40. Satranç Olimpiyatları-İstanbul : TSF Hakemleri Reddetti
#1
Isınmaya başlayan bir gündem 40. Satranç Olimpiyatları. Bu yıl İstanbul'da düzenlenecek organizayonu heyecan ve merakla bekliyoruz. Olimpiyatla ilgili haberler de yavaş yavaş daha çok gündem oluşturacak gibi.

Bu sabah Facebook hesabımı açtığımda açıkçası beni şaşırtan ve üzen bir olay oldu. Bu yazıyı yazma sebebim bunu satranç camiasıyla paylaşmak.

Nigel Short'un "Another disgraceful act..." yorumuyla paylaştığı yazıda özetle Türkiye Satranç Federasyonu'nun finansman maliyetini öne sürerek İngiltere, Fransa, Gürcistan, Almanya, İsviçre, Ukrayna ve ABD'den gelecek hakemleri reddettiği açık mektup konu alınmış.

İlgili yazının devamında da TSF ve Sayın Yazıcı hakkında yorumlarda bulunulmuş.

Nigel Short'un FaceBook hesabı: https://www.facebook.com/GM.NigelShort
Paylaşılan yazının linki: http://www.chessvibes.com/
40. Satranç Olimpiyatları web sitesi: http://istanbul2012.tsf.org.tr/en/

Alıntı:Dear Chess Family,

I was invited by FIDE to participate in the meeting in Athens to select the arbiters for the 40th Chess Olympiad. I went to the meeting on 3rd May 2012. A list was drawn up, respecting the proposals of the Continental Presidents. However, on behalf of TSF, we have refused to accept some of the names on that list. These refusals are in no way personal, they are solely related to matters of chess and its well-being.

Some federations launched or supported court cases against FIDE and thus created financial problems for FIDE and a loss of distributable income for worldwide chess development. We believe that the damage that they thus inflicted on chess development around the world should be repaired by them reimbursing the lost funds, so that those funds can, as originally budgeted, be spent on chess development. We further believe that until that has been done, those federations should not be given any arbiter or Appeals Committee position by FIDE. As TSF we respect legal issues; all players will be protected, whatever the actions of their federation.

I want everybody to look at this from our point of view. Each year, my federation contributes to FIDE €50-100,000. The damage created by the Karpov versus FIDE case is around USD 1 million. The case was purely political. The plaintiffs lost that court case. They did not even offer an apology for the damage their action inflicted on a large majority of national chess federations!
The federations that supported that action have done nothing for chess but damage FIDE financially, forcibly diverting resources that would otherwise have been used for chess development (CACDEC, chess in schools, marketing, trainers, etc.).

Therefore, as TSF we react as a federation that has suffered from the actions of those 7 federations. We work hard, doing our best for chess, while some contribute only “bla, bla” and do nothing but damage our family.

Should we be quiet and cross our fingers that they will learn? Or should we act?

We prefer to act and fight for our chess family. That is our position and the reasoning behind our decision.

Gens Una Sumus

Ali Nihat YAZICI
President of Turkish Chess Federation
● T a ş l a r ı · y e r i n d e n · o y n a t m a · z a m a n ı  !
Cevapla
#2
açıkçası son yıllarda sayın ali nihat yazıcı'nın neredeyse bütün yazılarında bir kavga unsuru olduğunu görüyorum. her ne kadar yönetimsel konuları bütünüyle bilmesem de bu kavga unsurunun satranç sporundan acilen çıkarılması gerektiğini düşünüyorum. ulusal düzeydeki bu çatışmaları bir kenara bırakırsak sanıyorum artık TSF olarak 7 ayrı ülkeye de savaş açmış durumdayız. ben kendi adıma bunu kabul edilebilir bir durum olarak görmüyorum.

FIDE'nin atadığı hakemleri, federasyonları FIDE'yi dava ederek zarara uğrattığı gerekçesiyle veto eden bir TSF. konunun eleştirilecek yönü birden fazla. en basitinden "dava etmek", "sorgulamak", "karşıt görüş bildirmek" en doğal haktır. dava edildi diye cezalandırmaya çalışmak anca Türkiye'nin içerisinde bulunduğu siyasi ortama uygun bir davranış olarak nitelendirilebilir.

sadece kendi vatandaşlarına (sporcularına) değil bütün dünyaya korku (!) salan bir Türkiye!
Ara
Cevapla
#3
Bilindiği üzere FIDE 2010 başkanlık seçimlerinde Sayın Ali Nihat Yazıcının Türkiye 'de yapılacak olimpiyatlara hakem göndermesini engellediği yedi Ülke Karpov desteklemişti. Bu ülkelerden Fransa , Almanya ve İsviçre Karpov başkanlığa aday göstermişlerdi.Halı hazırda Sayın Ali Nihat Yazıcının başkan yardımcılığı görevinde bulunduğu FIDE başkanı Kirsan Ilyumzhinov FIDE nin web sitesinde Rusya'nın, Arjantin'in ve Meksika'nın kendisini aday gösterdiğini yayınlamıştı ( 2010 seçim dönemi ). Karpov Rusya'nın Ilyumzhinov başkan adayı olarak gösterdiği haberinin yalan olduğu ve bu haberin FIDE nin internet sitesinden kaldırılmasını gerekçesiyle FIDE yi dava etmişti. Karpov 'un bu davasını şu anda hakemlerinin olimpiyatlarda görev alması başkanımız tarafından yapılan yazılı açıklamaylaı yasaklanan ülkeler desteklemişti.

Sayın Ali Nihat Yazıcı açıklama mektubundan özetle bu durumdan kısaca bahsediyor ve bu ülkelerin Karpova destek vererek ve bu güne kadar sürdürdükleri olumsuz tutumlarıyla FIDE yi maddi yönden zarara uğrattığını belirtiyor. Türk Satranç Federasyonunun her yıl 50-100 euro yardım yaptığını belirtiyor . Hakemleri 2012 satranç olimpiyatlarında görev alması yasaklanan ülkelerden İngiltere Satranç Federasyonu ise bu mektuba sert bir mektupla cevap verdi.

Ve Sayın Ali Nihat Yazıcı 'nın tutumunun ayrımcı politik bir tutum olduğunu belirterek FIDE kanunlarından 1.2, ve etik 2.2.3 belirtilen FIDE nin kar amacı olmayan bir kuruluş olduğu , herkese eşit haklar tanıdığı, politik, dini, ülkesel, sosyal ayrımcılığı ret ettiğini ve hakamlerin her türlü olumsuzluktan bitaraf - mesul tutulamayacağını hatırlattı ve Sayın Ali Nihat Yazıcı 'nın FIDE yasaları ve etik kurallarını aykırı olan bu ayrımcı politik kararı tekrar gözden geçirmesini istedi. Ben İngiliz Satranç Federasyonunun karşı mektubunu destekliyorum…
Ara
Cevapla
#4
sssarper Nickli Kullanıcıdan Alıntı:açıkçası son yıllarda sayın ali nihat yazıcı'nın neredeyse bütün yazılarında bir kavga unsuru olduğunu görüyorum.

şu yukarıdaki yazdığım ifade halen devam ediyor. sayın ali nihat yazıcı'nın yazdığı "sorry yifan'" yazısında bile kavga unsurları var. yani betül cemre güzel bir galibiyet almış bunu güzel ifadeler ile tebrik etmek yerine satır aralarında başkalarına taş atılıyor.

suat atalık'a ceza verilmiş ama gördüğüm kadarıyla fide organizasyonlarına rahatlıkla katılabiliyor. tsf olarak diğer federasyonların hakemlerini cezalandırıyoruz. ben gerçekten bunları anlamakta zorlanıyorum.
Ara
Cevapla




Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi