Kupa 2018
#1
Bana göre Türkiye Kupasının Enleri şöyledir :

En başarılı : Fethi Apaydın. Tartışmasız. 68 puan rating artışıyla başarıyı haketti.
 
En başarısız : Feridun Adil Öney. FM unvanına sahip olan satranççı 68 puan kaybederek başlangıç sıralamasında 3. iken final sıralamasında 101. liğe geriledi.
 
En vefakar : Kıvanç Haznedaroğlu. Değerli Büyükustamız turnuvaya çok uzun yıllardan beri kesintisiz olarak katılmaktadır.
 
En istikrarlı : Kıvanç Haznedaroğlu. Son 5 yıldır ilk beşte yer almıştır.
 
En cesur : Kadir Duran. 1939 doğumlu 78 yaşındaki ihtiyar delikanlının gençlere karşı cesareti takdire layıktır.
 
En şanssız : Yaşar Işık Engin. Son turda oyun sonunda bir ara oldukça üstün durumdayken ve rakibin 5 dakikasına karşı 21 dakikası varken doğru hamleleri bulamadı. Kazansaydı dereceye girme ihtimali vardı.
 
En beleşçiler : İhsan Akın, Çetin Çeker, Adem Gazi. TSF’nin yanlış ödül kategorilendirmesi ile para kazandılar.
 
En mağdur : Hür Yasin. Sporcu Listesinde  ve 1., 2., 3. tur eşlendirme listelerinde yazılı olan AGM unvanı daha sonra tüm listelerden haksız bir şekilde silinerek yok edildi.
 
En korkaklar : Alber Kadir Zor, Mert Yılmazyerli, Ufuk Sezen Arat, Umut Erdem Gündüz. Son turda masaya oturduktan birkaç dakika sonra ve birkaç hamle yaparak mücadele edemeden anlaşmalı beraberlik yaptılar.
Ara
Cevapla
#2
'En korkaklar' maddesi pek uygun olmamış.
Selamlar.
Ara
Cevapla
#3
Yönergeyi kim hazırlamalıdır ? Organizatör.
Organizatör yönerge hazırlamaktan aciz ise kim hazırlar ? Organizatörün eli ayağı olan hakemler.
Hakemler olaya (yani satranca) vakıf değilse hazırlanan yönerge nedir ? Ucube.
 
Organizatör organizatörlüğün nasıl yapılacağını bilmezse hakemler gelir o koltuğa otururlar. Organizatör de ağzı açık olanları seyreder. Yani teşbihte hata olmasın, koyunun olmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi derler.
 
Aşağıdakiler benim yüzeysel, subjektif yorumlarımdır. Mantıklı karşı görüşler makbulümdür.
Yönerge maddelerini kupa başlamadan önce niçin yorumlamadığımın sırrı bende saklıdır.
 
Kupa yönergesini madde madde yorumlayayım.

Madde 2.1. Birden fazla il birinciliğine katılanlar kupaya katılamazmış. Yanlış kural.
En azından hakemlere kolaylık sağlamak için konulmuş bir kural. Daha doğrusu, satrancı sevmeyen ve satranççıların daha fazla satranç oynamasını istemeyen bu kuralı koyar.
Bir satranççı hem kendi şehrinde ve hem komşu şehirdeki il birinciliği turnuvasına niçin katılamasın ? Satranççıyı niçin kısıtlarsın ? Satranççının satranç sporu yapma isteğini niçin engellersin ? Satranççının başka şehirlerdeki satranççılarla tanışmasına, arkadaşlıklar ve dostluklar kurmasına niçin karşı çıkarsın ? Yoksa kayıtların birbirine karışmış vaziyette olduğu için yerli ile yabancıyı birbirinden ayıramıyor musun ? Yoksa kurulacak arkadaşlıklar, dostluklar seni ürkütüyor mu ?
 
Devam edecek. Ama fazla devam etmeyecek. Okuyucuların fazlaca okuma zahmetine katlanmalarını istemiyorum.
Ara
Cevapla
#4
2.1 maddesi, Türkiye Kupasına giden yolda İl Birinciliklerinde bazı haklar kazanılması söz konusu ise doğrudur!Örneğin İl Birincisine Türkiye kupasına giderken otobüs bileti hediye ediliyorsa bir sporcunun iki il birinciliğine katılabilmesi haksız rekabete neden olabilir!Sporcu başarılı olacağı ili bulana kadar çok sayıda İl Birinciliğine katılmak isteyebilir!Deneme yanılma yöntemi yapılması engellenmelidir.Kendi yaşamadığı ilde sadece Türkiye kupası öncesi kişisel çıkar sağlamasına izin verilmemelidir.İzin verilirse dengeler alt üst olur mu?Mutlaka olacağı söylenemez!Ama sadece kendi yaşadığı ilde mücadele eden bir genç yeteneğin yolu kapanacaksa bunu engellemek gerekir!Geçmişde yıllarca yönergeler üzerinde çalıştım.Halen mevcut yönergeleri tek tek incelemeden yorum yapmak doğru değildir.Ama çok emek verdiğim bir konu olduğundan yanlış yorum yapmayacağıma inanıyorum!Özetle şöyle söylenebilir:Türkiye Kupası bir açık turnuva ise bu turnuva öncesinde oynanan yarışmalarda kısıtlama yapılması gerekli değildir.Eğer seçilmiş sporcuların katılabildiği bir turnuva ise bu sporcuların seçiminde haksız rekabeti önleyecek ve fırsat eşitliğini koruyacak bazı önlemler alınmalıdır!Birçok yönerge maddesinin 2000 li yıllardan beri uygulanan maddeler olduğu da unutulmamalıdır.Ancak siz yönergeleri eleştirmeye devam ediniz!Sizi okuyanlar mutlaka vardır!Ben uzun zamandır yazı yazmamıştım.Ama sizi uzun zamandır izliyorum!
Ateş Ülker
Ara
Cevapla
#5
Konuyla ilgilenen Kupa Uygulama Yönergesi Madde 8.f. ye bakmalıdır. Bakmalıdır diyorum çünkü okumak ve anlamak bakma eyleminden sonra gelir. Bakamayana, bakıp göremeyene zaten bir şey anlatmak mümkün değildir. Konuyla ilgilenemeyen lütfen hariçten gazel okumasın.
 
Hakemlerimizin beyni olan ve kupada referans olarak öne sürülen Swiss Manager il birinciliklerinde de kullanılmaktadır. Bundan sonraki cümlelerim birkaç değerli hakem istisna olmak üzere tüm hakemleredir. Managerlerini kullanamayanlar satranç turnuvası düzenlemekten bahsetmesinler. Onlar olsa olsa mahalle arasında çelik çomak oynayabilirler. Manager hakem için olmazsa olmazdır. Manager turnuva süresince hakemin beynidir. Beyinsiz kalan veya beyni çalışamaz hale gelen hakem deliye döner. Managerinden uzaklaşarak turnuvalarda masalar arasında gezinen hakemin eli ayağına dolaşır. Günümüzde Managersiz hakem bir hiçtir. Managerle bile yerliyi yersizi birbirinden ayıramayan hakem yine bir hiçtir. Bu yorumun üstündeki yorumu yapan değerli, tecrübeli, duayen satranççı Ateş Bey Managerlere rağmen il birincilerinin doğru olarak seçilemeyeceğini, adaletsizlikler olacağını söylüyorsa vah o hakemlere, vah o hakemleri hakem yapanlara !
Ara
Cevapla
#6
Kupa yönergesini yorumlamaya devam ediyoruz.

Madde 2.3.5. İl birinciliğine katılmayan 150 TL ödeyerek kupaya katılabilirmiş. Yanlış kural.
Bu madde 2.1 ile çelişmektedir. Hem kupadan önce antrenman yaparak kupaya gel diyorsun ve hem de başka illerde daha fazla antrenman yaparsan kupaya katılamazsın diyorsun. İl birinciliğine katılan sıfır ratingli bir satrançıyı dahi kupaya kabul ettiğine göre; il birincilikleri birinci gelen haricinde bir seçme turnuvası değildir. Kupaya katılabilmek için bir seçme turnuvası olmayan il birinciliğine katılmayı niçin şart koşarsın ? Bu madde satranççıyı açık bir şekilde cezalandırmaktadır.
 
Ama başka bir açıdan baktığımda anlamaya çalışıyorum kuralını. Birkaç il dışındaki diğer illerde elle tutulur, gözle görülür turnuva yapılamadığı için, hiç olmazsa il birinciliklerine katılım olsun istiyorsun, öyle mi ? Hem saygı duyuyorum bu düşüncene ve hem saygı duymuyorum il temsilciliği uygulamana. Satrançtan anlamayan, tembel il temsilcilerinin oy potansiyeli olarak görülmesi kurumun varoluş gerekçelerine müthiş bir tezattır. Birçok il temsilcisinin düzenledikleri turnuvalar satranç turnuvası olmaktan çok uzaktır. Koltuklarını koruma turnuvasıdır.
 
Madde 2.3.6. Satranççı hangi ilden katıldığını beyan edecekmiş. Yanlış kural.
Belge istemek yok mu ? Sözlü beyanı kabul ediyor musunuz ?
Ara
Cevapla
#7
Önce bu konulara kafa yoran çok az kişi olduğuna göre serinkanlı olalım!Gereksiz ifadelerden kaçınalım!Bu konulara kafa yoranlar birbirine saygı göstermezse bir arpa boyu yol gidemeyiz.Bizi yönetenlerin eksikliklerini de düzeltmemiz mümkün olmaz.Madde 2.3.5 mutlaka madde 2.1 ile çelişiyor.Bu da yönergeleri kimsenin dikkatli okumadığını gösterir.Bizim tartıştığımız konunun eşlendirme programı Manager ile bağlantısı yoktur.İl Birinciliğindeki eşlendirmenin doğruluğunu araştırmıyoruz.Türkiye Kupasının seçilmiş sporcuların katılabildiği bir yarışma olup olmadığını araştırıyoruz.150 TL ödeyen katılabildiğine göre Tükiye Kupası bir açık turnuvadır.Yarışma "açık turnuva"ise yarışma öncesinde yapılacak seçme ve kısıtlamaların anlamı kalmaz.Ancak İl Birincisi olanlara ekstra hak sağlanıyorsa bu hakkın kazanılmasında bir kısıtlama yapılabilir.Örneğin "birden fazla il birinciliğinde oynayanlar il birincisinin kazanacağı haklardan yararlanamaz!"Şu halde benim "İl birinciliklerinde adaletsizlik olma ihtimali vardır"gibi bir düşüncem olmadı.İl Birinciliklerinde bir hak kazanılması söz konusu ise bu hakkı kazanmak isteyenler arasında haksız rekabet olması engellenmeli ve sistemin zayıf noktalarından yararlanarak üstünlük sağlamak isteyenlere izin verilmemelidir.Kolayca anlaşılır olması için otobüs bileti örneğini verdim.Kimi zaman İl Birincisine ücretsiz konaklama hakkı sağlanmıştır!Yine böyle bir hak kazanılıyorsa bir sporcunun birden fazla ilde oynayabilmesi ona haksız üstünlük sağlayabilir.Ben serinkanlı ve anlaşılır bir üslup kullanmaya çalışıyorum.Konunun Manager ile ilişkilendirilmesini hiç anlayamıyorum.
Ateş Ülker
Ara
Cevapla
#8
Uygulama yönergesinin 8.f. maddesi başka illerden gelen satranççıların yabancı şehirde girdiği turnuvada 1. olsa bile o yabancı şehrin birincisi sayılmayacağını ve TSF olanaklarından faydalanamayacağını anlatmaktadır… diyecektim ama örnek vermezsem yeterince anlaşılamaz sanıyorum. İstanbul’da ikamet eden bir satranççı Kocaeli’deki il birinciliği turnuvasına katılıp 1. olursa yönergelere göre Kocaeli’nin birincisi sayılmaz. Turnuvada 2. olan Kocaeli ikametli satranççı Kocaeli’nin 1. si olup kupada TSF’nin olanaklarından faydalanır. Kazık gibi duran 8.f maddesine rağmen, TSF olanaklarından faydalanmaya hak kazanan satranççı belirlenemiyorsa hakemler Manageri kullanamıyor demektir. Ateş Beyin söylediği sözlerin anafikrine göre ; en azından bazı hakemler Manageri kullanamıyor demektir. İstanbullu ve Kocaelili satranççıyı birbirinden ayıramıyorsa hakemin hakemlik yapma yetisi yok demektir.
 
Niye bunları yazdım ki ben ? Kendimi anlayamıyorum ya !
 
Mecburmuyum ya, anlatmaya !
Yönerge maddesi orada işte !
Niyet olmazsa anlamaya,
Bir hinlik vardır bu işte !
Ara
Cevapla
#9
Kaldığımız yerden devam.

2.6.1. Kayıt kontrol süresinden sonra gelen bir GM listenin sonuna eklenerek 1.tur eşlendirmesine dahil edilirmiş. Yanlış kural.
Kayıt kontrol saat 12.00 de bitiyor, eşlendirme ilanı 15.00 de. 1.tur ise 16.30 da başlıyor. Mesela ; 12.30 da gelen bir GM yı listenin sonuna ekliyorlar. Tembel hakem “Beni 12.00 den sonra rahatsız etme” diyor. Doğru ve hakça bir eşlendirme için tura 5 dakika kala bile bir satranççı gelse onu listede ait olduğu doğru sıraya koymalısın.

Kayıt kontrolun amacı nedir ? Turnuvaya kimlerin gelip gelmediğini ve dolayısıyla gelenleri tespit ederek doğru bir eşlendirme yapabilmek. Hem doğru eşlendirme yapabilmek için kayıt kontrol denen nesneyi faaliyete geçiriyorsun ve hem de sonradan gelen GM yi listenin sonuna ekleyerek hatalı eşlendirme yapıyorsun. Ne yaptığının, kendi kendine çeliştiğinin farkında mısın ?
 
3.1.1. Tur sayısını ve eşlendirme sistemini değiştirmeye başhakem yetkiliymiş. Yanlış kural.
Başhakemin keyfine bırakılmamalı. Organizatör olaya hakimse yönerge maddelerinde hangi hallerde değişiklik yapılacağını önceden ilan edebilmelidir.
Ara
Cevapla
#10
Kayıt kontrol süresinden sonra gelen kim olursa olsun eklenmez.Eklenmemelidir.Bunu yapmanın çok sakıncalı olduğunu Geçmişde defalarca gördük.Ne yazık ki Federasyon yönetimi,Geçmişde yabancı ustalara kolaylık sağlamayı alışkanlık haline getirdi.Böyle sıradışı uygulamalar da bu alışkanlıktan kaynaklandı."Bir yerliye de ayrıcalık yapılsın"desek yapmazlar!!
Tur sayısı ve eşlendirme sistemi ancak teknik toplantıda gerekçeleri gösterilerek değiştirilebilir!Değişiklik yetkisini tamamen Başhakeme bırakmak sakıncalıdır.Başhakemin sorumluluğunu da arttırmaktadır.Ancak ihtiyaç halinde Teknik toplantıda değişiklik yapılabilir.Bu değişikliğin de mutlaka oyun kurallarına dayanması gerekir.Örneğin İsviçre yöntemi yarışmada tur sayısı ile sporcu sayısı arasında bir ilişki vardır.Buna dikkat etmediğiniz zaman haksızlıklar ve sürprizler olur!
8 f maddesini yazanların çok dikkatli olduklarını düşünmüyorum.Bu maddede oturduğu ilden başka bir ilde oynayarak hak kazanmanın yolu kapatılmış görünmektedir.Ama bu konu çetrefillidir.Sporcu İstanbul Birinciliğinde oynadıktan sonra görev icabı Kocaeli'ne taşınabilir.Aynı zamanda muhtarlık kaydını da Kocaeli'ne götürür.50 yıl İstanbul'da yaşadığı bilinen ve son İstanbul Birinciliğine katılmadığını öne süren bir başka sporcu,birkaç gün önce muhtarlık kaydını Kocaeli'ne almışsa ve Kocaeli İl Birinciliğine katılmak istiyorsa hakemler nasıl karar alacaklar?Manager'e danışsalar olur mu?
Ateş Ülker
Ara
Cevapla
#11
İstanbul’da oturan zaten otura kalıyor. İstanbul’daki yeni ve hızlı gelişen 2000-2100 lük satranççı ikametini Kocaeli’ne geçici de olsa alırsa, TSF mevzuatı buna izin verirse ve orada 1. olursa hay haay. Ayrıcalıklı olarak kupaya katılması hakkıdır. İstanbul’da oturmaya devam etseydi 2200, 2300 lüklerin arasından sıyrılıp yıllarca ayrıcalıklı olarak kupaya katılamayacaktı. Neden mi ? Koskoca 15 milyonluk bir şehirden 1 kişi ücret ayrıcalıklı olarak kupaya katılıyor da ondan. Öte tarafta 150 binlik bir şehirden de 1 kişi ayrıcalıklı olarak kupaya katılıyor. Sonuç olarak, kısa süreliğine yer değiştirmeler olsa da 81 vilayetten sadece 81 ayrıcalıklı satranççı kupaya katılma hakkı elde ediyor. Bunun 82.si yok. Daha güçlü, daha daha güçlü satranççıların zirve turnuvada yer alması o turnuvayı prestijli, katılan satranççıları da turnuva sonunda daha tecrübeli yapar. Kupaya ayrıcalıklı olarak gidemeyen geride kalan şehirlileri de daha çalışkan yapar.
 
İstanbul’dan niye 1 kişi ? nin cevabı ise bambaşka bir konu. Söyletmeyin beni şimdi !
Ara
Cevapla
#12
Devam edelim.
 
Madde 3.1.2. Olağanüstü durumlarda yönerge değişikliği için başhakem teknik kuruldan onay alacakmış. Yanlış kural.
Aynı zamanda muğlak kural. Olağanüstü durum nedir ? Belirsiz. Teknik kurul nedir, kimdir ? Onay makamı TSF Teknik Kurulu olamaz. Turnuva teknik kurulu da olamaz. Olağanüstü durumlardan bazıları : Deprem, yangın, terör, turnuva salonunun atmosferik şartlardan dolayı yarışma yapılamaz hale gelmesi, vb., vb. Bu durumlar oluştuğunda teknik kurulun esamesi okunmamalıdır. Tek ve tam yetkili ve sorumlu turnuva organizatörü olmalıdır.

Teknik kurul satrançtan anlayan herkesçe oluşturulabilir ama sadece hakemlerden oluşmamalıdır. Maalesef bizim memlekette TSF’nin teknik kuruldan anladığı sadece hakemlerdir. Çünkü TSF üst yönetimi satranç bilmedikleri için satranç bilen olarak sadece hakemleri tanımaktadır. Çünkü yuvarlak masa toplantılarında hakemler teknik konular hakkında konuşmaya başladıklarında üst yönetim bu konularda cahil olduklarından ağızları açık dinlemekte ve herhangi bir görüş öne süremeden her söyleneni kabullenmek zorunda kalmaktadırlar.

Sadece hakemlerden oluşan teknik kurul olağanüstü hallerde çaresiz kalır. Olaylar karşısında bakış açıları at gözlüğü gibidir, çünkü bildiklerini sandıkları tek şey satranç oynatma kurallarıdır. Olağanüstü hallerde olaylara çok yönlü bakabilme ve iletişim kurabilme yetkinliğine sahip kişiler, yani organizatör tek yetkili olarak onay makamı olmalıdır.
Ara
Cevapla
#13
Madde 3.4. Yönergede yazılan Laws of Chess 6.7.1. maddesinin yazımı ve uygulanışı doğru değildir. Yanlış kural.
TSF’nin FIDE’nin hazırladığı kuralları yanlış tercüme etmesinden dolayı yönerge hazırlayıcılar yanlışa saplanıp kalmaktadırlar.
 
FIDE’nin cümlesi şöyledir : The regulations of an event shall specify a default time in advance. If the default time is not specified, then it is zero.
 
TSF’nin tercümesi ise şöyledir : Yarışma yönergesiyle, önceden, bir hükmen yenik sayılma süresi belirlenir. Yenik sayılma süresinin belirlenmediği durumlarda bu süre sıfırdır.
 
TSF’nin tercümesi yanlıştır ve hakem yanlısıdır. Satranççının satranç oynama hakkını düşünmeden yanlış ve yanlı bir şekilde tercüme edilmiştir. Buradaki “shall” yükümlülük, zorunluluk belirtmektedir. “Default” kelimesinin tercümesi de yanlıştır. Default kelimesi orijinal İngilizce kuralda fiil yani yüklem olarak değil nesne yani obje olarak yer almaktadır. “a default time” teknik bir terimdir. Türkçeye çevirisi hükmen yenik sayılma olarak yapılamaz. İngilizce eş anlamlısı “absence” dır. Diğer eş anlamlıları “nonattendance, nonappearance” dır. Türkçe karşılığı gelmeme, hazır bulunmayış, yer almama, gıyap vb.dir. Hani hukukta ve güncel konuşmalarda bir terim vardır. Gıyap. Gıyabında karar verildi denir, hani. Neyse uzatmayalım.

Tercüme şöyle olmalıydı : Yarışma yönergesi önceden bir gelmeme süresi (yani hazır bulunmama süresi) belirtmek yükümlülüğündedir, zorundadır. Gelmeme (yani hazır bulunmama) süresi belirlenmezse bu süre sıfırdır.

Burada kural ilk önce “süre belirle” diyor. Sürenin belirlenmesini yükümlülük olarak ve neredeyse zorunluluk olarak belirtiyor. Süre belirlenemiyorsa bu sıfırdır diye ilave ediyor.
 
Yönerge hazırlayıcı yanlış tercümeden hareketle yanlış kural oluşturmuştur. Kuralın yanlış tercümesi geç kalan satranççıya hemen sıfır ver diye hakemi yönlendirmekte ve zorlamaktadır.

Varsayalım ki, default time 0 dakika veya 15 dakika olsun. Orijinal kurala göre satranççı 1. dakikada veya 16. dakikada masasına geldiğinde hükmen yenik sayılmaz. Buna hakem karar verir. Ya oyuncunun mazeretini kabul ederek satranç oynamasına izin verir veya mazereti geçersiz sayarak hükmen yenilgiye karar verir. Yani, oyuncunun geç kalması gerçekleştiğinde hükmen yenik sayılma hemen kesinleşmez. Ama TSF’nin yanlış tercüme kuralı hakeme adeta emir vermektedir : “Derhal hükmen yenik say.” Kolaycı hakem de yanlış emri derhal yerine getirir.

Orijinal kuralda “hükmen yenik sayılma” kavramı yoktur. Onun yerine “default time” denilmektedir. Yenmenin ve yenilmenin nasıl olacağı orijinal kuralın devamında yazmaktadır.
Ara
Cevapla
#14
Reklam arası.

1.turun başındayız. 8-10 yaşlarında bir çocuk ağlayarak annesinin yanına gelir. N’oldu evladım, niye ağlıyorsun ?” “Anne, rakibim çok zayıftı, çok kolayca yenerdim ama hakem geç kaldığım için beni yenik sayarak salondan dışarı çıkardı. Gidelim artık burdan, satranç oynamak istemiyorum.”
Anne koşarak oyun salonuna girer, ilk önüne çıkan hakeme der, “oğlumu niçin yenik saydınız ?
Hakem anneyi hakem odasına çeker, “geç kalanları dışarı gönderiyoruz birer birer, geç kalmasaydınız”.
“Ama” der anne, “oğlumun elosu 1400 rakibinin ukd si 1000 imiş, bu haksızlık.
Hakem tekrarlar “geç kalmasaydınız”.
Anne şaşkın, “Kalabalık arasından yol bulup içeri giremedik ki”. N'olmuş yani bir-iki dakka sonra salona girdiysek !".
Hakem tekrarlar, “kural böyle hanımefendi, geç kalmasaydınız”.
Anne pür stres, “ne diyorsun sen, geç kalmasaydınız diyerek, geç kalmadık ki, bir-iki dakka sonra içeri girmek nasıl olurda geç kalmak sayılır”.
Hakem tekrarlar, kural böyle hanımefendi, ben n’apıyım, geç kalmasaydınız”.


Tur başlayalı henüz birkaç dakika olmuştur.
Masaya satranççılardan biri henüz gelmemiştir. Hakem masaya yanaşarak masada oturan satranççının notasyonunu imzalamasını ister. Satranççı, "Hakem bey rakibim benden çok kuvvetli zaten. Yenme gibi bir iddiam yok. Gelirse sadece öğrenme amaçlı satranç oynamak isterim. Biraz daha bekleyemez miyiz ?"
Hakem “olmaz” der, “tur başladı, sıfır dakika kuralına göre süre doldu, lütfen notasyonunuzu imzalayınız.”
Satranççı naçar notasyonu imzalar. Hakem masadan tam ayrılacakken diğer satranççı nefes nefese masaya gelir.
“Hakem bey başım ağrıyordu. En yakın eczaneden bir ağrı kesici almak için dışardaydım. Eczane uzaktaymış. Dönerken de trafik yoğunluğuna yakalandım. İşte bakın eczane fişi de burada.”
Hakem “geç kalmasaydınız, oyun bitmiştir, lütfen salondan dışarı çıkarmısınız.”
İki satranççı çaresiz, salondan dışarı çıkarlar sessiz sessiz.
Ara
Cevapla
#15
Devam...

Madde 3.5. Yönergede yazılan kural aynen şöyle : Madde 9.1.1 uyarınca, Beraberlik teklifi ile ilgili hamle sınırlaması getirilmemiştir.


Yönergeyi hazırlayanlar kara cahil imişler. Yönergenin 3.5.maddesini bu şekilde yazmalarının başka izahı yoktur. Yok, yok yönerge maddesinde 9.1.1 yazılmasından bahsetmiyorum. 9.1.2 yerine 9.1.1 no.lu anlaşmalı beraberliği engelleyen kuralı yazmaları o kadar önemli değil, basit bir yazım ve kontrol etmeme hatasıdır. Başka önemli bir husustan bahsediyorum.

-Bir kere, Laws of Chess’de “anlaşmalı beraberlik için hamle sınırlaması getirilmemiştir” şeklinde hiçbir madde yoktur. TSF’nin uydurmasıdır bu. TSF oyunculara “masaya oturmadan önce anlaşın, hiçbir hamle yapmadan berabere yapabilirsiniz” diyerek onlara izin vermektedir.
-Diğer tarafta, Laws of Chess’in “Her iki oyuncunun da birer hamle yapmış olması koşuluyla iki taraf oyun sırasında aralarında anlaşırlarsa oyun berabere biter. Oyun derhal sona erer.” şeklinde 5.2.3. maddesi vardır. Yönerge hazırlayıcılar (yani TSF’nin hakemleri (aynı zamanda satranç bilmeyen tescilli antrenörleri)) anlaşmalı beraberliği tarif eden 5.2.3. orijinal maddesini yönergeye yazamayacak kadar kara cahildirler. Satranç bilmedikleri için de 9.1.2 yi yanlış yorumlamaktadırlar.
 
Yönergenin 3.5.maddesi Laws of Chess’in 5.2.3., 9.1.1., 9.1.2 maddelerine aykırıdır, bu maddelerle alakasızdır demiyorum. Yönergenin 3.5.maddesi satranç sporuna aykırıdır. Bu maddeyi yazanlar şikeye önayak oldukları için cezalandırılmalıdırlar.
Ara
Cevapla
#16
Madde 4.2. Turnuvadan çıkarılan sporcular ile başhakemin aksi yönde kararı olmadıkça son turda hükmen kaybeden sporcular hiçbir hak ve ödül alamazlar. Yanlış kural.
 
Turnuvadan çıkarılan ile tura geç kalan aynı kefeye konmaktadır. Bazı yerlerde ve zamanlarda, bazı ehliyetsizlerin elinde bu kural haksız uygulamalara sebep olabilir.

Öncelikle iki kavram birbirinden ayrılarak iki ayrı madde haline getirilmelidir. Turnuvadan çıkarılma kavramı net ve tam olarak ispat edilmiş suç niteliği veya satranç turnuvası kurallarına aşırı derecede uymazlık niteliği taşırken geç kalma kavramı çoğunlukla masumdur. Son turda bir veya birkaç kendini bilmezin son tura gelmeme eylemini genelleyerek birçok durumda masum çoğunluğu cezalandırmayla sonuçlanabilecek kural oluşturmak doğru değildir.
 
“Ben oraya yazdım, başhakemin aksi yönde kararı olmadıkça dedim, suçluyla suçsuzu başhakem zaten ayırır” diyerek kuralın masumiyeti öne sürülemez. Bu konu bazı ehliyetsiz hakemlerin subjektif düşüncelerine dayalı inisiyatifine bırakılamaz. Hakemlere doğruyla eğriyi ayırt etme yetisi kazandırılmalıdır ki, hakem robot gibi hareket edip olayları yüzeysel bir şekilde algılamasın. Hakem öyle bir tecrübe kazanmalı ki veya öyle tecrübelilerden seçilmeli ki ; mesela futboldaki gibi topa gireceğim diyerek kasıtlı  olarak rakibin yere düşürülmesi ile sadece topa girilmesiyle rakibin yere düşmesi arasındaki farkı görebilsin.

Günümüzde hakemlerin çoğunluğu henüz yeterli ehliyete sahip olmadıklarından yönergenin bu kuralı suistimal edilebilir.
Ara
Cevapla
#17
Madde 6.1. İtirazlar başhakeme turun bitiminden itibaren 15 dakika içinde yapılmalıymış. Yanlış kural.
Başhakemin yanlış kararı için kime yazılıp itiraz edilecek ? Turnuva sırasında oluşan itirazları hakemler, hakemler işin içinden çıkamazlarsa başhakem değerlendirip sonuçlandırmalıdır. Başhakemin kararına da itiraz ediliyorsa artık bu itiraz başvurusu Turnuva İtiraz Kuruluna yapılmalıdır.
Başhakeme verilen başvuruların herhangi bir şekilde İtiraz Kuruluna gidememesi ihtimali veya başhakemin inisiyatifiyle oyuncunun veya oyuncu velisinin düşünce ve davranışının manipüle edilmesi yoluyla itiraz başvurusunun değiştirilerek İtiraz Kuruluna ulaştırılması ihtimali her zaman ve her yerde olabilir.
Bir kurul varsa, adı İtiraz Kurulu ise turnuva kapsamındaki her itiraz bu kurula doğrudan ve aracısız olarak iletilmelidir. Aracıyla uğraşmaya ve vakit kaybetmeye gerek yoktur.
 
Maddeyle ilgili diğer bir yanlış itirazın turun bitiminden itibaren 15 dakika içinde yapılacak olmasıdır. Turun çok çekişmeli geçen son maçı bittiğinde tur da bitmiş olur. Ama son maçın oyuncuları herhangi bir şeye itiraz edebilirler. Bu itiraza başhakem mi bakacak, İtiraz Kurulu mu? Başhakem itirazı değerlendirmeye başlarsa 15 dakika kısa sürede biter ve satranççı İtiraz Kuruluna itiraz hakkını kaybedebilir. Başhakem itirazı değerlendirdikten sonra satranççı yine de itirazını sürdürüyorsa art niyetli veya katı kuralcı veya at gözlüğü ile değerlendirme yapan başhakem “ben kararımı verdim, zaten itiraz süren doldu, artık itiraz edemezsin” diyebilir. Bu ihtimal hiç olmaz mı, geçmişte hiç olmamış mıdır ?

15 dakika olan itiraz süresi itiraz başvurusunu yazmaya bile yetmez. En az 30 dakika olmalıdır.
  
 
Madde 6.2. İtiraz Kurulu Prosedürünce seçilen İtiraz Kurulu itirazları değerlendirirmiş. Yanlış kural.
İtiraz Kurulu Prosedürü miadını doldurmuştur. 2005 tarihli prosedür revize edilerek güncellenmelidir. Prosedüre göre 5 üyenin 2 sini TSF Teknik Kurulu (yani hakemler) atarmış. Üstelik bu atananlardan biri de İtiraz Kurulu başkanı olarak atanırmış. Atama yanlıştır. Atamayı satranç bilmeyenler mi yapacak ? Hakemlerin yanlış kararlarını yine hakemler düzeltemez.

Hem atama ve hem seçim garip bir çelişki değil mi ? Eğer seçilenlere güveniyorsan niçin atama yaparsın ? Seçilenlere güvenmiyorsan niçin seçtirirsin ?
 
Tüm asil ve yedek üyeler turnuva kapsamındaki ehliyetli kişiler arasından tüm turnuvaya katılanlarca açık oylama ile seçilmelidir.
Ara
Cevapla
#18
Madde 7.6. İl birincilikleri en az 20 kişi ile yapılmazsa il birincileri TSF olanaklarından faydalanamazmış. Yanlış kural.
 
İl temsilcilerinin eksiğini, hatasını, tembelliğini haksız olarak niçin birinci gelecek olan satranççının omuzlarına yükleyerek onu peşin peşin cezalandırırsın. Tüm söylediklerinle, tüm yazıp çizdiklerinle çelişmektedir bu madde. Kendi kendinle çelişmektesin, farkında değil misin ? Hem satranççı yetiştirmek iddiasındasın ve hem Anadolunun bir şehrindeki başarılı bir satranççıyı itmektesin.
 
İl birinciliği 3 satranççı ile bile yapılır. Yeter ki sen satrancı ve satranççıyı sev. Sen Türkiye Kadın Emektarlar Turnuvasını 3 kişiyle yaparken kural mural tanımıyor ve utanmıyorsun da, kalkıp bir ildeki başarılı bir satranççıyı cezalandırmaya yelteniyorsun. Utan bre, utan !
 
3 kişilik turnuva (nasıl bir turnuvaysa!) ile uluslararası alanda Türkiye’yi temsil edecek kişiyi seçiyorsun (nasıl bir seçimse!) ama Anadolu insanının hakkı olan TSF imkanlarından faydalanmasını engelliyorsun. Düpedüz ayrımcılık ve kayırmacılık. Hakmı bu ! Adalet mi bu ! Satranç bu mu !
 
Satranç sizin neyinize, yeter ki girsin bir şeyler cebinize !
Ara
Cevapla
#19

!!
Ara
Cevapla
#20
Son Madde. Emektarlar Turnuvasında ilk üçe giren emektarlara kupada konaklama indirimi yapılırmış, bu indirim Uygulama Yönergesinde açıklanmaktaymış. Yanlış kural.
 
Aynı zamanda yalan. TSF yönergeler kapsamında emektarları kandırmaktadır.
Uygulama Yönergesinde emektarlara konaklama indirimi ile ilgili herhangi bir açıklama yoktur.
Emektarlara Emektarlar Turnuvalarında bile para ödülü vermeyen TSF’nin onlara kupa konaklamasında parasal indirim yapma düşüncesi zaten varoluşlarını inkâr etmek olurdu.
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi