 5-1 ile geçtikten sonra Spassky'nin karşısına oturduğunun altı çizilmemiş. (İngilizce) Wikipedia'da yazıldığı biçimde bile ele alınsa çok daha ilgi çekici olabilirdi.

Filmi ilginçleştirmek için yapılmış ve gerçekte olmamış bazı sahneler var. Elbette bir film yapılırken olayları tastamam olduğu biçimde anlatmak (belgesel film yapmıyorsanız) şart değildir. Ancak bu takdirde filmin başında koskocaman "BASED ON A TRUE STORY" yazarken bir miktar utanç duymak gerekebilir. Örneğin 6. oyun sonunda Spassky'nin Fischer'in oyunu karşısından aşka gelip onu ayakta alkışlaması gibi birşey olmamıştır.

Filmde bazı maddi hatalar da mevcuttur. Dünya şampiyonluğu maçının 1. oyununda meşhur 29. hamlenin sanki Fischer'in seslerden rahatsız olup konsantrasyonunu kaybetme neticesinde yaptığı bir hata olduğu şeklinde verilmiş ve 30. h3 hamlesini görünce Fischer'in çökmüş yüz ifadesi ve oyunu terk etmesi anlatılmış. Sanki bu hamle ancak rakip oynandıktan sonra farkedilebilirmiş gibi. Ayrıca filmde h3 hamlesinden sonra Fischer terk etmiş gibi anlatılıyor ancak bilindiği gibi oyun 56. hamleye kadar sürdü. Öncelikle Fischer'in 29. hamlesinin nedeni ne o gün anlaşıabildi ne de bugün bir yorum yapılabiliyor. Kendisi bir hesap hatası da yapmış olabilir. Oyun beraberliğe gitmektedir ve beraberlikten hoşlanmadığı bilinen Fischer'in kazanmak uğruna yaptığı bir feda da olabilir. Oyunun bundan sonraki kısmını Spassky kusursuz oynayıp kazanmıştır. Belki de beraberliğe gidecek bir varyant seçmek Spassky'nin bu maçta strateji olarak ortaya koyduğu tek doğru şeydir.

Bir diğer maddi hata ise Fischer'in Rus oyunucuları kendisine karşı işbirliği ile suçladığı turnuvadır. Filmde turnuva salonuna girip çıkarken tabelada Varna 1962 olimpiyadı yazdığını görürüz oysa söz konusu turnuva 1962 Çuracao adaylar turnuvasıdır.

Aktör olarak Fischer ve özellikle Spassky seçimleri isabetli olmuş. Film hakkındaki söylenebilecek en olumlu şey bu olsa gerek.

Tekrar ediyorum bir satranç öyküsünden iyi film çıkarmak çok zordur. Satrancın ağır temposu ve yaygın kesimlerce anlaşılmaz oluşu bunu çok zorlaştırır. Soğuk savaşı kanımca en iyi vurgulayabilecek olan hikaye budur. Bu kapsamda ele alınmış olsa belki daha sağlama bir filmle karşılaşabilirdik.
Ara
Cevapla
#3
YUkarda bahsettiğim alkışlama sahnesi 6. karşılaşmadan sonra gerçekten olmuş. (Gerçi filmdeki gibi Alkışı Spassky başlatmıyor ama Fischer'i alkışlayan seyircilere kendisi de katılıyor.).
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi