Disiplin Kurulu şeffaflıktan korkmaktadır
#1
Dikkat : Aşağıda karmaşık ve uzun cümleler vardır. Hoşlanmayan okumasın. Kafası bulanabilir.
 
Son Disiplin Kurulu kararı TSF sitesinde yayımlanmış. 6 kişi hakkında 3’er ay, 6’şar ay hak mahrumiyeti cezası verilmiş.
Disiplin Kuruluna göre 6 kişi de aynı suçu işlemişler : Türkiye Satranç Federasyonu talimatlarına kasten aykırı harekette bulunmak.

Kararı alanlar aşağıdakilerden, kurulu oluşturan en az 3, en fazla 5 kişi olabilir.
Halil Vehbi Başaran, Onur Özdiker, Helin Beştaş, Mehmet Lütfü Özel, Celalettin Özcan, Nazan Kaya, Tutku Dinçer, Güneş Çelik, Huriye Çağlayan, Ömer Kahraman.
Bu kişiler hakim mi ? Konulara hakim mi ? Kararları muhkem mi ? Dert ortadan kaldıran hekim mi ? Kararlar satranç adına hüküm mü ? Suçlananlar gerçek mahkum mu ?

Bu kararın mercek altına alınarak incelenmesi gerekir.
O halde, başlayalım öyleyse.
 
Karardaki sözcüklerin anlamları Türk Dil Kurumu sözlüğü esas alınarak aşağıda belirtilmiştir :
Türkiye : Türkiye Cumhuriyeti’nin yer aldığı ülke
Satranç : İki kişi arasında altmış dört kareli bir tahta üzerinde değerleri ve adları değişik siyah ve beyaz on altışar taşla oynanan bir oyun. Türk cambazlarının becerilerinden biri. İç uyaklı ve çoğu on altı beyitli bir çeşit destan.
Federasyon : Aynı alandaki çeşitli kuruluşları bir arada toplayan dayanışma birliği
Türkiye Satranç Federasyonu : TDK sözlüğünde bulunmamaktadır. Benim yorumum şöyledir. Örneğin ; Futbol Federasyonu sözcüğünün TDK sözlüğünde yeri olmasına rağmen Satranç Federasyonu sözcüğünün olmaması gayet normaldir.
Talimat : Herhangi bir konuda tutulacak yol için üst makamlardan alt makamlara belli bir esasa dayanarak verilen buyruk
Kasten : Bile bile, isteyerek, zihinde tasarlayarak, taammüden
Aykırı : Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, muhalif
Harekette bulunmak : TDK sözlüğünde bulunmamaktadır. Buna karşılık eylemde bulunmak, faaliyette bulunmak, girişimde bulunmak, vb. gibi deyimler TDK sözlüğünde vardır.
Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi. Vücudu oynatma, kıpırdatma. Davranış, tutum. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılan ilerlemeler. Coğrafya dalında ; deprem. Felsefe dalında ; devinim. Spor dalında ; kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi.

Evet, sözlükteki anlamların durumu böyleymiş.
Türkiye Satranç Federasyonu sözcük grubu Türkiye şartlarına uygundur ama Türk Dil Kurumu sözlüğüne girmeye layık görülmemiştir. Sözlükteki diğer anlamlarından olan ‘cambaz becerilerinden biri’ yani cambaz oyunu bugünkü şartlarda, TSF penceresinden bakıldığında, satranç sözcüğünün eş anlamlısı olarak kabul edilebilir. Buna göre, Türkiye Satranç Federasyonu yerine eş anlamlısı olarak Türkiye Cambazlar Federasyonu sözcük grubunu öneriyorum.

Harekette bulunmak TDK sözlüğünde yok. Hareket ise var ama çeşitli anlamları da var. Spor dalındaki anlamını dikkate alırsak, soru şudur : Kararda bahsedilen hareket nasıl bir harekettir ki, cezalandırılmaktadır ? Hareket nasıl olmuştur ? El sallayarak mı ? Kol sallayarak mı ? Baş sallayarak mı ? Oturarak mı ? Söz söyleyerek mi ? Kaş-göz hareketi yaparak mı ? Jimnastik yaparak mı ?

Ayrıca :
Hangi talimata aykırı hareket edilmiş ?
Bu hareketteki kasıt eylemi nedir ?
Bu hareketteki aykırılık nedir ?

Karar anlaşılamamakta olup muğlak ve belirsizdir.
TSF Disiplin Kurulu nasıl bir hareket olduğunu bilmektedir, elbette. Peki, niçin bildirmemektedir ?
Bu karar TSF sitesinde niçin yayımlanmıştır ?
Detaylar niçin yayımlanmamaktadır ?
Kararın gerekçesi ve detayları sonra mı yayımlanacaktır ?
Şeffaf olamamakta mıdırlar ?
Şeffaf olurlarsa çıplaklıklarından mı korkmaktadırlar ?
Kimlerden korkmaktadırlar ?
Satranççılardan mı korkmaktadırlar ?
Korku yoksa ; “sana ne, ben istediğimi yazarım, istediğimi yazmam” mı denilmektedir ?
Bu durumda, 900000 lisanslı dikkate alınmakta mıdır, alınmamakta mıdır ?

Disiplin Kurulu sayfalarında sadece suç ve ceza var. Açıklama yok. Açıklanacak bilgi mi yok, açıklanacak belge mi yok, açıklayabilecek bilge mi yok ?

Kararın detaylarını öğrenmek istiyorum. Detaylar bilinmeli ki ; aynı suçlar tekrarlanmasın.
Kararın detaylarını bildirebilecek TSF görevlisi bir babayiğit yok mudur ?
Ara
Cevapla
#2
“Harekette bulunmak” değil doğrusu, “hareket etmek” olmalıydı. “Harekette bulunmak” tuhaf, aykırı davranışları çağrıştırıyor. En doğrusu ise tek sözcük kullanmaktır: “Davranmak”.

Diğer yandan kararların gerekçelerini bilmek isteyen olabilir. Bu yüzden hangi talimata aykırılık varsa o talimatın da yazılması ya da talimatın belirleyici adresinin verilerek bulunup okunabilirliğinin sağlanması yerinde olabilirdi.
Ara
Cevapla
#3
Disiplin Kurulları mahkeme gibidir. Kararları yargı kararı sayılır. Bu nedenle bir disiplin kurulu kararı iki bölümden oluşur:
     - Hüküm fıkrası
     - Gerekçe

TSF web sitesinde yayınlanan hüküm fıkrasıdır. Hüküm fıkrası mutlaka aşağıdaki unsurları içermelidir:
       - karara konu olan eylem. "Talimatlara aykırı hareket etmek" eylem değildir.
       - karara konu olan eylem'in ihlal ettiği hukuk kuralı. Kararda bu da yoktur. Hangi Talimata  aykırı olduğu yazılmalıydı.
       - Kimlerin cezalandırıldığı. Kararda bu vardır.
       - Verilen ceza. Kararda bu da vardır.

Şimdi bir örnek vereyim: "Sanık A'ya, ceza hükmü içeren hukuk kurallarına aykırı hareket etmesi nedeniyle üç ay hapis cezası verilmiştir." Böyle bir mahkeme kararına beş yaşında bir çocuk bile güler.

Sonuç şudur: Hukuken böyle bir karar geçersizliğin de ötesinde YOK hükmündedir. Sonradan yazılacak bir gerekçe bu hukukî yanlışı düzeltmez.

Anlaşılıyor ki, TSF Disiplin Kurulu üyelerinin acil bir eğitime gereksinmeleri var.

TSF'ye gelince, derhal bu kararı web sitesinden silip, yeniden bir soruşturma başlatıp, hukuka uygun yeni bir hüküm fıkrasını yayınlamalıdır. Sadece kararı düzeltmek yetmez. Çünkü YOK hükmünde olan bir işlem düzeltilemez. Yeniden kurulması gerekir.

