TSF Başkanı Cumhuriyet Bayramına Karşı mı?
#40
Yusuf bey:

Kırıcı olmak zor durumda kalmayan hiçbir medeni insanın yapmak istemeyeceği bir davranış olsa gerek. Buraya temel bir yazı yazdım. Araya çok fazla giren polemikler yüzünden tema kayboldu ve it dalaşına döndü. Oysa konu, her kesime hitap etmesi gereken başkanın ısrarla ve inatla bir kesime sırtını dönmesiydi. Bunun altına kazıdığınızda aslında temel sorunu görebilirdiniz: TSF atama ile yönetilen bir kurumdur. Kırıcılık konusuna tekrar döneceğim.

Özgür:

TSF Başkanı'nın bayram kutlamak için köşe yazısı yazmasının saçma olduğuna katılıyorum. Ben iletişimci olsam böyle bir “diş kovuğunu” doldurmayacak konuda tek bir aksiyon alırdım. Susmak.

O zaman bu başlığın bir değeri kalmazdı. Nitekim Hakan belirtmiş, birçok kişinin çok da önemsemediği bir konudan fazlası değil bu. Genel iletişim açısından başkana mahsus bir köşe değer taşıyabilir, senin dediğin gibi sadece satranç idaresine yönelik içerik ile yönetilse. Ama sen de biliyorsun ki orada satırları kazıdığında her cümlesi siyaset, her satırı TASS haber ajansı bültenleri gibi filtreden geçiyor. Kaldı ki başkan satranç bilmiyor. Ne diyecek?

O sebeple dini bayram kutlamasının orada yer almaması imkan dışı. Yine bunun gibi Cumhuriyet Bayramlarının yok sayılması da “siyaseten”dir. Ben o yüzden kurumsal baktım. Yine söyleyeyim, orada ana eleştiri Cumhuriyet Bayramının kutlanmaması değildir; herkesin başkanı olması gereken kişinin sırtını belli bir kesime dönmesidir.

Ha bunun deşifre edilmesi neden tek bir noktadan yoğun bir top atışı başlattı, cevabı yine siyasetin içinde. Satrancın bu ülkede 40 delege satın alınması ile kompoze edildiğini teyzemler altın gününde falan konuşuyorlar artık Smile. Ama buna rağmen siyasetin totaliter yapısı içinde muhalefete yer yok. İşi hiç şansa bırakmak istemiyorlar. Ha bunu görmeyecek kadar naifsek: Evet siyaset yoktur, bulutlar pembedir ve 50 gün sonra bu akşam Noel baba bizi kutup turuna çıkaracak.

O sebeple başkanın köşe yazmasına teknik bakma. Senin, bir başka satranç entellektüelinin, asıl önemlisi bir büyükustanın bu ortamda değeri sıfırdır. İletişimci olarak sen, spor hukukçusu Tutku veya büyükusta Mustafa Yılmaz, bugün tekel bayiliğinden gelme Sarıyer AKP ilçe başkanından değerli değildir. Onun canı çekerse TSF başkanı olması, Umut Atakişi'den daha kolaydır. Sad but true.

Tekrar Yusuf Bey:

(03-11-2014, 23:47)... Nickli Kullanıcıdan Alıntı: Böyle zamanda pazar alışverişinde arkadan kalleşçe silah çekip şehit edilen insanlar sizin gibi maskesine sığınan canilerce şehit edildi.

Bu cümlenin size yazılması durumunda tepkinizi bilmek isterdim. Ben birçok insanın doğrudan küfürü basacağına eminim, zira insani refleks esasen bunu gerektirir. Ama siz bu cümle için hiçbir tepki vermediniz, ben de size ve kimseye sitem etmedim.

Forumda fikir üreten ve bunu çok ciddi olan işinden-gücünden zaman arttırarak yapan biri zannederim salt bir hak kullandığı için cani suçlamasını hak etmiyordur (hoş böyle ultra absürt bir benzetme David Lynch veya Woody Allen seviyesinde sanatsal değer olarak da görülebilir ama o kadar genişlemedik daha Cool ). Evet, buna tepki verseydiniz, bana verdiğiniz tepkinizin de bende değeri olurdu.

Bugüne kadarki tüm iletişimim içinde şu rumuz konusunu sadece Erşan bey durumu kristal gibi görebildi: Yahu benim bir kariyer derdim, koltuk amacım, yükselme planım olsa, rumuzla yazar mıyım? Rumuzla yazmak başlı başına tüm bu beklentilerden vazgeçmek değil midir?

Bu forumu ilk okuduğumda entelektüel insanların ciddi bir “avam guru” saldırısına maruz kaldığını gözlemledim. Bugün bu forumda kaç sorun gündeme geldiyse kronolojisine bakın, intro'da mutlaka Ateş Ülker’in “bu konunun tartışılmasının sırası değil, bu tartışmalar özellikle çıkartılıyor, yerli dinamiklerin önü kesiliyor” cümlelerini görebilirsiniz. Devamında malum kişinin önce konuyu açana hak vermesi ama en geç 5 satır sonra polemik bombardmanı ile tahrik etmesi var. Sürekli aynı formül. Ateş Ülker "gereksiz" fetvasını basar, diğeri benzini döker.

Gökhan Demir gittiğinde bu forum entellektüel kapasitesinin % 50’sini kaybetti. Sadece şu hakemlerin ELO bildirimi için açtığı başlık ve oluşturduğu tartışma, yerli dinamikler desteklenmiyor zevzekliğinden kırkbin kat daha somut ve değerliydi. İlk kez FIDE regulasyonları ciddi bir akademik seviyede tartışıldı.

Forum şu anda sadece üç dört kişinin fikri desteği ile ayakta duruyor. İsmi bende saklı birçok usta ve ciddi oyuncu gerçek anlamda bu “avam gurularının” şerrinden korktuğu için fikirlerini ifade edemiyorlar. Burada 2 çürük portakal, 1 kasa içindeki 200 sağlam portakalı ve kasanın dışındaki onlarca portakalı tehdit ediyor. Çünkü doğa kuralıdır, 198 iyi portakal 2 çürük portakalı ıslah edemez. Tersine 2 çürük portakal kalanları çürütür.

Bu durumda da bizim gibi insanlara yavaş yavaş sizi Ateş Ülker'lerin bin yıl sürecek “yerli dinamikler gelişmiyor” yazıları ile, düşen cemrelerle, açan güllerle başbaşa bırakmak kalıyor.

Forum yönetimine bana bu kadar sabrettiği için ayrıca teşekkür ediyorum. Tüm yazılarımı indirdim, özel mesajlarımı download ettim. Uygun görürlerse silebilirler.

Kalın sağlıcakla.

Sevgilerimle Angel Rolleyes

(ve tabii ki) Cool
Ara
Cevapla


Bu Konudaki Yorumlar
RE: TSF Başkanı Cumhuriyet Bayramına Karşı mı? - Yazar: Mojo Jojo - 07-11-2014, 00:56



Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi