TELEFONUN NE SUÇU VAR DEĞİL Mİ?
#24
Bu yazımı dörde bölmek zorundayım:
(1) Neyi savunuyorum?
(2) Telefon sorununu çözmek ve TSF'nin gelirleri.
(3) Tespit.
(4) Cevap.


(1) Neyi savunuyorum:
------------------------------------------------
Telefonu savunmuyorum. O kesin.
Buradaki hiç kimsenin de bunu savunduğunu görmedim.
 
Camideki kilitli dolap önerisi bana ait değil.
Ben sadece öneriyi yapana "onca dolabı her turnuvadan önce yemekhane girişine mi taşıyacaksınız?" diye sordum.
Önerideki saçmalığa dikkat çekmek istedim.
Ayrıca metal dedektörlü kapı koymak gibi bir öneri de geldi.
Ben öneriyi yapana "her turnuva yapılan yere taşıyıp taşımayacağını" sordum.
Yani öneriyi yapanlara önerilerinin uygulanamazlığını ifade etmeye çalıştım.

Dolap ve kapı dışında somut bir öneri geldi mi?
Gelmedi.
Gerçek anlamda satranç tesislerimiz olsaydı bu her iki öneri de kolayca uygulanabilir olurdu.
Ama salonlarımız yok.
O zaman bu öneriler uygulanamaz.


(2) Telefon sorununu çözmek ve TSF'nin gelirleri?
------------------------------------------------------------------------
Birkaç ay önce TSF'yi muhtelif konularda savunurken "gelirlerin kısıtlı" oluşundan ve bunun verdiği olanaksızlıklardan bahsederken rahattınız.
Şimdi "onca geliri var" diyebiliyorsunuz.
Bilançoyu açıklayın da görelim bakalım gerçekten de onca geliri mi varmış?
Varmış da; onca gelir "telefon önleyici sistemlere" değil de nerelere harcanmış?
Bir şeyleri eleştirmenin ve de öneri getirmenin usulü adabı olmalıdır.
Konuları karıştırmayın.
Alakaları varsa açık açık yazın.
Pembe dizi modunda yazmazsanız daha anlaşılır olacaktır.
Karşınızdaki muhataplarınız cevabı kendilerinin bulmasını sağlamaya çalıştığınız öğrencileriniz değildir. Hatırlatmak isterim.


(3) Tespit
-----------------------------------------------------------------
Gerçek: Şehir turnuvalarında salona telefonsuz gelin ya da telefonu bir yerlerde bırakıp salona öyle girin demek mantık dışıdır. Uygulanamaz. Uygulanamazlığı zaten suçun tarif edildiği kuralda bile açıkça ortada. "... suçtur, ama hakem bu suçun işlenmesine müsaade edebilir" Hiç bir hukuk sisteminde tarif edilen suçun işlenmesine müsaade etmek hakimin takdir yetkisine bırakılmaz. Yasağı tarif ederken adamlar kendileri bile uygulanabilir olmadığından emin zaten. "Suçu tarif edelim de, işimize geldikçe  cezasını uygularız" gibi aptal bir gerekçeyle yazıldığı apaçık ortada. Telefon sorununu çözmek istiyorsanız (1) telefonları emanete alabileceğiniz bir sisteminiz olacak, (2) insanların artık telefon kullanmaya ihtiyaçları kalmayacak ve telefonla dolaşmak elzem ihtiyaç olmaktan çıkacak. Bu iki durumdan biri yoksa sorun devam eder. Bunlardan birini sağladıysanız uygulanmayan ama yazılı olan bu kural uygulanabilir olur.

Şimdi bir önceki "Gerçek" paragrafı bir daha okuyun lütfen.

Şimdi bu başlıkta söylemek istediklerimi özetleyeyim;

Sayın bay Taşan,

Burada yazan ya da okuyan herkesin hemfikir olduğu, satrancın ortak sorunlarından biridir telefon sorunu.
Her cevap yazanı "aha bu da bana karşı çıkıyor dur şuna da atarlanayım hemen" algısıyla cevaplamayı bırakın.
Herkes çözüm arayışındadır.
Ama herkes benim gibi olası önerilen çözümlerin "fiziki" şartlar nedeniyle uygulanabilirliğinin olmadığına inanmaktadır.
Siz halen dünyada başarıyla uygulanan yöntemlerin varlığından bahsetmişsiniz.
Şöyle demişsiniz:
"Kapı, dolap taşımayacağız. Hazır ve uygulaması çok kolay olan mekanlarda da yapılabilir. Size dünyada uygulama modelleri var diyorum."

Yazın da okuyalım ve öğrenelim telefon yasağını uygulayabilmenin yöntemi neymiş?
Ziya Ozan Yüzme Havuzu Yemekhanesi Satranç Tesisleri'nde telefon sorununu aşmanın aslında "kolay" olan yöntemini ben de merak ediyorum.


(4) Cevap
---------------------------------------------------------
Evet salon ihtiyacının birincil sorun olduğunu düşünüyorum.

TSF yıllarca 'herkese spor tesisi' cümlesiyle bir algı hatasına neden olmuş.
Satranç takımı spor tesisi değildir, spor aletidir.
Neyse ki "herkese bir spor tesisi" kampanyası 31.Aralık.2015'te sonlandırılmış (ya da ben öyle sanıyorum).
Artık satranç takımını spor tesisi gibi lanse etmeyecekler.

Tekrar söylüyorum; Türkiye satrancı'nın birincil ve kritik sorunu tesis sorunudur.

Hiç bir spor dalı tesis olmadan ilerleme sağlayamaz. Tesis yokluğunu gidermenin basit çözümünün kulüp veya dernek satrancını canlandırmak olabileceğini düşünüyorum. Bırakın kulüpler dernekler çoğalsın. Onların etki ve yetki alanını genişletin. Kendileri UKD'li ve hatta ELO'lu turnuvalar tertipleyebilsinler. Tesis sorunu da biter, hakem sorunu da biter, satranççının geliri sorunu da kısmen biter, telefon sorunu da biter, satranç eğitimini yaygınlaştırma sorunu da biter, turnuva düzenleme sorunu da biter, turnuvasızlık sorunu da biter, TSF'de satranççıların temsil sorunu da biter, bence zincirleme ortaya çıkmış birçok sorun kolayca ve büyük bir hızla giderilmiş olur.

Hatta Türkiye satrancının master-plan sorunu da ortadan kalkar. O kadar iddialıyım anlayacağınız.

Evet, buyurun başlattığınız bu başlıkta cevabı bulamayan öğrencilerinize hava atma zamanınız geldi; dinliyoruz....
Cevapla


Bu Konudaki Yorumlar
RE: TELEFONUN NE SUÇU VAR DEĞİL Mİ? - Yazar: Feti - 29-01-2016, 10:26
RE: TELEFONUN NE SUÇU VAR DEĞİL Mİ? - Yazar: Feti - 30-01-2016, 06:42
RE: TELEFONUN NE SUÇU VAR DEĞİL Mİ? - Yazar: abdulkadirbener - 01-02-2016, 21:03
RE: TELEFONUN NE SUÇU VAR DEĞİL Mİ? - Yazar: Feti - 01-02-2016, 23:30



Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi