SGD' ye yapılan Yargısız İnfaz
#1
Öncelikle şunu belirteyim bu dernekle hiç bir bağlantım olmadığı gibi dernekten hiç kimseyi de tanımamaktayım. Bu derneğin ismini bile kısa bir zaman önce duydum. 

Suat Atalık' ın  satranç kariyeri başarı öyküsüdür ama bu kişinin üslubu tartışma konusudur. Suat Atalık' ın TSF ile   bitmek bilmeyen kavgalarını geçtim. Başarılı genç satranççılarımıza da  zamanında garip ithamlarda bulunmaktan kaçınmamıştır. 
Ali Nihat Yazıcı' nın konu ile ilgili yazılarından biri. (Ali Nihat Yazıcı' nın üslubu da tartışmaya açıktır bu arada) 
-http://satranchaber.com.tr/atalikin-sanrisi/#comment-1314

Benim için derneğe üye bir velinin açıklaması Suat Atalık' ın yazdıklarından çok daha fazla anlamlıdır. Derneğin usulsüz yaptığına dair belgesi olan varsa Devletin yasal mercilerine her zaman başvurma hakkına sahiptir.  Fakat bir köşe yazısıyla linç operasyonu başlatmak ne kadar mantıklı tartışılır. Burada iddia sahibi  iddiasını duyumlarla değil kanıtlarla ortaya koymak zorundadır. Belirli bir kitleyi töhmet altında bırakmak bu kadar ucuz olmamalı. Masumiyet karinesi "bir  kişinin masum olduğunun kanıtlanmasına gerek yoktur; kişinin suçluluğunun kanıtlanamamış olması yeterlidir " der.

Bu forumun 4300 den fazla üyesi var bu kişilerin içinde derneğe üye  pek çok kimse muhakkak vardır. Bu derneğe üye kişilerden bu derneğin  kendilerinden şimdiye kadar uygunsuz menfaat sağlayıp sağlamadığını dinlemek,  bir köşe yazısıyla bir grubu töhmet altında bırakmaktan çok daha mantıklı durmaktadır.
Ara
Cevapla
#2
Sn.kaissa74,

"Tabi ki olayla ilgili net bir karara varmak için diğer tarafı da dinlemek lazım." şeklinde yaklaşımda bulunan birisi için,

"Benim için derneğe üye bir velinin açıklaması Suat Atalık' ın yazdıklarından çok daha fazla anlamlıdır. Derneğin usulsüz yaptığına dair belgesi olan varsa Devletin yasal mercilerine her zaman başvurma hakkına sahiptir."
yaklaşımı elbette sağduyulu bir yaklaşımdır.
Ama ne yazık ki biraz da çelişkili...

Şöyle ki:
Bu derneğin son iki yılda yaptıklarına bir bakın, hiç bir veliden şu ana kadar duyamayacağınız illegal uygulamalar vardır.

Mesela dernekler kanununa göre iktisadi teşekkülü olmadan bir ticari faaliyette bulunabilir misiniz?
Bunun reklamını sayfanızda yapıp insanlara otellerden oda tahsis edebilir misiniz?
Çalışma izni olmayan ve hangi belgeye sahip olduğu bilinmeyen kişilere çocuklarınızı teslim edebilir misiniz?
Dernek yöneticisi vizesini yaptırmadan turnuvalarda baş hakemlik görevi üstleniyor. Çocuklarımıza böyle mi örnek olacaklar?
Hangi çocuğa bu durumun kişisel protestodan kaynaklandığını anlatabilirsiniz?
Velilerden neyi dinlememiz gerekiyor acaba bu durumda?
Haberi bile olmadan onlarcasının kaydedildiği ve üstelik sahte hesaplardan kaydedildiği ortaya çıktığında dernek başkanının " Ne yapayım her şeyi ben kontrol edemem ki" demesinin bir anlamı yok mu sizce?
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#3
Derneğin,  2019 Türkiye Küçükler ve Yıldızlar Satranç Şampiyonasının yapıldığı  Otel organizasyonundan  ticari kazanç sağladığına dair  köşe yazıları dışında herhangi bir delil var mı?  
Bu  organizasyon için Otelin derneğe ödeme yaptığına dair bir kanıt var mı?   Otel haricinde  derneğe ekstra ödeme yapan hiç bir veli var mıdır?  
SGD üyelerinin normal otel fiyatlarından daha ucuza konaklaması için olaya müdahil  olmuş olamaz mı?
 
Eğer elle tutulur bir delil yoksa köşe yazılarındaki  bu iddialar "Çamur At İzi Kalsın" yönteminden öteye gitmeyecektir.
Ara
Cevapla
#4
Sayfalarını okumuyorsunuz her halde,
Ben de okumuyorum.
Ama okuyanlar çok iyi biliyor ki,
Antrenörlerden öz geçmiş toplayıp, özel okullara eğitmen olarak pazarlıyorlar.
Turnuvalar için bir otel odalarının reklamını yapıyorlar önceden ödemeler ile kapatıp kişilere tahsis ediyorlar, insanları illegal bir biçimde yetkisizce yönlendiremezler.
Dernekler kanunu okuyun.
İktisadi işletmesi var mı? Varsa bilirdik ya da ortaya koyarlardı. Bu da yok!
Kazanç, kar paylaşabilirler mi? Yasal olarak kuruluş felsefesine aykırı bir kere...
Yetkisizce tescilsizce ve kanunsuzca turizm ticareti aracılığına soyunamaz!
Antrenör pazarlayabilir mi? Bunun için ÖZ GEÇMİŞ TOPLAYABİLİR Mİ? Hangi sıfatla ve hangi yasal yetki ile? Siz böyle başka bir dernek biliyor musunuz?
Satranç eğitimini ve eğitici istihdamını ne sanıyor bunlar?

Soru şu?
Bunlar yapılmış mı, yapılmamış mı?
Satranç istismar edilmiş mi edilmemiş mi?
Bu istismara çocuklar, veliler, antrenörler dahil edilmiş mi edilmemiş mi?

Yok dersiniz olur biter değil mi?
Ama ya bunlar aylarca yapılmışsa?
Sosyal medyada bizzat reklamları yapılmışsa...

O zaman ne olacak?
İnkar mı edecekler?
Bence de şimdiden içi boşalmaya başladı bile...
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#5
Bu derneğin ticari kazanç sağladığına dair henüz ortada benim bildiğim somut hiç bir delil yok fakat biz dernekler ticari faaliyet yapabilir mi onu tartışıyoruz.
Bu dernekten benim bildiğim şikayetçi olan bir veli de henüz ortada yok. Şimdilik bu derneğin tek somut suçu bazı köşe yazarlarının hoşuna gitmeyip hedef tahtası olması gibi duruyor.
Ara
Cevapla
#6
Sorun ticari kazanç sağlaması değil ki.
Burada anlaşamıyoruz sizinle.

Dernek olarak yasaların izin vermediği faaliyetlerde bulunmaları...

Kazanç sağlayıp sağlamadıkları belki de ortaya çıkarılamaz.
Bunu bilemeyiz değil mi?
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#7
Ayrıca gerçekten yasalara aykırı faaliyetleri varsa sizin deyiminizle " bazı köşe yazarlarının hoşuna gidip gitmemesi" önemli mi?
Yasada bu hoşa gidip gitmeme olayı var mıdır sizce?
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla
#8
Foruma uzun zaman sonra girmek istedim, önce girdim, sonrasında bu konuya mahsus bir yazı yazmak istediğimde 2 gün giriş yapamadım. Konuyu önemli addettiğim için bloguma yazmak zorunda kaldım.

Mezardan çıkmamın nedeni budur, yoksa rahatım yerindeydi ve konunun burada tartışılmasını arzuluyordum. Teknik aksaklık sözkonusu imiş, şimdi yazabiliyorum. İlgilenen Abdullah ve Abidin beye teşekkür ederim, yine de uygun zamanda tasdiknameyi bekliyorum.

Şimdi konuyu alabora etmek için özel bir çaba var. İki sorunun cevabını kaçırmak için yapılıyor bu.

1 - Derneğin iktisadi işletmesi varmı?
2 - Dernek yabancı hocalar üzerinden verdiği kurs sonrasında makbuz kesti mi? Kestiyse bu makbuz nerede?

Tanımları da yapalım ki akılda kalmasın.

Dernekler non-profit kurumlardır. Bunu bilerek kurarsınız. Bu yapı size uygun değilse, şirket kurarsınız. Hatta tek kişilik şirket açarsınız, yasalar buna izin veriyor.

"Dernek ticari kazanç sağlamadı" deniyor. Ancak bu da yasak. 

Çünkü yasal düzenleme çerçevesinde ticari aracılık da yapamazsınız. Yani sokaktan adam getirip ona parasal menfaat sağlayamazsınız. Lokalinizi bir kurs için tahsis edip para kazanmasanız bile ortada bir hizmet ve para ilişkisi olduğu için bu bir aracılık faaliyetidir. Bunu böyle yapamazsınız. İktisadi İşletme kurmanız lazım.

İktisadi işletmeniz yok ve gelir de elde etmediniz. Yine yasak.

Kaldı ki bu para veliden doğrudan Azeri hocaya verildiyse kayıtdışı bir hizmet alımı var demektir. 

Bu daha beter bir durum; veliyi risk altına sokuyor. Çünkü ortada ne hocanın makbuzu var, ne çalışma izni, ne vergi beyanı. 

Bakın Alaçatı'da 1 günlüğüne pansiyona gittiğinizde pansiyon işletmecisi, Türk vatandaşı olduğunuz halde sizin kimlik kaydınızı yerel emniyet birimine bildirir. Bir işyerinde gece çalışması yapacaksanız adli kolluğa kimlik bilgileri ile bunu bildirmeniz lazım. İnsanlar yasaları bilmeden ezbere iş yapıyorlar, ama bunların ucu kamusal.

Özetle bir dernek 1 lira için bile, bir parasal harekete aracı olamaz. Derneğin aracı olduğu kursta eğitim veren öğretmenin makbuz kesmesi, bunun beyan edilmesi, yabancı ise çalışma izninin kontrolü gerekir. 

Eğer bu kurs sırasında burada denetim olsaydı, çok net, Azeri ekolü hoca dahil öğrenci velileri ifadeye giderdi. Söylediklerim oldukça ciddi şeyler ve "2020'de olimpiyat yapıyoruz, ha ha ha Vakıf Kuruyoruz" tarzı laubaliliklerle sıvanamaz.

Dernekler, başkanlarının malı değil. Üye olan, aidat ödeyenlerin yetki ve parasını kullanıp hareket ediyorsunuz. Kaldı ki dernekler kamusal yerlerdir, Masa ve iki Bakanlık dernekleri resen (görev gereği) denetlerler.

Bunun bir nedeni de derneklerin kumar, yasadışı iş, hatta terörist eylemler için kolaylıkla paravan olarak kullanılacak teşekküller olmasıdır. Elbette SGD bunu yapmıyor ama yasal mantık 'bir ticari iş yapacaksan kayıt altına gir, iktisadi işletme kur, vergi sistemine kayıt ol, yasal defterini tasdik et, yetkilendirmeni yap ve faaliyetine uygun işler yap' şeklinde.

Bakın Antalya'da SGD Oteli diye pazarlanan konuya girmiyorum bile. Velev ki dernek bu organizasyondan beş kuruş almamış olsun, böyle bir turizm, konaklama organizasyonuna acentelik, aracılık yapamaz.

TSF'nin korkaklığı bırakıp bunu ilgili kurumlara bildirmesi gerekir. TSF'nin görevi bu konuyu soruşturmaktır aksi halde görevi ihmal etmiş olur. Ki bugüne kadar da ediyor zaten. 

Ben TSF yönetimini ve yönetiliş tarzını en çok eleştiren kişiyim ancak konu çocuk, eğitim, konaklama. Bu organizasyonlar istemesek de TSF tekelindedir. Öyle de olmalıdır.

O otelde yangın çıksa, bir çocuğun eli kapıya sıkışsa, bir çocuğa taciz edilse bunun hesabını kim verecek?

Bu ülkede 2 çocuğa taciz edildiği için ülkenin çok bilinen bir satranç figürü şu anda hapiste parmaklıklar arasında. O yüzden makul yasal sistemi eleştiren adamları yermeyi ve bu laçkalığa kapı bulmayı bir yana bırakın. 

Eskiler "zırva tevil götürmez" derlerdi, burada zırvalığın da ötesine geçen çok ciddi şeylerden bahsediyoruz. Pırasa olimpiyatlarından değil.
blog:
Ara
Cevapla
#9
DERNEKLERİN VAKIFLARDAN FARKI KAZANÇ PAYLAŞIMI VE KAR AMACI GÜTMEMESİDİR.

Derneği illegal kullandıklarını saklayamamış olacaklar ki vakıflaşmaya karar vermişler.

Gülmeyin!
- MATRANÇ -
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi