Ordu Uluslararası Satranç Turnuvası Rezaleti
#1
Son yıllarda gördüğüm en kötü turnuva Ordu Uluslararası satranç turnuvasıydı.

Ordu Belediyesi TSF'yi de kullanarak dağın tepesindeki Radisson Blu oteli ihya etmek için bu turnuvayı düzenlemiş.

Tabii her zamanki gibi, başta gürcü olmak üzere, yabancı ustalara para kazandırma turnuvası olarak yapılan bir turnuva.

Turnuvada sporcular resmen ikinci değil onuncu sınıf vatandaş muamelesine tabi tutuldular. 
Organizasyon, bir içme suyunu bile çok gördü sporculardan. Bir sebil koymayı bile akıl etmediler, daha doğrusu herhalde gerek görmediler ki, sporcular otelden para ile su alsın, otel kalkınsın.

Rezalet ötesi bir turnuva için, Ordu belediye başkan yardımcısı bir de açılış konuşmasında "Türkiyenin En İyi Turnuvası" demez mi?
Küstahlığın ve değersizliğin bu kadarına pes!

Artık bu uluslararası turnuva ayaklarıyla yabancı sporculara para kazandırma devri sona ersin!
Bazı otelleri ihya etme devri sona ersin.

Artık TSF ticari bir kuruluş gibi, yaş grupları, Türkiye kupası ve başka bazı turnuvalarda otel odası satmayı bıraksın.
Bir SPOR KURULUŞU olduğunu anımsasın.
Ara
Cevapla
#2

Bu yazının sebebi sadece su değildir umarım? Daha fazla detay yazabilir misiniz?
Ara
Cevapla
#3
A grubunda oynamış olan 51 sporcunun 30 u yabancıdır.Yarışmaya 30 yabancı 21 yerli katılmıştır.Bu kompozisyonun yerlilere sağlayacağı yarar çok azdır.Bunu herkes biliyor.Bu kompozisyonun değişmeyeceğini de biliyoruz.Şu halde burada bizim eleştirmemiz gereken yerli sporcularımızdır.Yerliler mevcut düzenlemelerden memnun değilse bundan böyle açık turnuvalara katılmamaları gerekir.Bırakın! Yerel yöneticiler istedikleri yarışmayı yabancı ustalarla düzenlesinler!
Su konusu ile başka ayrıntılarla uğraşmanın hiçbir yararı yoktur.
Ateş Ülker
Ara
Cevapla
#4
Ateş Abi ELO açısından bakarsak yabancı sporcunun fazla olması daha iyi değil mi? Oyuncularımızın yabancı oyuncularla daha fazla oynama şansı olmuyor mu böylelikle. Listeye baktım 21 oyuncumuz toplam 269 ELO kazanmış. Yabancı oyuncular ise 38.
Ara
Cevapla
#5
Elonun yükselmesi açısından bakmanız bireysel başarı var olduğu takdirde bir anlam taşıyabilir.Öncelikle yapılan harcama ve karşılığında Türk Satrancı lehine sağlanan verim açısından değerlendirmek gerekiyor.Sıralamada ilk 30 sporcu arasında sadece 5 yerli sporcu var.Bu kompozisyonun sağladığı yarar sınırlıdır.Çünkü yapılan harcamanın çoğu yabancılar lehine yapılmaktadır.Yerlilerin bu kompozisyon içinde ustalık ve deneyim yönünden sağladıkları kazanç sınırlı kalmaktadır.İlk 30 içinde bulunan beş sporcumuzun yabancı ustalarla kaç oyun oynadığı önemli bir kriterdir.Şimdi bakalım: Kıvanç Haznedaroğlu 9 maçın hepsini yabancılarla oynamış.Bu Büyükustamız açısından olumlu bir kriter sayılır.Deniz Özen 9 maçın 4 ünü yabancılarla oynamıştır.Enes Tanrıverdi 9 maçın 6 sını yabancılarla oynamıştır.Doğan Nazmi Can 9 maçın 5 ini,Kamer Kayra 9 maçın 4 ünü yabancılarla oynamıştır.Eğer yerlilerin kendi aralarında oynamaları yarar sağlıyorsa uluslararası turnuva yapmaya gerek yoktur.Öte yandan benim uzun zamandır anlatmaya çalıştığım konu, bu açık turnuvalarda yerli sporcuların çoğunlukla 9 maçın ancak ikisinde veya üçünde yabancı usta ile karşılaşabildiği gerçeğidir.Yine bu turnuvada ilk 30 içindeki beş sporcunun 4 veya 5 maçı yabancılarla oynamış olması kendileri için yararlı olmuştur.Ancak gönül ister ki bu 9 maçın dördünü yabancılarla oynayan yerli sayısı beş sporcu değil çok daha fazla olsun!Eğer siz de merkezi ve yerel yöneticiler gibi sürekli Piramidin tepesine bakarsınız bu gerçekleri hiçbir zaman görmezsiniz!Piramidin bütününe bakalım!Piramidin ortası sorunlu ise Piramidin tepesindeki güzellikler kalıcı olmaz!Bu sorunların düzelmesi için Satranç ile ilgili olan herkesin kişisel hesapları bir kenara bırakıp "Türk Satrancı için en iyisini nasıl yapabiliriz?"sorusuna yanıt araması gereklidir.Bu sorunları bugün tartışalım!Sadece içme suyunun fiyatını tartışmak bize kazanç sağlamaz!
Ateş Ülker
Ara
Cevapla
#6
Ateş Bey'in görüşlerine tamamen katılıyorum.

Ancak gözden kaçtığını 'düşün-düğüm' bir nokta var ki işler burada düğümlenmekte sanki...
Yılllar öncesinin piramiti ile bugünkü piramidin hacmi hem nitelik hem de nicel açılardan farklılıklar içermektedir.

Şöyle ki;

Piramidin altı geçmişte orta ve üst tabakaya nitelikli ve büyük oranda kalıcı kitleler göndermekteydi.
Bu durum şimdilerde pek kalmadı gibi...
Sebepleri çok!

İletişim ve teknoloji SOMUT SATRANCI örseledi.
Yerini SANAL SATRANÇ KEYFİ aldı.

Ne amatör satranç hevesi kendisini koruyabildi ne de profesyonel anlayış gelişti.
Bence 'gelişmeler' kültürel yozlaşmadan bağımsız değil!
Olumsuz etkilenmeler çok açık!
Bunu bütün sportif ögelerde görebilirsiniz.
Oyuncu kalitesinden,hakem uygulamaları ve eğitimci profiline kadar...

Geçmişin piramit ortası, keyfi SOMUT SATRANÇTA ve turnuvalarında buluyordu. Hatta ödülsüz turnuvalarda bile...
Şimdi cep telefonlarında ve diğer teknolojik aletlerde 'turnuva keyfi' yaşanmaktadır.
Turnuvalar için gezen kitle hep aynı.
Kalış- konaklama ve diğer ihtiyaçlar ise devrin fırsatçılığına adapte olmuş durumda.
Paranız erimekte...

'Ne turnuvası Allahaşkına?'
 Eskiden ödül mü arardık?
Turnuva olsun yeterdi.

Şimdi keyifler başka.
Siz bedava konaklama ve ilk 50 kişiye makul ödül ayırsanız bile insanların şu anda keyif aldığı satranç ortamlarının cazibesinin önüne geçemezsiniz.

Selam ve saygılarımla.
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#7

Halil Bey'in görüşlerine ve tesbitlerine katılıyorum.

Ancak bahsettiği kazanç kapısı sadece TSF değil diğer federasyonlarda da yakın ve tamamen başka şekillerde de uygulama alanındadır. Ülkede geçerli ve sahip çıkılan bir SPOR POLİTİKASI ve ona ayrılan bir alt yapı-bütçe olmadığı için birçok federasyon KENDİ PARANI KENDİN BUL formülüne göre uygulamalar yapmaktadır.
Bunu TSF yi savunma amaçlı söylemiyorum.Benim başka çözümlerim var.
Ancak bu şartlarda bu kumaştan çıkan ürün budur!
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi