Sayın Başkan Ali Nihat YAZICI'ya açık telgraf-1
#1
Sayın Başkan,


linkindeki yazınızı okudum STOP

Ve onlarca şeyle itham ettiğiniz muhalif kanatta yer almaktan bir kez daha gurur duydum STOP

Dozajı artırmanızı tavsiye ederim STOP

Böylece ne kadar güçlü bir muhalefetle karşı karşıya olduğunuzu belki daha iyi anlarsınız STOP

Bizim bağlarımızı güçlendiren siz ve sizin bu yazıdakine benzer üslubunuz, uygulamalarınızdır STOP

Bu yüzden dağılmadık STOP
Dağılmayacağız STOP

Aktif Muhalif
İbrahim Ethem AY
Ara
Cevapla
#2

İbrahim Ethem,

Buna, literatürde, olumlu eleştiri adı veriliyor.
Umarım, "sayın başkan" da bu satırlarınızı
büyük bir ciddiyet ile okuyordur.

yü,

PS: Sürekli, sayın başkanı eleştirmek yerine,
arada bir de "sayın yönetim kurulu üyesi" başlıklı
yazılar da yazmalısınız. Anımsatayım dedim.
IECC 2246, MAPEJK 2300, DESC 2213
Best regards, iyi günler, mfSG, HT
Cevapla
#3

bak İbrahim, kabul etmesende o artık bir sonraki seçime kadar başkanın.
sadece ona oy verenlerin başkanı mı?
o zaman herkes başkanını seçsin, oy oranına göre yılı yüzdelere böl dönüşümlü yönet filan.
Başkanım demek neden zor geliyor sana...


Başkanımızın yazısında kin nefret görmedim.
galip geldim el sıkışın tebrik edin diyor.
Sen hala saylanmaz diyorsun.
kendine bir sıfat koyuyorsan, her zaman geçerli sayılır.

Aktif muhalefet diyerek ömür billah muhalif olacağım diyorsun yani.
misaller şunlar

1. Biz hiç kazanamayacağız o yüzden hep aktif muhalifim.
2. Kazanırsanız ne olacak.. Aktif muhalefet ne sıfata dönüşecek?

tamam eleştirmeyelim demiyorum, ama başkan a diyor hemen sen neden b demedin. b diyor, a yı hemen geçtin. c dese hani d' e..

ama biz ne dedik vaatlerinin destekçisi ve takipçisi olacağız.
vaatlerin gerçekleşmesi satrancında yararınadır. Ha vaadini yapmazsa birlikte eleştiririz.

bekleyelim, izleyelim derim. Seçim den sonra sen evinde dinlenirken o başka uçağa binmiş. Çalışıyor..

Ah başkanım şu ibrahime ayırdığın zamanın yarısını bize ayırsaydın...
Ara
Cevapla
#4
1."Kabul etmesen de o artık başkan" demişsiniz Tuncay Bey!
Kabul ediyorum.Hatta tebrik de ediyorum.
Yazılarımdan bu manayı çıkarmanızı yadırgadım.Yine anlamak istediğiniz gibi anlamışsınız.Öyle tahmin ediyorum ki "Sayın Başkan" diye hitap etmek saygısızlık değildir, sizin sözünü ettiğiniz manalara gelmez.En azından bu yazımdan sonra öyle anlaşılmamalıdır!

2."Sadece oy verenlerin başkanı mı sana göre" demişsiniz!
Biz de öyle olmasını istemiyoruz zaten.
Sayın Başkan camiamızın başkanıdır!
Bunun sorumluluğu bilerek hareket etmelidir.

Yanlış tezinizi "o halde herkes kendi başkanını seçsin" gibi gereksiz söylemlerle desteklemeye çalışmışsınız, yakıştıramadım..

3.Benim için "sen hala saylanmaz diyorsun" demişsiniz.Ben öyle bir şey demedim.Kabul etmiyorum.

4.Aktif muhalif lafıma takmışsınız!
Bu lafın ömür billah muhalif olmakla aynı manaya geleceği çıkarımını yapmışsınız.
Bu çıkarıma katılanlar var mı merak ediyorum.
Olacak şey değil, bu lafı nasıl böyle algılarsınız?

5."İbrahim'e ayırdığın zamanın yarısını bize ayırsaydınız" demişsiniz Sayın Başkan'a ithafen..Bu lafı da anlayamadım.Ya çok ince nükte yaptınız benim zekam yetmedi, ya da aklınıza gelen ilk cümleyi yazıp gönderdiniz bir şeye benzemedi...

Sonuç olarak,
Sevgili Tuncay Abi,
İyi adamsın, akıllı adamsın, eğlenceli adamsın,
Böyle konulardaki yorumlarını son derece gereksiz-anlamsız ve içi boş buluyorum; yine de seni az çok tanıdığım için, satrancı sevdiğine inandığım için yanıt vermeye çalışıyorum.

Senden ricam, daha ölçülü ve sağlam tabana oturtulmuş yazılar yazmandır.En azından bu işe karşıdakinin yazısını iyi çözümlemeyi öğrenerek başlamalısın.

O ince zekanı yazılarına daha çok yansıtman dileğimle..
Kolay gelsin..
Ara
Cevapla
#5
Sevgili İbrahim,

İdari konulardaki yorumların, düşüncelerin, söylediklerin doğru yada yanlıştır bunları tartışmıyorum. Fakat yaş olarak (sadece bu kriteri değerlendiriyorum) senden bir hayli büyük ve hatta 18 yıldan bile fazla zamandır bu işin içinde olan insanları genel saygı kuralları içinde değerlendirirsen, daha sakin ve uslubu uygun cümleler kurarsan sende bu temelde muhattaplar bulabilirsin.
Ara
Cevapla
#6

Özgür bey son derece haklı.
Bursa havasınıben de çok sevdim. 8 yıl beni bağrına bastı, biz hamdık Bursa da piştik.
İbrahim sen de o üslubunla piştirik oynamayı bırak. Böyle giderse kimse senle piştirik oynamaz.. Sen piştirikte karşı tarafın piştilerinide kendim yaptım deyu sayıyorsun. Bu oyun böle oynanmıyor benim bildiğim...
Kıssadan hisse, kusura kalma.. bende seni sevdiğimden böyle dedim.. Bilesin...
Ara
Cevapla
#7
Özgür Bey,

Nitelikli uyarınız için teşekkür ediyorum.
Söylediklerinizi dikkate alacağım.

Madem konuyu üsluptan açtık, söylemeden geçemeyeceğim:

Sayın Başkan Ali Nihat Yazıcı'nın üslubunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Seçim öncesinde, seçimde ve seçimden sonraki dönemde söylemleri, yazıları ortadadır.Sayın Başkan'ın üslubunun olumlu ya da olumsuz olması benim yazılarımdaki hatalarımın üstünü örtemez elbette!Ama en azından Sayın Başkan'ın üslubu hakkında objektif bir değerlendirmeyi kendi vicdanınızda yapacağınızı ümit ediyorum.


Tekrar teşekkürler
Kolay gelsin.
Ara
Cevapla
#8
Böylece ne kadar güçlü bir muhalefetle karşı karşıya olduğunuzu belki daha iyi anlarsınız STOP

Bizim bağlarımızı güçlendiren siz ve sizin bu yazıdakine benzer üslubunuz, uygulamalarınızdır STOP

Bu yüzden dağılmadık STOP
Dağılmayacağız STOP

Sevgili İbrahim dağılmadık dağılmayacağız diyorsun...
Seçim günü oylar sayıldıkdan sonra nerdeydiniz?? Ozan Beyi bir başına bırakıp giden yine sizler değil miydiniz? Dağılmadınız evet muhalefet üyelerinin içinden birisi zimmetine para geçirmekle suçlanıyor siz değil miydiniz bu arkadaşın ismini resmini hemen web sayfanızdan kaldıran bizimle bir ilişiği kalmamıştır havasını veren. Dağılmamamk buysa devam edin...
Ara
Cevapla
#9

ahmet ilhan kardeşimizi hem yorumu hemde yorumlama biçimi olaraktan olmak üzre iki kez tebrik ediyorum.
Ara
Cevapla
#10

Ahmet Bey,
Lütfen kimse alınmasın, ancak uzun süredir böyle bir üslupla karşılaşmamıştım, yanıtı zevkle yazıyorum..Teşekkür ederim.

Oylar sayıldıktan sonra bütün bir ekip olarak seçim odamızda toplandık.Yaklaşık o küçük odada bir ara 30-35 kişi vardı.İçeri girip çıkanlarla birlikte pek çok kişi Veli Ozan Bey'in elini sıktı, üzüntülerini bildirdiler.Hatta o ortamda yapılan uzun seçim değerlendirmesinde, orada bulunanların birlik beraberliği, açık söylüyorum, beni duygulandırdı.Muhakkak ki her ekipte muhalif olmanın ya da diğer açıdan düşünürsek, yönetim erkini elinde tutmanın sorumluluğunu kaldıramayacak bireyler vardır.Bunların da zamanla yollarını ayırmasını "dağılma" olarak nitelemek biraz acımasızlık olur.

Dağılma kelimesini önceki seçimlerdeki muhalif oluşumların seçim sonrasındaki akıbetleri ile kıyaslayarak kullanıp kullanmamaya karar vermenizi tavsiye ederim.

Bu arada ben sözünü ettiğiniz konudan haberdar değilim.Belki bir yetkili bu konuda açıklama yapar ve bizleri de aydınlatır.

Saygılarımla..
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi