Enes Efendioğlu’nun başkan oluşunu Türk satrancı için hayırlı olmasını dilerim. Bu başkan diğerlerine benzemiyor. Geçmiştekilerden farklı. ‘Hangisi hangisine benziyordu ki; hepsi farklıydı’ diyebilirsiniz. Düşündüğünüz gibi değil. İş yapma isteği açısından, etkin iş yapabilmenin çeşitli etkin metotlarını dile getirmesi açısından, çevreye ilk anda verdiği dinamizm açısından, kendine yakın hedefler koyma açısından, daha daha ileride Türk satrancının geleceğinin üstün başarılarla dolu olacağı hakkında verdiği ümit açısından, konuyu kavradığını hissettirmesi açısından, vd. geçmiştekilerden farklıdır. Bu farklılıkların gelecekte uygulamaya dönüşüp dönüşmediğini göreceğiz.
Başkanın konuşmasını kelime kelime, cümle cümle kaçırmadan dinlemeye ve anlamaya çalıştım. Şeffaf olma çabası için teşekkür ediyorum. Öncekiler, ısrarla, lisanslı satranç oyuncu sayısının rekorlara doymadığını hep dile getirdiler. Gerçeği bir türlü söylemediler veya bilmediklerinden söyleyemediler. Bu başkan “Şu anda bizim aktif olarak 1800000 satranç oyuncumuz, lisanslı sporcumuz var diyoruz. Aslında bu şu anlama geliyor. Bu zamana kadar lisans almış olan ve şu an pasife düşmüş dahi olsa havuzda bulunan bütün kişilerin sayısı 1800000. Bugün itibarıyla aktif lisanslı sporcu sayımız 550000 civarında. Fakat ne yazık ki bu 550 bininin de çok büyük bir kısmı yıllık turnuvalara katılmıyor yani lisanslı olmasına rağmen turnuvalarda aktif olarak yarışmıyor. Bu bizim hep beraber el ele vererek değiştirmemiz gereken, üzerine koymamız gereken bir süreç.” dedi. Bu cümleleri için başkanı tebrik ediyorum. Teşhis doğru konulursa tedavi kolaylaşır.
Bu konu her şeyden önemlidir. Satrancın ülkemizde yaygınlaşmasını, bu yaygınlaşmadan eski ve yeni nesillerin gerçekten faydalanmasını istemekteysek satranca adım atan tüm insanların(başta yeni nesillerin) aktif satranç(turnuva satrancı) ile sürekli olarak hemhal olmaları gerekir. Saman alevi gibi; bir turnuvaya katıldıktan sonra satrancı unutmak hiç kimseye fayda sağlamaz.
Başkanın “Ben özellikle şunu dile getirmek istiyorum. Ben ve bu dönem içerisinde bizimle beraber yönetim kurulunda yer alacak olan ekibimiz herhangi bir dönemin, herhangi bir kişinin karşıtı olarak da, devamı olarak da burada değiliz. Biz yepyeni bir ekibiz. Yeni bir anlayışla yeni bir solukla yeni bir heyecanla buradayız.”, ”Biz ekip olarak hiç kimsenin karşısında değiliz. Hiç kimsenin yanında değiliz. Hiç kimsenin gölgesinde, hiç kimsenin arkasında değiliz. Biz kendi başımıza münferit bir ekip olarak hareket ediyoruz. Güçlü bir yönetimle, güçlü genç dinamik bir yönetimle yeni dönemde yeni bir yaklaşımla temiz bir sayfa açmak ve yaklaşımımızı bu şekilde şekillendirmek istiyoruz.” şeklindeki cümlelerini önemsedim. Sözlerinin, gücüm yettiğince, takipçisi olacağım.
Başkan “Ben inanıyorum ki; Türk satrancı birden fazla dünya şampiyonluğunu önümüzdeki 10 sene, 15 sene, 20 sene içerisinde çıkartacak.” dedi. “Birden fazla” kelimelerini es geçmedim. Bu cümlesini de eleştireyim bari! 10 yıl çok uzun bir süredir. Şunu 5 yıla indirelim. Bu benim öngördüğüm, olmasını bir an önce istediğim bir durumdur. Şampiyon ortaya çıktığında; insanların satranca olan gerçek ilgisi, günümüze kıyasla, çok fazla olur.
Başkan hedeflerden bahsetti ama nerede yazılı olduğunu bilmiyorum. Ulaşamadım. Birisi yardımcı olursa memnun olurum.
Başkanın konuşmasını kelime kelime, cümle cümle kaçırmadan dinlemeye ve anlamaya çalıştım. Şeffaf olma çabası için teşekkür ediyorum. Öncekiler, ısrarla, lisanslı satranç oyuncu sayısının rekorlara doymadığını hep dile getirdiler. Gerçeği bir türlü söylemediler veya bilmediklerinden söyleyemediler. Bu başkan “Şu anda bizim aktif olarak 1800000 satranç oyuncumuz, lisanslı sporcumuz var diyoruz. Aslında bu şu anlama geliyor. Bu zamana kadar lisans almış olan ve şu an pasife düşmüş dahi olsa havuzda bulunan bütün kişilerin sayısı 1800000. Bugün itibarıyla aktif lisanslı sporcu sayımız 550000 civarında. Fakat ne yazık ki bu 550 bininin de çok büyük bir kısmı yıllık turnuvalara katılmıyor yani lisanslı olmasına rağmen turnuvalarda aktif olarak yarışmıyor. Bu bizim hep beraber el ele vererek değiştirmemiz gereken, üzerine koymamız gereken bir süreç.” dedi. Bu cümleleri için başkanı tebrik ediyorum. Teşhis doğru konulursa tedavi kolaylaşır.
Bu konu her şeyden önemlidir. Satrancın ülkemizde yaygınlaşmasını, bu yaygınlaşmadan eski ve yeni nesillerin gerçekten faydalanmasını istemekteysek satranca adım atan tüm insanların(başta yeni nesillerin) aktif satranç(turnuva satrancı) ile sürekli olarak hemhal olmaları gerekir. Saman alevi gibi; bir turnuvaya katıldıktan sonra satrancı unutmak hiç kimseye fayda sağlamaz.
Başkanın “Ben özellikle şunu dile getirmek istiyorum. Ben ve bu dönem içerisinde bizimle beraber yönetim kurulunda yer alacak olan ekibimiz herhangi bir dönemin, herhangi bir kişinin karşıtı olarak da, devamı olarak da burada değiliz. Biz yepyeni bir ekibiz. Yeni bir anlayışla yeni bir solukla yeni bir heyecanla buradayız.”, ”Biz ekip olarak hiç kimsenin karşısında değiliz. Hiç kimsenin yanında değiliz. Hiç kimsenin gölgesinde, hiç kimsenin arkasında değiliz. Biz kendi başımıza münferit bir ekip olarak hareket ediyoruz. Güçlü bir yönetimle, güçlü genç dinamik bir yönetimle yeni dönemde yeni bir yaklaşımla temiz bir sayfa açmak ve yaklaşımımızı bu şekilde şekillendirmek istiyoruz.” şeklindeki cümlelerini önemsedim. Sözlerinin, gücüm yettiğince, takipçisi olacağım.
Başkan “Ben inanıyorum ki; Türk satrancı birden fazla dünya şampiyonluğunu önümüzdeki 10 sene, 15 sene, 20 sene içerisinde çıkartacak.” dedi. “Birden fazla” kelimelerini es geçmedim. Bu cümlesini de eleştireyim bari! 10 yıl çok uzun bir süredir. Şunu 5 yıla indirelim. Bu benim öngördüğüm, olmasını bir an önce istediğim bir durumdur. Şampiyon ortaya çıktığında; insanların satranca olan gerçek ilgisi, günümüze kıyasla, çok fazla olur.
Başkan hedeflerden bahsetti ama nerede yazılı olduğunu bilmiyorum. Ulaşamadım. Birisi yardımcı olursa memnun olurum.