Saygılarımla,

Nurkut İnan
Ara
Cevapla
#4
Bunca tartışma disiplin kurulu kararlarının şeffaf olmasından kaynaklı demek.
Bence şeffaflıktan şimdi korkmalılar ve kamuya açık yayınlamaktan vazgeçmeliler.
Yayınlanmasında sakınca görmemişlerse bence korkmamışlar demektir.
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#5
Bence konunun şeffaflıkla hiç ilgisi yoktur. TSF'nin web sitesinde yayınlanan karar hukuken YOK hükmündedir. Nokta.
Ara
Cevapla
#6
Sayın Taşan,
Kamuya açık yayınlanmaz ise, camia nasıl bilgi sahibi olacak? Hakemler yarışmaya katılacak sporcunun cezalı olup olmadığını nereden bilecek? Hakemin gözünden kaçtı, ben sporcu olarak rakibimin cezalı olup olmadığını bilmeden nasıl hakkımı arayacağım?

Ülkede çok çok daha ilgi duyulan milyonların takip ettiği futbolda, disiplin kararları aşağıdaki gibi detaylı açıklanınca herhangi bir sorun oluyor mu? Aşağıdaki PFDK kararklarına baktıktan sonra cevap verin sizce TSF kararlarının gerekçesi yeterince şeffaf mı?

"1- TRABZONSPOR A.Ş.'nin, 06.12.2018 tarihinde kulüp resmi internet sitesinde sportmenliğe aykırı açıklamada bulunulmasından dolayı takdiren 100.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

TRABZONSPOR A.Ş. başkanı AHMET ALİ AĞAOĞLU'nun, kulüp resmi internet sitesinde sportmenliğe aykırı açıklamada bulunulmasından dolayı takdiren 60 GÜN HAK MAHRUMİYETİ ve 50.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

2- ADANA DEMİRSPOR Kulübünün, 05.12.2018 tarihinde oynanan ADANA DEMİRSPOR-MEDİPOL BAŞAKŞEHİR FK Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve aynı sezon içinde kupa kategorisinde ev sahibi kulüp olduğu müsabakada ilk kez gerçekleştirilmesinden dolayı İHTAR CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada ADANA DEMİRSPOR Kulübü sporcusu HAMIDOU TRAORE'nın, rakip takım sporcusuna yönelik şiddetli hareketi nedeniyle takdiren 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN ve 6.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

Videoyu Oynat
3- MEDIPOL BAŞAKŞEHİR FK sporcusu MANUEL MROUAN DA COSTA TRINDADE'nin, 05.12.2018 tarihinde oynanan ADANA DEMİRSPOR-MEDİPOL BAŞAKŞEHİR FK Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında, rakip takım sporcusuna yönelik şiddetli hareketi nedeniyle takdiren 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN ve 13.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

4- DARICA GENÇLERBİRLİĞİ Kulübü sporcusu MUSTAFA KAYA'nın, 04.12.2018 tarihinde oynanan ANTALYASPOR A.Ş.-DARICA GENÇLERBİRLİĞİ Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında, rakip takım oyuncusuna yönelik ciddi faulü nedeniyle 2 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,

5- GİRESUNSPOR Kulübünün, 06.12.2018 tarihinde oynanan FENERBAHÇE A.Ş.-GİRESUNSPOR Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve aynı sezon içinde kupa kategorisinde misafir kulüp olduğu müsabakada ilk kez gerçekleştirilmesinden dolayı İHTAR CEZASI ile cezalandırılmasına,

6- GALATASARAY A.Ş.'nin, 05.12.2018 tarihinde oynanan KEÇİÖRENGÜCÜ-GALATASARAY A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve aynı sezon içinde kupa kategorisinde misafir kulüp olduğu müsabakada ilk kez gerçekleştirilmesinden dolayı İHTAR CEZASI ile cezalandırılmasına,

7- NAZİLLİ BELEDİYESPOR Kulübünün, 04.12.2018 tarihinde oynanan NAZİLLİ BELEDİYESPOR-GÖZTEPE A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında, rakip kulüp seyircisine kendi seyircisine uyguladığı en düşük bilet fiyatının %30'undan fazla fiyat uygulanarak satılmasından dolayı takdiren 10.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

8- SİVAS BELEDİYESPOR Kulübünün, 04.12.2018 tarihinde oynanan SİVAS BELEDİYESPOR-TRABZONSPOR A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve aynı sezon içinde kupa kategorisinde ev sahibi kulüp olduğu müsabakada ilk kez gerçekleştirilmesinden dolayı İHTAR CEZASI ile cezalandırılmasına karar verildi."
Ara
Cevapla
#7

Sayın marcos.a
Yazımın özünü anlamamış olabilirsiniz.

Burada anlatılmak istenen yazının başlığı ile çelişen ve bal gibi bizim bilgilerimize sunulmuş disiplin kurulu kararının saklı- gizli değil şeffaf olduğudur. 
Şeffaflıktan neden korksunlar ki?
Bu insanların bir kısmı zaten hukuk insanı hayatları çoğu kez kelle koltukta gezmektedir.

Korksalardı o zaman yayınlanmasından da korkarlardı. Ben buna dikkat çektim. Siz kelime anlamından yola çıkmış ve bence gereksiz örnekler vermişsiniz.

Elbette yayınlanacak ve camianın bilgisine sunulacak!

Yeterince açık mıdır?
Kararların  gerekçesi yayınlanmalı ya da yayınlanmamalı, bu hukuksal bir durumdur. Buna biz karar veremeyiz ve değiştiremeyiz. Ne gerekiyorsa o olur. 
Sayın nurkuti bunu zaten kaynağından açıklamış değil mi?
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#8
Futbol harici spor dallarında da disiplin işlemleri ile ilgili yönetmelik farklıdır.
Bağımsız Spor Federasyonlarının Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin Disiplin İşlemleri başlıklı 18.maddesi hükmüne göre;                
a) Federasyonların faaliyet programında yer alan müsabaka ve faaliyetler ile ilgili spor ahlakına ve disiplinine aykırı davranışlarına ilişkin ceza işlerine federasyonun ceza/disiplin kurulu tarafından karar alınır denilmektedir. 
               
Yukarıda ki fıkralarla da belirtildiği üzere, federasyonların faaliyet alanlarına giren hususlara ilişkin spor ahlakına ve disiplinine aykırı davranışlar ile ilgili disiplin ve ceza işlemleri federasyonların bünyesinde yer alan "disiplin kurulu" veya "ceza kurulu" tarafından yürütülmektedir. 

Buna göre TSF Disiplin Kurulu Talimatlarında yer aldığı üzere,


BEŞİNCİ BÖLÜM 
Bildirim ve Uygulama, İtiraz, Soruşturmanın İadesi 
Kararların bildirilmesi ve uygulanması 
Madde 24 –  
(4) Gerekçeli kararlar, (EK-4) disiplin kurulu kararının verildiği tarih itibari ile kırk iş günü içerisinde yazılarak ilgillere karar bildirim araçlarından biri ile gönderilir. (EK-5) 
(5) Kararlar Federasyon resmi web sitesinden de yayınlanır.

Bu durumda sonuç gayet açıktır.
Gerekçeli kararların ilgililere gönderilip gönderilmediğini bilmiyoruz.

Gönderilse de gönderilmese de  federasyon sayfasında yayınlanması gerekmektedir.
Saygılarımla.
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#9
Bakınız genel olarak cezalar şöyle sınıflandırılmış.

TSF sayfasından aldım.


DİSİPLİN SUÇU OLUŞTURAN EYLEMLER 
(Değişik: Yönetim Kurulunun 29.08.2014 tarih ve 21/12 sayılı kararı ve Yürütme Kurulunun 01 Ekim 2014 tarih ve 15/1 sayılı kararı doğrultusunda yürürlük kazanan Değişiklik Talimatı ile çizelgesinin 10. Maddesi yürürlükten kaldırılarak sıralama yeniden yapılmış, 16. bölüm yeniden düzenlenmiştir) 
1-3. Kasıtsız fiiller 
4. Centilmenliğe aykırı hareket 
5. Talimatlara aykırı hareket 
6. Hakaret 
7. Fiziksel olarak zarar verme 
8. Sahte lisans kullanımı, sahtecilik ve teşkilatı kandırma 
9. Ceza süresini beklememek 
10.İzinsiz veya özürsüz yarışma 
11. Özel ve ulusal yarışmaya katılmama 
12. Ulusal şerefi ihlal 
13. Suça teşvik 
14. Satranç yarışmasının devamına engel olmak 
15. Tanıklıktan kaçınmak 
16. Hileli ve danışıklı satranç yarışması 
17. Doping 
18. Sair hallerde menfaat 
19. Yarışmaya katılmamak 
20. Görev suçu 
21. Emirlere uymamak 
22. Huzursuzluk çıkarmak 
23. Kaba, müstehzi ve küçük düşürücü hareketler 
24. Tek taraflı yönetim 
25. Menfaat ile yönetim 
26. Rapor vermemek veya gerçeğe aykırı rapor vermek 
27. Taahhütleri yerine getirmemek 
28. Görevi ihmal ve suistimal 
29. TCK ve diğer kanunlarda suç olarak belirtilmiş bir olayların vuku,

Bunlardan başka cezayı gerektiren durum yok.
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#10
Tutanaklarda ceza gerektiren suçun işlenme şekli daha açıkça belirtilmiştir.
Küçük bir nokta daha var.
Geçmişte kurumlar kendi elemanlarını hukukun izin verdiği ölçülerde ve dolaylı şekillerde korumuşlardır. Buna ben geçmişte birçok federasyon uygulamalarında tanık oldum.

Vizesiz sporcu yarışabilir mi? Cezası var.
Vizesiz antrenör görev yapabilir mi? Bunun da cezası var.
Vizesiz baş hakem atanabilir mi? Bunun da farklı bir cezası var.
Peki vizesini yaptırmayan baş hakem görev kabul etmeli mi?
Ne dersiniz? Bunlar neden konuşulmuyor da olay hep tek taraflı bulanıklaştırılıyor?

Bunu ceza alan arkadaşlar neden belirtmediler acaba?
Bence topluma onların da açıklama borcu vardı.
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#11
Cezayı gerektiren bazı olaylar görev esnasında işlenmiş ise durum çok daha farklı olmaktadır. Üst kurumun incelemesi ve ceza sistemine girmektedir. Bu durum suçu işleyenin çok daha fazla olarak aleyhinedir. 

Genelde suç dosyası açılmadan üst ceza almaması için görevlinin kendisinin istifası istenmektedir. Bu durum camiamızda çok daha farklı algılanmaktadır.

Burada ben cezadan farklı düşünceler de okuyorum.
Size garip gelebilir.
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#12
Bu konuda son olarak;

Ben TSF Disiplin kurulunun verdiği cezalar hakkında gerekçelerini de yazmalarının ve yayınlamalarının (sn. nurkuti'nin de belirttiği üzere) talimatlar gereği doğru olacağını biliyorum.

Ancak gerekçelerin yazılıp yazılmadığını ya da ilgiliye ulaşıp ulaşmadığını da bilmiyorum.

Ama bildiğim bir konu olarak gerekçelerin 'yayınlanmama' sebebinin ( yazılmış olabilir) korkaklık değil başka sebeplere dayanabileceğini de düşünmekteyim.
Saygılarımla.
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi