Salt eleştiriye ceza veren korkmakta mıdır ? Evet, korkmaktadır.
#1
11 Kasım 2017 de cezalar yağmış, 3 kişiye.
 
Türkiye Satranç Federasyonu Disiplin Kurulu Başkanlığının (TSFDKB) Karar Özeti Formuna (KÖF) göre üçü de aynı cezayı almış; 6 ay hak mahrumiyeti.
 
Türkiye Satranç Federasyonu Disiplin Talimatında (TSFDT) 29 adet suç tarifi yazılı. Bu suçlardan 6.sı ilk iki kişiye yamanmış. Üçüncüsünün suçu ise TSFDT ye göre belli değil.
 
İlk ikisinin suçu için, TSFDT de yazılı olan 6 no.lu ceza tanımı noktası virgülüne göre aynen KÖF de şöyle yazıyor :
Türkiye Satranç Federasyonu çalışma usul ve esaslarına ait Ana Statüde açıklanan merkez ve taşra örgütüne veya örgütün bir mensubuna, sporculara, huzurunda veya gıyabında; yazılı, sözlü, fiilen, yayın yolu veya internet üzerinden veya madde-i mahsusa tayini süratiyle yaptığı görevden dolayı veya görevi sırasında hakaret etmek. Bu ceza tanımı KÖF de 2 kişi için 5 kere tekrarlanmış.
 
Üçüncüsünün suçu olarak KÖF de yazılı olan ‘Spor Kuruluşu yöneticilerine veya sporculara görevi sırasında hakaret etmek.’ ise TSFDT de yok. TSFDT de yazılı olmayan suç bir satranççıya nasıl olur da yamanır ?!
 
KÖF kamuya sunulan rapordur. Ya rapor vermeyeceksin veya şeffaf olmak istiyorsan dosdoğru rapor vereceksin. Doğru rapor vermeyen, veremeyen şeffaf değildir. Kamudan bir şeyleri kaçırmanın telaşındadır. Kaçırma telaşı bir şeyleri yüzüne gözüne bulaştırma riskini daima bünyesinde barındırır.
 
Rapor eksik ve yanlı. İlk iki kişiye TSFDT de yazan net ceza tanımı belirtilmekte, üçüncü kişinin ceza tanımı ise hiç belirtilmemekte. Yani tahkime gidildiğinde üçüncünün kararı derhal usulden bozulur ve geri döner. Geri dönen ceza yeni ceza verilene kadar TSF tarafından uygulanamaz.
 
TSFDT tarafından şöyle denilebilir : 'Üçünün de ceza tanımları aynıdır ve detay raporda belirtilmektedir ancak özet forma üçüncü kişinin ceza tanımının özeti yazılmıştır.'
Böyle midir ? Eğer böyleyse, niçin ilk ikisinin ceza tanımını tam olarak yazıyorsun da üçüncüsününkini özetliyorsun ? TSFDT den kopyalayıp üçüne de aynısını yapıştırmak daha kolay değil miydi ?
 
Zor olanı niçin seçersin ? Kolay işi yapmak varken zoru seçtiğine göre bir şeyleri yüzüne gözüne bulaştırmanın başlangıcındasın.
 
Detayların açıklanması veya açıklanmaması haklılığını veya haksızlığını ortaya çıkaracaktır.
Haklı olduğuna inanıyorsan detayları açıkla. Açıkla ki ; kamu vicdanı doğru kararından ders alsın, tecrübe edinsin, hata yapmasın.
Özetler ve karmaşık ibareler anlaşılmamaktadır. Ne dediğin bilinmemekte ve anlaşılmamaktadır. Açıklamazsan, yanlış yaptığından dolayı korktuğun kamu vicdanında tescillenir.
 
Ceza verenlere önerilerim :
Sen seni bil ;
1-Dürüst ol
2-Korkma
3-Açıkla
 
Aksi halde ;
1.1-Çıplak kalırsın
2.1-Ödün patlar, sarımsak gibi kokarsın
3.1-Suçlanırsın.
 
Sonuç olarak ;
1.1.1-Kralın çıplaklığındaki gibi bütün gözler sana bakar
2.1.1-Kokuşmuş kokanalar gibi olursun, koltuğundan kalkamazsın
3.1.1-Kamu vicdanında ilelebet cezalandırılırsın.
 
En iyisi yol yakınken ;
1.1.1.1-Çıplak kral gibi olma,
2.1.1.1-Korkmadan ve kokmadan önce kalk,
3.1.1.1-Kamu vicdanında aklan
Ara
Cevapla
#2
TSF yönetiminin bu konulara hassasiyetini hatırlamak gerekir:
Sadece Mustafa Yelken'in durumunu düşünerek ek ve notları yazıyorum...

---http://satranchaber.com.tr/bu-kez-skandal-usaktan/---

Not: Olayların kahramanı TSF Uşak il Temsilcisi bu olaydan yaklaşık 7-8 ay sonra (kendisi ve bir başkası ceza almadan!!) görevden alınmıştır.
Ara
Cevapla
#3
Senin kararın incelendiğinde, 6 ay hak mahrumiyeti cezasının hangi suç için verildiğinin belli olmadığı görülmektedir.

Kapsamı, niteliği, niceliği cezada belirtilmeyen hakaret ;
Merkez ve taşra örgütüne mi edildi ?
Örgütün bir mensubuna mı edildi ?
Sporculara mı edildi ?
Huzurda mı edildi ?
Gıyabında mı edildi ?
Hem yazılı ve hem sözlü ve hem fiilen ve hem yayın yoluyla mı edildi ?
İnternet üzerinden mi edildi ?
Madde-i mahsusa (her ne demekse ?) yoluyla mı edildi ?
Görevinden dolayımı, görevi sırasında mı edildi ?

Söyle bana ! Suç hangi yol ile işlendi ?
Bileyim ki bu suçun cinsini, ben de o suçu işlemeyeyim veya işleyeyim. Ne dediğimi anladın mı ? Anladığını sanmıyorum. Aynen benim senin ne anlattıklarını, ne yazdıklarını anlamadığım gibi.
Ben senin ne yazdıklarını anlayamadım. Çünkü iç içe geçmiş, anlaşılmaz ve çelişkili ibarelerin hiçbir geçerli anlamı yoktur.

Peki, senin ne yazdığını sen anladın mı ? Yazdıklarını senin anladığın hususunda şüphelerim var veya anlamadığın hususunda tahminlerim var.

Karar :
Panjurları açılmayan mes’elelerin, misal vermeden umuma arz edilmesi, sende dahi görünmezlik kazandığı gibi ; mes’eleye yakinen vakıf olan bir vukufiyetle anlattığını zannettiğin suç muhtevasında irat ettiğin bilcümle kelimeler vuzuhtan varestedir, kifayetsizdir.
Ara
Cevapla
#4
Feti bey son cümleniz muhteşemdi.Ceza alan arkadaşlar Tahkim Kuruluna başvurmuş mudur?Verilen cezayı ve gerekçelerini birilerine danışmış mıdır?Ceza her zaman olacaktır.Federasyon yönetimi ve Başkanı kim olursa olsun sorunlar arttıkça şikayetler ve tepkiler artacak, bunların sonucunda tepki veren kişiler cezalandırılacaktır.Ceza alanlar suçlu olmadıklarına inanıyorsa Tahkim Kuruluna başvurarak cezanın doğruluk payını araştırmalıdır.
Çok üzülmeye gerek yoktur.Önemli olan "Toplumun vicdanı hakkınızda ne düşünüyor?"sorusudur.Toplum ne kadar sessiz kalsa da kendi içinde bir yargılama yapacaktır.Ceza alan kişi haksız yere mi ceza aldı?Suçu var mıydı?Toplum ceza alan kişinin mazlum olduğuna veya haklı olduğuna inanıyor mu?Bu soruların yanıtı Toplumun vicdanının oluşturduğu sessiz ve görünmeyen bir jüri tarafından verilecektir.
Hiç kimsenin ceza almadığı,suç işlemediği ama mutlak bir sessizliğin hakim olduğu bir Toplumda yaşamak en kötüsüdür.Öğrenebilirsek olayların nasıl geliştiğini öğrenelim!Ceza alan kişileri dinleyelim!Ama bu konular nedeniyle çok üzülmeyelim!
Ateş Ülker
Ara
Cevapla
#5
TSF yönetiminin bu konulara hassasiyetini hatırlamak gerekir:
Sadece Mustafa Yelken'in durumunu düşünerek ek ve notları yazıyorum...

---http://satranchaber.com.tr/bu-kez-skandal-usaktan/---

Not: Olayların kahramanı TSF Uşak il Temsilcisi bu olaydan yaklaşık 7-8 ay sonra (kendisi ve bir başkası ceza almadan!!) görevden alınmıştır.

Bu konuda yazdıklarım yanlış ise; CEZA almam gerekmiyor mu?
Ara
Cevapla
#6
Bir internet sitesinin verdiği bilgiler doğrultusunda konumuzu açıklamaya çalışalım.

Sitede korku şöyle tarif edilmiş : İnsanın canının, malının, sevdiklerinin, inançlarının ve toplum içindeki yerinin tehdit edildiği durumlarda yaşanan, bedensel belirtilerin eşlik ettiği duygusal tepkiye korku denir.
Konumuz kapsamında kişinin toplum içindeki yerinin tehdit edildiğini sandığı tahmin edilmektedir.

Site korkuyu tanımlamaya devam ediyor : Korku sırasında insan bedensel ve zihinsel güçlerini korku yaratan tehdidi ortadan kaldırma amacına yönelik olarak uygun biçimde kullanır.
Konumuz kapsamında kişinin ceza verip susturarak tehdidi ortadan kaldırdığını sandığı tahmin edilmektedir.

Site devam ediyor : Korku yaşayan bir birey başkalarından kaçınmaya, içine kapanmaya, ağlamaya, aşırı şüpheci davranmaya, hayal dünyasına dalmaya, saldırganlaşmaya başlayabilir.
Konumuz kapsamında kişinin diğer davranışları gösterip göstermediği bilinmemekle beraber saldırganlaştığı tahmin edilmektedir. Saldırganlaşarak diğer kişilerin haklarını ellerinden almaya çalışmaktadır.
Ara
Cevapla
#7
Ceza verenler korkmaktadırlar. Korkmasalar basit eleştiriye ceza vermezler. Kendileri, yani benlikleri kendilerine göre sağlam olsa basit eleştiriyi umursamayıp duyup-okuyup geçip giderler ve kendilerine göre doğru olarak yaptıkları işlerine devam ederler. Eleştiriden korkmaktadırlar çünkü eleştirilerin yanlış yaptıkları işleri zamanla ortaya dökeceğini sanmaktadırlar. Bundan korktukları için ceza vererek susturmak istemektedirler.

Korkuyu anlatan site devam ediyor : Korkunun kaynağında güvensizlik, olumsuz yaşantılar, yanlış bilgilendirme, ana-baba tutumları, öğretmen, olumsuz cezalar, aşırı genellemeler, kavrama eksikliği, korku ve dehşet içerikli masal ve hikayeler, seyredilen filmler vardır.

Konumuz kapsamında, cezayı verenlerin yanlış bilgilendirme ve kavrama eksikliğinden kaynaklanan değerlendirmeler sonucu ceza verdikleri tahmin edilmektedir.

Cezayı verenler çevreleri tarafından yanlış bilgilendirilmekte ve bundan dolayı korku duygusuna yenik düşmektedirler. Öte yanda, kavrama eksikliği olduğundan duyduklarını ve okuduklarını yanlış değerlendirmekte ve çareyi çaresizce ceza vermekte bulmaktadırlar.
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi