Satranç İle Büyüyorum
#61
Nihayet, bir şeyleri yorumlayarak öğrenebileceğim, yazılar oluşmaya başladı.
Ara
Cevapla
#62
Sayın Bener Cool ; cevaplarım şöyledir:

1) SB Derneği'nin ana okulları projesi yürütmesine karşı çıkılması üzerine

Gelen tüm cevaplar bu derneğin ana okulu projesine niçin karşı çıkıldığı üzerine dönüyordu. Bir örnek:

[color=#800000]"Kaldı ki piyasada bir çok ticari kuruluşun ortaya koyduğu hatalı satranç takımları ve kitapları gibi materyaller varken...Bunu TSF kontrolünde bir derneğin yapmasının ne gibi sakıncası olabilir? Eğer ticari alanda bir yanlışlık varsa neden içinde olsunlar? Neden böyle bir yanlışa adım atsınlar. Farkında değiller mi diyorsunuz?"[/color]

Doğal olarak tartışmaya böyle girilince bir algı oluşuyor. Bunu netleştirmek istedim. Kamuya duyurulan, ihalesi yapılan hiçbir işi icra edene karşı çıkmam (ihalede fesat olmadığı sürece) ve burada karşı çıkılan şu alıntıda yazan (yani TSF kontrolünde bir derneğin niye 10.000 okula iş yapacağı) değildir.

Bunun ihale edilmemesidir.

2) Projenin proje olabilmesi için tabana anlatılması kuralını benim uydurmam

Kamusal projeleri kastediyorum elbette. Yoksa benim teyze oğlu mimar, onun çizdikleri de proje ve elbette kamuya anlatılmıyor.

Ancak kamusal bir projenin "pro" aşaması kamu ile ilgilidir. Önce duyurulur, sonra ihaleye çıkılır. Bu proje kamudan saklandı ve kamu kurumlarının hizmet alımlarında mecbur olduğu ihale süreci pas geçildi. O yüzden burada teknik manada proje hiç olmadı. Doğrudan icraat var.

3) Satranç AŞ'nin kapatıldığı söylemi

Valla ben devlet otoritesinden korkan bir adamım, TSF basın sözcülüğü ne derse inanırım Smile


4) Satrançla Büyüyorum Projesinde iktisadi işletmeden bahsedilmemesi

Derneğin Gelirlerinin anlatıldığı 6.madde şunu diyor: "Derneğin, amacını gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğu geliri temin etmek amacıyla giriştiği ticari faaliyetlerden elde edilen kazançlar". Dolayısyla iktisadi işletme kurulacak çünkü ticari faaliyet ve gelir var. Bunu yasal olarak sokabilecekleri tek yer bu iktisadi işletme.

5) Hayır işi konusu

Siz bu derneğin hayır işi yapacağı görüşündesiniz. Ben de diyorum ki çok zorluyorsunuz. Hayır işi yapma konusunda TSF'nin elini bağlayan birşey yok ve doğrudan yapabilir arkasına da hükümet / bütçe desteği alabilirdi. Veya vakıf kurulabilirdi.

Yani hayır işi yapmak için (hem de bu ülkede, Türkiye'de Big Grin) ticari gelir getirecek bir dernek kuracak iyi niyetli insanlar olabilir tabii. Rıza Zerrab'a sorsanız bizim ihracatın % 70'ini falan kurtarıyor ama ben bu kadar sevgi böceği değilim.

6) "Kirli iş" lafı eden olmadı? Bunu nereden çıkardınız?


7) TSF işin alım satımında değil. Neden ihale yapsın ki?

TSF projenin hem garantörü hem de lokomotifi konumunda. Şöyle düşünün, siz bir dernek kursanız 1,000 ana okulunun kaçına satranç bahçesi kurabilirsiniz? Veya TSF'nin yönlendirmesi, pazarlaması ve güvencesiyle bu sayı kaç olur?

O yüzden TSFnin önce bu projeyi duyurması, sonra şartname oluşturması ve nihayetinde ihale yaparak kazananı lanse edip, kamusal niteliği olan bu işi gözetip denetlemesi lazımdı.

Birşey daha var. Bahçe satrancına ait materyal veya dağıtılacak satranç takımı kalitesiz veya toksik olursa, sorumlusu kim olacak? Bu konuda Çin menşeli birçok zehirli ürünün toplatıldığını biliyorsunuzdur. Biz hep fiyat üzerinde duruyoruz ama 5 yaşındaki çocuğa verilecek oyuncağın asgari garanti edilmiş niteliği olması lazım.

İşte ihale süreçleri ve şartnameleri bunu içeriyor.

Siz hangi kalitede, hangi şarta uygun olup olmadığı belli olmayan (çünkü oratada bir ihale ve şartname olmadığı için denetleme yapacağınız kriteriniz yok) bir dünya ürünü Türkiye'ye dağıtacaksınız.

8) Derneğe üye olup yönetimini ele geçirebilirsiniz.

Konu dışı. Kastedilen TSF yöneticisinin menfaat çatışmasıdır. Ayrıca dernekten bana ne yahu, Allah sahibine bağışlasın Smile. Benim bildiğim tek dernek İSD.

9) Dernek lansmanının TSF bütçesinden yapılması / Elimizde böyle bir bilgi mi var?

Yahu Allah aşkına, TSF yedi cihan bu projeyi üstlendiğini duyurdu, toplantısını organize etti, konuşmacıların tamamı TSF yöneticileri, hatta dernekte kurucu üye olan Pınar Yekeler ile aynı soyadı taşıyan TSF Yönetim Kurulu Üyesi Kasım Yekeler kapanış konuşmasını yaptı. Nilüfer hanımın konumu zaten malum.

Yani sizce biz bu durumda dernek lansmanını Et ve Balık Kurumunun yaptığını veya Meyra Palas Otelinin hayırlara vesile olsun diye bedavadan salon tahsis ettiğini mi düşünmemiz lazım?

Ha tabii Japon olsam kuşkusuz bunu düşünürdüm ama Reza Zarrab'ın ihracat ödülü aldığı bir ülkede yaşıyorum Smile

10) Birileri "Yalan söylüyor, iftira atıyor" diyebilir.

Biri diyecektiniz herhalde Big Grin

11) TSF gibi bir kurumu idare edenlerin ihale yapmaları gereken bir konuda ihale yapmamayı tercih ettiklerine inanacak kadar sıcakta kalmam sorunsalı.

Valla TSF başkanının geçiş anında piyonun nasıl alındığını bilmediğini bildiğim kadar, bu kurumu idare edenlerin yüksek bilgi ve idarecilik düzeyini biliyorum. Bu ülkede satranç battı, insanlar Sırbistan'da, Makedonya'da turnuva peşinde ve TSF Etkinlik takviminde Katar'daki turnuvaları duyuruyor.

Bloguma da yazdım, TSF'nin Türkiye Satranç Federasyonu Tarihçesi başlığı 2005 yılında güncellenmiş. Anand'ı, Topalov'u, Einstein'i, Bolşoy Tiyatrosu'nu falan anlatıyor, içinde bir tek Türkler yok (= )

Kimlerden bahsediyoruz?

Kendi tarihçesini yazamayan, o yazamadığını da 10 küsur yıldır orada unutan adamlardan. İhaleyi mi unutmayacaklar? Zevkle unuturlar valla Big Grin
blog:
Ara
Cevapla
#63
[color=#0000CD]Sn. abdulkadirbener,

Değerli arkadaşım,

Siz hukukçu ile konuştuğunuzu sanıyorsunuz, aslında ben de bir hukukçu sanırdım kendisini.

Ama gerçek öyle değil.

Bu arkadaş tam bir GUGUKÇU.
Bu GUGUK KUŞU bir kimyasal patlama sonucu dünyaya musallat olan bir kuş.
Sonradan da maymuna dönüşmüş.
Artık kaç maymunsa?
Bence 3 tane!
Görmedim.
Duymadım.
Bilmiyorum.

Bir numaralı görevi de toplumu yanıltmak. Kendisini de hukukçu sanıyor. Aldığı bilgileri kafesindeki muz artıklarından alıyor olabilir.

Neden böyle konuşuyorum değil mi?
Ortada söyleyip de öngörüde bulunarak iddia ettiklerinin hiçbiri gerçekleşmedi.
Çünkü gerçek değil.
Kanıtsız.
Suçlamaları infial yaratmaya yönelik.
İnsanların hevesini, şevkini kırabileceğini sanıyor.
Size bunlarla ilgili onlarca yazısını gösterbilirim.
Onurlu insanların şerefiyle oynayacak, onları saklandığı kuyudan taciz edecek kadar zavallı biri.
Anlattıkları mı?
TAM BİR UYDURMACA!!

Şu ana kadar bir kanıt sunabildi mi bizlere?
Hayır!
Peki söylediklerine inanabilir miyiz?
Elbette hayır.

Tüm bunları bu GUGUK MAYMUNU hakkında açacağım sayfada tek tek satırı satırına cevap vereceğim.

Aslında bunun cevapları bu satırlarda da görmek istemeyen gözler nasıl görebilir ki?

Ana sınıfına giden çocuklar bile anladı kulübün hangisi olduğunu.
Sponsorun kim olduğunu, ihaleyi açma yetkisinin kimde olduğunu, proje sahibinin kim olduğunu, teknik desteği kimin yapacağını...
Bunu burada anlattık.
Örneklerini verdik.
Çalıştaydan bahsettik.
Hedefleri koyduk.
TSF nin bir kuruş bile harcama yapmadığını ve yapmayacağını anlattık.

Ama 'Ayten' bunları anlamadı.
'Ayten' ha bire götürüyor.
Bunları tek tek size ve değerli üyelere kanıtlarıyla anlatacağım.

Ama 'Ayten'i aramızda görebilir miyiz acaba?
-Ayten, orada mısın?
...

Yakında...
[/color]
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#64
Aşkın Bey sizden korkulur. Mojo Jojo'nun kimliğini bulamazsınız diye düşünüyordum ama siz Ayten Hanım'ı çoktan deşifre etmişsiniz ve satranç camiasıyla paylaştınız. Valla diyecek birşey yok, tebrik ederim...

Nereden bulduğunuzu, nereden anladığınızı da bizlerle paylaşır mısınız?
Ara
Cevapla
#65
Aşkın Bey sizden korkulur. Mojo Jojo'nun kimliğini bulamazsınız diye düşünüyordum ama siz Ayten Hanım'ı çoktan deşifre etmişsiniz ve satranç camiasıyla paylaştınız. Valla diyecek birşey yok, tebrik ederim...

Nereden bulduğunuzu, nereden anladığınızı da bizlerle paylaşır mısınız?
[/quote]
[color=#0000CD]Bunu size yazmıştım.
Kim olursa olsun(bu Mojo Jojo da olsa), kendisine bu satırlardan gerçek kimliğini asla bahsetmeyeceğime dair sözüm vardı.
Kendimle çelişemem.
Bu çok büyük bir açık ve koz olur.

Ama şunu söyleyebilirim.
Bazı isim bazında tahminlerde de bulunmuştum bu sözü vermeden önce.
Ve yine Mojo Jojo her yazısını tek başına da yazmıyor.
Zaman zaman bir kimlik değil yani.

Aramızda bir çok Mojo Jojo var.

Şimdilik bu kadar...

SELAMLAR.[/color][/b][/i][/color]
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#66
Aşkın Bey sizden korkulur. Mojo Jojo'nun kimliğini bulamazsınız diye düşünüyordum ama siz Ayten Hanım'ı çoktan deşifre etmişsiniz ve satranç camiasıyla paylaştınız. Valla diyecek birşey yok, tebrik ederim...

Nereden bulduğunuzu, nereden anladığınızı da bizlerle paylaşır mısınız?
[/quote]
[color=#0000CD]Bunu size yazmıştım.
Kim olursa olsun(bu Mojo Jojo da olsa), kendisine bu satırlardan gerçek kimliğini asla bahsetmeyeceğime dair sözüm vardı.
Kendimle çelişemem.
Bu çok büyük bir açık ve koz olur.

Ama şunu söyleyebilirim.
Bazı isim bazında tahminlerde de bulunmuştum bu sözü vermeden önce.
Ve yine Mojo Jojo her yazısını tek başına da yazmıyor.
Zaman zaman bir kimlik değil yani.

Aramızda bir çok Mojo Jojo var.

Şimdilik bu kadar...

SELAMLAR.[/color][/b][/i][/color]
[/quote]
Evet, fuat avni gibi kalabalık bir paralel ekibi Smile Siz hala Türkiye'de zannedin. Okyanus ötesi bunlar hep... Paralel yapı TSF'yi ele geçirmek için forum ekibi kurmuştu ama Aşkın Taşan deşifre etti! Tekrarlıyorum, sizden korkulur...
Ara
Cevapla
#67

Oysa suistimal veya görevi kötüye kullandırmaya giden yoldaki esas sorular hala yerinde duruyor:

1) TSF niçin ihale açmadı?

2) Bu proje niçin Satranç AŞ üzerinden gitmedi?

3) Niçin Satranç AŞ kapatıldı algısı yaratıldı?

4) Satranç AŞ yıprandı veya şaibeli hale geldiyse bugünkü ve önceki YK üyelerinin sorumluluğu yok mudur?

5) Nilüfer hanım niçin menfaat çatışması içinde; TSF yetkilisi olmasına rağmen niçin bu dernek yönetiminde?

6) Dernek yönetiminde TSF yönetim kurulu ile organik bağı olan kişiler var mı? Varsa neden?

7) Bu derneğin ihalesiz elde ettiği bu işin tanıtımı ve piarını niçin TSF karşılıyor? Tılsımlı "çalıştay" kelimesi aslında "lansman günü" değil midir?
blog:
Ara
Cevapla
#68
Aşkın Bey sizden korkulur. Mojo Jojo'nun kimliğini bulamazsınız diye düşünüyordum ama siz Ayten Hanım'ı çoktan deşifre etmişsiniz ve satranç camiasıyla paylaştınız. Valla diyecek birşey yok, tebrik ederim...

Nereden bulduğunuzu, nereden anladığınızı da bizlerle paylaşır mısınız?
[/quote]
[color=#0000CD]Bunu size yazmıştım.
Kim olursa olsun(bu Mojo Jojo da olsa), kendisine bu satırlardan gerçek kimliğini asla bahsetmeyeceğime dair sözüm vardı.
Kendimle çelişemem.
Bu çok büyük bir açık ve koz olur.

Ama şunu söyleyebilirim.
Bazı isim bazında tahminlerde de bulunmuştum bu sözü vermeden önce.
Ve yine Mojo Jojo her yazısını tek başına da yazmıyor.
Zaman zaman bir kimlik değil yani.

Aramızda bir çok Mojo Jojo var.

Şimdilik bu kadar...

SELAMLAR.[/color][/b][/i][/color]
[/quote]
Evet, fuat avni gibi kalabalık bir paralel ekibi Smile Siz hala Türkiye'de zannedin. Okyanus ötesi bunlar hep... Paralel yapı TSF'yi ele geçirmek için forum ekibi kurmuştu ama Aşkın Taşan deşifre etti! Tekrarlıyorum, sizden korkulur...
[/quote]

[color=#0000CD]Bilgiler bir kişide toplanıyor.
Ama kaynaklar ve kılavuzlar ne kadar da doğrudur?

Hala "Kılavuzu karga olanın...." sorularını soruyorlar.
Ben de bekliyorum kendi açıklarını görmelerini...

Kendi çelişkisini yaratan soruları defalarca bu satırlara getirmek bir taktik mi?
Ortaya yemleme iddialar atılmış, belli ki doğru bilgiler gelince saflar değiştirilip başka sabote konulara yatay geçiş yapılacak.

Üyelerden bu blöfü görenler de var.
Aklı selim insanların yazıları nasıl diğerlerinden gün ışığı gibi ayrılıyor değil mi?


Süre verdim, bekliyorum...
Bayrağın düşmesine daha var, düşünebilirler.
[/color]
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#69
Konu başlığını ben açtım, kendim kastediliyorsa yanılgı var. Benim TSF de gördüğüm ve yaşadığım çok vurdumduymazlık var, yaptığım ve yapacağım onları satranç camiasına sunmak olacaktır.

Açacağım daha çok başlık var. Şeffaflık diye övünenlerden, şeffaflık beklemem en doğal hakkım.

Bu ve benzeri konular devlet sırrı ise bileyim , sormayayım.

Adı sanı duyulmamış dernek ortaya çıkartıp bir şeyler yapmaya çalışıyorsun, açıklamaları nerede, şeffaflık nerede, vaktimizi fahri vekilinizle öldürtüyorsunuz, eminim bundan da keyif alıyorsunuzdur.

Satranç sevgisi olan kişiler olsa, şimdiye açıklamaları bin defa yaparlardı.
Ara
Cevapla
#70
Benim bu konu ile ilgili şartlanmış bir düşüncem yok.
Değişik bakış açısından düşüncelerimde mevcut;

Kaynak bulunmuş bu bir başarıdır,takdir etmek gerekir.
Peki kaynak neden bu şekilde kullanılsın? Takım ve malzeme vererek medyatik olarak kendini gösterme sevdası şart mıdır.

İllerde temsilcilerin bir sürü malzeme eksikliği çekerken, turnuvalar için takım, saat vs.. ihtiyaçları varken kaynak nelere gidiyor.

Sonra ihtiyacı olan illere devamlı malzeme gönder, hem malzemeler yıpransın, hem de kargo şirketlerine bir sürü gereksiz ödeme yap.

Kaynağı veren kurum telefon edip haydi gelin bize böyle bir proje yapın demez. Akıl hocasının TSF olduğu belli.

Bu bağlamda önce kendi eksiklerimizi ihtiyaçlarımızı göz önüne alsak daha iyi olmaz mı?

[color=#FF0000]Sanırım olmaz.

Böyle gerçek hizmetin ve satranç sevdalısı bir düşüncenin medyatik değeri yok, işte bundan dolayı olmaz.

Kendi reklamınız için satrancı kullanmaya devam edin, hayırlı olsun.[/color]
Ara
Cevapla
#71

[color=#0000CD]

Hoppalaaaa...

Bunu kaç defa yazdık be AYTEN !

TSF NİN kasasından bir kuruş para çıkmadı. Çıkmayacak!

Uluslararası Satranç Seminerleri çalışması da tamamen Başbakanlık Tanıtma Fonu desteği ile yapılmış, Federasyonumuz da bu etkinliğe davet edilmiştir.

Söz konusu çalıştay için de her hangi bir harcama Federasyonumuz tarafından yapılmamıştır.

Bunu anla artık ve o kafana da sok!

...

Ha, bu arada lisans demişken, senin lisans paran mı?
Nereden senin paran oluyor?
Güldürme beni!

Önce bireysel lisansının vizesini öde.

Bak dernekten arkadaşların ödemediğini yazıyorlar bana.
İSD den de, oynadığın takımdan da bunu söyleyenler var.
Bu günlerde etrafına pek güvenme!

Belki oynadığın takıma ödetmek için kendin de ödemiyor olabilirsin.

Ama bence öde ondan sonra konuş.

Lisans bedelini ödeyen on binlerce sorumlu ve dürüst insanları ucuz sabote kokan, ekşi ekşi ağlamalarına, mesnetsiz ve kuru gürültülü iftiralarına meze yapma!
Onları kullanma!

Senin ödenmiş lisans paran falan yok.
Antrenörlüğün de öyle.
Ödenmemiş duruyor bak.
Bir tek hakemliğine laf etmem. Çünkü hakemlik yapmıyorsun biliyorum.

Sen 1400-1800 lük oyuncuları yenip yenip de 1800 üstüne nasıl hesap veremediğini anlat bize e mi? Bak maç raporların önümde...

Ama bayağı da eski.
Bu arada İSTANBUL'LU arkadaşlar en son 2012'de oynadığını sonra ortalardan toz olduğunu anlatıyorlar.

Katıldığın turnuvalarda neden yarım bıraktığını anlatanlar da var, bunu bir alışkanlık haline getirdiğini söyleyen rakiplerin de...

Kayıtlarda ve turnuva raporlarında duruyor. İstanbul da yetişmiş biri olarak bu ne samimiyetsizliktir böyle?

Bize merhum Nevzat SÜER'İ anlatırsın bre.

Vallahi sana ne diyeceğini de bilirim.

Çünkü rahmetli Demir abiden de çok dinledim seni, rahmetli Ali DOĞAN'DAN da, rahmetli ÖZBİLEN'DEN de ve hiç sevmediğin rahmetli Nurettin REİS'TEN de...

Ne hakla bahsedersin?

Reklamını yapmak için mi kullanırsın bre bu mevtaları?
Bırak bari huzur içinde yatsınlar!

...

Bir de çıkmış bize yok " turnuva terklerden neden ceza verilmiyor ?" şeklinde samimiyetsizce ahkam kesersin bre Mojo...

Önce kendin katıl ve tamamla be ya!
ARTIK KİM İNANIR SANA VE FİKİRLERİNE.
ALLAH AKIL FİKİR VERSİN DİYECEĞİM AMA...
NERDEEE ??

SÖYLE DE MAYMUNCUKUNA DA SANA FİKİR VERSİN BİRAZ.
[/color]
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#72
Aşkın Taşan isimli şahıs bu konuyla ilgili olarak açtığı sayfada yazdıkları ile yetinmeyip benim her türlü yazımı örtmeye yönelik kirlilik yapmaya devam etmektedir.

Kendisini protesto ediyorum.
Ara
Cevapla
#73
Aşkın Taşan'ın her tartışmayı kişisel kavgaya dönüştürmesini, insanları defalarca konuyla alakasız bir şekilde üstü kapalı tehdit ederek, fikirleri esir almaya çalışmasını, kişilere lakaplar takmasını ve bu forumu artık işlevsiz bir yer haline getirmesini protesto ediyorum.

Ayrıca bu şantajcı şahsın Türkiye Satranç Federasyonunda Eğitim Kurulu başkanlığı görevinde olmasından utanç duyuyorum. Yetiştirdiğim öğrencilerimin, bu kişinin içinde olduğu organizasyonlara katılması gerektiği fikri tüylerimi ürpertiyor.

Açılan her mesaj başlığındaki mesajların yarısı aynı üyenin, saldırgan, şantaj içeren, seviyesiz ve konuyla ilgisiz mesajlarıyla kirletildiği sürece bu forum varlığını sürdüremez. Aynı konuyla ilgili insanlara farklı 4-5 başlık altında saldırılarak tartışma olmaz.

Acilen ya tüm üyelere günlük mesaj ve konu sınırlaması getirilmeli, ya da bu üye özellikle aklı sıra yaptığı şantajlar nedeniyle uyarılmalıdır. Forum yönetimine çağrıda bulunuyorum.
Ara
Cevapla
#74

Haklısınız bu gibi seviyesi düşük saygısızlık ifade etmek için yazılan yazışmalar bence de kirlilik görüntüsü vermekte. Spam, gürültü, kirlilik. Olaydan kopulmasına neden oluyorlar.

Konunun özüne dönecek olursak sorular ve şu ana kadar elde edebildiğimiz cevaplar şu şekilde:

1) TSF niçin ihale açmadı?
[color=#1E90FF]Cevap : Net cevap yok. Kafaları ısınmadığına göre gerek görmediler. Yasal bir zorunluluk da yok ortada bence. Bu bir tercih. İşi bizzat yapabilirdi de. Bu açıkça anlaşılıyor. Ama yapmamaya karar verdi? Neden? Bunu resmi açıklama görmeden bilemeyiz. İşi bizzat kendisi yapmayacağı için teknik olarak ihale yapmasına gerek yok gibi duruyor. Bu durumda TSF bu işin tam olarak neresinde duracak? Belki de soru bu şekilde değiştirilmeli.[/color]

2) Bu proje niçin Satranç AŞ üzerinden gitmedi?
[color=#1E90FF]Cevap: "YIPRANMIŞ" Yani amaçlarına ulaşamamış, hedeflerine uzak kalmış ve bu nedenle TSF yönetiminin gözünden düşmüş. İşin finansörü olan kurumlar Satranç AŞ ile başarısız "BİLANÇOSU" nedeniyle çalışmak istememiş olabilir. Cevabı net olarak bilmiyoruz. Konu açısından çok gerekli de değil bence. Ama benim basit tahminim şu şekilde: Finansör kurum TSF'ye ait bir anonim şirket yerine kurulacak bir dernek ile hareket etmeyi ilerde oluşabilecek hatalı algılara yol açmamak adına tercih etmiş olabilir.[/color]

3) Niçin Satranç AŞ kapatıldı algısı yaratıldı?
[color=#1E90FF]Cevap: Mojo Jojo'nun son yazdığıma verdiği cevaptan gördüm ki gerçekten de böyle bir algı oluşuyor. Nedenini bilemiyorum. Ama sanırım kapatılması için sözlü karar alınmış. Ancak bu kapatma işi bir süreç olduğu için, Satranç AŞ henüz resmen kapatılamadığı için ilan edilmemiş olabilir. Biri de bunu ağzından kaçırmış olabilir. Yani kapatılmış algısı yaratmak için bir gayret yok ortada. Kazara bu bilgi paylaşılmış ya da sehven hata yapılmış gibi sanki.[/color]

4) Satranç AŞ yıprandı veya şaibeli hale geldiyse bugünkü ve önceki YK üyelerinin sorumluluğu yok mudur?
[color=#1E90FF]Cevap: Şaibeli hale geldiğini ima etmedik. Şunu söyleyip durmayalım isterseniz. Yıprandı kelimesi yanlış algılanmış. Hedefine ulaşamamış demek daha doğru. Ama bunda YK üyelerinin sorumluluğu var mıdır? Bir firma kurulmuş ve başarısız olmuşsa yöneticilerinin elbette sorumluluğu vardır. Bir AŞ zarar edebilir, hatta iflas edebilir. Nihayetinde kazandığını nerelere harcadığına bakarak yorum yapmak doğru olur.[/color]

5) Nilüfer hanım niçin menfaat çatışması içinde; TSF yetkilisi olmasına rağmen niçin bu dernek yönetiminde?
[color=#1E90FF]Cevap: Menfaat çatışması var mı? Ben göremedim. Hangi menfaat? Kimin menfaati? Soru açık değil?[/color]

6) Dernek yönetiminde TSF yönetim kurulu ile organik bağı olan kişiler var mı? Varsa neden?
[color=#1E90FF]Cevap: Var görünüyor. Nedenini bilmiyoruz.[/color]

7) Bu derneğin ihalesiz elde ettiği bu işin tanıtımı ve piarını niçin TSF karşılıyor? Tılsımlı "çalıştay" kelimesi aslında "lansman günü" değil midir?
[color=#1E90FF]Cevap: Çalıştay ya da lansman fark etmez. PR çalışmasını tanıtma fonunun karşıladığını öğrendik. Bu iddiadan vazgeçilmesi gerekir düşüncesindeyim.[/color]

Selamlarımla.
Cevapla
#75
Abdülkadir bey merhaba; koalisyon protokolünde neredeyiz bakalım Smile

1) TSF niçin ihale açmadı?

Bunda kısmen anlaştık. Siz resmi cevap bekliyorsunuz ki makul yaklaşımdır, ben böyle bir cevabın hiç gelmeyeceğini düşünüyorum. Ama TSF'nin bu işin lokomotifi olduğu sanırım açık.

2) Bu proje niçin Satranç AŞ üzerinden gitmedi?

Bunda da kısmen anlaştık. Yıpranmış ile kirli farklı, haklısınız ama birçok kanaldan bana özel mesajla, mali genel kurulda AŞ'nin kapatıldığının anlatıldığı iletildi. Böyle bir algı var açıkçası. Yalnız bilanço konusu bence önemli.

Satranç AŞ'nin kuruluşu Mart 2013. İlk sene zaten bilanço olmaz, piyasalarda da her kuruluşun bilançosunun ilk birkaç yıl zarar ettiği genel kabul görür ve bu yatırım zararı olarak nitelendirilir. Dolayısıyla Satranç AŞ'nin bilanço zayıflığından dolayı tercih edilmemesi mantıksız. Çünkü fiilien 1 yıllık bir şirket.

Ha işi TSF bizzat üstlenseydi bu gerekçe dinlenebilirdi ama alternatif olarak ortaya konan derneğin de bilançosu olmadığına göre, bu seçimin mali & finansal kriterlere göre gitmediği kanımca tartışmasız.

3) Niçin Satranç AŞ kapatıldı algısı yaratıldı?

Bunda da anlaştık. Ama sehven bir durum yok, çok insana kapatıldığı bizzat başkan tarafından uzun uzun anlatılmış, bende bilgileri var.

4) Satranç AŞ yıprandı ise bugünkü ve önceki YK üyelerinin sorumluluğu yok mudur?

Kısmen anlaşabiliriz. Şaibeli hale geldiği konuşuluyor ve eski başkan bundan çok rahatsız ve kendi blogunda da defterlerinin bile bulunamaması üzerine patlayan tartışmaları yazıp duruyor.

5) Nilüfer hanım niçin menfaat çatışması içinde?

Anlaşamadık ama izah edeyim. Ziraat Bankasının Kızılay Şubesi Müdürü, kredi verdiği bir şirketin yönetim kurulu üyesi olabilir mi? Olamaz. Buna menfaat çakışması denir.

TSF bu derneğe garantör olmuş, bir anlamda kredi vermiş. Ama yönetim kuruluna şube müdürünü koyuyor (ayrıca organik bağı olan başkalarının varlığı da iddia ediliyor). Menfaat çatışması bu.

İleride bu dernek bir usulsüzlük yapsa, TSF ona, yani Nilüfer hanımın içinde olduğu dernek yönetimine dava açabilecek mi?

6) Dernek yönetiminde TSF yönetim kurulu ile organik bağı olan kişiler var mı? Varsa neden?

Bunda da hemfikiriz gibi görünüyor.

7) Bu derneğin ihalesiz elde ettiği bu işin tanıtımı ve piarını niçin TSF karşılıyor? PR çalışmasını tanıtma fonunun karşıladığını öğrendik.

Anlaşamadık. Siz bana nasıl ki TSF'nin karşıladığını nereden biliyorsunuz diyorsanız, ben de paralel soruyu size yöneltebilirim, PR çalışmasının tamamının tanıtma fonundan karşılandığı nasıl belli?

Kaldı ki TSF insan ve arge kaynaklarını buna tahsis etmiş durumda? Ne hakla ediyor? Biz genel kurulda bu yönetimi 3.kişi bir derneğin piarını yapmaya seçmedik.

Deyin ki bu son maddede ben haksızım, Tanıtma Fonu veya devlet bütçesinin herhangi bir kaleminden (TSF dışında) bu lansman karşılandı. Ne değişiyor? Benim lisans paramdan değil, hepimizin vergilerinden karşılanmış oluyor.

Ve hepsini bırakın. Tek soru:

İçinize siniyor mu?
blog:
Ara
Cevapla
#76
Bu konuda kafamızda daha net bir fikir oluşabilmesi için daha fazla bilgiye ihtiyacımız olduğu kesin. Aksi takdirde ya geçmiş deneyimlerimizden edindiğimiz önyargıların ya da savunma refleksinin devreye girmesi kaçınılmaz oluyor.

Sayın Bener, maddeleri tartışırken bir çok konuda işin aslını bilmediğimizi vurgulamış. Evet gerçekten bilmiyoruz ama neden? Bir yerde Sayın Bener ''Ama zaten bu projenin teknik ayrıntılarını hiç birimiz bilmiyoruz. Bilmemiz gerekmiyordur belki de'' diyor.

Bilmememizin nedeni bilgilendirme yapılmayışı ya da gerek görülmeyişidir. TSF, satranç sporunu yapmak isteyenlere gereken hizmetin sunulması, ülkenin uluslararası yarışma ve organizasyonlarda temsil edilmesi ve satrancın yurt genelinde yayılmasının sağlanması gibi amaçları olan bir kurum. Bizlere her türlü faaliyetini aktarmak ve nedenlerini de açıklamak zorunda.

Bu toplantının ilgili kurumun bir tanıtımı mı yoksa gerçekten bir çalıştay mı olduğu da oldukça önemli. Bir tanıtım toplantısına istediğinizi davet etme lüksünüz olabilir. Ancak eğer bir çalıştay düzenlediğinizi iddia ediyorsanız benim gibi bir müzmin muhalife değil belki ama en azından 40 yıldır satrancın içinde olan bu konularda sıkça görüş bildiren bir Türkiye Şampiyonu'na neden davet edilmediğini sorduğunda bir açıklama yapmanız gerekir.

Belki sayın Bener bilmeyebilir ama, 2000 yılında başlayan Yazıcı yönetiminin ilk yıllardaki icraatlarından birisi de bir vakıf kurma çalışmaları başlatmak olmuştu.Peşinden Satranç AŞ ve şimdi bir dernek. Bir şeylerin mevcut TSF yapısıyla yürütülemediği ve ikinci bir aracı kuruma ihtiyaç duyulduğu (yönetim tarafından) açık ama bunların nedenleri konusunda somut bilgiler nelerdir? Özellikle akçeli iş ilişkilerinin devreye girdiği konularda daha özenli ve aydınlatıcı davranılması gerekmez mi?

Kurulan dernek konusunda iyi niyetlerimizi ve desteğimizi bildirebiliriz belki ama derneğin kendisini ilk hedef olarak anaokulu öğrencilerini seçerek, bahçe satrancı gibi son derece işlevsiz ve göz boyamaya yönelik bir yatırım yapması benim için büyük bir soru işareti. Önceki yazılarımdan birinde bahsettiğim gibi, belediye ile işbirliği yapılarak takım dağıtımının yapıldığı Kocaeli ilimizde belediye kulübünün tek başına 60 bin civarında lisanslı satranç oyuncusuna sahip olması ama her nedense bu oyuncuların turnuvalarda UKD listelerinde yer almayışı, tüm bu hayır faaliyetlerinin arkasında başka fikirlerinde olabileceği konusunda beni şüpheye düşürüyor.

Şunu unutmayın, 50 binin üzerinde rakamlar telaffuz edilirken çok ciddi bir antrenör sıkıntısı yaşıyoruz. Bu işi hakkıyla yapabilecek, satranç bilgi düzeyi ve bu bildiklerini özellikle de okullarda öğrencilere aktarabilme yeteneği yeterli antrenör sayısı çok az. Anaokulu seviyesi ise çok daha riskli ve zor bir konu. 10 yaşında bir çocuk üzerinde yapılan yanlışların telafisi mümkün olabilir ama en ufak oyunda kaybedince ağlayıp küsen 5-6 yaşındaki çocuklara bu eğitimi doğru ve bilinçli bir şekilde kimler verebilir? Tek bildiği madalya dağıtıp aklı sıra motivasyon sağlayan yöneticiler mi? Satranç sınıfı açmak, bahçe satrancı, takım, saat, boyama kitabı dağıtmak işin inanın en kolay kısmı.

Bizlerin görevi, soru işaretleri ve boş noktaları ortaya çıkartarak bir anlamda 'insanın kurdu olma' görevini yerine getirmektir. Yeter ki, doğru ve mantıklı sorular olsun.
Ara
Cevapla
#77

Sayın Gökerman

Yazımın devamında sizin belirttiğiniz konuya değinecektim, düşündüklerimi yazmışsınız:

Gökerman: " Şunu unutmayın, 50 binin üzerinde rakamlar telaffuz edilirken çok ciddi bir antrenör sıkıntısı yaşıyoruz. Bu işi hakkıyla yapabilecek, satranç bilgi düzeyi ve bu bildiklerini özellikle de okullarda öğrencilere aktarabilme yeteneği yeterli antrenör sayısı çok az. Anaokulu seviyesi ise çok daha riskli ve zor bir konu. 10 yaşında bir çocuk üzerinde yapılan yanlışların telafisi mümkün olabilir ama en ufak oyunda kaybedince ağlayıp küsen 5-6 yaşındaki çocuklara bu eğitimi doğru ve bilinçli bir şekilde kimler verebilir? Tek bildiği madalya dağıtıp aklı sıra motivasyon sağlayan yöneticiler mi? Satranç sınıfı açmak, bahçe satrancı, takım, saat, boyama kitabı dağıtmak işin inanın en kolay kısmı."

En kolay ve kendi kişisel reklamlarını en iyi yapabildikleri kısmıdır.

Bu başlık açıldıktan sonra, benim tespit ettiğim trajikomik durumlar;

1. Bahsi geçen derneğin kurucuları arasında, bir YK üyesi akrabası ve bir de TSF Başkanının akrabası olduğu anlaşılınca ;
TSF web sitesinde YK listesine ulaşılamaması.

2. Satranç camiasında aktif faaliyette bulunan, bahsi geçen derneğin asbaşkanı olan ve ayrıca bu forumun yöneticilerinden birisi olan sayın Nilüfer Çınar Çorlulu'nun bu yazılanlara en küçük yorum yapmaması, bana şu meşhur sözleri hatırlatıyor: Emir demiri keser.

Nerede şeffaflık? Nerede satranç sevgisi?

Üzücü... Gerçekten üzücü...
Ara
Cevapla
#78
Ara
Cevapla
#79
Bilgi:


İSD İstanbul ya da Marmara geneli için benzer bir proje üretse ne cevap alırdı acaba? 150.000 TL destek veriyorlarmış. Az para değil.


Federasyon doğrudan projenin içinde görünüyor.
Cevapla
#80
Sayın Bener

Benim verdiğim link, K.K.T.C. de benzer nitelikte bir projeye aittir.

Şeffaflık bu olmalı...

selamlar.
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi