Satranç İle Büyüyorum
#21
Derneğin projelerinden;
• 14 ilde, toplam 1000 ana sınıfına; öğretmenler için 2 orta boy satranç takımı ile öğrenciler için 10 satranç takımı ve eğitim seti teslim edilecek.

• Öğrenciler için uygun kitap dağıtılacak.

• Ana sınıfı öğretmenlerine Ana Sınıflarında Satranç öğretebilmeleri için eğitim verilecek ve satranç kitapları dağıtılacak.

• Bahçesi uygun olan okullardan 300 tanesinin bahçelerinde bahçe satrancı yapılacak.

• Yılda 4 defa yayınlanacak ve satrancın yaşadığımız hayatla etkileşiminin anlatılacağı derginin tüm okullara ikişer adet gönderilecek.

Derneğin Amacı ve Bu Amacı Gerçekleştirmek İçin Dernekçe Sürdürülecek Çalışma Konuları ve Biçimleri İle Faaliyet Alanı

Madde 2-
Dernek,satranç sporu alanında faaliyetlerde bulunmak, satranç sporunun tanıtımını yapmak; satranç sporunun geliştirilmesine ve toplum genelinde, özellikle anaokulu seviyesinde, yaygınlaşmasına destek olmak;

satranç sporunun eğitimlerini vermek, oyun setlerini imal etmek ve pazarlamak, turnuvalar düzenlemek, yurtiçinde ve yurtdışında düzenlenen özel veya resmi yarışma, turnuva ve organizasyonlara katılmak;

genç yetenekleri keşfetmek , ve satranç sporuna yetenekli sporcular kazandırmak amacı ile kurulmuştur.
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#22
Amaç kısmı edebiyat, herkes derneğin adına uygun bir şeyler yazar.

Esas soru şudur: TSF kendi yapabileceği bir faaliyete,neden dernek kurdurarak, bu dernekle ortak devam etmek istiyor?

selamlar.
Ara
Cevapla
#23

Federasyonların kuruluş ve görevleri bölümünde ilgili spor dalını ülke genelinde yaymak ve geliştirmek yazar.
Bu açıdan bakınca ben normal görüyorum.

Ancak; sizin ayırdığınız bir şey var.
"Dernek kurdurarak, bu dernekle ortak devam etmek istiyor "demişsiniz
Derneği TSF mi kurdurmuş?
Bunu bilmiyorum.

Ayrıca ortak devam etmek istemelerini de belirtmişsiniz.
Bu yargıya nereden vardınız?
Benim mi gözümden kaçtı?
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#24
Ara
Cevapla
#25

Konuyu yakaladınız. Gündeme getirmeye çalıştınız, ama konu olgunlaşamadı. Yine de mükemmel yakaladınız.

Adım adım gidelim: Bu bir dernek. Dernekler iktisadi işletme işleterek ticari faaliyette bulunabilirler. Tüzüğünde amaç ve faaliyetlerini okuduğunuzda bu derneğin ticari işletme niteliği rahatlıkla görünüyor. Nitekim:

------------
[size=small][font=Trebuchet MS]Madde 2-Dernek,satranç sporu alanında faaliyetlerde bulunmak, satranç sporunun tanıtımını yapmak; satranç sporunun geliştirilmesine ve toplum genelinde, özellikle anaokulu seviyesinde, yaygınlaşmasına destek olmak; satranç sporunun eğitimlerini vermek, oyun setlerini imal etmek ve pazarlamak, turnuvalar düzenlemek, yurtiçinde ve yurtdışında düzenlenen özel veya resmi yarışma, turnuva ve organizasyonlara katılmak; genç yetenekleri keşfetmek , ve satranç sporuna yetenekli sporcular kazandırmak amacı ile kurulmuştur.[/font][/size]

[size=small][font=Trebuchet MS]3-Amacın gerçekleştirilmesi için gerekli olan her türlü bilgi, belge, doküman ve yayınları temin etmek, dokümantasyon merkezi oluşturmak, çalışmalarını duyurmak için amaçları doğrultusunda gazete, dergi, kitap ve bülten gibi yayınlar çıkarmak,

6-Tüzük amaçlarının gerçekleştirilmesi için ihtiyaç duyduğu gelirleri temin etmek amacıyla iktisadi, ticari ve sanayi işletmeler kurmak ve işletmek,

[/font][/size]------------

Yani tüzüğüne bakarak bu derneğin ticari amaçlı bir pazarlama kuruluşu olduğunu söyleyebiliriz. Burayı kadarı normal ve ticari ahlaka uygun. Ancak sonrası karışık:

1) TSF, hiçbir özel ticari kuruluşa imtiyaz sağlayamaz.

2) TSF mal ve hizmet alımlarını ancak ihale yöntemi ile bir yarışma açarak ve teklif toplayarak yapar, yaptırabilir.

3) TSF Yönetim Kurulu Üyesi hiç kimse etik gereği (Nilüfer Çınar Çorlulu) TSF ile ticari bağı olan bir kuruluşta yetkili sıfatıyla görev alamaz.

Conflict of interest, yani menfaat çatışması.

Kaldı ki TSF kamusal bir yapı. Kurumsal yapıda "memur" görevi yapan hiç kimse, TSF ile akçeli iş yapacağını ilan eden bir ticari yapının içinde kurucu ortak olarak bulunamaz. Bu iki statü birbirine ticari menfaat sağladığı için Nilüfer Çınar Çorlulu'nun konumu etik problemin de bir adım ötesidir.

4) TSF neden dernek kurduruyor güzel bir soru. Asıl devam sorusu ise şu olmalı: Ana okullarına bahçe satranç materyalleri, takımlar, saatler ve tüm emtialar bedel karşılığı mı verilecek, bedava mı verilecek?

Bedava verilecek ise bu faaliyet kamusaldır. Ama bedava verilmeyecek.

Çünkü hukuk tekniği açısından bağış nitelikli işleri ancak vakıflar yapabilir ve amaç 1,000 ana okuluna hayır yapmak ise bunun için çok yüksek sermaye gerektiren ve mütevelli heyeti olan bir Vakıf kurmak gerekirdi. Doğrusu da bu olurdu.

Üyesinden 10 TL aidat alacak bir dernek üstelik kuruluş sermayesi de olmadığına göre bu işi mutlaka para karşılığında yapacaktır.

5) O halde, 1.000 ana okuluna 1 yılda kurulacak satranç bahçeleri ve ekipmanlar para karşılığı verilecekse ortada bir rant vardır. Burada rantı da iktisat terimi olarak kullanıyorum. Tekrar yazayım, 1.000 ana okuluna kurulacak 1.000 satranç bahçesi çok büyük bir rant demektir.

6) TSF, ihale açmadan ve gerçek anlamda bir yarışma yaptırmadan tek bir kaynağa -yani bu derneğe- kamudan gelen gücünü ve ismini kullandıramaz. Oysa görüyoruz ki bu işin pazarlanması için bir de kamu kaynakları kullanılarak çalıştay adı altında pazarlama, lansman ve pr yapıldı.

7) Daha önemlisi ve girişte alıntı yaptığım soruya cevap: Türkiye Satranç Federasyonu bu faaliyeti kendi şirketi ile yürütebilirdi. Evet, TSF'nin bu amaçla 2013 yılında 300.000 TL sermaye ile kurulan bir şirketi var, Satranç Organizasyon Turizm basım Yayın Bilişim Tekstil Danışmanlık A.Ş. Tek hissedarı TSF.

TSF'nin kendisine doğrudan gelir yaratacak bu işi bu amaç için kurduğu ve geçen ay İstanbul'dan Ankara'ya naklettiği (neden nakletti) Satranç AŞ'ye değil de bir başka yapıya yaptırması ciddi bir konudur. Bir şirket yönetimi ortaklarını zarar ettiremez. TSF yönetimi de Satranç AŞ'yi zarar ettirmemekle yükümlüdür. Yoksa suç işler.

Bu derneğe yani ticari yapıya yapılan kaydırma doğrudan olağanüstü genel kurul toplanmayı gerektiren bir eylemdir ve soruşturulmalıdır.

8) Bana gelirsek:

Geçen gün başka bir başlık altında Oktay Ertan'a, bir blog açtığımı ve kahve eşliğinde keyifli konular yazmak istediğimi yazdım.

Bu yazımdan sonra Cuma gecesi, gelir seviyesi en yüksek 100 sporcu ile satranç oyuncularının gelirlerini kıyasladığım yazımı bloguma girdim. Ve 2-3 saat sonra blogum kapandı. Hafta sonu olduğu için kapanma nedenini bulamadım. Şu anda 2 ihtimal var:

a) Hacklendi.
b) Erişimin engellenmesi için bir başvuru yapıldı ve ESB tarafından kapatıldı.

İkinci ihtimali düşünmek istemiyorum zira hukukçuyum, bilişimle ilgili onlarca değil yüzlerce dosyam var. ESB'nin bir mecrayı kapatması için ortada katalog suç olması lazım, cinsel içerik, Atatürk aleyhine suç veya uyuşturucuya teşvik gibi.

Tahmin edeceğiniz üzere blogumda sadece satranç üzerine yazdım ve burada çıkan 6-7 yazı bile birilerini zıplattı.

Her ne ise bu durum 2 gün içinde açığa çıkacak ve bir savaş ilanı olup olmadığını göreceğiz. Bu vesileyle blogum 2-3 gündür kapalıdır.

Bu konuyu ise ele aldım. Çok sarih söylüyorum:

Meclis incelemesi ve İş Bankası yönetiminin uyarılması dahil, yasal sınırlar içindeki her türlü eylemi, tüm kişisel ilişkilerimi de kullanarak özenle yerine getireceğim.

Eğer bu dernek, ana okullarına mal ya da hizmet satacaksa, yol yakından o derneği kapatmanızı öneririm. Çünkü derneğin kasasına 1 TL girdiği anda kamusal suçlar sözkonusu olacak. Bakın başkanınız akıllık edip yönetim kuruluna girmemiş.

Evet. Döndüm Smile
blog:
Ara
Cevapla
#26
Şimdilik dernek, vakıf, şirket farklarını biraz anlayabiliyorum. Konunun uzmanı olanlar ,gerektiğinde yorum yaparlar diye düşünüyorum.

Evet sizin blog çalışmıyor. Belki tüm kullanıcılar ile ilgili wordpress genel sorunu vardır.

TSF yönetim kurulu ile ilgili bilgiler tsf.org.tr adresinde görünmüyor?
Ara
Cevapla
#27
Çok net:

1) TSF kendisinin açtığı veya adını kullandırdığı "her mal veya hizmet satışını" ihaleye vermek ve teklif almak zorundadır.

2) TSF teklif almadan yapacağı veya adının kullanılacağı bir hizmet veya mal satışında sadece Satranç AŞ'yi kullanabilir.

İlki kamusal zorunluluktur. 1.000 ana okuluna mal ve hizmet satışı yapıp gelir elde edilecekse, bu TSF tarafından ilan edilen bir açık eksiltme veya arttırma usulü ile bir ihale üzerinden olur.

İkincisi ticari sorumluluktur. TSF'nin geçmişte bu amaçla kurduğu bir şirketi varken ve tek ortağı TSF iken üçüncü kişi bir derneğe akçeli iş yaptırması, buna aracı olması kendi şirketini zarara uğratmaktır. Mali ve cezai sorumluluk doğurur.
blog:
Ara
Cevapla
#28
Son mali genel kurulda, yanlış hatırlamıyorsam, Satranç AŞ'yi kapatma konusu gündemdeydi, sonrasını bilmiyorum.
Ara
Cevapla
#29

Tabi konuya giriş şekli önemli. Ayakları yere basan bir yerden girmek gerekti.

Konuyu yakaladınız. Gündeme getirmeye çalıştınız, ama konu olgunlaşamadı. Yine de mükemmel yakaladınız.

[color=#0000CD]Konu ne yazık ki yakalandı.
Ama neresinden?

Reklam görüntüsü vermesi bile bir çok alanda işleyişi tetiklemektedir.

Keşke sadece reklam amaçlı olarak tüm okullarımıza verilebilse...
Ben buna da razıyım.
Ama ne yazık ki, bahçe satrancı sadece reklam amaçlı kullanılmayacaktır.

Siz onun bir ders esnasında kısa süreli de olsa öğrencileriyle birlikte
içinde oyun oynarken, bazı kazanım aşamalarını doğallıkla geçen ve bunu yıllık, günlük işleyiş planlarında kazanım amaçlarına almış bir öğretmen olmadığınız için bunu size anlatamayız.

Bir hukukçu da olsanız bir velisiniz.

Bunu işin içinde olan insanlar çok iyi bilirler.

Bir spora başlarken hemen nizami ölçülerde başlamazsınız. Futbolda minyatür sahada, baskette 2.75 lik potada, teniste küçük kortta, yüzme de daha küçük havuzda, satrançta da yaş grubuna yönelik bahçe satrancında...
Üstelik çalıştayın konusu HAREKETLER İLE SATRANÇ olunca...
Tabi belki izlenmedi videolar.
İtalya da, İspanya'da, Fransa'da ve Norveç' teki örnekler, uygulamalar...


Çalıştaya katılan öğretmenler bunun ne kadar önemli bir eğitim materyali olduğunun farkındadırlar.

Böyle bir yaklaşıma, "reklam yakıştırması" şeklindeki görüşe gerçekten üzülüyoruz. Anlamsız ve temelsiz buluyoruz.
İllaki kim kime ne satacak, bunun araştırılması yapılmalı değil mi?
Maddi finansı ön plana çıkarılmalı ve baltalanmalı değil mi?

- TÜZÜĞÜNDE BU KADAR AÇIK İFADELERLE YER VERİLEN AMAÇLAR BÖLÜMÜNÜ SADECE SİZ Mİ FARKEDERSİNİZ?

- KENDİLERİ YAZMIŞLAR, ARAŞTIRMIŞLAR. HUKUKİ OLARAK KENDİLERİNİ ORTAYA KOYMUŞLAR.

- VARSA BİR ART NİYET, HAKSIZ REKABET, YA DA YASA DIŞI BİR DURUM ORTAYA KANITLARIYLA KOYARSINIZ.

- BİLGİLENDİRİRSİNİZ BİZİ, TOPLUMU.
KANITINIZ VAR MI?

Hukukçu olduğunuzu söylediniz ama, toplumu yanlış bilgilendirerek,yanlış algılar oluşturulmasına sebep oluyorsanız eğer bunun ne gibi yaptırımı vardır? Açıklayınız o zaman.

Birinin kişilik haklarına saldırdınız yine.
Tamamen de asılsız,kulaktan dolma,akılda yanlış kalma bilgiler ile topluma bir kişinin yanlış tanıtımını yapmak?
Bunlar mı dayanaklarınız?

Bakın Yakup BAYRAM'DA tanıklık yapabilir bazı yanlışlarınıza.

Şu ana kadar o yanlışlara müdahale etmesini bekledim.
İki cevabi yazısı var ne de olsa...
[/color]


[/quote]


[color=#0000CD]Şu imtiyazı ortaya koyunuz.
Ne olduğunu anlamak gerekir.
TSF nin kasasından çıkmayan harcamalar ile bir proje yürüyecek.
TSF birşey mi satacak, pazarlayacak, hizmet alımı yapacak?

YÖNETİMDEN KİMLERİN CEBİNE PARA AKACAK, AÇIKLAYIN!
Benim bunu bilmem gerek!!

(yazınızda ramak kallmış bu ifadeyi söylemeye de onun için ben yazdım).

Bunların açıklanması gerekir.
Oysa yapılacak şey ortada.
Emsal örnekleri de var. Belediyeler de 2-3 yıldır uygulanmakta.

Kaldı ki piyasada bir çok ticari kuruluşun ortaya koyduğu hatalı satranç takımları ve kitapları gibi materyaller varken...
Bunu TSF kontrolünde bir derneğin yapmasının ne gibi sakıncası olabilir?

Eğer ticari alanda bir yanlışlık varsa neden içinde olsunlar?
Neden böyle bir yanlışa adım atsınlar.
Farkında değiller mi diyorsunuz?

Zamanla belki bunu şimdi bir dernek ileride de satranç merkezleri yapacak.

Siz bir zamanlar anlatmıyor muydunuz satranç derneklerinin yaşamsal mücadelesini?
Yanlış mı hatırlıyorum?
Sizin ne kadar da samimi ve sıcak bulmuştum o düşüncelerinizi...

Bunları aydınlanmak için soruyorum.

( Yeri gelmişken; Belediye uygulamalarının bir kısmında ki aksamaları zaten bekliyordum. Başından beri karşı olduğum, yanlış bulduğum ve görüş bildirdiğim uygulamalardı. Örneğin öğretmen eğitimlerinin zamanlaması ve yapılış şekli, dağıtılan takımların kalitesi ve lisans çıkarımları gibi).
[/color]
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#30
Evet, Bilal'e anlatır gibi anlatma günleri başlamıştır. Sezon açılışına hoş geldiniz.

1. Bir derneğin özel imkanları ile mal satması yasaldır. Buna kimsenin itirazı yok. Dernek veya şirket kurarak pazarlama yaparsınız, malınızı beğenen alır veya almaz.

2. Ama bir kamu kurumu mal veya hizmet alırken veya aracı olurken ihale açmak zorundadır.

3. Veya TSF, daha önce bu amaçla kurduğu Satranç AŞ'ye bu işi yaptıracaktır. Bu amaç için kurmuş çünkü.

4. TSF okullara bir işletmeyi pazarlayamaz, lanse edemez. Şimdi yazılım alsa ihale açmak zorunda. Okullara bilgisayar dağıtmak için MEB ile işbirliği yapsa, bilgisayar temin edeceği yerleri ihale ile belirlemek zorunda.

Hatta büyük turnuvalar için otel seçimlerini de hizmet ihalesi yaparak belirlemek zorunda, blogum kapalı iken buna da el atayım iyi hatırlattınız Smile

Bu yasa gereği. Aksi halde kayınbiradere şirket kurdurup aracılık yapan ve sonradan yargılanan yüzlerce insan var, eski emlak bankası arşivleri bunlarla dolu.

5. "Satrançla Büyüyorum" (isim çok manidar bu arada) Derneği kendi imkanları ile doğrudan mal satışı yaparsa legaldir. TSF ihalesine girip diğer adaylarla yarışır ve bunu kazanırsa ve bundan sonra 1.000 okula bahçe satrancı kurarsa legaldir. Bunlarda hiç sıkıntı yok.

Ama hiç bir yarışmaya girmeden tekel olarak bu ihaleyi üstlenirse ve fazladan TSF tüm kamusal olanaklarını o işletmenin reklamı ve piarı için kullanırsa bu suçtur.

Kamusal suçtur. Cezai ve parasal yaptırımları vardır.

Öyle "ya hak" deyip dernek açarak olmuyor bu işler Smile Bilal.
blog:
Ara
Cevapla
#31

[color=#0000CD]Yakup Hocam,
Bilmediğiniz bir şey daha var.
Gerçi ben kendisi adına bir açıklama yapmam.
Üstüme de vazife değildir.

Ama o bir sembol.

Bazıları sembollerden vurmayı sever, kahve içerken...
Geçmişte de yaptılar, yeni değil !

Bildiğiniz veya bilmediğiniz konu;

Nilüfer ÇINAR ÇORLULU'NUN TSF Yönetim Kurulunda olmadığıdır.

Bunun tersini, sizin gerçek ismini dahi bilmediğiniz bir "nick" söylerken susuyorsunuz.
Belki de gözünüzden kaçtı.

Açıkça kullanıldığınızı düşünüyor ve görüyorum.
Siz kabul etmeseniz de!

Ama yıllardır ulusal takımlardan ve hayattan tanıdığınız bir ulusal onurumuzun hedef alındığı bu tip yazıların içinde olmanızı ben sizin vicdanınıza ve okuyanların taktirine bırakmak durumundayım.

Bana aksinin kanıtlanması durumunda lütfen bilgi verin.
[/color]


- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#32

Yönetim kurul listesini belirtmiştim,kontrol için.

Sayın Çorlulu'nun yönetim kurulunda olmadığını biliyorum ama kontrol edemedim.

Türkiye satranç camiasının yakından tanıdığı, çeşitli TSF görevleri olan bir kişidir. Satranç kariyerinden bahsetmeme gerek yok herkes biliyordur.

Dernekte tanıdık isimler var diye yazmıştım.

Şimdiye kadar açıklama yapılmaması ilginçtir.

"Doğru hamlede buluşalım. "

İnşallah demek istiyorum.
Ara
Cevapla
#33
Satranç AŞ açık. Kapanmadı.

8 Mayıs 2015 tarihli genel kurul kararı ile şirket merkezini İstanbul'dan Ankara'ya taşıma kararı aldı. Yani merkez nakli yaptı ve halen Ankara'da faal.

Kaldı ki bir Anonm Şirketi öyle ha deyince kapatamazsınız, genel kurulu toplanacak, tasfiye kararı alacak, tasfiye başvurusu yapacak, kamu vergi borçları, 3.kişi hak ve alacakları derlenecek. Bu süre zarfında başında tasfiye memuru olacak.

Satranç AŞ tasfiye kararı almadığı gibi, 3 Haziran 2015 tarihi itibariyle merkezini Ankara'ya nakletmiştir. Faaldir. Bugün tasfiye olmaya karar verse, 2017'den önce kapanamaz.

Nilüfer Çınar Çorlulu YK üyesi değil, doğrudur. Kelime hatası yaptım; kastedilen TSF'de birçok idari görevi olduğu, kurullarda görevli olduğu, Ankara İl Temsilcisi olduğu ve TSF'yi temsilen tüm bu organizasyonlarda yer aldığıdır.

Kendisini tanımam ama teknik olarak şu anda siz ona kötülük ediyorsunuz, ben ise hayatının iyiliğini yapıyorum. Gerçekten ona kötülük yapıyorsunuz. Bakın Gulkız hanım bu derneğin yönetiminde yok !

TSF'yi temsil eden ve idari görevleri olan bir kişinin, TSF ile iş yapan bir başka işletmenin yönetim kurulunda görev alması conflict of interesttir. Burada kendisine yönelen bir ithamım yok ama ticari etik ve kamu görevi açısından bir tespitim var.

Eğer bu iki görevi aynı anda sürdürürse ileride yargılanacaktır. Lütfen bana itibar etmesin, hiç satranç bilmeyen, bu konuların dışında bağımsız bir avukattan görüş alsın. Eğer görüştüğü hukukçu yukarıda söylediğimin aksini söylerse, herkesin önünde özür dileyeceğimi ilan ediyorum.

Son olarak, TSF'den benimle ilgili yaptığı atamayı bir kez daha gözden geçirmesini rica ediyorum.

Lütfen karşıma meczup olmayan, dili dolaşmayan, sanrılar içinde yaşamayan birini gönderin veya tercihen bir komisyon kurun. Şurada tane tane tane tartışalım. Bakın yargılanacaksınız diyorum. Hiç şakası yok.

1 - TSF ihale açmadan hizmet ilişkisine giremez, aracı olamaz, hizmet alamaz ve pazarlayamaz.

2 - TSF'de idari görevli ve onu temsil eden bir kişi, çıkar çatışması içinde olunan bir işletmede YK üyesi olamaz. İki görevinden birini terk etmesi gerekir.

3 - TSF hizmet aracılığı veya ihracı için ihale açmayacaksa, bu işi Satranç AŞ ile yapmak zorundadır.

4 - TSF, ihale açmadan resen verdiği bir hizmetin pazarlanmasını reklamını yapamaz. Orada harcanan her kuruş, görevin kötüye kullanılmasıdır, iadesi gerekir ve iade edilmezse yargılama konusudur.

Evet Çalıştay adı altında yapılan marketing harcamaları eğer TSF'den çıkmışsa bu kamu kaynaklarının usulsüz kullanımıdır.

Yargılanacaksınız. Çok ciddiyim.
blog:
Ara
Cevapla
#34
[quote='Mojo Jojo' pid='20323' dateline='1437946754']
...
3) TSF Yönetim Kurulu Üyesi hiç kimse etik gereği (Nilüfer Çınar Çorlulu) TSF ile ticari bağı olan bir kuruluşta yetkili sıfatıyla görev alamaz.

Conflict of interest, yani menfaat çatışması.

Kaldı ki TSF kamusal bir yapı. Kurumsal yapıda "memur" görevi yapan hiç kimse, TSF ile akçeli iş yapacağını ilan eden bir ticari yapının içinde kurucu ortak olarak bulunamaz. Bu iki statü birbirine ticari menfaat sağladığı için Nilüfer Çınar Çorlulu'nun konumu etik problemin de bir adım ötesidir.
...


[color=#0000CD]Böyle bir sorun yok ortada merak etmeyin. O sizin kafanızda kimyasal parçalanmadan önceki kalan bir sanal amaç.

Nilüfer Çınar ÇORLULU TSF Yönetim Kurulu Üyesi değildir!

Ama dediğiniz doğrudur;
"Ya hak" diyerek sallanmaz bu bilgiler...
[/color]


5) O halde, 1.000 ana okuluna 1 yılda kurulacak satranç bahçeleri ve ekipmanlar para karşılığı verilecekse ortada bir rant vardır. Burada rantı da iktisat terimi olarak kullanıyorum. Tekrar yazayım, 1.000 ana okuluna kurulacak 1.000 satranç bahçesi çok büyük bir rant demektir.

[color=#0000CD]Böyle bir bilgi yok.Karıştırmışsınız besbelli. Keşke 30.000 olsaydı.

Ama şu var;

"Derneğin projelerinden;
• Bahçesi uygun olan okullardan 300 tanesinin bahçelerinde bahçe satrancı yapılacak."
[/color]

Evet. Döndüm Smile

[color=#0000CD]Eyvah! Vatana ve millete hayırlısı olsun![/color]

[/quote]
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#35
Aşkın bey

Her şeyi biliyorsanız açıklayın.
Ara
Cevapla
#36
Her şeyi değil elbette.
Ben söz konusu çalıştayın içinde teknik konularda yer almaktayım.
Şu ana kadar konuşulan ve kamuoyuna yapılan açıklamalar da maddi ve ticari konulardır.

Ben ise düzenlenen çalıştayın alanıyla ilgili olarak bu maddi ve ticari amaçları dışında tek satır dahi okuyamadım bu sütunda.

Mojo Jojo nun tespitleri hukuki olabilir, belki de ticari hukukla da ilgisi vardır.
Bunun hukukçular ile hukuki ortamda çözümlenmesi gerekir.

Bu ÖSF da TSF den tek bir yetkili yazmadığını bile bile karşınıza alan bilgili birisini istersiniz. Bunun hukuki yolları var değil mi?
O zaman onları kullanın.

Burada yazmak ve benimle yazışmak zorunda kalırsınız ki ben de ancak sizin yanlış tespitlerinizi düzeltebilirim.

Hukuksal alanda bir iddiama rasladınız mı bu konuda benim?
Ama insanları olmadıkları görevlerde göstermek, buna itiraz edilince de geri adım atmak aslında yerinde bir davranış değil midir?

Ben yazmasaydım,
Sn. ÇORLULU TSF YÖNETİM KURULU ÜYESİ OLARAK KALACAKTI ÖYLE DEĞİL Mİ?

Muhtemelen yazmasaydım ne siz, ne de sn. BAYRAM bunu düzeltmeyecekti. Sonrasını bir düşünün, bu yanlış algının oturacağı zemini...

Hukukta böyle bir itibar iadesi yok mudur?
O zaman ben de ona böyle bir hak iadesi yaptım.
Olaya buradan bakın.

Ama iddialarınız da çok ciddidir. Hukuksal anlamda muhataplarını ilgilendirir. Siz bizim kullanıldığımı anlatmaya çalışıyorsunuz ki bunun uluslararası bir boyutu da var o zaman.

AYRICA BENİM YARGILANMA SEBEBİNİ AÇIKLARSANIZ YERİNDE OLUR.

Benim vicdanıma karşı veremeyeceğim hiç bir hesabım yoktur.

Yakup Bey,
Kuruluş aşamasında içinde olmadığım oluşumlar için mi benden bilgi istiyorsunuz?
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#37
Aşkın Bey

Tespitlere siz yanıt veriyorsunuz, bu bağlamda yazdım.

Önceki yazılarımda zaten yönetim kurulu listesini göremediğimi sizin tespitinizden önce yazmıştım.

Selamlar.
Ara
Cevapla
#38
Bu proje de önceki benzerleri gibi şeffaflık problemiyle baştan sakat doğacak gibi görünüyor. Günümüzün yönetim anlayışı çok açık. Oyunu bana ver, beni seç ama başka hiçbir şeye karışma! Eleştirme! Sorgulama!


Yıllarca TSF'de görev almış Yakup Bayram, TSF Yönetim kurulu listesini internet sitesinde göremediğini söylüyor.

Tıklarsanız sayfa görüntülenemiyor uyarısı var.

Satranç AŞ ve faaliyetleri hakkında hiçbir zaman net bir bilgiye sahip olamadık.

İllerde dağıtılan takımların hangi şirketler üzerinden sağlandığı, belediyelere hangi kurumlar üzerinden ulaştırıldığı konusunda en azından benim bir bilgim yok.

Bir çok yerde abartılı rakamlar karşımıza çıkıyor. Lisanslı sporcu sayısında 500 bin gibi rakamlar kullanılıyor. Genel Müdürlük verilerinde ise çok daha azı görünüyor.

Bildiğim kadarıyla Fenerbahçe Spor Kulübünün lisanslı oyuncu sayısı 4-5 bin civarında. Kocaeli Belediyesi Kağıt Spor Kulübü lisanslı oyuncu sayısı 27178 Kadın ve 28908 Erkek olmak üzere tam 56086! Bu lisansların sahipleri kim? Kadın ve Erkek oyuncu sayılarının birbiriyle eşit olması gerçekçi bir durum mu? Bu kulübümüz bu kadar sayıda sporcuyu yetiştirdi, eğitimini verdi mi?

Yoksa Belediye satranç takımlarını dağıtırken, çocukların kimlik bilgilerini alıp onlara internet üzerinden lisans mı çıkarttı?

Şeffaflığın olmadığı, abartılı rakamların havada uçuştuğu ortamlarda akıllarda soru işaretinin oluşması doğaldır.

Faaliyet denilince ilk akla gelen şey takım dağıtmak, bahçe satrancı sipariş etmek olamamalı. Bahçe satrancının bu büyük faydalarını hangi uzmanlar, hangi deneyimlerine dayanarak vermişler benim bir fikrim yok? 20 senede çalıştığım tüm eğitim kurumları bahçe satrancı almak istedi. Hepsine pek bir işe yaramayacağını ama görüntü ve reklam açısından istiyorlarsa alınabileceğini söyledim. Satranç eğitimine hiçbir katkısının olmayacağı çok açık ama amaç çocukların ilgisini çekebilmek ve kalabalık yaratmaksa, 500 bahçe satrancı alacağınız parayla Türkiye'deki tüm okullara Lego Chess programını yükletin 10 kat daha başarılı olursunuz.

Mojo Jojo'nun uyarıları ise kağıt üstünde doğru. Ancak hepimiz biliyoruz ki, zaten partilerin ve siyasetçilerin spor federasyonlarına olan ilgileri, bu tip organizasyonların düzenlenmesi, kendi çevrelerin bu tip oluşumlar üzerinden kadrolaşması üzerinden yoğunlaşıyor. Onların onayı olmadan bu adımların atılabileceğini sanmıyorum. Onların onayı olduğu sürece de hukuki arayışların bir işe yarayacağını da.

Federasyon başkanımızdan, 2 ayda bir bayram tebriği yerine, bu projelerin bize anlatılmasını, yönetim kurulundaki kişilerin kimler olduğunu ve hangi nedenlerle orada olduğunu anlatmasını bekliyoruz. Peşin hüküm vermeyelim tamam ama 81 ilin defalarca ziyaret edilip, belediye başkanları ve valilerle görüşülmesine ayrılan zamanın bir kısmı da bu konuların bizlere anlatılmasına ayrılmalı. Anlatılabiliyorsa...
Ara
Cevapla
#39

Bunun geçici bir durum olduğunu sanıyorum. Diğer kurullar ile ilgili olarak da zaman zaman bu bilgiler kayboldu ve eskisi gibi yenilendi.

Güncelleme zamanlarında da bu böyle oldu.
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#40
Projede şeffaflık sıkıntısı bir yandan var bir yandan yok, TSF göğsünü gere gere kendi resmi sitesinden bu işin reklamını yaptığı gibi çalıştay adı altında bir pazarlama lansmanı da gerçekleştirdiğinden işin bu yönüyle çok açık davrandığını söyleyebiliriz.

Ama bu açıklık topluma fayda için değil, esasen dar ve sığ bir camia olan satranç alemini kısa yoldan buna alıştırmak ve algı yaratmak için.

Şimdi birkaç tespit:

1 - Satranç çocuk oyuncağı değildir. Ciddi iştir. Ana okuluna satranç sokan insan çocuklara da satranca da zarar verir.

2 - Beş yaşındaki çocuğun satranç oynatılması katliamdır. Siz para kazanacaksınız diye satrancı yerlerde süründürme, buna da çocukları alet etme hakkınız yok.

Beynin motor gelişimi için satrancın bir başlangıç safhası vardır. Egoları oldukça yüksek olan okul öncesi çocuklar bu ciddi eğitime çok erken girerlerse, satrancı zihinlerinde tüketirler. Ayrıca ilk başarısızlık halinde bunu bir "zeki olup olmama" sorunu haline çevirirler.

Ayrıca bu projenin çocukları falan da düşündüğü yok. Proje büyüklere yönelik.

Asıl amaç da derneğin adında gizli. "Satrançla büyüyorum" ifadesi çocukların büyümesini değil, daha başka bir zümrenin büyümesini ifade ediyor.

3 - Arka planda çaktırmadan iyi bir algı operasyonu yapılmış. Herkes Satranç AŞ'nin kapatıldığına inanmış. Sebep: Genel Kurulda öyle konuşulmuş.

Oysa Satranç AŞ kapalı değil ve sırf konuşuldu diye kapanması olanak dışı. Bir AŞ'nin kapanmasının çok uzun ve geniş bir süreci var. Genel Kurul kararı + bunu takip eden en az iki yıllık bir tasfiye prosedürü sözkonusu. Şirket kanlı canlı olarak daha üç hafta önce Ankara'ya nakledildi.

Ama tuhaf bir şekilde insanlar Satranç AŞ'nin kapatıldığına inanmış.

4 - Olayın hukuksal tarafının kağıt üstünde olması görüşüne hiç katılmıyorum.

Gerçekten bu ülkede insanları sindirdiler. Eskiden havaya zıplayacağımız hukuk dışı konuları olağanlaştırmaya başladık. Bu, sağ muhafazakarların ülkeye hediyesi. Özal zamanından bu yana gelen meşhur motto: "Alışırlar, alışırlar".

Oysa öyle olmayacak. Aşağıda çok somut yazıyorum ve bunlar yargılama ve soruşturma konusu olacak:

a. TSF yasa gereği ihale açmak zorundadır.
b. TSF ihale açmayacağı işi Satranç AŞ üzerinden yapmalıdır.
c. TSF'yi temsil eden hiç kimse, TSF ile iş yapan bir kuruluşta YK üyesi olamaz.
d. TSF vize paralarından ve vergilerden aldığı kaynağı sarı çizmeli mehmet ağanın derneğinin ticari işlerinin pazarlanmasında kullanamaz.

Bunların hepsi suç.

Bunu "kağıt üzerinde" görüp yılgınlığa düşmek mümkün, ama ben aynı görüşte değilim. Hep söylüyorum, 1990'dan sonra satranç Süer'den, Nihat Yazıcı'ya evrildi. Yani 2,300'den 1,500'e indi, piyano çalan İstanbul beyefendisinden "haydi Ayşegül haydiiii, kim tutar seni" seviyesini buldu. Bugün ise ground zero seviyesinde.

Seçilen politika veya yönelim ne olursa olsun; bu dernek üzerinden yapılan iş hukuk açısından defoludur.

Temenni değil, teknik olarak söylüyorum: Bu derneğin TSF aracılığı ile kasasına giren her para yargılama konusu olacaktır.

Ayrıca, madem bu proje çok muhteşem ve hukuka uygun: Gulkız hanım niye bu mütevazi derneğin üyesi bile değil?
blog:
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi