Tarihten Bir Yaprak - 1980 Türkiye Birinciliği
#1
Arşivimden bir belge daha.

1980 Türkiye Satranç Birinciliği (finali) 16/08/1980 - 09/09/1980 tarihleri arasında İstanbul'da oynandı.

18 sporcu ile döner sistemde oynanan turnuva, sevgili arkadaşım Fatih Atakişi'nin turnuva ortalarında çekilmesiyle, 17 kişiyle tamamlandı.

Son tur salı günü oynanacaktı, ve ben iznimi bitirdiğim ve Ankara'daki asistanlık görevime dönmem gerektiği için, son turda yenebileceğim bir rakiple oynamadan Ankara'ya dönmek zorunda kaldım.

   
Ara
Cevapla
#2
bu turnuva benimde hayatımda önemli bir yere sahiptir. 1 no lu oyuncu Hulusi Ünalan adana adına yarışıyordu . 6.5 puan alıp büyük bir başarıya imza atmış anadolunun sesini, gür bir şekilde duyurmuş herkes ona hayran olmuştu . bende adana yöneticisi olarak orada idim . fatih atakişi ile berabere kaldığını, çetin sel ile berabere kaldığını,ateş ülker ile berabere kaldığını, turhan yılmaz ı yendiğini, ali ipek i yendiğini bu gün gibi hatırlarım. halil özmen i tanımazdım ama onuda yenmiş meğerse .

güzel bir anı benim içinde...
Ara
Cevapla
#3

Ancak beni son tura katılmadığım için hükmen yendi.   Blush
Ara
Cevapla
#4
1977 TÜRKİYE BİRİNCİLİĞİ


Ek Dosyalar Resimler
   
ENİS BİLYAP
Ara
Cevapla
#5
izmirli ergun gümrükçüoğlu zamanının en iyi satranççılarındandı . izmir bu konuda oldukça şanslı idi . ankara satranç derneği başkanı (ismini hatırlamıyorum) ile sohbetimiz oldu . ''suat soylu yu yetiştirdik'' dedi.. ankara'nın öğündüğü belkide tek satranççı suat soylu'dur.

Adana daha sonraları kendini aştı ama öğünecek, gurur duyacak bir satranççı yetiştiremedi . halende yetiştiremiyor .
Ara
Cevapla
#6

Enis, elinde fotolar var mı peki?
Harika olurdu...
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#7
Derin kuyuya dalmam gerekir, umarım bulurum HAYIR'lısıyla..
ENİS BİLYAP
Ara
Cevapla
#8
Muzaffer bey içinden geleni olduğu gibi ifade ederken yoruma açık bir cümle yazdı.""Adana fazla satranççı yetiştiremedi"".Oysa Adana, Satranç Federasyonu ile olan bağlantıları açısından ve nüfusu açısından satranççı yetiştirecek bir potansiyele sahiptir.Kaldı ki Adana'nın dışında Satranç etkinliklerine katkı sağlayan ama satranççı yetiştiremeyen çok sayıda il vardır!Bu gerçeği ben yıllardır "dikey gelişmenin yavaşlaması" olarak isimlendiriyorum!Bu deyim meseleyi kısa yoldan anlatmaktadır.Bunun nedenleri neler olabilir?Başlıca neden resmi Federasyonun kurulduğu 1991 den beri Piramidin ortasına bakım yapılamamış olmasıdır.Orta Anadolu'da yaşayan orta yaş kuşağındaki bir arkadaşımız 10 sene önce IM olabilecekken henüz daha yeni FM olabilmiştir.Halen Türkiye'de düzenlenmekte olan açık turnuvaların yapısı, dikey gelişmenin hızlanmasına katkı sağlamıyor.Bu etkinlikler yabancılar için verimli oluyor.Hem tatil yapmış oluyorlar hem de ödül kazanıyorlar.Açık turnuvalarda yerli oyuncu, yabancı oyuncu ile karşılaşamıyor.Küçük illerde yapılan etkinliklere önce büyük illerdeki yerli ustalarımızın ayağı alıştırılmalıdır.Oysa yerel yöneticiler daha çok yabancı ustayı getirmenin telaşına düşmektedir.
Öte yandan bana göre dikey gelişmenin yavaşlamasına yol açan nedenlerden biri de bazı illerin içindeki rekabet ve bu rekabet nedeniyle birlikteliğin sağlanamamasıdır.Dikey gelişme nasıl hızlanır?Anadolu'daki oyuncular 3 büyük ilde yaşayan yerli oyuncularla daha çok oynama imkanı bulmalıdır.3 büyük ildekiler de daha çok yabancı usta ile karşılabilmelidir.Bu söylediklerim doğru değilse birisi neden doğru olmadığını açıklamalıdır!
Ateş Ülker
Ara
Cevapla
#9
Yayınlanan iki listede de bir şey dikkatimi çekti.
Rahmetli Ergun abi hiç kaybetmemiş!!
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#10
Yeni nesil olarak maalesef şanslı değiliz diye düşünüyorum 70lerde ve 80 lerde satranç oynamak isterdim
Ara
Cevapla
#11

Sevgili Enis,

Bu forumda onu da paylaşmıştım.


1977 Türkiye Birinciliği güzel turnuvaydı.
İzmirli organizatörler çok misafirperver davranmışlardı.

Rahmetli Erdinç Arbil ve eşi Joan Arbil, Ali İpek ve beni pizzacıya götürmüşlerdi.
Hayatımda yediğim ilk pizzaydı. O gün bugündür pizzayı severim.

Turnuva sırasında birgün İzmir'in kıyıya yakın bir caddesinde yürürken, yanımızdaki bir otobüste güzel bir kız vardı.
Tunç Alankuş, Ali İpek'i bacaklarından tuttuğu gibi havaya kaldırmış ve Ali'nin kızla gözgöze gelmesini sağlamıştı.  Tabii Ali Tunç'a çok kızmıştı.
Ara
Cevapla
#12
Meşhur Kreşendoyu hatırladım. ALANBIRD !!

(Elinbörd)
ENİS BİLYAP
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi